İSTANBUL (AA) - GÜLSELİ KENARLI - İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Denizhan Vardar, Karadeniz'de iklim değişikliğinin etkilerinin açık şekilde görüldüğünü, sıcaklık ve tuzluluk değerleri ile askıda katı madde miktarındaki anomalilerin temel nedeninin de iklim değişikliği olduğunu söyledi.
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü, paydaşı olduğu ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen Interreg VI-B NEXT Karadeniz Havzası Programı kapsamında yürütülen 'Karadeniz Akıllı Deniz Çevresi Sonuç Sistemi (BS-SEOS: Black Sea Smart Marine Environmental Outcome System)' başlıklı proje çerçevesinde Karadeniz'de araştırma seferi gerçekleştirdi.
AA muhabirinin takip ettiği ve 2 gün süren sefer kapsamında Batı Karadeniz ile İstanbul Boğazı'nda 11 ayrı noktada örnekleme yapıldı. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinden bilim insanlarının da katıldığı çalışmalarda uzmanlar, iklim değişikliğinin etkileri, kirleticiler ve ilaç etken maddelerine ilişkin 17 temel parametrede araştırmalar yürüttü.
Sefer çalışmaları ve ilk bulgular hakkında değerlendirmelerde bulunan İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Denizhan Vardar, projede amaçlarının iklim değişikliğini ön plana alarak makine öğrenmesi ve yapay zeka destekli modelleme yapmak olduğunu kaydetti.
Seferdeki istasyonlarda temel parametreleri ölçtüklerini ve bir sonraki aşamada Batı Karadeniz'de belirleyecekleri bir bölgeye şamandıra koyacaklarını belirten Vardar, 'Dronlarla yüksek çözünürlüklü veri setleri toplayıp bunları yapay zeka ile modellemek istiyoruz. Denizlerde sefer yapmak çok önemli ama daha geniş alanlardan, daha yeni ve teknolojik veriler elde etmek için projeyi bu şekilde kurguladık.' dedi.
- 'Anomalilerin temel nedeni iklim değişikliği'
Vardar, sefer sırasındaki ölçümlere ilişkin şu bilgileri paylaştı:
'İklim değişikliğine önce buzullar, ikinci olarak denizler tepki verir. İklim değişikliğinin etkileri açık şekilde görülüyor. Uzun vadeli ölçümler yaptığımız için bu istasyonlarda küçük ama bariz değişiklikleri görüyoruz. Özellikle sıcaklık ve tuzluluk değerlerinde farklılıklar ile askıda katı madde miktarındaki değişimleri tespit ediyoruz. Bu anomaliler bizim odaklandığımız konu. Standart değerlerin dışına çıkan her durum bir anomali ve bunun temel nedeni iklim değişikliği.'
Kesin değerlendirmeler için detaylı analizlerin sürdüğünü ve enstitünün geçmişe dönük geniş veri setlerine sahip olduğunu ifade eden Vardar, 'Jeoloji ve jeofizik ağırlıklı çalışmalarımız sayesinde 10 bin yıla uzanan verilerimiz var. Güncel araştırmalar ve uzun vadeli veri setleriyle değişimi çok daha net ortaya koyabiliyoruz. Günümüzde çok büyük etkilerin ve değişikliklerin olduğu bariz şekilde ortada.' diye konuştu.
Kıyı yapılarının etkilerine de değinen Vardar, en ufak bir yapıyla denizlerin doğal taşınım süreçlerine müdahalenin ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Denizleri, geçmiş ve gelecekle ilgili verileri koruyan alanlar olarak nitelendiren Vardar, şunları söyledi:
'Akıntılar ve yoğunluk farkları nedeniyle sürekli bir taşınım vardır. Küçük bir mendirek bile kum taşınımını engelleyerek güzel bir plajı yok edebilir. Karaburun açıklarında büyük bir kum taşınımı gözlemledik. Kıyı kullanımı doğru yapılmazsa bu taşınımlar kıyı değişimlerine neden olur. Kıyı alanlarında yapılacak yapıların mutlaka modellenmesi gerekiyor. Aksi halde plajlarımızı, kıyı alanlarımızı kaybederiz.'
Projede ilaç etken maddelerinin denizlere taşınımının da araştırıldığını belirten Vardar, daha önce Marmara Denizi ve Haliç'te yürütülen çalışmaların Karadeniz'e genişletildiğini bildirdi.
- 'Başka ülkelerin atıkları bizim denizlerimize taşınabiliyor'
Vardar, 'Nasıl ki katı madde taşınımından bahsediyorsak, ilaç etken maddelerinin de denize deşarjlarını kontrol etmezseniz bu bütün Karadeniz havzasını etkiler. Burada Tuna'nın etkisini ortaya koymaya çalışıyoruz, istasyon çalışmalarımızı İğneada'dan başlayıp Boğazlar ve Adalar sistemine kadar genişlettik. Taşınımın ne kadar olduğunu ve etkilerini ortaya koyacağız. Başka ülkelerin atıkları bizim denizlerimize taşınabiliyor.' sözlerini sarf etti.
Çalışmanın İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi ile ortak yürütüldüğüne değinen Vardar, 'İlaç etken maddelerinin su kolonundaki, deniz tabanındaki, fitoplankton ve zooplankton üzerindeki etkilerini inceliyoruz. Denizler her şeyi taşır ve saklar. Bunları koruma altına almamız gerekiyor. Amacımız Türkiye denizlerini daha sürdürülebilir ve güvenli hale getirmek.' diye konuştu.