Malatya

AB'den destek alan köy okulu çocuklara su ve sıfır atık bilinci aşılıyor

- Koldere Ortaokulu Fen Bilimleri öğretmeni Sinem Berber: - 'Projenin içeriği tamamen denizlerin, nehirlerin ve göllerin kirlenmesini önlemek, suyun bilinçli kullanılmasını sağlamak, israftan kaçınmak ve suyu doğru şekilde kullanmayı kapsıyor. Tamamen su okuryazarlığıyla ilgili bir proje' - Koldere Ortaokulu öğrencisi Gamze Bayram: - 'Suyun kirlenmesiyle sadece bizler değil, suda yaşayan canlılar da büyük zarar görüyor. Geleceğimiz için, iyi bir çevre için, iyi bir dünya için çevremize sahip çıkmak zorundayız'

MALATYA (AA) - YETER ADA ŞEKO - Avrupa Birliği (AB) destekli 'BlueLightS Projesi' kapsamında Malatya'da Koldere İlkokulu ve Ortaokulu öğrencileri, denizlerden kilometrelerce uzakta su ekosistemlerini korumayı, su tasarrufunu ve sıfır atık bilincini uygulamalı eğitimlerle öğreniyor.

Avrupa'daki okullarda öğrencilerin deniz, okyanus ve tatlı su ekosistemlerinin korunmasına yönelik projeler geliştirmesini destekleyen projeyle gençlerin su ve çevre okuryazarlığını artırmak, iklim ile su krizine karşı sürdürülebilir çözümler üretmelerini teşvik etmek amaçlanıyor.

Türkiye'den proje kapsamında Malatya'nın Doğanyol ilçesine bağlı kırsal Koldere Mahallesi'ndeki okul da destek aldı. Proje kapsamında öğrencilere yıl boyunca su ekosistemlerinin önemi, su kaynaklarının korunması ve su verimliliği konularında çeşitli eğitimler verildi.

Koldere Ortaokulu Fen Bilimleri Öğretmeni ve Proje Yürütücüsü Dr. Sinem Berber, AA muhabirine proje başvuru sürecini ve detaylarını anlattı.

İngilizce olması nedeniyle başlangıçta öğretmenlerin zorlandığını ancak araştırma ve çevirilerle başvuru sürecini tamamladıklarını belirten Berber, eylül ayında gelen kabulün ardından şubat-haziran döneminde öğrencilerle haftalık uygulamalar yürüttüklerini ifade etti.

Berber, projenin yalnızca ortaokul öğrencilerini kapsamasına rağmen tüm okula yaymaya çalıştıklarına dikkati çekerek, su okuryazarlığının küçük yaşlardan itibaren kazanılması gerektiğini vurguladı.

Proje çalışmalarını ders programına entegre ederek yürüttüklerine, zaman kısıtları nedeniyle ders dışı ve hafta sonu imkanlarını da değerlendirdiklerine işaret eden Berber, taşımalı eğitim koşullarına rağmen öğrencilerin derslere ve proje uygulamalarına katkı sağladıklarını aktardı.

Berber, 'Projenin içeriği tamamen denizlerin, nehirlerin ve göllerin kirlenmesini önlemek, suyun bilinçli kullanılmasını sağlamak, israftan kaçınmak ve suyu doğru şekilde kullanmayı kapsıyor. Tamamen su okuryazarlığıyla ilgili bir proje.' ifadesini kullanarak, verilen eğitimlerin yanı sıra üniversiteden hocalar ve alanında uzman kişileri de öğrencilerle bir araya getirmeye çalıştıklarını kaydetti.

- 'Sadece korumakla olmuyor, uygulamaya da dökmek gerekiyor'

Avrupa Birliği projesini kazanan az sayıdaki okuldan biri olmaktan mutluluk duyduklarına ve süreçte öğrencilerin de sorumluluk aldığına işaret eden Berber, 'Örneğin su ayak izi hesaplama sistemi vardı. İki tane öğrencimi görevlendirdim. O iki öğrencim bütün sınıflara gidip anketleri dağıttılar. Daha sonra bilgisayar ortamında o anketleri teker teker girdiler. Merakla ne kadar günlük su tükettiklerini hesapladılar, sonucu öğrendiler.' diye konuştu.

Berber, öğrencilerin projeler aracılığıyla üretmenin mutluluğunu yaşamasının motive edici olduğunu belirterek, 'Gerçekten gurur verici bir durum. Çünkü su önemli, mavi gezegen diyoruz ama bu mavi gezegeni korumamız gerekiyor. Sadece korumakla da olmuyor, bilinçli şekilde uygulamaya da dökmek gerekiyor. Küçük yaşlardan öğrencilere bir faydamın dokunması beni mutlu ediyor.' dedi.

Öğrencilerin projeye büyük ilgi gösterdiğinin altını çizen Berber, şunları söyledi:

'Bu konuda biraz dezavantajlı olduğumuzu söyleyebilirim. Deniz ortamından uzak bir bölgedeyiz. Aynı zamanda şanslıyız çünkü Fırat Nehri ve Karakaya Barajı gibi önemli su kaynaklarına sahibiz. Bazı öğrencilerimiz de bu alanlara yakın yaşıyor ve çevrelerindeki kirliliğin farkında. Kıyı bölgelerinde biriken çöpleri gözlemleyebiliyorlar. Proje sayesinde öğrenciler, bu kirliliğin nedenlerini daha iyi anlamaya çalışıyor. Küçük ölçekli gibi görünse de bu farkındalığın zamanla daha geniş bir alana yayılabileceğini düşünüyorum.'

Berber sözlerini, 'Yaşanabilir tek bir gezegenimiz var. Mavi gezegen diyoruz. Dörtte üçü sularla kaplı. Vatanımız gibi sahip çıkmamız gerekiyor.' diyerek tamamladı.

- 'Bu farkındalığın öğrencilerimize kazandırılması büyük önem taşıyor'

Koldere İlkokulu ve Ortaokulu Müdürü Galip Öz ise Malatya'da imkanları sınırlı bir köy okulunun 'BlueLightS Projesi'nde yer almasının kendilerini ayrıca mutlu ettiğini söyledi.

Projenin Türkiye'de sınırlı sayıda örneği olan çalışmalardan biri olduğuna dikkati çeken Öz, olumlu dönüşler aldıklarını ve bunun gurur verici olduğunu ifade etti.

Öz, suyun her alanda önemli olduğunun altını çizerek, 'Su sadece içme suyu ya da tasarruf edilen bir kaynak değil. Aynı zamanda tarımda kullanılması, ekosistemdeki yeri ve mikroplastik meselesiyle insan sağlığı üzerindeki etkileri açısından da çok önemli bir unsur. Bu nedenle bu farkındalığın artırılması ve öğrencilerimize kazandırılması büyük önem taşıyor.' değerlendirmesinde bulundu.

Müdür Yardımcısı ve Türkçe öğretmeni Mehmet Coşkun da öğrencilerin sürece aktif katılımının öğrenmeyi hızlandırdığını belirterek, su tüketimi hesaplamalarından bozuk muslukların bildirilmesine ve çevredeki plastik atıkların toplanmasına kadar birçok uygulamayla öğrencilerin farkındalıklarını günlük yaşamlarına yansıttıklarını kaydetti.

- 'İyi bir dünya için çevremize sahip çıkmak zorundayız'

6. sınıf öğrencisi Talha Hamza Özkan da okulda sınıfların su ayak izlerini hesapladıklarına dikkati çekerek, 'En tasarruflu sınıfımız 7-A sınıfı çıktı. En az tasarruf yapan sınıfımız ise 6-A sınıfımız çıktı. Kızların erkeklere göre daha tasarruflu suyu kullandığını öğrenmiş olduk. Bizim okulumuzun toplam su ayak izi ortalaması ise 775.' dedi.

Özkan, doğa sayesinde yaşamın devam ettiğinin altını çizerek, 'Doğamız sayesinde geçimimizi sağlıyoruz. Köylerde insanlar hayvancılık yapıyor veya otlarla uğraşıyor. Bazı insanlar çevreye çöp atıyor. Bu da, çevrenin ve denizlerin kirlenmesine, hayvanların yaşam alanlarının daralmasına sebep oluyor. Bu nedenle doğayı korumamız gerekiyor.' ifadesini kullandı.

8. sınıf öğrencisi Gamze Bayram ise atık kapaklarla özel bir çalışma yaptıklarını belirterek, sınıflarda kapakları topladıklarını söyledi.

Proje kapsamında suyun önemini göstermeye çalıştıklarını belirten Bayram, şu ifadeleri kullandı:

'Su dünyadaki en değerli kaynağımız. Ne yazık ki su israfı ve su kirliliği gibi nedenlerle bu kaynağı hızla kaybediyoruz. Suyun kirlenmesiyle sadece bizler değil, suda yaşayan canlılar da büyük zarar görüyor. Evleri, yaşam alanları yok oluyor. Çevremizi korumalıyız çünkü yarınlarımızı düşünmek zorundayız. Geleceğimiz için, iyi bir çevre için, iyi bir dünya için çevremize sahip çıkmak zorundayız.'