GENEL

Okullarda Davranışsal Risk Faktörlerinin Değerlendirilmesi Çalıştayı

- Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayıp Birinci: - 'Davranışsal bağımlılık sorunları da bir pandemiye dönüşmüş durumda. Hepimizin ortak çalışmalar yürütmesi lazım'

ANKARA (AA) - Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayıp Birinci, 'Davranışsal bağımlılık sorunları da bir pandemiye dönüşmüş durumda. Hepimizin ortak çalışmalar yürütmesi lazım.' dedi.

Birinci, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde (TOBB) düzenlenen 'Okullarda Davranışsal Risk Faktörlerinin Değerlendirilmesi Çalıştayı'na katıldı.

Bakan Yardımcısı Birinci, burada yaptığı konuşmada, Kahramanmaraş'ta bir okulda yaşanan okul saldırısında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için üzüntüsünü dile getirdi.

Birinci, gerekli önlemler alınmadığı durumda Türkiye'nin birtakım risklerle karşılaşabileceğine işaret ederek, 'Son 10 yılda gençler arasında anksiyete ve depresif bozuklukların önemli ölçüde arttığını ve neredeyse iki katına çıktığını gösteren istatistik tablolarıyla karşılaştım. Bu, bizim 10-19 yaş grubundaki her 7 çocuktan 1'inin ruh sağlığı sorunu yaşadığını gösteriyor. Bu da toplam hastalık yükünün neredeyse bu yaş grubunda yüzde 15'ini oluşturuyor. Böyle bir tablonun, kronik hastalıkların yanında gençler için de büyük problemlerle bizi yüzleştireceğini ve bunun için hiç geç kalmadan ve sürekli değişen tehditlere karşı kritik önlemler almamız gerektiğini gösteriyor.' dedi.

Kovid-19 salgınının yaşandığı pandemide de dijital araçlarla geçirilen sürenin iki saat arttığına işaret eden Birinci, 'Türkiye'deki bu istatistiğe göre, 6-13 yaş grubundaki insanların 6,4 saat olduğunu dikkate aldığımızda aslında tablonun kritik ve yıkıcı olduğunu gösteriyor. Teknoloji çok gelişince bu teknolojik araçları geliştiren insanlar böyle bir dikkat savaşı olarak algılanan bir strateji geliştiriyorlar.' diye konuştu.

Birinci, çocukların internet ortamında da çok erken yaştan itibaren nefret ve şiddet içeriklerine maruz kalmalarının ileriki dönemlerde de şiddete yönelimlerini artırdığına dikkati çekerek, 'Bu gibi oyunlar ve insana şiddeti normalleştiren yaklaşımlar gelecekte de bizim işimizi zorlaştıracak. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu konusunda yine teknolojik araçlar çok ciddi risk oluşturuyor. Toplum içinde yüzde 8'e yakın bir yaygınlık oluşturduğunu gösteriyor.' dedi.

Günde 3 saatten fazla sosyal medya kullanımı ve ekran süresinin, davranış sorunları riskini yüzde 25 artırdığına dikkati çeken Birinci, şöyle devam etti:

'Benzer bir tablo çevrim içi oyunlarda da geçerli. Çocukların neredeyse yüzde 53'ü her gün oyun oynuyor. Bu çocukların yüzde 60'ı da şiddet içerikli tablolarla karşı karşıya kalıyorlar. Şiddet içerikli oyun oynadığınız zaman 5-10 yıl içinde şiddete meylin iki kat arttığını görmek de rahatsız edici. Önümüzdeki tablonun hızlı bir şekilde derinleştiğini ve yönetilmesinin zor bir hale geldiğini gösteriyor.'

İnternet ve sosyal medyanın barındırdığı risklerin bununla da sınırlı kalmadığını belirten Birinci, istismarcıların internet üzerinden özellikle küçük yaştaki çocukları hedef aldığını belirtti.

Birinci, siber zorbalık konusuna da değinerek, şunları kaydetti:

'Siber zorbalığa maruz kalan insanların intihar etmeyi düşündüğü ve bunları denediğine dair değerlendirmeleri gördüğümüzde çok daha fazla aksiyon almamız gerekiyor. 15-29 yaş arasındaki bireylerin üçüncü sırada ölüm nedeni intihar. Erken tanılama ile risk altındaki çocukları biraz daha erken fark etme, doğru ve etkin yönlendirme mekanizmalarıyla çocukları doğru zamanda doğru uzmanlarla buluşturmak bizim en temel amaçlarımız. Kurumlar arası işbirliğiyle de somut adımlar atmalıyız. Davranışsal bağımlılık sorunları da bir pandemiye dönüşmüş durumda. Hepimizin ortak çalışmalar yürütmesi lazım. Okul ve aile, bir kuşun iki kanadı gibi. Bir kuşun bir kanadı olmazsa uçamıyor. Biz bu sürecin tıbbi olarak önlemlerini alacağız ama aileleri bu konuda yeterince bilgilendirmek, bu konuda evin daha güçlü hale gelmesini temin etmemiz lazım.'