KOCAELİ (AA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 'Gökyüzünde gururla süzülen yerli ve milli insansız hava araçlarımız, mavi vatanda görev yapan milli platformlarımız, uzayda varlığımızı perçinleyen yerli haberleşme ve gözlem uydularımız, hava savunmamızı katmanlı ve entegre yapıya kavuşturan Çelik Kubbe sistemimiz, kara gücümüzün vurucu unsurlarını güçlendiren Altay tankımız ve yeni nesil zırhlı platformlarımız, Türkiye'nin teknoloji üretmede ulaştığı noktanın açık göstergesidir.' dedi.
Bilişim Vadisi'nde düzenlenen '42 Türkiye Mezuniyet Töreni'nde konuşan Kacır, tarihin en derin kırılma anlarından birine tanıklık ettiklerini, bu süreçte teknolojinin artık sadece hayatı kolaylaştıran araç olmanın çok ötesine geçerek ekonomiden sosyal hayata, üretimden diplomasiye kadar tüm alanlara yön verdiğini söyledi.
Kacır, teknoloji üretme, geliştirme ve etkin kullanma kapasitesinin ülkelerin kalkınmasında her geçen gün daha büyük rol üstlendiğine dikkati çekerek, bu anlayışla teknolojinin sunduğu imkanları, ülkeyi dünya sahnesinde hak ettiği konuma taşımak ve tam bağımsız Türkiye'yi inşa etmek için tarihi fırsat olarak gördüklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye'yi teknoloji üretiminde dünyada az sayıda ülkenin sahip olduğu yetkinlik düzeyine taşıdıklarını belirten Kacır, 'Gökyüzünde gururla süzülen yerli ve milli insansız hava araçlarımız, mavi vatanda görev yapan milli platformlarımız, uzayda varlığımızı perçinleyen yerli haberleşme ve gözlem uydularımız, hava savunmamızı katmanlı ve entegre yapıya kavuşturan Çelik Kubbe sistemimiz, kara gücümüzün vurucu unsurlarını güçlendiren Altay tankımız ve yeni nesil zırhlı platformlarımız, Türkiye'nin teknoloji üretmede ulaştığı noktanın ispatı niteliğindedir.' diye konuştu.
Kacır, yakaladıkları başarıların sadece caydırıcılığı güçlendirmekle kalmadığını, yüksek teknolojili üretimde yeni ufukların da önünü açtığını dile getirerek, 'Milletimizin 60 yıllık yerli ve milli otomobil özlemini, akıllı ve elektrikli otomobilimiz Togg ile gerçeğe dönüştürdük. Ülkemizde bugüne kadar ürettiğimiz en yüksek değere sahip teknoloji ürünü TÜRKSAT 6A ile kendi haberleşme uydularını üretebilen dünyadaki 11 ülkeden biri olduk.' dedi.
Türkiye'nin, 23 yıl öncesine göre bambaşka bir hale geldiğini vurgulayan Kacır, şöyle devam etti:
'Nükleer enerjiden yapay zekaya, biyoteknolojiden ileri üretime teknolojinin farklı sahalarında özgün, yerli, milli ürün ve hizmetler geliştiren bir Türkiye var. Bir zamanlar hayal olarak görülen nice projeyi gerçeğe dönüştüren, öğrenilmiş çaresizlikleri zihinlerden söküp atan bir Türkiye var. Sadece ağzında gümüş kaşıkla doğanların değil, alın teriyle, akıl teriyle, azimle ve emekle yol yürüyenlerin de hayallerini gerçeğe dönüştürebildiği bir Türkiye var. Bu tablo, Türkiye Yüzyılı'nda Milli Teknoloji Hamlesi'ni gerçekleştirmiş, teknolojide küresel şampiyonlar liginde yarışan, tam bağımsız Türkiye'nin yazacağı destanın yalnızca ön gösterimidir.
Küresel ölçekte rekabet edebilen, dinamik ve üretken yazılım ekosistemine sahip olmanın, teknolojinin her sahasında söz sahibi bir Türkiye için olmazsa olmaz olduğunun bilincindeyiz. Bugün dünyanın en değerli 10 şirketine baktığımızda 9'unun teknoloji ve yazılım odaklı şirketler olduğunu görüyoruz. Akıllı sistemlerden otonom araçlara, siber güvenlikten finans teknolojilerine, üretim hatlarından sağlık teknolojilerine kadar hayatın farklı alanlarda geliştirilen çözümlere katma değer sağlayan asli unsur artık yazılımdır.'
- 'Yeni dünyanın ekonomik düzeni yazılım kodlarıyla şekilleniyor'
Kacır, yeni dünyanın ekonomik düzeninin yazılım kodlarıyla şekillendiğine işaret ederek, 'Ancak mesele sadece ekonomik yarıştan ibaret değildir. Kriz anlarında, kaynak koduna erişemediğiniz, nasıl çalıştığını bütünüyle denetleyemediğiniz bir sistem, öncelikle onu yazanın tercih ve önceliklerine hizmet eder. Bu yüzden 'yazılımda tam bağımsızlık' ilkesi, Türkiye'nin istikbali ve bekasıyla doğrudan eş değerdir.' diye konuştu.
Böylesine kritik alanda kalıcı ve sürdürülebilir güç inşa etmenin yolunun ise her şeyden önce nitelikli insan kaynağı yetiştirmekten geçtiğini vurgulayan Kacır, 'Yazılım çözümlerinde fark oluşturmanın asıl anahtarı, teknik bilgiyle birlikte analitik düşünmeyi, tasarım kabiliyetini, problem çözme becerisini ve stratejik öngörüyü bir araya getirebilen nitelikli insan kaynağıdır.' dedi.
Kacır, ülkeden dünyaya örnek yazılım ve teknoloji çözümleri çıkarmak için genç ve dinamik nüfusun sağladığı muazzam avantaja sahip olduklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Bugün Milli Teknoloji Hamlemizin pek çok eserinin arkasında, hayal kuran, çalışan, araştıran, geliştiren ve ülkesine değer katmayı amaçlayan genç mühendislerimizin, yazılımcılarımızın ve girişimcilerimizin imzası var. Tarih yazan işlerin öznesi olmak için can atan, yılmadan, pes etmeden, yorulmadan çalışmaya hazır Türk gençliğini yenilikçi yetkinliklerle buluşturmak için 2018'den bu yana TEKNOFEST'ler düzenliyoruz. Biyoteknolojiden yapay zekaya, eğitimden tarıma, çevre ve enerjiden çip tasarımına, blokzincirden dron yarışmalarına kadar pek çok alanda gençlerimizin hayallerini projelere dönüştürmesine şahitlik ediyoruz.
'Sektör Kampüste' programımızla üniversite öğrencilerini reel sektör deneyimiyle buluşturuyoruz. Milli Teknoloji Uzmanlık Programları'mızla teknoloji geliştirme ve katma değerli üretim altyapımızın ihtiyaç duyduğu alanlarda, gençlerimizi geleceğin yetkinlikleriyle donatıyoruz. Yapay Zeka ve Teknoloji Akademisi ile gençlerimizin yapay zeka uygulamaları, veri bilimi, oyun geliştirme alanlarında yetkinliklerini destekliyoruz. Deneyap Teknoloji Atölyeleri'mizle, bilim şenlikleriyle, fuarlarla, TÜBİTAK popüler bilim yayınlarıyla, bilim merkezleriyle 7'den 70'e her yaştan vatandaşımızın teknolojiye ilgisini besliyoruz.'
- 'Türkiye ekonomisinin yüksek teknoloji ve katma değer odaklı dönüşümünü desteklemeyi sürdüreceğiz'
42 Yazılım Okulları ile de klasik eğitim kalıplarının ötesine geçen, proje temelli, uygulama odaklı ve birbirinden öğrenmeyi esas alan, dünya çapında başarı kazanmış yenilikçi yazılım öğrenme modelini ülkeye kazandırmayı amaçladıklarını anlatan Kacır, 'Bu doğrultuda, dünyanın en saygın yazılım okulu ağlarından 42 Network'ün parçası olan 42 İstanbul ve 42 Kocaeli Yazılım Okullarını 2021'de Bilişim Vadimiz bünyesinde hayata geçirdik. Okullarımızda sunduğumuz eğitimin temel müfredat aşamasında, öğrencilerin yazılımın temellerini en güçlü şekilde kavramalarını ve algoritmik düşünmeden teknik problem çözmeye, takım çalışmasından proje teslim kültürüne kadar bir yazılımcı için olmazsa olmaz yetkinleri kazanmalarını sağlıyoruz.' ifadelerini kullandı.
Kacır, temel müfredatı başarıyla tamamlayan öğrencilerin, yapay zekadan siber güvenliğe, oyun geliştirmeden web teknolojilerine kadar ilgi duydukları spesifik alanlarda derinleşerek, sektörel ihtiyaçlara doğrudan cevap verebilecek birer uzman haline geldiğini dile getirerek, 'Eğitim süreci boyunca teorik birikimlerini gerçek dünya deneyimiyle taçlandıran gençlerimiz, zorunlu staj programları sayesinde henüz mezun olmadan sektörün mutfağına girme imkanı elde ediyor. Kuruluşundan bu yana yoğun ilgi gören okullarımıza bugüne kadar 98 bin 575 arkadaşımız başvurdu. Çevrim içi testi geçen, ardından da 4 haftalık yoğun havuz eğitiminde başarı elde eden 2 bin 124 aday okullarımıza kayıt yaptırdı. Bugün de temel müfredat eğitimini tamamlayan 407 öğrencimizin başarısını kutlamak üzere bir aradayız.' diye konuştu.
Ortaya çıkan tablonun, gençlere gerçek fırsatlar sunan güçlü model olduğunu kendilerine açıkça gösterdiğini vurgulayan Kacır, 'Burada iş dünyasıyla buluşmaya hazır, analitik düşünebilen, problem çözebilen, üretim kültürünü içselleştirmiş nitelikli yetenek havuzu var. Burada ülkemizin yazılımcı ve teknoloji yeteneği ihtiyacına doğrudan cevap verebilecek stratejik yapı var. Bugün mezuniyet heyecanı yaşayan her gencimizin, yarının teknolojilerini inşa eden, geliştirdiği yazılımlarla hayatın farklı alanlarına dokunan, kurduğu girişimlerle ekonomik değer üreten ve ortaya koyduğu yenilikçi çözümlerle ülkemizin küresel rekabet gücünü daha da ileriye taşıyan bireyler olarak Türkiye'nin geleceğinde önemli roller üstleneceğine yürekten inanıyorum.' değerlendirmesinde bulundu.
Kacır, hayata geçirdikleri bu projelerle Türkiye ekonomisinin yüksek teknoloji ve katma değer odaklı dönüşümünü desteklemeyi, ülkenin nitelikli insan kaynağı havuzunu genişletmeyi kararlılıkla sürdüreceklerini ifade ederek, Milli Teknoloji Hamlesi'nin kıymetli neferleri olarak gördükleri mezunlara başarılar diledi.
Konuşmaların ardından Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen, Kacır'a 42 Türkiye öğrencileri tarafından tasarlanan tabloyu hediye etti.
Bakan Kacır da işbirliği yürütülen kurumlar ve şirketlerin yetkililerine teşekkür plaketi takdim etti. Ayrıca Avrupa Birliği'nde geçerli RNCP 6 diplomasını almaya hak kazanan ilk mezun olan Ömer Yumuşak'a diplomasını Bakan Kacır verdi.
Kep atma töreniyle sona eren programa, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Kocaeli Milletvekili Veysal Tipioğlu, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Soba, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Gebze Ticaret Odası Başkanı Abdurrahman Aslantaş da katıldı.




