ANKARA (AA) - Anadolu Ajansı (AA), Polis Akademisi ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanlığı işbirliğinde Ankara'da düzenlenen '29. Dönem Savaş Muhabirliği Eğitimi' sona erdi.
Savaş, afet ve olağanüstü hallerde görev yapacak operasyonel muhabirlerin yetiştirilmesi amacıyla düzenlenen eğitimi, 9'u AA'dan olmak üzere 8 ülkeden katılan 22 kursiyer tamamladı.
Eğitimin sertifika töreni, Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü yerleşkesindeki AA Atölye'de yapıldı.
AA Akademi Müdürü Dr. Zeynep Bayramoğlu Öztürk, törende yaptığı konuşmada, eğitimlerini başarıyla tamamlayan kursiyerleri tebrik etti.
28 dönem boyunca yerli ve yabancı 632 gazetecinin bu eğitimi aldığını belirten Öztürk, şöyle konuştu:
'Artık sizler de 29. dönemin kursiyerleri olarak bu güçlü ailenin birer ferdi oldunuz. 12 gün boyunca habercilikten kişisel güvenliğe, savaş terminolojisinden ilk yardıma, ileri sürüş tekniklerinden suda hayatta kalmaya kadar pek çok alanda yoğun bir program yürüttük. Bu yoğun program sayesinde olağanüstü koşullarda gazeteciliğin gerektirdiği becerileri birebir deneyimlediniz.'
- 'Uluslararası dayanışmaya katkı sağlıyor'
AA Akademinin sadece kendi muhabirlerine değil, dünyanın farklı ülkelerinden gelen gazetecilere de bilgi ve deneyim aktarmayı sürdüreceğini dile getiren Öztürk, 'Böylece uluslararası dayanışmaya da katkı sağlıyor. Katkılarından dolayı başta Polis Akademisi ve TİKA olmak üzere, Türk Silahlı Kuvvetlerine, AFAD'a, değerli eğitmenlerimize teşekkür ediyoruz. Ancak en büyük teşekkürü, yoğun ve zorlu bir programı başarıyla tamamlayan siz değerli kursiyerlerimize sunuyoruz. Hepinize meslek hayatınızda başarılar diliyor, AA Akademi ailesinin bir parçası olarak yolunuzun açık olmasını temenni ediyorum.' dedi.
Polis Akademisi Başkan Yardımcısı Birinci Sınıf Emniyet Müdürü Fatih İnal da eğitimlere destek veren Anadolu Ajansı ve TİKA'ya teşekkür etti.
İnal, '29. dönemin sonuna geldik ancak ders arasında Zeynep hocam bu dönemin hemen akabinde 'başkanım 30. dönem' dedi. İnşallah 30. dönemde de teşkilatımızın bilgi birikimini... 181 yıldır, çünkü köklü bir teşkilat, Cumhuriyet tarihinden daha eski bir tarihe sahip polis teşkilatının bilgi birikimini inşallah yeni gelen gazeteci arkadaşlarımızla da paylaşmaya özen göstereceğiz. Arkadaşlarımızı sadece savaş alanında değil, zor şart alanında da simüle etmeye çalışıyoruz.' diye konuştu.
- 'Bir kader birliğini paylaştınız'
TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Ali Ercan da savaş muhabirliğinin sadece bir meslek değil, aynı zamanda insanlık adına bir 'hakikate şahitlik vazifesi' olduğunu söyledi.
Ercan, 'Geride bıraktığınız bu yoğun ve zorlu süreçte sizlerin bu vazifeye ne kadar hazır, inançlı ve kararlı olduğunuzu müşahede etmekten büyük bir memnuniyet duyduk.' dedi.
Kursiyerlerin 2 hafta boyunca yalnızca teorik eğitim almadıklarını ifade eden Ercan, şunları söyledi:
'Polis Akademimizin ve Anadolu Ajansı'mızın uzman kadroları rehberliğinde sınırları zorlayan fiziksel ve psikolojik testlerden geçtiniz. Sahada en kritik anda hayat ile ölüm arasındaki ince çizgide size rehberlik edecek çok hayati refleksler ve beceriler kazandınız. Ancak bu eğitimin size kattığı en az bu teknik donanım kadar kıymetli bir şey daha var. Müşterek bir hafıza ve sarsılmaz bir dostluk köprüsü. Balkanlardan Doğu Avrupa'ya, Akdeniz'e kadar geniş bir gönül coğrafyasından gelen siz, kıymetli medya mensupları, burada siperleri, çetin şartları ve en önemlisi de bir kader birliğini paylaştınız.'
AA'nın sahada bir asrı aşan küresel tecrübesi ile Polis Akademisinin uluslararası düzeydeki kurumsal birikiminin bu eğitimde birleştiğini dile getiren Ercan, 'TİKA olarak bu vizyoner projenin paydaşı olmaktan ve bu tecrübeyi dost coğrafyalara taşımaktan mutluluk duyuyoruz. Kıymetli basın mensupları, sertifikalar yalnızca bir eğitim başarısını belgelemiyor. Bu belgeler bundan sonra dünyanın neresinde bir zulüm, neresinde bir kriz varsa orada mazlumların sesini dünyaya daha güçlü ve en önemlisi sağ salim şekilde duyurabilecek donanımda olduğunuzun bir göstergesi.' değerlendirmesinde bulundu.
Kursiyerlerden AA İstanbul Haberleri Müdürlüğü muhabiri Mustafa Mert Karaca da eğitim boyunca yalnızca mesleki bilgi edinmediklerini, aynı zamanda dayanıklılığın, ekip ruhunun, disiplinin ve insan hayatının ne kadar kıymetli olduğunu da yeniden öğrendiklerini belirterek, 'Alanında uzman polislerimiz, askerlerimiz ve eğitmenlerimiz sayesinde savaş, afet ve olağanüstü durumlarda nasıl hareket etmemiz gerektiğini hem teorik hem de uygulamalı olarak öğrenme fırsatı bulduk.' dedi.
Karaca, aldıkları eğitimlere işaret ederek, 'Bazı anlarda fiziksel olarak zorlandık, bazı anlarda ise stres altında hızlı kararlar vermek zorunda kaldık. Ancak tüm bunlar, savaş muhabirliğinin ne kadar ciddi bir sorumluluk olduğunu bizlere yaşayarak gösterdi.' diye konuştu.
- 'Buradaki eğitim vicdani bir sorumluluğun da parçası'
Savaş muhabirliğinin yalnızca bir haberin peşinden gitmek olmadığını, bazen insanların en zor anlarına tanıklık etmek, bazen sesi duyulmayanların sesi olmak, bazen de tarihe not düşmek olduğunu belirten Karaca, şunları kaydetti:
'Burada aldığımız eğitim, sadece mesleki değil, aynı zamanda vicdani bir sorumluluğun da parçası olmuştur. Bugün burada 8 farklı ülkeden gelen 22 kişinin aynı amaç etrafında buluşması da ayrıca çok anlamlıydı. Farklı dillerden ve farklı kültürlerden geldik, ancak aynı sahayı, aynı zorlukları ve aynı heyecanı paylaştık. Bu süreçte kurulan dostlukların ve dayanışmanın uzun yıllar devam edeceğine inanıyorum. Umarım burada öğrendiklerimizi hiçbir zaman gerçek savaş ortamlarında kullanmak zorunda kalmayız. Ancak görevimiz bir gün bizi zor şartların içine götürürse, burada aldığımız eğitimlerin hem mesleğimizi doğru şekilde yapmamıza hem de hayat kurtarmamıza yardımcı olacağını biliyoruz.'
Kursiyerlerden Ukraynalı gazeteci Karina Piliuhina da programın, dünyadaki en kapsamlı ve profesyonel gazeteci eğitim programlarından biri olduğunu söyledi.
Piliuhina, '12 yoğun gün boyunca protesto ve isyanlarda nasıl çalışılacağını, su ve vahşi doğa koşullarında nasıl hayatta kalınacağını, kendimizi nasıl koruyacağımızı ve bombardıman, insansız hava araçları ve mayınlı arazilerde nasıl faaliyet göstereceğimizi öğrendik. Riskleri nasıl değerlendireceğimizi, baskı altında nasıl karar vereceğimizi ve ilk yardımı nasıl sağlayacağımızı öğrendik. Ama en önemlisi, bu bilginin sadece teorik değil, pratik olmasıydı.' dedi.
Kursiyerlere sertifikalarının takdim edilmesinin ardından tören sona erdi.





