EKONOMİ

Bakan Kacır 'Sıfır Atık Forumu' kapsamında bakanlar oturumunda konuştu:

-'Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak istiyorsak, her alanda yenilenmiş bir sorumluluk bilinciyle hareket etmek zorundayız' - 'Doğal kaynakları koruyan, kaynak verimliliğini artıran, düşük karbonlu üretimi destekleyen ve döngüsel ekonomiyi güçlendiren yatırımlara öncelik veriyoruz' - 'TÜBİTAK, yeşil dönüşüm ve iklim değişikliği alanında çalışan 4500 projeye ve 4300 bilim insanına 700 milyon dolar kaynak tahsis etmiştir'

İSTANBUL (AA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, doğal kaynakların sınırsız olduğu anlayışıyla sürdürülen kontrolsüz tüketimin çevresel sorunları derinleştirdiğini belirterek, 'Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak istiyorsak, her alanda yenilenmiş bir sorumluluk bilinciyle hareket etmek zorundayız.' dedi.

Bakan Kacır, İstanbul Valiliği himayelerinde ve Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen 'Sıfır Atık Forumu 2026'nın ilk bakanlar oturumuna katıldı.

'Yüksek Düzeyli Sanayi ve Teknoloji Bakanları Oturumu: Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Perspektifi' oturumunda konuşan Kacır, Sanayi Devrimi'nden bu yana ilerleme ve kalkınma arayışının sınırsız tüketim eğilimiyle şekillendiğini belirterek, doğanın kaynaklarının sınırsız olduğu yönündeki yanıltıcı anlayışın sonuçlarının bugün tüm dünyada hissedildiğini söyledi.

Kacır, yaşanan gelişmelerin sürdürülebilirlik konusunda ortak sorumluluğun önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, 'Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak istiyorsak, her alanda yenilenmiş bir sorumluluk bilinciyle hareket etmek zorundayız.' ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde hayata geçirilen Sıfır Atık Hareketi'nin, atıkları ekonomik değere dönüştürürken çevrenin korunmasına katkı sağladığını ifade eden Kacır, hareketin doğayla uyumlu üretim ve tüketim anlayışının mümkün olduğunu ortaya koyan kapsamlı bir dönüşüm modeli sunduğunu vurguladı.

Kacır, 'Bu hareket; israfı önleyen, kaynaklara değer veren, kayıpları en aza indiren ve aşırı tüketim yerine dengeyi esas alan yeni bir yaşam kültürünü temsil etmektedir. Bunun bir göstergesi olarak, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 30 Mart tarihini Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan etmiştir.' diye konuştu.

Bu vizyon doğrultusunda Türkiye'nin sanayide yeşil dönüşümü hızlandırmak amacıyla kapsamlı politika ve destek mekanizmalarını hayata geçirdiğini söyleyen Kacır, şöyle konuştu:

'Bu çerçevede yatırım teşvik sistemimizi, sanayinin yeşil ve döngüsel dönüşümünü daha etkin şekilde destekleyecek biçimde yeniden yapılandırdık. Doğal kaynakları koruyan, kaynak verimliliğini artıran, düşük karbonlu üretimi destekleyen ve döngüsel ekonomiyi güçlendiren yatırımlara öncelik veriyoruz. Daha temiz ve daha verimli üretime yatırım yapan şirketleri desteklemek amacıyla Yeşil Dönüşüm Programını hayata geçirdik. Program kapsamında enerji ve kaynak verimliliğini artıran, emisyonları azaltan, atıkların yeniden kullanımını ve geri kazanımını sağlayan ve üretim süreçlerinin çevresel performansını iyileştiren yatırımlara kapsamlı destekler sunuyoruz.'

- Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda yeşil dönüşüm

Bakan Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda yeşil dönüşümü yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, aynı zamanda ileri teknolojilerin geliştirilmesini, inovasyon kapasitesinin artırılmasını ve sanayide rekabet gücünün yükseltilmesini sağlayan stratejik bir unsur olarak değerlendirdiklerini belirterek, bu kapsamda yürütülen çalışmalara ilişkin şu bilgileri paylaştı:

'Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) aracılığıyla iklim dostu teknolojiler, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi, temiz üretim ve sürdürülebilir malzemeler gibi kritik alanlardaki AR-GE faaliyetlerini destekliyoruz. TÜBİTAK, yeşil dönüşüm ve iklim değişikliği alanında çalışan 4 bin 500 projeye ve 4 bin 300 bilim insanına 700 milyon dolar kaynak tahsis etmiştir. TÜBİTAK'ın Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritaları, demir-çelik, alüminyum, çimento, kimya, plastik ve gübre gibi stratejik ve yüksek emisyonlu sektörlerde yeşil dönüşüm için kritik teknolojileri ortaya koymaktadır.'

- Yeşil dönüşümde uluslararası işbirliği

Bakan Kacır, yeşil dönüşümün hiçbir ülkenin tek başına üstesinden gelebileceği bir mesele olmadığının altını çizerek, bu sürecin kapsamlı, çok boyutlu ve acil nitelikte küresel işbirliği gerektiren bir dönüşüm alanı olduğunu ifade etti.

Kacır, 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda sanayide kapsamlı bir dönüşüm sürecinin öngörüldüğünü belirterek yapılan projeksiyonlara ilişkin şunları kaydetti:

'Hedeflere ulaşılabilmesi için, karbon yoğunluğu yüksek olan demir-çelik, çimento, alüminyum ve gübre sektörlerinde 71 milyar dolarlık yatırıma ihtiyaç bulunmaktadır. Bu doğrultuda, bugün aramızda bulunan kıymetli temsilcilerinin de iştirak ettiği çok sayıda uluslararası finans kuruluşuyla yakın işbirliği tesis etmiş bulunuyoruz. Dünya Bankası ile işbirliği içinde üç büyük proje kapsamında 1 milyar doların üzerinde finansman sağladık.'

Kacır, bu finansmana ek olarak 'Sürdürülebilir Organize Sanayi Bölgeleri Projesi' için İslam Kalkınma Bankası'ndan 250 milyon dolarlık finansmanın harekete geçirilmesine yönelik çalışmalarda son aşamaya gelindiğini söyledi.

Sanayide yeşil dönüşümün finansmanı ve hızlandırılmasına yönelik işbirliklerine de değinen Kacır, Türkiye'nin bu alanda yalnızca ikili işbirliği mekanizmalarıyla değil çok taraflı finansman ve koordinasyon araçlarıyla da dönüşüm sürecini desteklediğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

'Bu kapsamda bakanlığımızın liderliğinde ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ortaklığında Türkiye Sanayi Karbonsuzlaşma Yatırım Platformunu, yani TIDIP'i kurduk. TIDIP yalnızca bir finansman platformu değil, Türkiye'nin sanayi politikası ile uluslararası kalkınma finansmanını ortak bir hedef etrafında buluşturan stratejik bir mekanizmadır. TIDIP ile 2030 yılına kadar 5 milyar avronun üzerinde sanayi karbonsuzlaşma yatırımını desteklemeyi ve yıllık 20 milyon ton karbondioksit eşdeğeri sera gazı emisyon azalımı sağlamayı hedefliyoruz.'

Kacır, birden fazla çok taraflı kalkınma bankasının TIDIP'e katılım sürecinde olduğunu belirterek, platformun sanayide karbonsuzlaşmayı destekleyen öncü bir girişim olarak COP31'de resmen hayata geçirileceğini söyledi.

Türkiye'nin COP31 vizyonunun yalnızca kendi sanayi dönüşümünü ilerletmekle sınırlı olmadığını belirten Kacır, küresel dönüşüm sürecinin daha adil ve kapsayıcı hale gelmesine katkı sunmayı da amaçladıklarını ifade ederek şunları söyledi:

'Aynı zamanda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın uluslararası platformlarda defalarca dile getirdiği şu vizyonun önemini bir kez daha ortaya koymaktadır: 'Dünya beşten büyüktür' ve 'Daha adil bir dünya mümkündür.' Türkiye olarak, COP31 Dönem Başkanlığımız çerçevesinde bu amaca hizmet etmek üzere En Az Gelişmiş Ülkeler Yeşil Sanayileşmeyi Kolaylaştırma Mekanizmasının, yani LDC-GIF Mekanizmasının, hayata geçirilmesini koordine etmeyi planlıyoruz. Bu mekanizma, projeleri fikir aşamasından yatırıma hazır girişimlere dönüştüren uçtan uca bir kapasite geliştirme ve finansman imkanı sunmaktadır.'

Kacır, Türkiye'nin kalkınma tecrübesinin, ortak ülkelerin yeşil sanayileşme çabalarına katkı sağlayabileceğine inandığına vurgu yaparak konuşmasını tamamladı.