ANKARA (AA) - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, restorasyon süreci boyunca ibadete tamamen kapatılmayan Selimiye Camisi'ni 18 Şubat'ta ikindi namazıyla birlikte yeniden tam kapasite cemaatle buluşturduklarını belirterek, 'Çini temizliği ve çevre düzenlemesiyle birlikte resmi açılışını da inşallah Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde gerçekleştirmeyi planlıyoruz.' dedi.
Vakıflar Genel Müdürlüğünce, Vakıf Ankara Balo ve Kongre Salonu'nda 'Vakıf Başkanları İftar Buluşması' programı düzenlendi. Program, Kur'an-ı Kerim tilaveti ve dualarla başladı.
Bakan Ersoy, ramazan ayı dolayısıyla vakıf temsilcileriyle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, 'Bugün burada, ülkemizde faaliyet gösteren 600'ü aşkın vakfın temsilcisiyle aynı sofranın etrafında buluşuyor olmamız sadece bir iftar programı değildir. Bu buluşma, aynı zamanda ecdadımızın asırlardır süregelen bir medeniyet mirasının da yaşatılmasıdır.' dedi.
Bu toprakların vakıf medeniyetinin kök salıp yeşerdiği, iyiliğin, merhametin ve dayanışmanın asırlardır hayat bulduğu bir coğrafya olduğunu belirten Ersoy, 'Bu kadim medeniyet havzasında vakıflar yalnızca bir müessese değil, bir hayat anlayışıdır. Paylaşmanın, gözetmenin, yaşatmanın ve gelecek nesillere emanet bırakmanın adıdır.' ifadelerini kullandı.
Ersoy, ecdadın vakıf konusunda hassas davrandığını, bugün de Vakıflar Genel Müdürlüğünün bu mirası korumak adına ihtiyaç sahipleri için yardımdan eğitime, kültürel mirastan sosyal projelere kadar geniş bir yelpazede vakıf ruhunu yaşattığını ve bu muazzam geleneği daha ileriye taşıma sorumluluğunu gururla ifa ettiğini söyledi.
Vakıflar Genel Müdürlüğünün geçen sene tüm illerde iftar sofraları kurduğunu, Vakıf İftar Buluşmaları'nda günlük yaklaşık 100 bin vatandaşla aynı sofrayı paylaştıklarını anımsatan Ersoy, yaklaşık 3 milyon öğün iftar ikramı gerçekleştirildiğini vurguladı.
Bakan Ersoy, şunları kaydetti:
'Bu sene yine 81 ilimizde varız; günlük 100 bine yakın vatandaşımıza ulaşarak yaklaşık 3 milyon öğün iftar yemeği ikram edeceğiz. Yurt dışında ise KKTC, Bosna, Kosova, Kuzey Makedonya, Bulgaristan ve Filistin olmak üzere 6 ülkede, 13 şehirde, 15 farklı noktada her gün toplam 12 bin 420 kardeşimizle iftar sofralarında buluşacağız. Gazze'de de günlük 10 bin kişilik iftar organizasyonuyla mazlum ve mağdur Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Gazze'de Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün yanı sıra bazı vakıflarımızın da iftar yemeği verdiğini biliyoruz. Ramazanda Gazzeli kardeşlerimizle iftar sofralarında buluşmak bizler için mutluluğun ötesinde bir durum. Milletimiz Gazzeli kardeşlerini hiçbir zaman yalnız bırakmamıştır ve bırakmayacaktır. Ayrıca yurt dışı kuru gıda yardımlarıyla on binlerce aileye destek sağladık. Bayramlık yardımları kapsamında ise 2025 yılında 40 bini aşkın öksüz ve yetim evladımızın yüzünün gülmesine vesile olmaya çalıştık, olduysak ne mutlu bizlere. Bu sene ise 50 binin üzerinde yavrumuzun bayramlık sevincine şahit olacağız. Çünkü biz biliyoruz ki bir çocuğun yüzündeki tebessüm en büyük zenginliktir.'
- 'Restorasyonun en anlamlı dokunuşlarından biri de halı olmuştur'
Vakıf medeniyetinin yalnızca yardımlaşma faaliyetleriyle değil, aynı zamanda emanet edilen eşsiz eserlerle de hayat bulduğunu belirten Ersoy, bu anlayışın en ihtişamlı nişanelerinden birinin de Mimar Sinan'ın 'ustalık eserim' dediği Selimiye Camisi olduğunu kaydetti.
Selimiye Camisi'nin 16. yüzyıl Osmanlı mimarisinin zirvesi olarak yalnızca milletin değil, insanlığın ortak mirası olduğunu belirten Ersoy, UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan bu eşsiz eserin Vakıflar Genel Müdürlüğünce yürütülen bugüne kadarki en kapsamlı restorasyon süreçlerinden birinden geçtiğini ifade etti.
Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Bilim kurullarımızın rehberliğinde, tamamen bütüncül bir anlayışla yürütülen çalışmalarda ana kubbede güçlendirme ve enjeksiyon uygulamaları tamamlandı, kurşun kaplamalar yenilendi, zamanla yapılmış çimentolu müdahaleler kaldırıldı. Minarelerimiz ki, her biri yaklaşık 85 metre yüksekliğindedir, güçlendirme ve bakım süreçlerinden geçirildi. İç mekanda 264 alçı içliğin, geçmiş dönemlerde aslına uygun olmayan müdahalelerle değiştirilen bölümleri, paslanmaz çelik strüktürlü ve şişe dipli cam sistemiyle özgün formuna kavuşturuldu. Kubbe tezyinatı konusunda ortaya çıkan farklı görüşler ise UNESCO normları ve tescil hükümleri doğrultusunda değerlendirilmiş, bilimsel esaslar çerçevesinde mevcut, tescilli motiflerin korunması yönünde karar alınarak gerçekleştirilmiştir.
Restorasyonun en anlamlı dokunuşlarından biri de halı olmuştur. İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nde bulunan orijinal halı referans alınarak, Manisa'nın Demirci ilçesinde yüzde yüz yerli yünle, metrekarede 729 bin ilmek sıklığında, yaklaşık 3 bin metrekarelik yeni halı dokunmuştur. Edirne kırmızısının ton sür ton tekniğiyle işlendiği bu halı, ecdadın estetik anlayışını bugüne taşımaktadır. Restorasyon süreci boyunca ibadete tamamen kapatmadığımız Selimiye Camisi'ni 18 Şubat'ta ikindi namazıyla birlikte yeniden tam kapasite cemaatimizle buluşturduk. Çini temizliği ve çevre düzenlemesiyle birlikte resmi açılışını da inşallah Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde gerçekleştirmeyi planlıyoruz.'
Selimiye'nin yalnızca bir cami olmadığını, vakıf ruhunun taşta, kubbede, nakışta ve ilmekte vücut bulmuş hali olduğunu belirten Ersoy, bir yandan gönül coğrafyasında iftar sofraları kurarken, diğer yandan ecdadın emanetini aslına sadık kalarak ihya ettiklerini ifade etti.
- 'İzmir Konak Asmalı Mescit'in açılışı Kadir Gecesi'nde'
Ersoy, 18 Şubat'ta Gaziantep'te Karatarla Camisi, Karagöz Camisi, Şeyh Ömer Camisi, Nizip Çarşı Camisi ve Molla Ahmet Camisi'ni ilk teravihle birlikte yeniden ibadete açtıklarını söyledi.
Bakan Ersoy, 20 Şubat'ta ise Kahramanmaraş'ta İsa Divanlı Camisi, Nakıp Camisi, Nuh Camisi, Evzaniye Camisi ve Elbistan'daki Himmet Baba Camisi ile İzmir Urla'daki Güdük (Kütük) Minare Camisi'nin yeniden cemaatine kavuştuğunu belirtti.
Ersoy, 'İzmir Konak Asmalı Mescit'in açılışını ise inşallah Kadir Gecesi'nde gerçekleştireceğiz. Bizler ecdat mirasımızı koruyarak yaşatmaya, şehirlerimizi vakıf eserlerimizle buluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün öncülüğünde yürütülen çalışmaların yanı sıra hayırseverlerimizin kurduğu vakıflar da bu kadim dayanışma ruhunu büyütmekte, iyiliğin ve yardımlaşmanın zincirini her geçen gün daha da genişletmektedir. Bu iyilik seferberliğinin sahadaki her bir neferi şehirlerde, mahallelerde, gönüllerde vakıf kültürünü yaşatmaktadır.' ifadelerini kullandı.
Ramazanın yalnızca nefsi terbiye etmek değil, merhameti çoğaltmak, sofraları büyütmek ve iyiliği hayatın merkezine yerleştirmek olduğunu belirten Ersoy, programda emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.
- Vakıflar Genel Müdürü Aksu: 'Yardımlaşmak ve iyiliği büyütmek için varsınız'
Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu da Hazreti Muhammed ile başlayan vakfetme anlayışının, Selçuklu ve Osmanlı'da kurulan 62 bin vakıfla çağının ötesinde devlet geleneğini oluşturduğunu insana, doğaya, canlıya merhametle bir medeniyet geliştirdiğini söyledi.
Aksu, Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak merhamet duygularının ön planda olduğu ramazan ayını, özellikle yardımlaşmada bir fırsat olarak gördüklerini belirterek, bu sene de vatandaşları, asırları aşan hayır sofralarında buluşturduklarını ifade etti.
Kültür ve Turizm Bakanlığı liderliğinde, kültür varlıklarının korunması, restore edilmesi ve ihya edilmesi ile Osmanlı'dan emanet hayır hizmetlerinin yerine getirilmesi için çalışmaları sürdürdüklerini belirten Aksu, şunları kaydetti:
'Biliyoruz ki her biriniz paylaşmak, korumak, yardımlaşmak ve iyiliği büyütmek için varsınız. Cumhuriyet sonrası kurulan 6 bin 640 vakfımızdan beklentimiz, yönettikleri vakıfların olmazsa olmazı hayır şartlarının bulunması, hayrat niteliğinde eserleri toplumumuza kazandırması ve hayır şartlarının yerine getirilmesini teminen mutlak suretle gelir getirici mahiyette akarlarının olmasıdır. Bu şartları eksiksiz yerine getiren, eğitim, sağlık, çevre ve teknoloji başta olmak üzere birçok alanda faaliyet gösteren 6 bin 640 vakfımızın, devletimizin yükünü paylaşan ve insanlığa hizmet sunan kıymetli kuruluşlar olduğunun bilincindeyiz. Amacımız, tüm vakıflarımızın kuruluş amacına uygun, yasal çerçevede faaliyetlerini sürdürmelerini sağlamak ve toplumumuza en iyi şekilde hizmet etmelerine yardımcı olmaktır. Bakanlığımız önderliğinde ortaya koyduğumuz çalışma pratiği, vakıf kültür mirasımızın korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşımaktadır.'
Aksu, vakıfları kuran, destek veren, yöneten hayırseverlere teşekkür ederek, ramazanın hayırlı olmasını diledi.





