KAYSERİ (AA) - SERCAN KÜÇÜKŞAHİN - Kayseri'de yaşayan ressam Arif Sami Gürpınar, çoğu babasının çizdiği, sipariş verenler tarafından atölyeden alınmayan 50 portreyi sahiplerine ulaştırmak istiyor.
Kentin ünlü ressamlarından Hüseyin Gürpınar'ın oğlu 62 yaşındaki Arif Sami Gürpınar, çocuk yaşta babasından öğrendiği ressamlığı atölyesinde sürdürüyor.
Arif Sami Gürpınar, AA muhabirine, ressamlığın babalarından miras kaldığını, 7 kardeşinin yanı sıra kardeşlerinin çocuklarının birçoğunun da ressam olduğunu söyledi.
Boya ve tuvallerle iç içe büyüdüğünü anlatan Gürpınar, ressamlıkla geçimini sağlamanın zor olacağını düşündüğü için yeteneğini kullanabileceği reklamcılık alanını tercih ettiğini belirtti.
Resim sanatındaki becerilerini reklamcılık sektöründe de kullandığını ifade eden Gürpınar, 'Hem tabelalardaki ahenk, hem de güzel yazı işimize farklı bir boyut kattı. Kayseri'de yaptığımız işlerden memnun olan müşterilerimizin tavsiyesiyle çeşitli şehirlerde, özellikle tatil beldelerinde işler yaptık.' dedi.
İşini her zaman severek yaptığını vurgulayan Gürpınar, şöyle konuştu:
'Biz uzun yıllar reklamcılık yaptık. Ressamlığımızdan hiç ayrılmadık, resim sanatını reklamcılığa uyarlayarak çok farklı boyutlara taşıdık. Tabelalarımızda görsellik hep ön plandaydı. Bu bizi diğer meslektaşlarımızdan farklı kılıyordu. Bu yüzden de hep tercih ediliyorduk. Tabelaları hep tuval gibi gördüm. Her zaman zevkle, severek çalıştım. Biz, dönemin hem grafik tasarımcısı hem de sahada uygulayıcıydık. Şimdiki baskı makineleri bizim ellerimizdi. Özellikle seçim dönemlerinde, milletvekili ve belediye başkanı adaylarının afişlerini çok büyük bezlere püskürtme boyayla çiziyorduk. Aslında bu reklamcının değil ressamın işidir. Biz bu ikisini birleştirerek çalıştık.'
- 'Ölürsem yarım kalan işimi oğlum tamamlayacak'
Gürpınar, reklamcılık yaptığı dönemde bir yandan da sipariş üzerine portreler çizdiğini söyledi.
Babası ve kendisinin çizdiği 50 portreyi sahiplerine ulaştırmak istediğini dile getiren Gürpınar, bunların birçoğunun yarım asır önce babası tarafından çizildiğini ancak siparişi verenlerin çizimleri almaya gelmediğini söyledi.
Bu durumu kendisinin de birçok kez yaşadığını belirten Gürpınar, şunları kaydetti:
'Babam öldükten sonra bu resimler bana kaldı. Bunları atmaya kıyamadık çünkü bu çizimlerdekiler kimilerinin babası kimilerinin de annesi. Ayrıca bunlar babamın ve benim emeğim, o yüzden yarım asırdır saklıyoruz. Ben de bu resimleri sahiplerine ulaştırmak için atölyemde sergiliyorum. Bu resimleri sosyal medyadan da paylaşıyoruz. Ailesinden birini bu resimler arasından gören olursa çizimi ücretsiz veriyoruz. Yaklaşık 6 yıl önce atölyemize gelen birisi, resimler arasında babasının çizimi olduğunu söyledi. Babasının fotoğrafını bize gösterince çizimin babasına ait olduğunu anladık ve bunu ona hediye ettik. Tüm portreleri bu şekilde sahiplerine ya da ailesine ulaştırmak istiyoruz. Ölünceye kadar bu işi sürdüreceğim. Eğer bunları sahiplerine ulaştıramadan ölürsem yarım kalan işimi oğlum tamamlayacak.'