GENEL

CHP Sözcüsü Emre, İstanbul'da basın toplantısı düzenledi:

- '(İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davası) Şimdi ifadeler alınıyor. Yapılan sıralamaya göre kimisi geçen hafta dinlendi, kimisi üç ay sonra dinlenecek. Bizim hukukumuz açıktır. Aynı fiilden ötürü suçlanan kimselerin aynı anda dinlenmesi gerekir. Halbuki aynı olayla suçlananlar biri bugün dinleniyorsa, bir diğeri iki, üç ay sonra dinlenecek'

İSTANBUL (AA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, 'İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü' davasına ilişkin, 'Şimdi ifadeler alınıyor. Yapılan sıralamaya göre kimisi geçen hafta dinlendi, kimisi üç ay sonra dinlenecek. Bizim hukukumuz açıktır. Aynı fiilden ötürü suçlanan kimselerin aynı anda dinlenmesi gerekir. Halbuki aynı olayla suçlananlar biri bugün dinleniyorsa, bir diğeri iki, üç ay sonra dinlenecek.' dedi.

Emre, CHP Silivri Dayanışma Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında, 'CHP'nin ve cezaevinde yatanların temel suçunun, 31 Mart yerel seçimlerinde İstanbul ve Türkiye'nin birçok bölgesinde birinci parti olmak' olduğunu savundu.

'İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü' davasında peşinen cezalandırma olduğunu öne süren Emre, 'Çünkü bu dosyada ondan fazla kişi hakkındaki iddialar doğru bile kabul edilse şu anda yattıkları süre itibarıyla, bizim infaz kanunumuza göre cezasını çekmiş olacak. Yani belli sayıda insanın ceza almasıyla, mahkum olması arasında teorik olarak bir fark kalmamış oluyor.' ifadelerini kullandı.

Mahkemede 'acemilikler' bulunduğunu savunan Emre, yargıçların görev süresinin az olduğunu, ilk gün yoklama alınmadığını, oturma düzeni ve diğer kuralların her gün değiştiğini, keyfilik olduğunu öne sürdü.

Emre, 'UYAP sistemi dahi burada bir yargılamanın 12,5 yıl süreceğine göre hesaplama yapıyor. Şimdi ifadeler alınıyor. Yapılan sıralamaya göre kimisi geçen hafta dinlendi, kimisi üç ay sonra dinlenecek. Bizim hukukumuz açıktır. Aynı fiilden ötürü suçlanan kimselerin aynı anda dinlenmesi gerekir. Halbuki aynı olayla suçlananlar biri bugün dinleniyorsa, bir diğeri iki, üç ay sonra dinlenecek.' diye konuştu.

Yasa yapma yetkisinin TBMM'ye verilmiş bir yetki olduğunu dile getiren Emre, şunları kaydetti:

'Milletin temsilcileri gider yasa yapar. Ancak bizim bu soruşturmada gördüğümüz husus şudur. Yargı burada kendine göre yasa yapmaktadır. Ne demek istediğimi şöyle bir örnekle ifade etmek istiyorum. Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 254'üncü maddesi etkin pişmanlıkla ilgili hükmü düzenlemiştir. Arkadaşlarımıza, burada tutuklulara, burada itirafçı olanlara yönelik ilk suçlama rüşvet soruşturmasıdır. Halbuki TCK'nin 254'üncü maddesi rüşvet suçunda etkin pişmanlık hükümlerini düzenler. Bunun için şartlar, etkin pişmanlıktan yararlanmak için bir rüşvet anlaşmasının yapılması ancak henüz soruşturmada yetkili makamlarca bir işlem yapılmamış olmasıdır. Yani bir kimseyi rüşvet soruşturmasından tutuklarsanız, o kişinin artık tutuklandıktan sonra etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması diye bir şey söz konusu olamaz.'

Emre, 'Halbuki buradaki dosyada 'Ben suçsuzum' diyenlerin içeride, 'Ben onlarca rüşvet suçu işledim ama bu da şu işin içindeydi, onu da gördüm, bu da suçlu' diyenlerin dışarıda olduğu, kanunun hilafına, yargının yarattığı bir düzenle karşı karşıyayız.' ifadelerini kullandı.