EKONOMİ

İstanbul Medipol Üniversitesinde 'Tarih Konuşmaları' serisi başladı

- Kuzey Carolina Üniversitesi Chapel Hill Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemil Aydın, 'Adalet, Hürriyet ve Medeniyet: Modern Asya, Afrika ve İslam Düşüncesinin Mirası' başlıklı konferans verdi

İSTANBUL (AA) - İstanbul Medipol Üniversitesi Tarih Bölümü tarafından düzenlenen 'Tarih Konuşmaları' serisi, Kuzey Carolina Üniversitesi Chapel Hill Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemil Aydın'ın konferansıyla başladı.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Harvard Üniversitesinde doktorasını tamamlayan ve küresel entelektüel tarih alanında önemli eserlere imza atan Prof. Dr. Cemil Aydın, İstanbul Medipol Üniversitesinde düzenlenen konferansta öğrenciler ve akademisyenlerle bir araya geldi.

'Adalet, Hürriyet ve Medeniyet: Modern Asya, Afrika ve İslam Düşüncesinin Mirası' başlıklı konferans veren Aydın, Avrupa merkezli tarih anlayışına karşı sömürgecilikten arınmış (dekolonyal) bir bilgi üretiminin temelleri üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Açıklamada konferanstaki görüşlerine yer verilen Aydın, sömürgeciliğin sadece tarihsel bir olay olmadığını, zihinsel mirasının bugün hala devam ettiğini vurguladı.

Bazı düşünürlerin Avrupa ile kurulan düşünsel ilişkinin tamamen kesilmesi gerektiğini savunduğunu belirten Aydın, şöyle devam etti:

'Zehrin geldiği yer ilaç olamaz yaklaşımı son dönemde güç kazandı. Batılı fikirlerle yapılan sentezin toplumları içeriden zehirlediği yönündeki görüşler özellikle 'öze dönüş' ve medeniyet ihyası fikrini öne çıkarıyor. Ancak Tanzimat'tan itibaren Ahmet Cevdet Paşa, Namık Kemal ve Mehmet Akif gibi isimler Avrupa düşüncesiyle İslam geleneğini sentezleyerek yeni bir gelecek kurmaya çalışıyor. Bu mirasın tamamen reddedilmesi haksızlık olacaktır.'

- Gerçek küresel aydınlanma 19. yüzyılda Asya ve İslam dünyasında yaşandı

Genel kabul gören 'Aydınlanma sadece Avrupa'nın başarısıdır' tezine itiraz getiren Aydın, 19. yüzyıldaki gerçek küresel aydınlanmanın Avrupa dışında, Asya, Afrika ve İslam dünyasında yaşandığını vurguladı.

19. yüzyılda Avrupa dışında, Asya'da, İslam dünyasında ve Afrika'da önemli bir aydınlanma hareketi yaşandığını aktaran Aydın, bu düşünsel dönüşümün en önemli temsilcileri arasında Ahmet Cevdet Paşa ve ailesinin yer aldığını belirtti.

Aydın, Cevdet Paşa'nın hem İslam ilim geleneğine hakim olduğunu hem de Fransızca öğrenerek Avrupa düşüncesini yakından takip ettiğini ifade ederek, Avrupa merkezli tarih anlayışına karşı daha hakkaniyetli bir dünya tarihi yaklaşımı geliştirdiğini kaydetti.

Aydın, Cevdet Paşa'nın medeniyet tarihini tek merkezli okumaya karşı çıktığını vurguladı.

Şair ve yazar Namık Kemal neslinin oryantalizme karşı güçlü bir fikri mücadele verdiğini anlatan Aydın, 'Fatma Aliye Hanım başta olmak üzere dönemin aydınları, İslam'ın kadını ezdiği yönündeki tezlere karşı önemli cevaplar geliştirdi. Bu kuşak, İslami geleneği taklit ederek değil içtihatla yeniden yorumlama cesaretine sahip. Yeni bir dünya tarihi vizyonu geliştirdiler. Bilim üretmenin ve geleceği inşa etmenin Müslüman toplumlar için mümkün olduğunu savundular.' değerlendirmesinde bulundu.

Aydın, 20. yüzyılın başlarında İslam medeniyeti fikrinin yeniden tanımlandığını belirterek, Müslüman düşünürlerin İslam medeniyetini yalnızca dini bir çerçevede değil, bilim, felsefe ve hümanizm temelinde de yeniden kurguladığını aktardı.

İstiklal Marşı'ndaki 'Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal' ifadesinin uzun bir fikri mücadelenin sonucu olduğunu anlatan Aydın, 'Bu yaklaşım Müslüman toplumların eşitlik, özgürlük ve adalet taleplerinin düşünsel temelini oluşturuyor. Gandhi'nin 'Avrupa'nın medenileşmesi iyi bir şey olabilir' sözü de sömürgeci medeniyet anlayışına yönelik güçlü bir eleştiridir.' değerlendirmesinde bulundu.

Aydın, bu dönemde yeniden daha iyi bir dünya kurma ihtiyacının bulunduğunu belirterek, geçmişin düşünsel mirasının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini aktardı.

'Medeniyetler çatışması' tezinin Filistin meselesi üzerinden şekillendiğini ifade eden Aydın, 'Bu yaklaşım küresel siyasette önemli etkiler oluşturuyor. Filistin hareketi 1960'lı ve 1970'li yıllarda Asya ve Afrika düşüncesinde çok önemli bir yere sahip. Güney Afrika'daki Nelson Mandela hareketiyle birlikte Filistin mücadelesi de özgürlük, eşitlik ve adalet arayışının sembollerinden biri olarak görülüyor.' değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul Medipol Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahadır Kürşat Güntürk, 'Cemil Hoca'nın çalışmaları, modern düşünce tarihinin yalnızca Avrupa'da ortaya çıkan fikirlerle şekillenmediğini, Asya, Afrika ve İslam dünyasının düşünsel birikimlerinin, siyasal tahayyüllerinin de modern dünyanın kuruluşunda belirleyici bir rol oynadığını güçlü bir şekilde ortaya koymaktadır.' ifadelerini kullandı.