GENEL

Doğuştan görme engelli sosyolog metropoldeki erişim engellerini sosyal medyada görünür kılıyor

- Esra Durmuş: - 'Maalesef şu an hastalığım ilerliyor, yüzde 5'in altında görüşüm. İstanbul'da yaşıyorum ve büyük şehirlerde yaşamak görenler için bile zorken görme engelli biri olarak tabii ki çok zorlanıyorum. Gün içinde hem görünen engellerle hem görünmeyen engellerle karşılaşıyorum' - 'Esra'nın Sesi isimli sayfamda tüm bu engelleri anlatıyorum. Engelliyseniz hayatınız sürekli dört duvar arasında, sürekli depresif, sürekli mutsuzmuş gibi algılanıyor. Ama öyle bir şey yok. Bizim de herkes gibi bir hayatımız var'

İSTANBUL (AA) - İstanbul'da yaşayan, doğuştan görme engelli sosyolog ve kamu çalışanı Esra Durmuş, 'Esra'nın Sesi' adıyla sosyal medyada yürüttüğü çalışmalarla önyargıları kırmayı hedefliyor, gündelik hayat videolarıyla da kentteki erişilebilirlik sorunlarını görünür kılıyor.

Doğuştan yüzde 10 oranında görme engeli bulunan ve ilerleyen hastalığı nedeniyle görme yetisi yüzde 5'in altına düşen 31 yaşındaki Durmuş, eğitim hayatı boyunca kaynaştırma öğrencisi olarak gören akranlarıyla birlikte öğrenim gördü.

Erken yaşlardan itibaren karşılaştığı fiziksel ve sosyal engeller Durmuş'u yıldırmadı, eğitim hayatını başarıyla tamamlayarak sosyoloji bölümünden mezun oldu ve bir kamu kuruluşuna atandı.

Yaklaşık 10 yıldır memur olarak görev yapan Durmuş, engellilik, erişilebilirlik ve sosyal dışlanma konularını sosyal medya aracılığıyla görünür kılmaya çalışıyor.

İstanbul'un zorlu yollarında toplu taşıma, alışveriş ve kent içi geziler gibi günlük yaşamın sıradan görünen anlarını kamerasıyla kayda alan Durmuş, görme engelli bir bireyin şehirde karşılaştığı güçlükleri görünür kılıyor.

Kent yaşamında erişilebilirliğin nasıl aksadığını somut örneklerle ortaya koyan Durmuş, günlük hayatta yaşanan engelleri ve çözüm yollarını paylaşarak engelli bireylerin yalnız olmadığını hissettirmeyi ve topluma ayna tutmayı amaçlıyor.

Durmuş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştığı sorunları ve bu sorunlara dikkati çekmek amacıyla sosyal medyada yürüttüğü farkındalık çalışmalarını anlattı.

- İstanbul görme engelliler için zorlu bir şehir

Durmuş, doğuştan görme engelli olmanın zorlu bir mücadeleyi de beraberinde getirdiğini fakat hiçbir zaman vazgeçmediğini söyledi.

İstanbul'un zorluklarla dolu bir şehir olduğunu belirten Durmuş, 'Önceden yüzde 10 civarı bir görüşüm vardı maalesef şu an hastalığım ilerliyor, yüzde 5'in altında görüşüm. İstanbul'da yaşıyorum ve büyük şehirlerde yaşamak görenler için bile zorken görme engelli biri olarak tabii ki zorlanıyorum. Gün içinde hem görünen engellerle hem görünmeyen engellerle karşılaşıyorum. Kaldırımda yürümek zaten mümkün olmuyor. Bazen yolda yürürken de 'Kardeşim yanda kaldırım var, oradan yürü.' diye bağırıyorlar. Bazen yol daha güvenli çünkü orada en azından sadece arabayla karşılacağımı biliyorum.' dedi.

Metropolde günlük yaşama katılım sürecinde karşılaştığı sorunları anlatan Durmuş, özellikle kalabalık alanlarda hareket etmenin ciddi riskler taşıdığına dikkat çekti.

Durmuş, 'Kalabalık meydanlarda insanlar üzerime doğru yürüyor. Elimde beyaz baston olmasına rağmen çok az bir görüşüm olduğu için çoğu zaman insanları son anda fark ediyorum ve onlar değil ben yön değiştirmek zorunda kalıyorum. Buna biraz daha dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum.' diye konuştu.

Toplu taşımada yaşanan aksaklıkların da görme engelli bireyler için hayati önemde olduğunu vurgulayan Durmuş, 'Hala sesli anons sistemlerinin kapalı olduğu toplu taşımalar var. Bu bizim için çok büyük bir sorun. Gideceğimiz durağı, hangi araçta olduğumuzu bu anonslar sayesinde anlayabiliyoruz.' diyerek belediyelere çağrıda bulundu.

Fiziksel engeller kadar insan tutumlarının da günlük hayatı zorlaştırdığını belirten Durmuş, en büyük güçlüğün toplumsal tepkilerden kaynaklandığını söyleyerek, şöyle devam etti:

'Daha zoru ise insanların verdiği tepkiler oluyor. Bazen yolda yürürken yanımdan geçen insanların, duymayacağımızı düşünerek 'Çok gençmiş.', 'Çok da güzelmiş.', 'Halimize ne kadar şükretsek az.' gibi cümleler kurduğunu duyuyorum. Bunları duyduğunuzda insan ister istemez 'Demek ki gerçekten çok kötü bir durumdayım.' diye düşünüyor. Oysa biz bu duruma alışıyoruz. Kendi yöntemlerimizi geliştiriyoruz. Bazen bir işi yapmak için biraz daha fazla zaman harcıyoruz ama buna alışıyoruz.'

- Engelliler için bakış normalleşmeli

Durmuş, söz konusu engelleri hem zihinlerde hem de günlük yaşamda aşmayı amaçlayarak 'Esra'nın Sesi' adlı sosyal medya hesabı üzerinden paylaşımlar yaptığını, karşılaştığı zorlukları kamerasıyla kayıt altına aldığını belirtti.

Engelli bireylerin toplumsal hayattaki yerinin görünür kılınması için mücadele ettiğini dile getiren Durmuş, şunları kaydetti:

'Esra'nın Sesi isimli sayfamda tüm bu engelleri anlatıyorum. Engelliyseniz hayatınız sürekli dört duvar arasında, sürekli depresif, sürekli mutsuzmuş gibi algılanıyor. Ama öyle bir şey yok. Bizim de herkes gibi bir hayatımız var. Herkes gibi aktifiz. Çalışıyoruz, geziyoruz, hobilerimiz var. Benim gibi benzer yollardan geçen binlerce insan var. Evet bir engelliyim ama ben de herkes gibi çalışıyorum, sosyal hayatım var, hobilerim var, geziyorum. Bu çok normal ve bunun herkes tarafından normal görülmesini istiyorum. Gezmeyi çok seviyorum. Tek başıma bir yerde oturup çay ya da kahve içmek bile bana çok iyi geliyor. Her yeri net göremeyebilirim ama bir manzarayı hissetmek de bazen yeterli oluyor.' ifadelerini kullandı.

Durmuş, karşılaştıkları bir diğer zorluğun dijital dünyada yaşandığını vurgulayarak, bu alandaki erişilebilirlik sorunlarının giderilmesi çağrısında bulundu.

Dijital erişilebilirliğin de en az fiziksel erişim kadar önemli olduğuna dikkati çeken Durmuş, 'Birçok uygulama ekran okuyucularla uyumlu ama hala yeterli değil. Güncellemelerden sonra ekran okuyucum hiçbir şeyi okumadığında, daha önce kendi başıma yaptığım bir işi başkasına yaptırmak zorunda kalıyorum. Erişilebilirlik ne kadar artarsa biz o kadar bağımsız olabiliyoruz.' dedi.