ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 'İsrail'in önce Gazze'ye ardından Lübnan'a ve İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan kaos ortamı, şimdi de ABD ve İsrail'in birlikte İran'a saldırmalarıyla ve İran'ın bölge ülkelerini hedef almasıyla daha da tehlikeli bir hal almıştır.' dedi.
Güler, Milli Savunma Bakanlığı Atatürk Kültür Sitesi'nde düzenlenen '18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111'inci yıl dönümü etkinliklerine katıldı.
Burada konuşan Güler, Çanakkale Zaferi'ni armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarını, canlarını feda eden şehit ve gazileri rahmet ve minnetle yad ettiğini söyledi.
111'inci yıl dönümü kutlanan Çanakkale Zaferi'nin kahraman ordunun vatan savunmasındaki azim ve kararlılığının, milletin inanç ve bağımsızlık iradesinin bütün dünyaya ilan edildiği bir direniş destanı olduğunu belirten Güler, şu ifadeleri kullandı:
'Dünyanın en güçlü donanmaları ve ordularıyla ülkemizi işgal etmek isteyen müstevliler, karşılarında vatanı uğruna canını vermekten çekinmeyen kahraman Türk milletini ve onun şanlı ordusunu bulmuşlardır. Anadolu'nun ve gönül coğrafyamızın dört bir yanından gelen Mehmetçiklerimiz Çanakkale'de sergiledikleri kahramanlıklarla asil milletimizin yüksek karakterini ve tarih boyunca taşıdığı bağımsızlık ruhunu bütün dünyaya göstermişlerdir. Kahramanlarımızın sevdiklerini, gençliklerini ve hayallerini hiç tereddüt etmeden vatan uğruna feda etmesi cesaretin ve fedakarlığın en yüce örneklerinden biri olarak tarihimizdeki müstesna yerini almıştır.'
- 'Sarsılmaz bir direnişin pençesinde eriyecektir'
Güler, şehitlerin bıraktığı eşsiz mirası olan vatanı koruma sorumluluğunu omuzlarında taşıdıkları söyledi.
Çanakkale'de ortaya koyulan mücadele ruhunun ilk önce İstiklal Harbi'nde vücut bulduğunu, Kıbrıs'ta, terörle mücadelede ve 15 Temmuz'da bir kez daha kendisini gösterdiğini vurguladı.
Bu ruhun milletin karakterinde ebediyen varlığını sürdüreceğini ifade eden Güler, 'Ülkemize yönelebilecek tüm tehditler, Çanakkale'den bugüne kadar olduğu gibi sarsılmaz bir direnişin pençesinde eriyecektir.' dedi.
Yakın coğrafya başta olmak üzere dünya genelinde birbiri ardına gerginlikler ve krizler yaşadığını söyleyen Güler, bunun sonucunda risk ve tehditlerin de giderek arttığını belirtti.
Bugün geldiğimiz noktada artık bu risklerin bir ihtimal olmaktan çıkarak fiili çatışmalara dönüştüğünü, uluslararası hukukun çoğu zaman yok sayıldığını vurgulayan Güler, şunlar söyledi:
'Önceleri vekil unsurlar üzerinden yürütülen mücadelelerin, artık doğrudan devletlerin birbirini hedef aldığı daha geniş ölçekli bir rekabete dönüştüğü bir çatışma ortamını yaşıyoruz. İsrail'in önce Gazze'ye ardından Lübnan'a ve İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan kaos ortamı, şimdi de ABD ve İsrail'in birlikte İran'a saldırmalarıyla ve İran'ın bölge ülkelerini hedef almasıyla daha da tehlikeli bir hal almıştır. Türkiye olarak bölgemizde büyük bir kaos ve istikrarsızlığa sebep olan her gelişmeyi milli bekamız ile ülkemizin menfaatleri doğrultusunda dikkatle analiz ediyoruz. Bu kapsamda çatışmaların son bulması için yoğun diplomatik çabalarımıza devam ederken askeri olarak da hiçbir ihtimali göz ardı etmeden gerekli tüm tedbirleri de alıyoruz. Son gelişmelere göre de karada, denizde, havada, sınır hattında ve siber alanlarda tedbirlerimizi artırdık.'
-'Aynı anlayışla çalışmalarınızı sürdüreceğinize yürekten inanıyorum'
Bakan Güler, yakın coğrafyada yaşanan istikrarsızlıkların Türk ordusunun imkan ile kabiliyetlerini sürekli geliştirmenin ve caydırıcı bir askeri gücü muhafaza etmenin ne denli hayati olduğunu bir kez daha kanıtladığını vurguladı.
Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerinin, vatanın ve milletin güvenliğini sağlamak, Türkiye'nin hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumak için tüm alanlarda üstlendiği görevleri başarıyla yerine getirdiği belirten Güler, yaşananların yalnızca güvenlik bakımından değil, askeri düşünce, kapsamlı planlama ve stratejik hazırlık açısından da önemli dersler sunduğunu söyledi.
Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları büyük bir sorumluluk üstlendiğini vurgulayan Güler, şunları kaydetti:
'Unutulmamalıdır ki güçlü ordular, yalnızca cephede değil karargahlarda üretilen stratejik akıl sağlam planlama ve yüksek sorumluluk bilinciyle vardır. Bu yüzden çok boyutlu değerlendirme yeteneğiyle her türlü senaryoya karşı sahadaki birliklerimizi en iyi şekilde desteklemek bugünün güvenlik ortamında en önemli görevlerimizden biridir. Sizlerin bu bilinçle görevlerinizi en iyi şekilde yerine getirdiğinizi müşahede ediyor, bundan sonra da aynı anlayışla çalışmalarınızı sürdüreceğinize yürekten inanıyorum.'
- 'Şehitlerimiz ve gazilerimiz bu milletin onurudur'
Bakan Güler, içinde bulunulan kritik süreçte güçlü bir savunma kapasitesine sahip olmanın yanı sıra iç cepheyi güçlü tutmak ve yerli milli savunma sanayiyi daha ileri seviyelere taşımanın da hayati önemde olduğunu vurguladı.
Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayisinin yüksek teknoloji ürünü sistemlerle ordunun gücüne güç kattığını ve Türkiye'nin stratejik bağımsızlığını pekiştirdiğini ifade eden Güler, 'Bu alanda daha çok başaracağımız şeylerin olduğunun bilinciyle çalışmalarımıza artan bir şevk ve gayretle devam ediyoruz.' dedi.
Tüm bu gayretlerin temelinde Türkiye'nin hak ve çıkarlarını her koşulda koruma azmi ile şehit ve gazilere duyulan derin vefa olduğunu belirten Güler, şunları söyledi:
'Onların bize bıraktığı kutsal emanet aynı zamanda geleceğe dair sorumluluklarımızın da en güçlü hatırlatıcısıdır. Nitekim devletimizin Sayın Cumhurbaşkanı'mızın vizyoner liderliğinde ortaya koyduğu Terörsüz Türkiye hedefi de bu çalışmalarımızın önemli bir ayağını teşkil etmektedir. Bu tarihi süreç güvenlik ve huzurun kalıcı hale gelmesi kadar, kardeşliğimizin ebedi kılınması, çocuklarımızın, terörün gölgesinden uzak bir ülkede büyümesi, ülkemizin daha fazla gelişmesi ve kalkınması ve tüm vatandaşlarımızın refah payının artması anlamına da gelmektedir. Bu konuda devletimizin duruşu açıktır ve herhangi bir tereddüt söz konusu değildir. Şüphesiz bugün güven ve huzur içinde yaşayabiliyorsak ve bu tarihi süreci yürütebiliyorsak bu en başta şehit ve gazilerimizin emsalsiz fedakarlıkları sayesindedir. Özellikle belirtmek isterim ki bu süreçte atılacak hiçbir adım şehitlerimizin aziz hatırasına asla leke düşürmeyecek gazilerimizin onuruna, asaletine ve verdikleri emeklere zarar vermeyecektir. Şehitlerimiz ve gazilerimiz bu milletin onurudur. Siz kıymetli ailelerimiz de bu onurun yaşayan emanetlerisiniz. Öyle ki sizler, tarifsiz acılarınızı yüreğinizde taşımanıza rağmen vakur duruşunuzdan asla taviz vermediniz.'
Etkinlikte, Görsel Yapımlar Merkezi Komutanlığı tarafından hazırlanan video klip yayınlandı. Armoni Mızıkası Komutanlığınca Anma Günü konseri verildi.
Bakan Güler, etkinliğin ardından şehit aileleriyle hatıra fotoğrafı çektirerek onlar için düzenlenen iftar programına katıldı.





