İSTANBUL (AA) - YASİN CİNGÖZ - Doğuştan bir kolu olmayan ve iki bacağında protez bulunan 18 yaşındaki masa tenisçi Sami Onur Keleş, ikinci kez hazırlandığı Avrupa Para Gençlik Oyunları'nda şampiyonluk hedefliyor.
Sakarya'da doğup büyüyen fiziksel engelli Sami Onur Keleş, masa tenisi ile ortaokulda tanıştı. Arkadaşlarıyla oynamaya başladığı masa tenisinin, profesyonel kariyerine dönüşmesi ise lisede başladı.
Yaklaşık 5 yıldır masa tenisi ile profesyonel bir şekilde ilgilenen Sami Onur, bir yandan da İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ortez ve Protez Bölümü 1. sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam ediyor.
Ulusal çapta katıldığı yarışmalarda çeşitli dereceler elde eden Sami Onur Keleş, geçen yıl İstanbul'da düzenlenen Avrupa Para Gençlik Oyunları'nda ise 23 Yaş Altı Para Masa Tenisi müsabakalarında milli takımda yer aldı.
- Beden öğretmeni hayatını değiştirdi
Sami Onur Keleş, AA muhabirine, elde ettiği başarıların arkasında disiplin ve akıllı çalışmanın olduğunu söyledi.
Lise yıllarında beden eğitimi öğretmeni Semih Yenihayat ile tanışmasının hayatında dönüm noktası olduğunu belirten Sami Onur, 'Öğretmenim hem oyunda hem hayatta bana neyin doğru, neyin yanlış olduğunu gösteren biriydi. Beni hiç zorlamadı ve gerektiği yerde, gerektiği anda bana her türlü müdahaleyi yapıyordu.' dedi.
Hayatının en önemli turnuvasının 9. sınıfta olduğunu ve burada çok kötü mağlup olduğunu dile getiren Sami Onur, 'Artık daha çok hatalarımın üzerine gidiyordum. İyi yaptığım şeylerin değil de hatalarımın üzerine gidip o şekilde ilerledim. Bir de her turnuvada kendime bir şeyler katmaya çalıştım. Hem insanlık olarak hem spor anlamında tamamen doğru bir sporcu olmaya çalıştım.' diye konuştu.
- Protez ayarı üniversite ve meslek tercihini şekillendirdi
Masa tenisine profesyonel olarak başladığında bacaklarındaki protezlerin engel olup olmayacağını düşündüğünü belirten Sami Onur Keleş, zamanla protezlerin ayarlarıyla oynayarak kendisine en uygun olanı yaptığını, bu sürecin de meslek seçimini şekillendirdiğini kaydetti.
Sami Onur, kendisi için en doğru işin ortez ve protez alanı olduğuna karar verdiğini, bu meslekte uzmanlaşarak insanlara yaşadığı duyguları, kendi başına mücadele etmenin önemini göstermek istediğini vurguladı.
Aile desteğinin engelli bireyler üzerindeki önemine dikkati çeken Sami Onur Keleş, 'Benim ailem hiçbir zaman beni baskılamadı, hiçbir zaman eve tıkmadı. Her zaman etkinliklere katıldım, dışarı çıktım. Çok fazla arkadaşım vardı. Fazla ortam, çevre gördüm. Yani ailenin biraz daha çocuğunu destekleyip onu hayatın içine sürüklemesi lazım.' ifadelerini kullandı.
İstanbul'da Bahçelievler Muhsin Yazıcıoğlu Spor Kompleksi'nde çalıştığını söyleyen Sami Onur, buranın engelli insanların spor yapabileceği çok güzel bir yer olduğunu dile getirdi.
- 'Yarım kalan bir meselem var'
Milli formayı giymenin 'masal gibi' olduğu ifade eden Sami Onur Keleş, şunları kaydetti:
'Bize ilk formayı dağıttıkları zaman olayın ciddiyetini hiçbir şekilde anlamamıştım. Milli formayı giydikten sonra, maça çıktıktan sonra nerede olduğumu, neyi temsil ettiğimi, kimlerin sayesinde burada olduğumu anladım. Çok güzel bir duyguydu. Çünkü 4-5 senelik emeğin, terin, yorgunluğun, bazı fedakarlıkların sonucu o milli formaya giriyorsun ve artık tek başına değil 85 milyonla beraber savaşıyorsun.'
Sami Onur, milli takım serüvenini henüz tamamlamadığını belirterek, '23 yaş altında birinci olup Allah'ın izniyle yine bu formayı giymek istiyorum. Bir daha 85 milyonu temsil etmek istiyorum. Çünkü benim için yarım kaldı milli takım işi. Bir başarı gösteremedim. Bu konuda açıkçası ülkemi tam temsil ettiğimi düşünmüyorum. Yarım kalan bir meselem var, onu halletmeye çalışacağım.' ifadelerini kullandı.




