İSTANBUL (AA) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Kendine ait siyaseti olmayanlar başkalarının planlarına figüran olurlar. Bizim Türkiye'nin meselelerine ve ihtiyaç duyduğu çözümlere dair kendi müstakil siyasetimiz vardır. Terörün bitmesi, silahların susması ve bu meselenin demokratik zeminde çözülmesine dair irademiz tamdır.' dedi.
Özel, partisinin İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlediği Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı'nın açılışında yaptığı konuşmada, farklı siyasi partilere mensup temsilcilerin yanı sıra sivil toplum, akademi, bilim, sanat ve medya dünyasından çok sayıda önemli ismin programda bir araya geldiğini söyledi.
Türkiye'nin ve dünyanın yaşadığı çoklu krizlerin, geçmiş ve geleceğin ortak olduğu bilinciyle aşılacağına inandıklarını belirten Özel, beklenti ve amaçlarının çoklu krizleri, çoklu kimliklerle yan yana durarak aşabilmeyi başarmak, Türkiye için özgür, adil, huzurlu bir gelecek hayalinde ortaklaşmak olduğunu dile getirdi.
Özel, terörün yoksulluk ve dünyadan geri kalmışlık olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:
'Bu ülkenin geleceği kararmasın, Kürt olsun, Türk olsun 'analar ağlamasın' diye tarihsel bir tutarlılık içinde her dönemde barışı savunduk, savunmaya hep birlikte devam etmeliyiz. Bu meselenin Meclis çatısı altında toplumdan bir şey saklamadan, samimiyet, şeffaflık ve cesaretle çözülmesini istedik ve sonunda bu önerimize uygun olarak Meclis'te bir komisyon kurularak başlayan sürece destek verdik, veriyoruz. Yapılan hataları, eksik bırakılan konuları açıkça milletimizle muhataplarımızla paylaştık, paylaşmaya devam ediyoruz. Bu bizim için bir siyasi çıkar konusu asla olmadı. Biz bunu, bu milletin evlatlarının beka meselesi olarak gördük, görüyoruz. Meseleyi bir siyasi ikbal olarak gören anlayışı da üzülerek takip ediyoruz. CHP'ye rol biçmeye, yön çizmeye çalışanları dikkatle takip ediyoruz.'
CHP'nin bugün Türkiye'nin birinci partisi olduğunu ifade eden Özel, 'Kendine ait siyaseti olmayanlar başkalarının planlarına figüran olurlar. Bizim Türkiye'nin meselelerine ve ihtiyaç duyduğu çözümlere dair kendi müstakil siyasetimiz vardır. Terörün bitmesi, silahların susması ve bu meselenin demokratik zeminde çözülmesine dair irademiz tamdır.' açıklamalarında bulundu.
- 'Tüm demokratlar barış, demokrasi ve refah talebinde birleşmeli'
Özel, toplumsal barış, demokratikleşme ve hukukun üstünlüğünün birbirinin ayrılmaz parçaları olduğunu, biri olmadan diğerinin hiçbir zaman tamamlanmayacağını belirterek, 'Bu yüzden biz bu sürece 'terörsüz ve demokratik Türkiye süreci' dedik ve bunun için gayret göstermeye devam ediyoruz. Aynı sorumluluk anlayışıyla söylüyorum ki Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı, sürece ilişkin ikircikli tutumundan, rakiplerine karşı başlattığı yargı savaşından ve sivil siyasete yönelik vesayet anlayışından vazgeçmelidir. İktidar olmayı önce yurttaşın kalbine korku ve endişe salıp sonra da o korku ve endişeyi yönetmek olarak gören bir anlayışla sorunların çözülmeyeceği açıktır, bunu herkes görmelidir.' ifadelerini kullandı.
Kayyumluk sisteminin barış imkanını sabote ettiğini, 'kent uzlaşısı' davalarının umutlara gölge düşürdüğünü savunan Özel, '30 yıl önce alınmış diplomaların bile iptal edildiği bir kriz ortamı, milletimizi ağır bir güvensizlik duygusuna sokmuştur. Bu çoklu krizleri aşmanın çaresi topyekun mücadeledir. Tüm demokratlar barış, demokrasi ve refah talebinde birleşmeli, birleşe birleşe kazanabileceğimizi bütün dünyaya göstermelidir. Bu düzenden tek başına kurtulmak mümkün değildir. Çare birleşe birleşe kazanmaktadır.' değerlendirmelerinde bulundu.
Özel, belediye başkanlarının yargılandığı davaları hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
'İstanbul'da iki belediyemize bu soruşturmalardan dolayı kayyum atanmıştır. DEM Parti'nin 10 belediyesinde ve Türkiye'de toplamda 13 belediyede kayyum vardır. Ve bu soruşturmalarda Kürtlerin belediye meclislerine girmesi suç olarak tarif edilmektedir. 'Kent uzlaşısı' denen olgu bir seçim işbirliğidir. 'Türkiye ittifakı' kapsamında, beldelerde, ilçelerde, illerde demokratların yaptığı işbirliğinden ibarettir, suç sayılan budur. Esenyurt'tan seçilmiş belediye başkanı olan, belediyesi bir kayyum tarafından yönetilen Ahmet Özer daha geçtiğimiz hafta 'PKK terör örgütü üyesi' denilerek 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Mehmet Ali Çalışkan, Ebru Özdemir ve ev hapsindeki Mahir Polat, sadece bu suçlamadan 10 aydır tutuklu bulunmaktadırlar. Şişli'nin seçilmiş belediye başkanı olan Resul Emrah Şahan, bu soruşturmadan da tutukludur ve yerine kayyum atanmıştır. Ekrem İmamoğlu bu soruşturmadan da yargılanmaktadır. Kürtlerin belediye meclislerinde temsil edilmesini terör suçu sayan bir anlayışla karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Bu soruşturmalar Türkiye'nin barışına karşı açık bir darbedir, tutum almaktır. Milliyetçi Hareket Partisi'nin Sayın Genel Başkanı Devlet Bahçeli dahi bu soruşturmalara açık tepki gösterirken, bu inatlaşmayı herkes iyi okumalıdır. CHP, 19 Mart darbesine, tarihe utanç olarak geçecek 'kent uzlaşısı' soruşturmalarına rağmen barışın yanındadır. Çünkü biliyoruz ki ya birlikte güçleneceğiz ya da hukukun olmadığı bir zeminde iktidarın takdir ettiği siyasi vasatlar yaşamayı kabul edeceğiz.'
- 'Suriye'nin huzuru ve refahı Türkiye'ye de kazandıracaktır'
Türkiye'nin, çevresindeki tüm milletler için barışı ve istikrarı önceleyen, kapsayıcı, yapıcı bir rol üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Özel, 'Komşumuz Suriye yıllardır ağır acılar ve büyük yıkımlar yaşadı. Sınırın bir tarafında olanlar, sınırın bu tarafında bizi derinden etkiledi ve etkilemeye devam ediyor. Bu konuda da müstakil siyasetimizi sürdürüyoruz. Çatışmayı, savaşı değil, uzlaşıyı ve barışı savunuyoruz.' dedi.
Özel, emperyalist devletlerin tarih boyunca olduğu gibi Suriye'nin topraklarını, çıkarlarını değil, kendi menfaatlerini düşündüklerini aktararak, 'Bizim yolumuz Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Şiilerin, Alevilerin ve Dürzilerin birlikte kazanacağı bir mücadeleyi vermek olmalıdır. Suriye'deki Türkmenler, Kürtler, Araplar hepsi bizim akrabamızdır, kardeşimizdir. Bu kapsamda Kürtleri hedef alan, onurlarını zedeleyen ve 'Kürt eşittir terörist' algısını yeniden üretmeye çalışan eski, yıkıcı, dışlayıcı söylemleri açıkça reddediyoruz. Türkiye'deki Kürtleri de Suriye'deki akrabalarını da inciten hiçbir politikaya boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı da Suriye'de çatışmanın tarafı değil, barışın ve uzlaşının güvencesi olmak zorundadır. Suriye'nin huzuru ve refahı Türkiye'ye de kazandıracaktır.' diye konuştu.
Suriye'den gelen uzlaşma haberlerinin sevindirici olduğunu ifade eden Özel, bu durumun tam bir mutabakatla sürekli hale gelmesi için hep birlikte çalışılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Programda, 20 Ekim 2025'teki CHP 39. Olağan İstanbul İl Kongresi'nde yeniden CHP İl Başkanı seçilen Özgür Çelik, hakkındaki soruşturma kapsamında tutuklanarak Şişli Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan'ın konferans için cezaevinden gönderdiği mektubu okudu.
Tutuklandıktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, cezaevinden gönderdiği mesaj, yapay zekayla video mesaj haline getirilerek salondaki ekrandan gösterildi.
Programa, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, CHP Genel Başkan Yardımcıları, CHP, DEM Parti ve Saadet Partisi milletvekilleri, belediye başkanları ve Dilek İmamoğlu ile partililer katıldı.
'Yurtta Barış, Dünyada Barış: Ulusal, Bölgesel, Küresel Bakış', 'Toplumsal Barışın Sosyoekonomik Zemini: Kapsayıcı Kalkınma' ve 'Barışı Toplumda Yeniden Kurmak' konulu panellerle basına kapalı devam eden konferans, kapanış konuşmalarıyla sona erecek.