İSTANBUL (AA) - Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong, Türkiye'deki iş insanlarının Çin ile ticarette dezavantajlı durumda bulundukları algısına sahip olduğunu belirterek, 'Deneyimler göstermektedir ki, Türkiye-Çin işbirliği, Türkiye'nin bağımsız gelişimini engellemekten ziyade, Türkiye'nin yukarı ve aşağı yönlü sektörlerini daha iyi birbirine bağlamasına, Türkiye'nin üretim tabanını güçlendirmesine ve ihracatı genişletmek ve Türkiye'nin uluslararası rekabet gücünü artırmak için sağlam bir temel oluşturmasına yardımcı olmuştur.' dedi.
'Çin'in Yeni Yol Haritası, Dünya İçin Yeni Fırsatlar: 15. Beş Yıllık Plan ve İki Oturum Ruhu Tanıtımı', Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Aydın Mıstaçoğlu'nun katılımıyla DEİK Merkezi'nde gerçekleştirildi.
Xiaodong, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, 'İki Oturum' konseptinin Çin'de önemli bir siyasi gündem maddesi olduğunu kaydederek, Çin'in kalkınmasının yönünü belirlediğini ve dünyanın Çin'i gözlemlemesi için önemli bir pencere görevi gördüğünü söyledi.
En dikkati çekici değişimin bölgesel güvenlik durumunun keskin bir şekilde kötüleşmesi olduğunu aktaran Xiaodong, şubatın sonundan bu yana ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırılarının devam ettiğini belirtti.
Xiaodong, 'Bu durum uluslararası hukukun ihlali niteliğindedir. Bölgesel ve küresel istikrara doğrudan bir tehdit oluşturmaktadır. Çin, barışı tesis etmek ve diyaloğu teşvik etmek amacıyla çeşitli düzeylerde aktif bir diplomasi yürütmektedir. Çatışmaların derhal durdurulması, barış görüşmelerine mümkün olan en kısa sürede başlanması, askeri olmayan hedeflerin güvenliğinin, lojistik yollarının güvenliğinin ve Birleşmiş Milletler şartının önceliğinin güvence altına alınması önceliklerimiz arasında.' diye konuştu.
Geçen hafta Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin Orta Doğu'daki mevcut durum üzerine Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini anımsatan Xiaodong, Bakan Wang'ın Çin'in, müzakerelerin yeniden başlamasını teşvik etme konusunda Türkiye'nin yapıcı rolünü desteklediğini ifade ettiğini vurguladı.
Xiaodong, 'Görüldüğü üzere Çin ve Türkiye, İran ve Gazze gibi önemli bölgesel ve uluslararası konularda sağlam bir iletişim, koordinasyon ve karşılıklı siyasi güven içerisinde. Bu durum, Çin ve Türkiye arasındaki pratik işbirliğinin ilerletilmesi için sağlam bir siyasi temel oluşturmuştur.' dedi.
- 'Çinli işletmelerin Türkiye'ye yatırım yapma şevki yükselişte'
Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Xiaodong, Çin'in 15. Beş Yıllık Planı'nın Çin'in kalkınması için net bir yol haritası ile birlikte dünyaya yeni fırsatlar sunduğuna işaret ederek, planda Türkiye-Çin işbirliği için de fırsat alanları olduğunu belirtti.
Xiaodong, ilk fırsatın ekonomik ve ticari işbirliği olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:
'Öncelikle, yaygın olarak tartışılan ikili ticaret dengesizliği konusuna değinmek istiyorum. İş dünyasından birçok Türk iş insanı, Çin ile ticarette dezavantajlı durumda oldukları algısına sahip. Aslında, Türkiye'nin Çin'den ithalatının yüzde 80'inden fazlası ara mallardır. Bunlar arasında elektronik, mekanik ekipman ve endüstriyel ham maddeler yer almakta. Bunlar aynı zamanda Türkiye'nin başlıca ihracat ürünlerinin de kritik bileşenleridir. Deneyimler göstermektedir ki, Türkiye-Çin işbirliği, Türkiye'nin bağımsız gelişimini engellemekten ziyade, Türkiye'nin yukarı ve aşağı yönlü sektörlerini daha iyi birbirine bağlamasına, Türkiye'nin üretim tabanını güçlendirmesine ve ihracatı genişletmek ve Türkiye'nin uluslararası rekabet gücünü artırmak için sağlam bir temel oluşturmasına yardımcı olmuştur.'
Hem Çin'in hem de Türkiye'nin ekonomik dönüşüm ve ulusal kalkınma süreçlerinin kritik bir aşamasında olduğuna dikkati çeken Xiaodong, Türkiye-Çin işbirliğinin zorluklardan çok daha fazla fırsat sunduğunu bildirdi.
Xiaodong, Çin'e yatırım yapan Türk şirketlerinin sayısının arttığına tanıklık ettiklerini kaydederek, Türk bir şirketin Çin'e 700 milyon doların üzerinde yatırım yaptığını aktardı.
Çinli işletmelerin Türkiye'ye yatırım yapma şevkinin de yükselişte olduğunu dile getiren Xiaodong, bugüne kadar Çin'in Türkiye'deki toplam doğrudan yatırımının 3,2 milyar doları aştığını söyledi.
- 'Çin ve Türkiye altyapı alanında pratik işbirliğini derinleştirmeye devam edecek'
Wei Xiaodong, Türkiye ile Çin arasındaki işbirliği alanlarının yeşil dönüşüm, altyapı çalışmaları ve teknolojik dönüşüm gibi alanlarda da gelişebileceğini kaydetti.
Xiaodong, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik devam eden askeri saldırılarının küresel petrol ve doğal gaz tedarik zincirini aksattığını belirterek, saldırıların uluslararası enerji fiyatlarında keskin dalgalanmalara neden olduğuna değindi.
Türkiye'nin elektrik arzının istikrarlı kaldığını ve elektrik fiyatlarının sabit olduğunu gözlemlediklerini aktaran Xiaodong, 'Bu, Türkiye'nin yeni enerji geliştirme ve enerji kaynaklarını çeşitlendirme alanındaki başarılarını tam olarak gösteriyor. Türkiye-Çin enerji işbirliği, enerji çeşitlendirmesinde kazan-kazan işbirliğinin bir modeli olmuştur. Çin ve Türkiye, yenilenebilir enerji işbirliğinde verimli sonuçlar elde etmiştir. Çinli şirketler, güneş ve rüzgar enerjisi projelerine yatırım yaparak ve bunları inşa ederek Türkiye'nin yeni enerji kapasitesini artırmasına yardımcı oluyor. Aynı zamanda, birçok Türk enerji firması da Çinli ortaklarla enerji teknolojisi ve mühendislik projelerinde çalışıyor.' ifadelerini kullandı.
Xiaodong, bölgedeki son gelişmelerin güvenli, çeşitlendirilmiş ve istikrarlı uluslararası ulaştırma ve enerji koridorlarının inşasının önemini bir kez daha vurguladığını dile getirdi.
Çin ve Türkiye'nin bu alanda sağlam bir işbirliği temeli ve geniş bir gelişme alanı bulunduğuna işaret eden Xiaodong, 'Amiral gemisi projesi Kumport, Türkiye-Çin deniz lojistik işbirliğinde örnek bir proje haline gelmiştir. Liman, bölgesel lojistik ağının önemli bir ayağı olarak hizmet vermektedir. İleriye dönük olarak, Çin ve Türkiye altyapı alanında pratik işbirliğini derinleştirmeye devam edecek. Kuşak ve Yol Girişimi ile Orta Koridor Girişimi arasındaki sinerjiyi güçlendireceğiz. Çin-Avrupa Demiryolu Ekspresi'nin güney yönlü geçişinin geliştirilmesini ilerleteceğiz. Bu çabalar, ikili işbirliğine ve bölgesel kalkınmaya kalıcı bir ivme kazandıracaktır.' açıklamasında bulundu.
Xiaodong, Çin'in yapay zeka, 5G, dijital ekonomi ve diğer gelişmekte olan alanlarda Türkiye ile işbirliğini güçlendirmeye hazır olduğunu belirterek, yeni teknolojik devrim ve endüstriyel dönüşümün tarihi fırsatlarının iki ülkenin beraber değerlendirebileceğini söyledi.
- 'Türkiye ve Çin, Asya'nın iki ucunda yer alan stratejik konumlarıyla tarih boyunca birbirine bağlanmış iki önemli güç'
DEİK Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Mıstaçoğlu da Türkiye ve Çin'in Asya'nın iki ucunda yer alan stratejik konumlarıyla tarih boyunca birbirine bağlanmış iki önemli güç olduğunu kaydetti.
Mıstaçoğlu, bugün bu güçlü bağın küresel dengelerin yeniden şekillendiği bir dünyada iki ülkeyi bölgesel istikrar ve kalkınmanın önemli paydaşları haline getirdiğine işaret ederek, 'İkili ilişkilerimiz artık geleneksel ticaretin sınırlarını aşarak teknoloji, enerji ve altyapı odaklı yapısal bir ortaklığa dönüşmekte. Çin'in yüksek teknoloji ve yatırım gücü ile Türkiye'nin dinamik üretim kapasitesinin birleşmesi, yalnızca ikili ticaretimizin gelişmesine katkı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda üçüncü pazarlarda da önemli bir sinerji yaratmaktadır.' şeklinde konuştu.
İş Konseyi olarak temel vizyonlarının bu güçlü ekonomik zeminini 'kazan-kazan' ilkesi doğrultusunda daha dengeli ve sürdürülebilir bir ticari ilişkiye, nitelikli yatırımlara ve ortak projelere dönüştürmek olduğunu vurgulayan Mıstaçoğlu, Türkiye'nin Gümrük Birliği avantajı, güçlü sanayi altyapısı ve genç iş gücüyle Çinli firmalar için güvenilir bir üretim ve yatırım üssü sunduğuna inandığını ifade etti.





