ERZURUM (AA) - İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, dezenformasyonla mücadele konusunda, 'Dezenformasyon artık küresel ölçekte en ciddi risklerden biri haline gelmiştir. Dünya Ekonomik Forumu'nun 2025 Küresel Risk Raporu'nda dezenformasyon, devletlerin dahil olduğu silahlı çatışmalardan sonra en önemli küresel risklerden biri olarak değerlendirilmektedir.' dedi.

Çiftçi, Erzurum'da Hizmet İçi Eğitim Merkezi'nde düzenlenen 'Kaymakamlara Yönelik Hizmet İçi Eğitim Semineri'nde yaptığı konuşmada, trafik güvenliğinin sağlanması noktasında denetimlerin öneminin büyük olduğunu söyledi.

Kurallara göre şekillenen trafik kültürünün toplumsal anlamda oluşmasının ve oluşturulmasının da önemli olduğunu işaret eden Çiftçi, 'Burada hepimizin üzerinde büyük bir sorumluluk var. Çünkü 2025'te 6 bin 35 vatandaşımız trafik kazalarında hayatını kaybetmiştir. 2024'te ise bu sayı 6 bin 351 idi. Bir önceki yıla göre yüzde 5'lik bir azalma söz konusu olsa bile bu rakamların hala çok yüksek olduğunu ifade edebiliriz. Trafik kazaları sadece can kaybına yol açmıyor, yaralanmalara, ekonomik kayıplara ve toplumsal huzurun bozulmasına da neden oluyor. 2015-2025 arasında trafik kazalarının ülkemize doğrudan ve dolaylı ekonomik maliyetinin 308 milyar doları aşması meselenin ekonomik boyutunu da açıkça göstermektedir. Denetlenen araç sayısındaki artışa paralel olarak ölümlü kazalarda yaşanan düşüş, denetimlerin can güvenliğine katkısını açıkça ortaya koymaktadır.' diye konuştu.

Okul güvenliği konusu üzerinde hassasiyetle duran Çiftçi, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan olayların okul güvenliği meselesini bir kez daha bütün boyutlarıyla gündemlerine taşıdığını bildirdi.

Bakan Çiftçi, okulların eğitim kurumu olduğu kadar çocukların geleceğe hazırlandığı, karakter ve şahsiyetinin oluştuğu istikbalin referans adreslerinden olduğunu anlatarak, 'Dijital ve teknik gelişmelerin olumsuz etkilerinin en belirgin olarak kendisini gösterdiği yerlerin başında okullarımız gelmektedir.' ifadesini kullandı.

- 'Çocuklarımızın güvenliği konusunda hiçbir ihmale, gecikmeye ve zafiyete müsaade edemeyiz'

Bu meseleyi ele alırken kendi çocuklarını göz önüne alarak çalışılması gerektiğine değinen Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Fiziksel, psikolojik ve dijital tehditler ekseninde okullarımızda huzur ve güvenliğin tahkim edilmesi noktasında her zamankinden daha özverili çalışmalar ortaya koymak gerekmektedir. Şiddet olaylarının, madde kullanımının, akran zorbalığının ve dışarıdan gelebilecek tehditlerin eğitim ortamına taşınmasını engellemek zorundayız. Bu nedenle, İller İdaresi Genel Müdürlüğümüz tarafından gönderilen 'Okul ve Çevresi Güvenlik Tedbirlerine İlişkin Genelgenin' harfiyen uygulanmasını bekliyor ve istiyoruz. Kolluk birimlerimizle okul yönetimi, yerel idareler, sağlık ve sosyal hizmet birimleri arasında koordinasyonu tesis edecek olan da sizlersiniz. Çocuklarımızın güvenliği konusunda hiçbir ihmale, gecikmeye ve zafiyete müsaade edemeyiz.'

Çiftçi, çarşı ve mahalle bekçiliğinin kamu düzeninin korunmasında vatandaşla en yakın temas kuran güvenlik unsurlarından birisi olduğuna, bekçilerin mahallelerde sürekli ve görünür şekilde görev yapmasının suç üzerinde caydırıcı etki oluşturduğuna ve küçük çaplı olayların büyümeden önlenmesine önemli bir katkı sağladığına, bekçilerin özellikle okul ve park çevrelerinde çocukların, gençlerin ve ailelerin güvenliği açısından ciddi katkı sağlayacağına dikkati çekti.

Sosyal medyanın çağın en etkili iletişim alanlarından biri olduğunu aktaran Çiftçi, 'Mülki idare amirleri, devletimizin taşradaki en üst düzey temsilcileri olarak devletin saygınlığını, tarafsızlığını ve kurumsal itibarını temsil etmektedir. Bu nedenle sosyal medya kullanımı yalnızca kişisel bir tercih alanı değil, aynı zamanda temsil edilen makamın kamuoyundaki algısını etkileyen önemli bir araç ve platformdur.' değerlendirmesinde bulundu.

- 'Sosyal medya kamu hizmetlerini görünür kılmak için kullanılmalıdır'

Mustafa Çiftçi, sosyal medyanın kamu hizmetlerinin anlatılması, vatandaşla iletişim kurulması, ihtiyaçların tespit edilmesi ve dezenformasyonla mücadele edilmesi bakımından önemli imkanlar sunduğunu kaydederek, şöyle devam etti:

'Bu alan avantajları kadar ciddi riskler de barındırmaktadır. Bilginin çarpıtılması, kurumların itibarsızlaştırılması, kriz dönemlerinde söylentilerin büyümesi, kişisel hakların ihlali ve kritik verilerin paylaşılması gibi risklere karşı dikkatli olunmalıdır. Paylaşımlar sadece teyit edilmiş bilgilere dayanmalı, devlet ciddiyetine, tarafsızlığa ve makamın saygınlığına uygun olmalıdır. Buradan açıkça ifade etmek istiyorum. Sosyal medya kamu hizmetlerini görünür kılmak için kullanılmalıdır, kişisel reklam ve şov alanına dönüştürülmemelidir. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya kullanımı konusunda beğeni almak, gündeme gelmek isteğiyle ölçünün kaçırıldığı noktasında bizlere gerekli uyarılarda bulundu. Bu noktadan hareketle, hazırlıklarında sona yaklaştığımız Mülki İdare Amirleri Sosyal Medya Kullanım Rehberi ve Yönergesini yakın zamanda yayımlayacağız. Bu rehber ve yönergeye kati surette uyulmasını bekliyoruz.'

- 'Doğru bilgi ile hızlı bilgi arasındaki dengeyi çok iyi kurmak zorundayız'

Dezenformasyonla mücadelenin önemini vurgulayan Çiftçi, 'Dezenformasyon artık küresel ölçekte en ciddi risklerden biri haline gelmiştir. Dünya Ekonomik Forumu'nun 2025 Küresel Risk Raporu'nda dezenformasyon, devletlerin dahil olduğu silahlı çatışmalardan sonra en önemli küresel risklerden biri olarak değerlendirilmektedir. Yapay zeka, deepfake, manipüle edilmiş video ve görsellerin gelişmesiyle bu tehdidin önümüzdeki yıllarda daha da büyüyeceği açıktır.' dedi.

Çiftçi, dezenformasyonla ilgili yapılması gerekenleri şu şekilde anlattı:

'Yanlış veya doğrulanmamış bilgiler, insanların algısını yönlendirebilmekte, devlet kurumlarına güveni azaltabilmekte ve kriz dönemlerinde panik ortamı oluşturabilmektedir. Yanlış bile olsa ilk bilgi hafızada kalıcı olabilmektedir. Bu nedenle doğru bilgi ile hızlı bilgi arasındaki dengeyi çok iyi kurmak zorundayız. Resmi tatiller, olumsuz hava koşulları, asayiş olayları, doğal afetler veya eğitim-öğretime ara verilmesi gibi durumlarda kamuoyunu yanıltabilecek asılsız haber ve paylaşımlar yakından takip edilmelidir. Gerekli durumlarda doğru ve zamanında bilgilendirme mutlaka yapılmalıdır.

Kurumsal sosyal medya hesaplarında mavi tik kullanımının yaygınlaştırılması, sahte hesapların önüne geçilmesi, dezenformasyon riskinin azaltılması ve resmi açıklamaların vatandaş nezdinde güvenilirliğinin artırılması bakımından önemli bir tedbirdir. Ancak unutmayalım ki dezenformasyonla mücadelenin en güçlü aracı milletle kurulan gönül ve güven bağıdır. Vatandaş devletine güveniyorsa yalan bilgi karşılık bulamaz. Vatandaş yöneticisine inanıyorsa manipülasyon mutlaka sonuçsuz kalır. Bu nedenle sizlerden beklentimiz sadece yöneten değil dinleyen, sadece talimat veren değil gönül köprüleri kuran, sadece kriz anlarında görünen değil her daim milletinin yanında duran yöneticiler olmanızdır.'

32 ilden 150 kaymakamın katıldığı program, 3 gün sürecek.

Ordu'da 7 yılda yaklaşık 25 bin sahipsiz hayvanın tedavisi ve bakımı yapıldı
Ordu'da 7 yılda yaklaşık 25 bin sahipsiz hayvanın tedavisi ve bakımı yapıldı
İçeriği Görüntüle

Programa, Vali Aydın Baruş, İçişleri Bakanlığı Eğitim Daire Başkanı Ömer Faruk Coşkun ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen katıldı.

(Bitti)

Kaynak: AA