GENEL

Almanya'da 6 yıl önceki ırkçı terör saldırısında yaşamını yitiren Türklerin aileleri tepkili

- Oğlu Sedat'ı kaybeden acılı anne Emiş Gürbüz: - 'Hanau Belediyesi, 19 Şubat'ı silmek istiyor, kimsenin anmasını istemiyor, konuyu kapatmak istiyor ama ne yaparsa yapsın, ben burada katledilen Sedat'ın annesi olarak buna asla izin vermeyeceğim' - 37 yaşında öldürülen Gökhan'ın ağabeyi Çetin Gültekin: - 'Benim kardeşim bir tane Gökhan'dı, öldürüldü. Ben 6 senedir, her gün bu savaşı veriyorum ve yalnız kaldığımızı görmek bize tabii ki dokunuyor. İnsanlarımızı, camiamızı duyarlılığa çağırıyoruz'

HANAU (AA) - MESUT ZEYREK - Almanya'nın Hanau kentinde 19 Şubat 2020'de ırkçı terörist Tobias Rathjen tarafından silahla öldürülen 9 kişiden Sedat'ın annesi Emiş Gürbüz, oğlunun katledilmesinin altıncı yılında yaşadığı derin acıyı dile getirerek, Alman devletinin olayı aydınlatma konusundaki yetersizliğini, unutturma çabasını ve verdiği sözleri tutmamasını eleştirdi.

Hanau'daki ırkçı terör saldırısının gerçekleştirildiği noktada AA muhabirine açıklamada bulunan Gürbüz, Hanau Belediyesinin bu yıl konuşmaların olmadığı 'sessiz anma töreni' düzenlemesini kınayarak, ırkçı saldırıdan haberdar olmayanlar için törenlerin daha büyük ve sesli şekilde yapılması gerektiğini söyledi.

Gencecik 9 kişinin katledildiğine dikkati çeken Gürbüz, şu ifadeleri kullandı:

'Hanau Belediyesi, 19 Şubat'ı silmek istiyor, kimsenin anmasını istemiyor, konuyu kapatmak istiyor ama ne yaparsa yapsın, ben burada katledilen Sedat'ın annesi olarak buna asla izin vermeyeceğim. Herkes sessiz olsa bile ben o kadar sesli olacağım, o kadar bağıracağım ki bütün herkese, dünyaya sesimi duyuracağım.'

Alman devlet yetkililerinin olayı aydınlatmadıklarını dile getiren Gürbüz, 'Adalet yok. Biz, aileler olarak 6 yıldır olayın aydınlatılması için mücadele ediyoruz ve edeceğiz ancak Alman devleti hiçbir şey yapmıyor, belediye hiçbir şey yapmıyor. 19 Şubat'ı silmek istiyor.' ifadelerini kullandı.

Evladını 6 yıl önce kaybeden acılı anne Gürbüz, 'Oğlum yaşıyor olsaydı evlenmiş ve çocukları olurdu. Acı, çok acı.' dedi.

Herkesin, özellikle devlet görevlilerinin vazifesini yaparak ırkçılığı bitirmek için çalışması gerektiğini belirten Gürbüz, şu değerlendirmelerde bulundu:

'Kimse evladını, kardeşini, yakınını kaybetmesin bu şekilde. Yeter, bu ölümler, nefret son bulsun. Bunlar bizi sevmiyor, neden nefret ediyor, ben hala anlamış değilim. Biz bunlara ne yaptık? Benim çocuklarım burada doğup büyümüş burada okulunu okumuş, hiçbir şekilde bir suç işlememiş. Yeter artık! Kin, nefret, ırkçılık bitsin.'

- Anma törenlerinin sessizleştirilmesi

Irkçı terör saldırısında 37 yaşında öldürülen Gökhan'ın ağabeyi Çetin Gültekin, geçen 6 yıla rağmen acılarının hala taze olduğunu ve katliamın mağdurları için adalet taleplerinin devam ettiğini söyledi.

Gültekin, olayın ardından yapılan incelemede polisin acil çağrı hattının çalışmadığı, katliamın gerçekleştirildiği mekanın acil çıkış kapısının kilitli olduğu, polis ekipleri arasında ırkçı gruplara mensup olanların bulunduğu gibi bilgilerin ortaya çıktığına dikkati çekerek, yetkililerin bu eksik ve kusurları kabul etmelerine rağmen konunun kapatıldığını ve adaletin sağlanamadığını söyledi.

Anma törenlerinin sessizleştirilmesini ve katılımcı sayısının azalmasını eleştiren Gültekin, 'Benim kardeşim bir tane Gökhan'dı, öldürüldü. Ben 6 senedir, her gün bu savaşı veriyorum. Gökhan'ı geri getirebilir miyim? Getiremem. Peki ben niye her Allah'ın günü bunu yapıyorum ki? Kimin için yapıyorum ben bunu? Sizin çocuklarınız için, sizin evlatlarınız, torunlarınız için ve yalnız kaldığımızı görmek bize tabii ki dokunuyor. İnsanlarımızı, camiamızı duyarlılığa çağırıyoruz.' dedi.

Irkçı teröristin babasının hala şehirlerinde yaşadığını ve mağdur aileleri psikolojik olarak taciz ettiğini belirten Gültekin, yakınlarının yetkililerden temel talebinin saldırganın babasının bölgeden uzaklaştırılması olduğunu ancak bu isteklerinin 6 yıldır karşılanmadığını söyledi.

Gültekin, 'Saldırganın babası saatli bomba gibi, ne zaman ne yapacağı belirsiz ve ehliyeti de var. Arabayla bir insan toplumunun içine girse, gireni de gördük. Ehliyetini bile almadılar.' şeklinde konuştu.

- Irkçı terör saldırısı

Hanau kentinde 19 Şubat 2020'de Tobias Rathjen tarafından şehir merkezindeki iki kafeye yönelik ırkçı terör saldırısında aralarında 4 Türk'ün de bulunduğu 9 kişi hayatını kaybetmişti.

Özel harekat timinin saldırının ardından düzenlediği operasyonda 43 yaşındaki Rathjen ile 72 yaşındaki annesi evlerinde ölü bulunmuştu.

Saldırgan Rathjen'in avcılık belgesinin olduğu ve ardında bir mektupla video bıraktığı kaydedilmişti.

Dönemin Başbakanı Angela Merkel, saldırıyla ilgili, 'Irkçılık zehirdir, nefret de zehirdir ve bu zehir toplumumuzda vardır.' ifadesini kullanmıştı.

Federal Savcılıktan Aralık 2021'de yapılan açıklamada, saldırıyla ilgili soruşturma kapsamında başka kişilerin suç ortağı, azmettirici veya yardımcı olduğuna ya da failin bir sırdaşının bulunduğuna dair yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle takipsizlik kararının verildiği bildirilmişti.