İSTANBUL (AA) - Türkiye-Çin İş Konferansı'nın üçüncüsü Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi (CCPIT) tarafından düzenlenen 3. Türkiye-Çin İş Konferansı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, DEİK Başkanı Nail Olpak, TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, CCPIT Başkanı Ren Hongbin ve çalışma gruplarının katılımıyla gerçekleştirildi.
Konferansın açılışında konuşan DEİK Başkanı Nail Olpak, etkinliği 3 kurumla birlikte gerçekleştirdiklerini belirterek, süreci ilk olarak Temmuz 2023'te başlattıklarını söyledi.
DEİK'in 41 yıldır 153 ülkede faaliyet gösterdiğini ve ticari diplomasiyle çalıştıklarını ifade eden Olpak, Türkiye-Çin İş Konseyi'nin 1992'den bu yana devam ettiğini ve CCPIT ile birlikte çalışmaktan mutluluk duyduklarını kaydetti.
Olpak, DEİK'in dünya ekonomisinde ve ikili ticarette ağırlığı bulunan 33 ülkeyi odak nokta olarak belirlediğini aktararak, 'Bunlardan birisi de Çin. Ülke olarak ilişkilerimizin başlangıcında değiliz. Uzun yıllara dayalı köklü bir işbirliğimiz var. İkili ticaretimiz açısından bazı zorluklarımız var. Türk ve Çin iş dünyası temsilcileri olarak hem ticaretimizi hem de yatırım ilişkilerimizi dengeli bir noktaya getirmenin sorumluluğunun bizlerde olduğunu düşünüyorum.' ifadelerini kullandı.
Dünyanın daha korumacı bir dünya ticaretine doğru ilerlediğini belirten Olpak, belirsizliğin ve öngörülemezliğin yeni normal olmaya başladığını vurgulayarak, bu günlerde hem güvenilir hem de uzun vadeli işbirliklerinin öneminin çok daha ön plana çıktığını söyledi.
İş insanları olarak kısa vadeli kazançları değil, uzun vadeli iş birliklerini hedeflediklerini dile getiren Olpak, 'Çin'in özellikle yüksek teknoloji alanındaki yatırımları bu anlamda bir dengeleme unsuru olabilir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın yüksek teknoloji ürün yatırımlarını destekleyen HIT-30 programı var. Biz de bu programın tanıtılmasında CCPIT ve TÜSİAD ile birlikte rol oynayabiliriz diye düşünüyorum. İkili ilişkilerin geliştirilmesinde yan unsur gibi görülse de turizm önemli bir unsur.' diye konuştu.
- '(Kuşak ve Yol Projesi) Stratejiyle yaklaşmamız gerek'
DEİK Başkanı Olpak, Kuşak ve Yol Projesi'nin önemine dikkati çekerek, 'Çin, Kuşak ve Yol Projesi'ni başta Avrupa olmak üzere diğer pazarlara hızlı erişim olarak değerlendiriyor. Projeyi hem içinde fırsatlar barındıran hem de olası farklı yansımaları sebebiyle iyi değerlendirmemiz ve herkesin kazanacağı bir stratejiyle yaklaşmamız gerektiğini ifade etmek istiyorum.' ifadelerine yer verdi.
Hem Çin hem de Türkiye'nin üçüncü ülkelerde projeleri ve yatırımları olduğunu belireten Olpak, bu ülkelerde doğal olarak bir rekabet içinde olunduğunu kaydetti.
Olpak, Çin Eximbank'ın Başkan Yardımcısının da toplantıda olduğunu, bu ziyaretin ise iş birliklerin artabileceğinin bir göstergesi olduğunu söyledi.
- 'Türkiye ve Çin, güçlü üretim kapasitelerine ve büyük pazarlara sahip'
TÜSİAD Başkanı Ozan Diren de konferans serisini, iki ülke arasındaki uzun soluklu ilişkilerin güçlenmesine katkı sağlayan çok kıymetli bir platform olarak değerlendirdiklerini söyledi.
Küresel ekonominin, ticaret ve yatırım kararlarının giderek daha fazla jeopolitik gelişmeler, tedarik zinciri güvenliği ve teknoloji ekseninde şekillendiği kritik bir dönemden geçtiğini belirten Diren, 'Bu çerçevede, kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması, rekabetçiliği ve değer zincirlerinin dayanıklılığını güçlendiren çok boyutlu iş birliği modellerinin geliştirilmesini gerektiriyor.' ifadelerini kullandı.
Diren, Çin'in son yıllarda teknoloji, inovasyon ve sanayi politikaları alanında dikkati çekici bir ilerleme kaydederek, küresel değer zincirlerinde üstlendiği rolü daha da güçlendirdiğini dile getirdi.
Söz konusu dönüşümün Türkiye'nin esnek üretim kapasitesi, Avrupa ile entegrasyonu ve bölgesel bağlantısallığı ile birlikte düşünüldüğünde, iki ekonomi arasında daha dengeli ve stratejik ortaklıklar için güçlü bir zemin sunduğunu kaydeden Diren, 'Türkiye'nin yakın coğrafyalara üretim ve tedarik açısından sunduğu avantajlar ile farklı ekonomik havzalar arasında kurabildiği bağlantılar, bu iş birliklerini hem bölgesel hem de küresel ölçekte stratejik açıdan önemli kılmaktadır.' açıklamasında bulundu.
Diren, Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin daha geniş bir perspektifle ele alınması gerektiğine inandıklarını belirterek, Türkiye ve Çin'in, güçlü üretim kapasitelerine ve büyük pazarlara sahip iki önemli ekonomi olduğunu söyledi.
İki ülke arasındaki ilişkilerin önemini vurgulayan Diren, şunları kaydetti:
'İlişkilerimizin hacmi son yıllarda artarken, Çin'in 15. Beş Yıllık Planı kapsamındaki yüksek kaliteli ve inovasyon odaklı büyüme yaklaşımıyla uyumlu yeni iş birliği alanları, ilişkilerimize önemli bir derinlik kazandırabilir. Çin, uzun yıllardır TÜSİAD'ın çalışmalar yaptığı öncelikli ülkeleri arasında. 2007'de Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi (CCPIT) ile imzaladığımız işbirliği anlaşması çerçevesinde güçlü kurumsal ilişkilerimiz mevcut. Bugün yenileyeceğimiz işbirliği anlaşmasının da ilişkilerimizi daha da öteye taşıyacağına inanıyoruz.'
- 'İkili ilişkiler yalnızca dış ticaret dengesi üzerinden değerlendirilmemeli'
TÜSİAD Başkanı Diren, Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin uzun vadeli ve sürdürülebilir bir perspektifle ilerlemesini önemsediklerini dile getirerek, 'İki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği, ticaret hacminin ötesine geçerek, üretim, teknoloji ve yatırımların karşılıklı ve tamamlayıcı bir anlayışla yeniden ele alınmasına bağlıdır. İkili ilişkiler yalnızca dış ticaret dengesi üzerinden değerlendirilmemeli.' ifadelerini kullandı.
Orta Koridor'un, ticaretin kolaylaştırılması, tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve Avrupa-Asya bağlantısının güçlendirilmesi açısından sunduğu potansiyele dikkati çeken Diren, bu durumun iş dünyaları için somut fırsatlar oluşturacaklarına inandıklarını, bu nedenle, Kuşak ve Yol Girişimi ile Orta Koridor Girişimi'nin uyumlaştırılmasına yönelik proje ve iş birliklerini çok değerli bulduklarını belirtti.
- 'Ülkeler kapalı ve yalnız duruma geri dönemezler'
Çin Halk Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin de Türkiye ile Çin arasındaki ekonomi ve ticaret ilişkisini geliştirmek üzere fikir alışverişinde bulunmak için etkinliğin önem arz ettiğini ifade etti.
Xuebin, günümüzde tek taraflı ticari korumacılığın devam ettiğine işaret ederek, 'Tarife savaşları, ticaret savaşları ciddi manada dünya ekonomi düzenini bozmaktadır. Fakat küreselleşme bu çağın trendidir. Ülkeler kapalı ve yalnız duruma geri dönemezler.' değerlendirmesinde bulundu.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in küresel kalkınma, küresel güven, küresel medeniyet ve küresel yönetişim inisiyatifini anımsatan Xuebin, 'Daha açık, kapsayıcı, eşit, dengeli ve kazan-kazan yolunun gelişmesi için fikir sunmuştur. Türk tarafının istatistiğine göre Çin, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı konumundadır. Türkiye'deki Çin şirketleri ise aktif bir şekilde Türkiye'nin ekonomi ve toplumsal kalkınmasına katkı sağlıyor. İstihdam ve vergi katkısında bulunuyor.' diye konuştu.
- 'Türkiye ile işbirliğine büyük önem vermekteyiz'
Çin İhracat-İthalat Bankası Başkan Yardımcısı Wang Kang da Türkiye'nin Çin'in Batı Asya'daki dördüncü büyük ticaret ortağı, ihracat pazarı açısından da üçüncü olduğunu belirterek, Çin'in ise Türkiye'nin ikinci büyük ticaret ortağı iken ithalat açısından birinci büyük kaynağı olduğunu söyledi.
Kang, Türkiye'nin Çin'in Batı Asya'daki ilk 5 en büyük yatırım destinasyonu arasında bulunduğuna işaret ederek, 'Yurt dışına yatırım ve kalkınmayı desteklemek rolü olan bir banka olarak biz Türkiye ile işbirliğine büyük önem vermekteyiz.' dedi.
Türkiye'de önemli alanlara odaklanacaklarını kaydeden Kang, 'Yeni teknoloji, reform ve dönüşüm hızlıca ilerlemektedir. Türkiye'nin kalkınmasıyla ilgili önemli sektörel gelişmelerle birlikte Türkiye'ye ticaret yatırımını artıracağız. Altyapı, bağlantılık, enerji alanındaki desteklerimiz artacak. Aynı zamanda yeni itici gücü geliştireceğiz. Dijital ekonomi, yenilenebilir enerji, yapay zeka, biyolojik tıp gibi gelişen alanlarda da sizin dönüşünüzü destekleyeceğiz.' şeklinde konuştu.
- 'Bazı Türk ürünleri Çin'deki e-ticaret platformlarında popüler hale geldi'
Çin Uluslararası Ticaretin Geliştirilmesi Konseyi (CCPIT) Başkanı Ren Hongbin, 1996 yılında Çin'den ilk iş heyetinin Türkiye'yi ziyaret ettiğini ve çok iyi karşılandıklarını belirtti.
CCPIT'nin Çin iş dünyası adına Türkiye'yi önemsediğine dikkati çeken Hongbin, 'İnovasyon ve teknoloji odaklı karşılıklı yatırımlar için ticareti güçlendirebiliriz. Türk ürünleri Çin'de çok seviliyor. Bazı Türk ürünleri Çin'deki e-ticaret platformlarında popüler hale geldi. Daha fazla Türk ürünleriyle Çinli vatandaşlarımızı buluşturmalıyız. Örneğin kuruyemiş, zeytinyağı ve fındık ile ticari dengesizliği ortadan kaldırabiliriz.'diye konuştu.
4. Çin Uluslararası Tedarik Zinciri Fuarı'nın da tanıtıldığı konferansta, 'DEİK ile CCPIT', 'TÜSİAD ile CCPIT' ve China International Expo Center (CIEC) ve ATA Holding arasında işbirliği anlaşması imzalandı.




