İSTANBUL (AA) - Haseki Kadın Vakfı ile Hanımlar İlim ve Kültür Derneğinin kurucularından 86 yaşındaki Dr. Gülsen Ataseven, sevenleriyle bir araya geldi.

Vakfın Fatih'teki merkezinde gerçekleşen imza ve söyleşi programına vakıf kurucuları, temsilcileri ve gönüllüler katıldı.

Etkinlik, 'Gönüllülük Dünyasının Doktoru Gülsen Ataseven: Hayatı, Çalışmaları ve Başarıları' adlı biyografi kitabının imzasıyla başladı.

Daha sonra söyleşide Ataseven, doktorluk anılarını ile kurduğu dernek ve vakıf süreçlerinde yaşadığı zorlukları anlattı.

Ataseven, programın ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, sivil toplum kuruluşlarının gönül isteyen, gönül kırmayan, hizmet etmek için her fırsatı değerlendiren insanların bir araya geldiği kuruluşlar olması gerektiğini söyledi.

'Komşusu açken tok yatan bizden değildir' hadisinin kendisini harekete geçirdiğini ve apartman komşularıyla ihtiyaç sahiplerine yardım ederek bu alanda çalışmalara başladığı vurgulayan Ataseven, 'Kırk komşudan sorumlu olduğumuzu öğrenince çevremizi genişlettik ve gerçekten çok yoksul ailelerle karşılaştık.' dedi.

Başlangıçta basit bir organizasyonla hareket ettiklerini ancak zamanla gönüllülerin katılımının arttığını belirten Ataseven, şöyle devam etti:

'Kaç aile var, neye ihtiyaçları var, hepsini kayıt altına aldım. Talepler arttıkça imkanlarımız yetersiz kalmaya başladı. Bir komşumuz evinin bir odasını hayır işlerine ayırdı. Şeker, yağ, peynir kolileri oluşturduk. Daha sonra giyim yardımları da başladı. Artıkça çevre de arttı biz yetişememeye başladık. İlk derneği kurma durumumuz oradan başladı. 'Bu iş resmi olmalı, aldığımız yardımları ispat etmeliyiz' derken Hanımlar İlim ve Kültür Derneğini kurduk.'

Ataseven, dernek kurduktan sonra faaliyetlerini ve hayırlarını artırmak istedikleri için vakıf kurma kararı aldıklarını ve 1963 yılında Ankara'da Türkiye'nin kadın gönüllü kuruluşları kongre ve fuarına katıldığını kaydetti.

İstanbul'a döndükten sonra farklı girişim grupları kurarak dernekleştirdiğini, dernek yapısının da zaman içerisinde vakıf haline geldiğini anlatan Ataseven, sivil toplum kuruluşlarının zamanla daha geniş bir zemine taşındığını dile getirdi.

Dernekleşme sürecinin ardından faaliyetlerini aile yapısını koruma eksenine taşıdıklarını aktaran Ataseven, 'Aile gittikçe hücum altında. İslam'ın kadına bakış açısının ve toplum düzeninin doğru anlatılmadığını fark edince yeniden bir araya geldik ve Türkiye Sivil Toplum Kuruluşları Aile Platformu'nu kurduk.' ifadelerini kullandı.

- 'Birleşmiş Milletler'e akredite olduk'

Ataseven, ulusal çalışmaların ardından uluslararası alana açılma hedefiyle hareket ettiklerini belirterek, 'Birleşmiş Milletler'e nasıl girilir, nasıl akredite olunur diye çalışmaya başladık. Hazırladığımız projeler ilk başta geri döndü ama bu süreç bize tecrübe kazandırdı. Hangi ifadeyi nasıl kullanacağımızı öğrenince bir süre sonra akredite olduk ve uluslararası bir düzeye çıktık.' şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu vefatının 6. yılında mezarı başında anıldı
Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu vefatının 6. yılında mezarı başında anıldı
İçeriği Görüntüle

Doktorluk mesleği ile sivil toplum çalışmalarını birlikte yürütme sürecine de değinen Ataseven, sağlık sorunları nedeniyle aktif hekimlik hayatını sınırlamak zorunda kaldığını ancak sivil toplum çalışmalarından kopmadığını vurguladı.

Tıp fakültesini 1963'te birincilikle bitiren ilk başörtülü öğrenci olduğunu dile getiren Ataseven, başörtülü bir kadın dernek kurucusu olarak yaşadıkları zorluklara da değindi.

Geçmişte çalışmalarına medyada yer verilmediğini söyleyen Ataseven, ancak 2009'da Türkiye Büyük Millet Meclisi Üstün Hizmet Ödülü'ne layık görüldüğünü, son olarak Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun daveti ile 14 Mart'ta kendisine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yanında yer ayrılan bir programda Vefa Ödülü verildiğini kaydetti.

Kaynak: AA