<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Flash Haber Londra</title>
    <link>https://flashhaberlondra.com</link>
    <description>Flash Haber Londra</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://flashhaberlondra.com/rss/ekonomi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 15 Apr 2026 23:25:21 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/rss/ekonomi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Elma diyarı Isparta'da kadınların paketleme tesislerindeki mesaisi sürüyor]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/elma-diyari-ispartada-kadinlarin-paketleme-tesislerindeki-mesaisi-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/elma-diyari-ispartada-kadinlarin-paketleme-tesislerindeki-mesaisi-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ISPARTA (AA) - Türkiye'de elma üretiminin en fazla yapıldığı illerin başında gelen Isparta'da kadın işçilerin hasat sonrası paketleme tesislerinde başlayan mesaisi devam ediyor.<br></p><p>Başta Eğirdir, Gelendost, Yalvaç ve Senirkent ilçeleri olmak üzere yaklaşık 215 bin dekar alanda yetiştirilen elmalar, çoğu kadınlardan oluşan tarım işçileri tarafından titizlikle toplanıyor.</p><p>Soğuk hava depolarında muhafaza edilen elmalar, paketleme tesislerindeki işlemlerin ardından yıl boyunca Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyükşehirlerin yanı sıra Avrupa ve Arap ülkelerine ihraç ediliyor.</p><p>Soğuk hava ve paketleme tesislerinde çalışan kadın işçilerin mesaisi sabahın erken saatlerinde başlıyor.</p><p>Paketleme tesisinde çalışan işçilerden Filiz Gülsoy, AA muhabirine, yoğun tempoyla çalıştıklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sabah 06.00'da evden çıktıklarını belirten Gülsoy, 'Saat 08.00'de iş başı yapıyoruz. Parlak ve güzel olan elmaları seçip kutuluyoruz. Pazar için ayrı ürün hazırlıyoruz, süsleyip gönderiyoruz.' dedi.</p><p>Kazandığı gelirle aile bütçesine katkı sağladığını dile getiren Gülsoy, 'Çocukları okuyanlar var. Herkes evine katkı sağlamak istiyor. Biz de katkıda bulunuyoruz. İşimizi severek yapıyoruz. Sabah ayrı, akşam ayrı bir telaş var ama arkadaşlarla uyum içinde çalışmak işi daha da güzel kılıyor.' diye konuştu.</p><p>Yaklaşık 19 yıldır elma toplama ve paketleme işinde çalıştığını anlatan Cemile Akça ise sabah erken saatlerde başladıkları mesailerinin gün boyu sürdüğünü ifade etti.</p><p>Akça, 'Yazın bahçelerde, kışın depolarda çalışıyorum. Yıllardır bu işin içindeyim. Allah sağlık verdiği sürece çalışmaya devam edeceğim. İşimi severek yapıyorum.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Isparta</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/elma-diyari-ispartada-kadinlarin-paketleme-tesislerindeki-mesaisi-suruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/elma-diyari-ispartada-kadinlarin-paketleme-tesislerindeki-mesaisi-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="68709"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Bolat Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği Ödül Töreni'nde konuştu:]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/bakan-bolat-cimento-cam-seramik-ve-toprak-urunleri-ihracatcilari-birligi-odul-toreninde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/bakan-bolat-cimento-cam-seramik-ve-toprak-urunleri-ihracatcilari-birligi-odul-toreninde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Suudi Arabistan'la yapılan anlaşmayla transit ticareti başlattık. Bununla Hürmüz Boğazı'ndan geçemeyen ürünleri bazıları boru hatlarıyla, bazıları kara yolları taşımacılığıyla bölge ülkeleriyle devam ettireceğiz' - 'Özellikle gıda ürünlerinde de stoklarımız var, bu yıl üretimimizde rekorlar bekleniyor hemen her üründe. Herhangi bir don tehlikesi olmadığı takdirde, bu yıl tarımda çok iyi rakamlarla karşılaşacağız']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin 112 milyar dolarlık lojistik sektörüne sahip olduğunu belirterek 'Suudi Arabistan'la yapılan anlaşmayla transit ticareti başlattık. Bununla Hürmüz Boğazı'ndan geçemeyen ürünleri bazıları boru hatlarıyla, bazıları kara yolları taşımacılığıyla bölge ülkeleriyle devam ettireceğiz.' dedi. </p><p>Bolat; Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği (ÇCSİB) tarafından Ticaret Bakanlığında 8'incisi düzenlenen İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni'ne katıldı.</p><p>Törende konuşan Bolat, dünyada büyük bir belirsizlik sürecinin olduğuna işaret ederek bu kapsamda ekonomik menfaatlerin zarar görmemesi için büyük mücadele verdiklerini söyledi.</p><p>Türkiye'nin ihracatını mal ve hizmetler bazında artırmaya ve ithalatını makul düzeylerde tutmaya çalıştıklarını anlatan Bolat, üreticileri, üretim destekleriyle ve yatırım teşvikleriyle desteklediklerini belirtti.</p><p>Bolat, Amerika ve İsrail'in İran'a saldırısıyla başlayan savaş rüzgarıyla enerji havzalarının trafiğe kapatıldığını anımsatarak petrokimya ürünleri, kimyasallar ve gübreler gibi ürünlerde ciddi sıkıntılar oluştuğunu bildirdi.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'ye son 23 yılda her alanda çağ atlattıklarını ifade eden Bolat, '78 yılda yapılanların 4-5 katını 23 yılda yaptık. Üretimi, milli geliri dolar bazında 6 katına çıkardık. 238 milyar dolardan 1,6 trilyon dolarlık ekonomiye çıkarttık.' diye konuştu.</p><p>- 'Transit vizeler veriliyor artık'</p><p>Bolat, iş dünyasına daha fazla destek olabilmek ve bu zor günleri atlatabilmek için var güçleriyle çalıştıklarını vurgulayarak 'İhracat 7,8 kat arttı mal bazında. Hizmetler bazında 8,3 kat arttı. Türkiye, 2002'de 36 milyar dolar mal ihracatı, 14 milyar dolar hizmet ihracatı, kişi başına milli geliri 3 bin 600 dolar, toplam milli geliri 238 milyar dolar, bölünmüş yolu sadece 6 bin kilometre olan bir ülkeydi. Bugün 30 bin kilometreden fazla duble yollar var. Bu yollar yapılmasa sizin üretimler taşınabilir mi? Limanlar, havaalanları, demir yolları ilerletilmese bu yapılan üretimler iç tüketime bile gitmekte zorlanır.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Lojistikte çok büyük ilerlemeler sağlandığını, Türkiye'nin 112 milyar dolarlık bir lojistik sektörüne sahip olduğunun altını çizen Bolat, 'Körfez'de Suudi Arabistan'la yapılan anlaşmayla transit ticareti başlattık. Transit vizeler veriliyor artık ve bununla Hürmüz Boğazı'ndan geçemeyen ürünleri bazıları boru hatlarıyla, bazıları kara yolları taşımacılığıyla bölge ülkeleriyle devam ettireceğiz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Bolat, tarımda arz sorunu olmaması için gübrede yeterli stoklarımızı yaptıklarını, ihracatı kayda aldıklarını ve ithalatta gümrük vergilerini sıfırladıklarının bilgisini vererek şöyle devam etti:</p><p>'Özellikle gıda ürünlerinde de stoklarımız var, bu yıl üretimimizde rekorlar bekleniyor hemen her üründe. Herhangi bir don tehlikesi olmadığı takdirde, bu yıl tarımda çok iyi rakamlarla karşılaşacağız. Sanayimizde istihdamı korumak için emek yoğun sektörlerde 3 bin 500 lira destek başlattık. Bunun gibi yoğun bir şekilde bu destekleri veriyoruz. Bugün civarımıza bakın, savaşan ülkelerin çoğunda elektrikler yok. Bizde bir dakika dahi elektrik kesilmiyor. Enerjiyi, elektriği dört kat artırdık. Doğalgaz şu anda 81 vilayette bol miktarda var. Enerjide, sanayi, doğal gazla çalışan santraller, kömürle çalışan santraller, HES barajlarına 200 milyar dolardan fazla yatırım yapıldı enerjide. Ulaştırma alanında 300 milyar dolar yatırımlar yapıldı.'</p><p>- 'Seramik, cam ve çimento başarı hikayesi yazan sektörlerimiz'</p><p>Bu yıl, Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu ile 45 milyar lira ihracata destek vereceklerini anlatan Bolat, geçen yıl 1 trilyon lira ihracat reeskont kredisi dağıttıklarını, ihracatçılara 250 milyar lira finansman maliyetinde sübvanse etmiş olduklarını söyledi.</p><p>Bolat, çimento, cam ve seramik sektörlerinde, ihracatın ithalatı karşılama oranının ortalama yüzde 75 olduğunun bilgisini vererek, bunun önemli olduğunu ifade etti.</p><p>Çimento sektöründe Türkiye'nin çok önemli bir oyuncu olduğuna ve yabancı yatırımcıların da bu sektöre girdiğine dikkati çeken Bolat, 'Dünyada 5'inci, Avrupa'da 1'inciyiz. İhracatta da dünya ve Avrupa 1'incisiyiz ve sektör 1,4 milyar dolar döviz girdisi sağladı. Burada çimento üretiminin yüzde 20-25'i ihracata konu oluyor, yüzde 75-80'i iç pazarda değerlendiriliyor.' diye konuştu.</p><p>Bolat, cam sektöründe Türkiye'nin 4 milyon tonluk bir üretim kapasitesi bulunduğunu ve dünyada yüzde 2'lik bir pay aldığını belirtti.</p><p>Sektörün, yıllık 1,6 milyar dolar döviz girdisi sağladığını aktaran Bolat, cam ev eşyası üretiminde ise dünya üretiminin yüzde 10'unun Türkiye'de olduğunu ve dünya ihracatında 6'ncı sırada bulunduğunun bilgisini verdi.</p><p>Bolat, seramikte de Türkiye'nin 1,4 milyar dolar ihracatla dünyada ilk 10 ülke arasında olduğuna işaret ederek şunları kaydetti:</p><p>'İnovatif, kaliteli, çalışkan ve yüksek teknoloji gücüyle, diğer birçok sektörler gibi seramik, cam ve çimento sektörleri iftihar ettiğimiz, başarı hikayesi yazan çok önemli sektörlerimiz. Genel ticaret heyetleri, sektör ticaret heyetleri, yurt dışı uluslararası fuarlara katılım, Türkiye'deki prestijli uluslararası fuarlara katılım noktasında biz her zaman Bakanlık olarak sizlerin yanındayız.'</p><p>- 'Doğru tipte konut üretilmesi lazım'</p><p>ÇCSİB Başkanı Erdem Çenesiz de cam, çimento ve seramik sektörlerinin geçen yıl 5 milyar dolar civarında ihracat yaptığını ifade etti.</p><p>Seramik sektörünün yüzde 82, cam sektörünün yüzde 79, çimento sektörünün de yüzde 68 net döviz kazandıran sektörler olduğuna işaret eden Çenesiz, 'Bunda da en büyük etken, hem yerli ham maddelerle, yerli doğal kaynaklarla hem de fazlasıyla Türk insanıyla çalışıyor olmamız ve emek yoğun sektörler olmamız.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çenesiz, diğer emek yoğun sektörlere verilen desteklerin söz konusu sektörlere de verilmesi gerektiğini vurgulayarak bu konuda hükümetin desteğinin önemli olacağını dile getirdi.</p><p>Üretim güçlerini düşürmek istemediklerini bildiren Çenesiz, 'İhracatın dışında da konularımız var. Enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi için doğru tipte konut üretilmesi lazım. Türkiye'nin enflasyonla olan mücadelesinde de konut üretiminin hepimize avantaj sağlayacağını düşünüyoruz.' diye konuştu.</p><p>Törende ÇCSİB Başkan Yardımcıları Tansu Kumru ve Ender Şahin'in konuşmalarının ardından çimento, cam ve seramik sektörlerinde geçen yıl en fazla ihracat yapan 42 firmaya toplam 76 ödül verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Ankara</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/bakan-bolat-cimento-cam-seramik-ve-toprak-urunleri-ihracatcilari-birligi-odul-toreninde-konustu</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 22:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/bakan-bolat-cimento-cam-seramik-ve-toprak-urunleri-ihracatcilari-birligi-odul-toreninde-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="14310"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği başkanlığına Mustafa Paşahan seçildi]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/istanbul-hazir-giyim-ve-konfeksiyon-ihracatcilari-birligi-baskanligina-mustafa-pasahan-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/istanbul-hazir-giyim-ve-konfeksiyon-ihracatcilari-birligi-baskanligina-mustafa-pasahan-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğinin (İHKİB) yeni başkanı Mustafa Paşahan oldu.</p><p>İHKİB'den yapılan açıklamaya göre, İHKİB Olağan Genel Kurulu'nda iki adayın yarıştığı seçimde, Mustafa Paşahan'ın listesi, geçerli 1766 oyun 948'ini alarak yarışı önde tamamladı.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Mustafa Paşahan, İHKİB'in geleneklerine ve demokratik kültürüne yakışır olgunlukla bir genel kurul gerçekleştirdiklerini belirtti.</p><p>Seçimin kaybedeninin olmadığını ifade eden Paşahan, şu değerlendirmede bulundu: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bu seçimin kaybedeni yok. Bu seçimi ortak akıl, dayanışma ve birlik ruhu kazandı. Seçimin asıl kazananı ise hazır giyim sektörümüz oldu. Ben bu görevi bir bayrak değişimi olarak görüyorum. Yönetim Kurulumuzdaki arkadaşlarımızla birlikte daha güçlü bir sektör, daha yüksek katma değer, daha fazla ihracat için hız kesmeden çalışmaya devam edeceğiz.</p><p>Bir yandan halen devam eden projelerimizi tamamlarken diğer taraftan yeni projelerle sektörümüzün rekabetçiliğini güçlendireceğiz. KOBİ'lerimizden ihracatçılarımıza, genç girişimcilerden kadın istihdamına, dijital dönüşümden sürdürülebilir üretime kadar her alanda somut adımlar atacağız. Sektörümüzün rekabetçiliğini mutlaka geri alacağız. Hazır giyim katma değerli üretimin, ihracatın ve istihdamın lokomotifi olmaya devam edecek.'​​​​​​​<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/istanbul-hazir-giyim-ve-konfeksiyon-ihracatcilari-birligi-baskanligina-mustafa-pasahan-secildi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 19:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/istanbul-hazir-giyim-ve-konfeksiyon-ihracatcilari-birligi-baskanligina-mustafa-pasahan-secildi.jpg" type="image/jpeg" length="24003"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lüks yat 'A+' Marmaris'te]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/luks-yat-a-marmariste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/luks-yat-a-marmariste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Dev yata 400 bin litre akaryakıt ikmali yapıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MUĞLA (AA) - Cayman Adaları bayraklı 149 metre uzunluğundaki lüks yat 'A+' Muğla'nın Marmaris ilçesine geldi.</p><p>Dünyanın en büyük 10 yatından biri olarak gösterilen 'A+', Marmaris Limanı'nın büyük rıhtımına yanaştırıldı.</p><p>Yata, tankerle Aliağa Rafinerisi'nden getirilen 400 bin litre akaryakıt ikmal edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Akaryakıt ikmali için yaklaşık 25 milyon 200 bin lira ödeneceği öğrenildi.</p><p>Yatın destek gemisi 64 metre uzunluğundaki 'Alesund'a da su, erzak ve yakıt ikmali yapıldı.</p><p>Marmaris'e daha önceki yıllarda da sık sık gelen 'A+'nın ikmallerin ardından ilçeden ayrılarak Akdeniz'e açılacağını kaydedildi.</p><p>450 milyon dolar değeri olduğu belirtilen, 80 personelin görev yaptığı yat, 6'sı lüks süit olmak üzere 26 kabinde 52 misafir konuk edebiliyor.</p><p>Yatta, helikopter pisti, yüzme havuzu, jakuziler, yemek ve toplantı salonu, çalışma odası ve su sporları araçları yer alıyor.</p><p>Ayrıca yat, personel ve ihtiyaç duyulan malzemelerini taşıyan destek gemisi ile hareket ediyor.</p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Muğla</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/luks-yat-a-marmariste</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 16:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/luks-yat-a-marmariste.jpg" type="image/jpeg" length="30941"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'da, kentsel dönüşüm kredisine başvurular başladı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/istanbulda-kentsel-donusum-kredisine-basvurular-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/istanbulda-kentsel-donusum-kredisine-basvurular-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Yeni kentsel dönüşüm kredisine ilişkin proje kapsamında vatandaşlara bir yıl geri ödemesiz, 180 ay vadeli ve aylık yüzde 0,69 faiz oranıyla finansman sağlanacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - İstanbul'da, riskli binaların dönüşümü için sağlanan 3 milyon lira destekli yeni kentsel dönüşüm kredisinin başvuruları başladı.<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından detayları paylaşılan paket kapsamında vatandaşlara bir yıl geri ödemesiz, 180 ay vadeli ve aylık yüzde 0,69 faiz oranıyla finansman sağlanacak.</p><p>Projeye başvuruların başladığı kentte, Üsküdar ve Küçükçekmece'de açılan irtibat ofisleri ilk günden ilgi gördü. Proje hakkında yüz yüze bilgi almak isteyen vatandaşlar irtibat ofislerine gelerek uzmanlardan bilgi aldı.</p><p>Kentsel Dönüşüm Başkanlığı Dış Finans Danışmanı Doğukan Doğu, Üsküdar'daki irtibat ofisinde AA muhabirine proje hakkında açıklamalarda bulundu.</p><p>Doğu, projenin sürdürülebilir finansman modeliyle hayata geçirildiğini belirterek, 'Öncelikle iklim ve afetlere dayanıklı şehirler projesi İstanbullulara hayırlı uğurlu olsun. Proje, sürdürülebilir kentsel dönüşüm için geliştirdiğimiz metodolojinin bir ürünüdür. Finansman kapsamında riskli yapı maliklerine maksimum 0,69 faiz, 180 aya kadar vade ve 3 milyon liraya kadar destek sunuluyor.' dedi.</p><p>Kredideki faiz oranının vatandaşların durumuna göre düşeceğini hatırlatan Doğu, 'Başvuru yapan vatandaşlarımızın sosyal ve ekonomik durumlarına göre ek faiz indirimleri uygulanır. Başka konutu olmayan vatandaşlarımız için 0,25 puan indirim var. Enerji kimlik belgesi B ve üzeri olan binalarda ek indirimler uygulanıyor. Şehit ve gazi yakınlarıyla, kadın hane reislerine yönelik indirimlerimiz var. Tüm indirimler kullanıldığında faiz oranını 0,59'a kadar düşürebiliyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Doğu, projeden yararlanacak binaların kriterlerine ilişkin olarak, 1 Ekim 2020 tarihinden itibaren yıkım sürecine geçmiş olan binaların hedef gruplarında olduğunu ve riskli yapı olarak tanımlanan binalarda vatandaşla müteahhit arasında anlaşmanın yapılmış olması gerektiğini kaydetti.<br></p><p>Başvuru sistemine ilişkin detaylarla ilgili Doğu, 'Müteahhit, e-Devlet üzerinden ARAAD (AFDİS) platformunu kullanarak binanın yıkım ve yapım süreçlerine dair bilgi ve belgeleri sisteme yükler. Teknik incelemelerin ardından vatandaşların banka sürecini başlatmasını bekliyoruz. Finansman tutarı, hak edişlere paralel şekilde blokeli hesaplarda tutulur ve inşaat ilerledikçe müteahhite aktarılır.' diye konuştu. </p><p>Doğu, vatandaşların söz konusu projeden birden fazla konut için yararlanabileceğini dile getirerek, 'Sadece tek konutu olan vatandaşlarımız için geçerli olan 0,25 puanlık faiz indirimi uygulanmaz. Bunun dışında herhangi bir engel yoktur.' dedi.</p><p>Başvuru kanallarına ilişkin bilgi veren Doğu, 'Dijital başvuru yapmak isteyenleri 'Kentsel Dirençlilik' internet sitesine bekliyoruz. Yüz yüze bilgi almak isteyen vatandaşlarımız Üsküdar Kirazlıtepe ve Küçükçekmece Halkalı'daki irtibat ofislerimize gelebilir. Hem vatandaşlarımız hem müteahhitlerimiz teknik tüm detaylar için arkadaşlarımızdan bilgi alabilir. Bütün riskli yapı maliklerini projeye davet ediyoruz.' ifadelerini kullandı. <br></p><p>Bu arada İstanbul'la birlikte İzmir, Kocaeli ve Sakarya'da da projeye başvuruların açıldığı öğrenildi. <br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/istanbulda-kentsel-donusum-kredisine-basvurular-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/istanbulda-kentsel-donusum-kredisine-basvurular-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="63508"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana'daki barajların doluluk oranı mevsim yağışlarıyla arttı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/adanadaki-barajlarin-doluluk-orani-mevsim-yagislariyla-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/adanadaki-barajlarin-doluluk-orani-mevsim-yagislariyla-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ADANA (AA) - Adana'da geçen yıl kuraklıktan etkilenen barajlardaki su seviyesi, mevsim yağışları sayesinde yükseldi.</p><p>Devlet Su İşleri 6. Bölge Müdürlüğünün verilerine göre, son aylardaki yağışların etkisiyle sulama ve enerji amaçlı kullanılan Yedigöze Barajı'nın doluluk oranı yüzde 100, su miktarı 301 milyon metreküp oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Karaisalı ilçesinde sulama, içme suyu ve enerji ihtiyacını karşılayan, taşkın koruma görevi de üstlenen Çatalan Barajı'nın doluluk oranı yüzde 99'a, 19 milyon metreküp kapasiteye sahip Nergizlik Barajı'nın da yüzde 98'e çıktı.</p><p>Tarımsal sulama ve elektrik ihtiyacı için kullanılan Seyhan Barajı'nın doluluk oranı ise yüzde 86'ya yükseldi.</p><p>Kuraklığın etkisiyle geçen yıl su seviyesi yüzde 14'e kadar düşen Kozan Barajı da mevsim yağışlarının etkisiyle yüzde 65 doluluğa ulaştı.<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Adana</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/adanadaki-barajlarin-doluluk-orani-mevsim-yagislariyla-artti</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/adanadaki-barajlarin-doluluk-orani-mevsim-yagislariyla-artti.jpg" type="image/jpeg" length="19383"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi'nin ilki Ankara'da yapıldı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/uluslararasi-helal-akreditasyon-kongresinin-ilki-ankarada-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/uluslararasi-helal-akreditasyon-kongresinin-ilki-ankarada-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Ticaret Bakanı Ömer Bolat: - '2024 yılında 2,3 trilyon dolar, 2025'te 2,5 trilyon dolar hacme sahip olan helal sektörü ve alanının 2028'de 3,5 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor' - '2030 yılına kadar 540 milyondan fazla Müslüman genç nüfusa sahip olacağız. Nüfus artışı, ekonomik ve demografik dönüşüm, teknolojik gelişmeler küresel ölçekte de helal ürün ve hizmetlere yönelik talebi artıracaktır']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2024 yılında 2,3 trilyon dolar, geçen yıl 2,5 trilyon dolar hacme sahip helal sektörünün, 2028'de 3,5 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini belirterek, '2030 yılına kadar 540 milyondan fazla Müslüman genç nüfusa sahip olacağız. Nüfus artışı, ekonomik ve demografik dönüşüm, teknolojik gelişmeler, küresel ölçekte de helal ürün ve hizmetlere yönelik talebi artıracaktır.' dedi.</p><p>Birinci Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi, Orman Genel Müdürlüğü'nde gerçekleştirildi.</p><p>Çeşitli ülkelerden kamu temsilcilerini, akademisyenleri, sektör paydaşlarını, alanında uzman isimleri ve büyükelçileri bir araya getiren kongre, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.</p><p>Bakan Bolat, kongrenin açılışında yaptığı konuşmada, Kur'an-ı Kerim'de birçok farklı ayette 'helal' kaidesine işaret edildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hayatın önemli parçası olan ekonomik faaliyetlerde, helal kavramının dikkat edilmesi gereken önemli bir ölçüt olduğunu ifade eden Bolat, bu kapsamda kurulan Helal Akreditasyon Kurumunun (HAK) bugüne kadar önemli çalışmalar gerçekleştirdiğini bildirdi.</p><p>Bolat, Türkiye açısından İslam İşbirliği Teşkilatının (İİT) önem arz ettiğini, hükümetin Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda İslam ülkeleriyle ticareti geliştirme stratejine çok önem verdiğini dile getirdi.</p><p>İslam dünyasının Türkiye'nin dış ticaretindeki payının 2002 yılında yüzde 11 iken geçen yıl itibarıyla yüzde 26'yı aştığını vurgulayan Bolat, hedefin 2030'a kadar yüzde 30 barajını geçmek olduğunu kaydetti.</p><p>- Helal ürün ve hizmetlere yönelik talebin artması bekleniyor</p><p>Bolat, İslam ülkeleriyle dış ticareti geliştirmek için canla başla çalıştıklarını belirterek, 'İslam dünyasıyla 2025 itibarıyla toplamda 115 milyar dolar dış ticaretimiz söz konusu. Helal kavramı, İslami vecibe, güven, sağlık ve özellikle tüketici dostu olmak anlamında çok önemli. Dünyada İslam toplumlarının nüfusu 2 milyarı aştı. Küresel nüfusun yüzde 25'ini oluşturuyoruz. Bu büyüme trendiyle 2030 yılına kadar 540 milyondan fazla Müslüman genç nüfusa sahip olacağız. Nüfus artışı, ekonomik ve demografik dönüşüm, teknolojik gelişmeler, küresel ölçekte de helal ürün ve hizmetlere yönelik talebi artıracaktır.' dedi.</p><p>Bu açıdan konunun düzenleme ve denetleme gerektirdiğine işaret eden Bolat, 2023 yılında İİT'ye bağlı olarak Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumunun kurulduğunu, buna 3'ü gözlemci olmak üzere 26 İslam ülkesinden akreditasyon kurumlarının üye olduğunu aktardı.</p><p>- '2 bin 500'den fazla helal belgeli üretim tesisi akreditasyonlu'</p><p>Bolat, helal ekonomisinin boyutuna dikkati çekerek, bu ekonominin bugün birçok sektöre yansıdığını söyledi.</p><p>Giyimden turizme, medyadan kozmetiğe birçok alanda 'helal' kavramının dikkate alındığını vurgulayan Bolat, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'2024 yılında 2,3 trilyon dolar, 2025'te 2,5 trilyon dolar hacme sahip olan helal sektörü ve alanının 2028'de 3,5 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu da ister ürün ister hizmet olsun üretenler açısından dikkate alınması gereken çok önemli bir alandır. İİT nezdinde helal ihracat ve ithalat profiline baktığımızda, Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri, özellikle Uzak Doğu'da Endonezya, Malezya gibi ülkelerin, Müslüman olmayan ülkelerde yaşayan Müslüman toplulukların da bu alanda önemli çalışmalar yaptıklarını, bu konuları dikkate aldıklarını memnuniyetle görüyoruz. Hatta Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya gibi bazı ülkelerde de kendilerinde bulunan Müslüman topluluklar açısından bunu dikkate aldıklarını görüyoruz.'</p><p>Bolat, İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsünün (SMIIC) yayımladığı helal standartlarının, Türkiye'nin de milli helal standartları konumunda olduğunu bildirdi.</p><p>HAK'ın kurulduktan sonra 35 ülkeden 227 başvuru aldığını, kurumun helal belgesi vermek isteyen kuruluşlardan 132'sine akreditasyon belgesi verdiğini aktaran Bolat, bunlardan 73'ünün asgari yeterlilik seviyesine henüz ulaşmadığı yönünde cevap verildiğini, bugün ise 2 bin 500'den fazla helal belgeli üretim tesisinin akreditasyon güvencesi altında olduğunu kaydetti.</p><p>Bolat, aynı zamanda 35 ülkeden 1600'den fazla misafir katılımcıya Türkiye'de helal akreditasyon konusunda eğitim verildiği bilgisini verdi.</p><p>- 'Ticareti kolaylaştıracak uluslararası yapının ihdası gerekli'</p><p>HAK Başkanı Zafer Soylu da helal ürün ve hizmetlerin küresel ölçekteki öneminin her geçen yıl arttığını söyledi.</p><p>Bu büyümenin bazı yapısal sorunları da beraberinde getirdiğine işaret eden Soylu, özellikle farklı ülkelerde uygulanan farklı belgelendirme sistemlerinin üreticiler açısından maliyet artışına ve zaman kaybına yol açabildiğini, tüketiciler açısından da güven sorununa neden olabildiğini belirtti.</p><p>Soylu, bu noktada helal akreditasyonun, sistemin güvenilirliğini ve bütünlüğünü sağlayan temel bir unsur olduğunu, HAK'ın ülkenin kalite altyapısı ve akreditasyon alanındaki tüm birikim ve tecrübesini, helal ürün ve hizmet belgelendirmesi alanına yansıtabilmesi amacıyla kurulduğunu anlattı.</p><p>Helal belgelerinin ticareti kolaylaştırıcı bir hüviyete kavuşması, logo ve sembollerinin tüketiciler nezdinde güven tesis etmesi için kurum olarak bazı gereklerin yerine getirilmesi gerektiğine dikkati çeken Soylu, şunları kaydetti:</p><p>'İlki, İİT üyesi ülkelerin katkılarıyla hazırlanan ve üzerinde mutabakata varılan, gerek teknik gerekse de fıkhi hususları kapsayan bir standardizasyon yapısı kurulması elzemdir. Bu itibarla SMIIC standardizasyon yaklaşımını benimsiyoruz ve destekliyoruz. İkinci aşamada ise tüm helal akreditasyon kurumlarının üyesi olduğu ve eş değerlendirme faaliyetlerini yürütecek, bu suretle mükerrer belgelendirmeyi ortadan kaldıracak hem ticareti kolaylaştıracak hem de güveni tesis edecek olan bir uluslararası yapının ihdasını gerekli görüyoruz. Bu noktada, İİT'nin bağlı kuruluşu olan Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumunun bir an önce faaliyete başlamasını arzu ediyoruz.'</p><p>- Diğer konuşmalar</p><p>Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Abdurrahman Haçkalı ise helal belgelendirme sürecinin dini hassasiyetleri korumanın yanı sıra insanlığın ortak iyiliğine katkı sağladığını söyledi.</p><p>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, bugün gelinen noktada dünyada kalkınma çalışmaları dahil her şeyin alternatifinin üretilmesi gerektiğini ifade etti. Eren, dünyada kalkınma yaklaşımında helal akreditasyonuna ihtiyaç olduğunu dile getirerek, Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son 23 senedir dünyanın birçok farklı bölgesindeki ülkelere elini uzattığını belirtti.</p><p>Konuşmaların ardından Bakan Bolat'a günün anısına hediye takdim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Ankara</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/uluslararasi-helal-akreditasyon-kongresinin-ilki-ankarada-yapildi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/uluslararasi-helal-akreditasyon-kongresinin-ilki-ankarada-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="92926"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Castrol Ford Team Türkiye Ege Rallisi'nde sezonu galibiyetle açtı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/castrol-ford-team-turkiye-ege-rallisinde-sezonu-galibiyetle-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/castrol-ford-team-turkiye-ege-rallisinde-sezonu-galibiyetle-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Castrol Ford Team Türkiye, Türkiye Ralli Şampiyonası'nın Marmaris'te koşulan sezon açılış yarışı Ege Rallisinde birinciliğe ulaştı.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, asfalt zeminde gerçekleştirilen yarış, Marmaris'in alışılmış güneşli havasının aksine yoğun yağmur altında koşuldu. Kaygan ve sürekli değişen zemin şartları ekipler için zorlu bir mücadele ortamı oluşturdu.</p><p>Castrol Ford Team Türkiye adına yarışan ve Türkiye'yi Dünya Ralli Şampiyonası'nda temsil eden Ali Türkkan-Oytun Albayrak ikilisi, organizasyona gelecek hafta düzenlenecek Hırvatistan Rallisi öncesinde test amacıyla katıldı. Araç ayarları, sürüş karakteri ve lastik kullanımı üzerine odaklanan ekip, test odaklı yaklaşıma rağmen performansıyla dikkati çekti. İlk etaptan itibaren liderliği ele geçiren Türkkan-Albayrak ekibi, rallinin ilk gününde koşulan tüm etapları kazanarak rakiplerine üstünlük kurdu. Ekip, yarışı en yakın rakibinin 2 dakika 18 saniye önünde ilk sırada tamamladı. Birincilikle Ali Türkkan-Oytun Albayrak ikilisi, Dünya Ralli Şampiyonası öncesinde moral kazandı. <br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Takım, Dünya Ralli Şampiyonası takviminde yer alan Hırvatistan Rallisi'nde hem puan farkını kapatmayı hem de şampiyonluk yolunda güçlü bir adım atmayı hedefliyor. Rijeka merkezli organizasyon, değişken hava koşulları, yüksek kesimlerdeki kar kalıntıları, çamurlu bölümleri ve sürekli değişen asfalt karakteriyle sezonun zorlu asfalt rallileri arasında yer alıyor. <br></p><p>Son iki sezonda Dünya Gençler Ralli Şampiyonası'nda dünya üçüncülüğü elde eden ekip, Acropolis Rallisi'nde de zafere ulaşmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/castrol-ford-team-turkiye-ege-rallisinde-sezonu-galibiyetle-acti</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/castrol-ford-team-turkiye-ege-rallisinde-sezonu-galibiyetle-acti.jpg" type="image/jpeg" length="12579"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aras Digital'den Avrupa'ya teknoloji ihracatı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/aras-digitalden-avrupaya-teknoloji-ihracati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/aras-digitalden-avrupaya-teknoloji-ihracati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Aras Digital Genel Müdürü Kenan Cebeci: - 'Teknoloji odaklı yatırımlarımızla global pazarda dijital dönüşümün öncüsü olmaya devam edeceğiz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Aras Kargo'nun teknoloji iştiraki Aras Digital tarafından geliştirilen teslimat yönetim sistemi NESY (Next Generation Transportation Management System), Avusturya Postanesi iştiraki 6 ülkede hayata geçirildi.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, uluslararası ölçekte teknoloji ihraç eden bir yapıya dönüşen Aras Digital, geliştirdiği modüler altyapı ile Avrupa'nın lojistik operasyonlarını tek bir dijital merkezden yönetmeye başladı.</p><p>Aras Kargo'nun deneyimini teknolojiyle harmanlayarak kurduğu Aras Digital, global pazarlara teknoloji ihraç eden bir yapı olarak büyümesini sürdürdü. Bağlı bulunduğu Avusturya Postanesi iştiraklerine sağladığı çözümlerle küresel ölçekte değer yaratan şirket, kuryelere verimli rotayı sunarak yakıt ve zaman tasarrufu sağlayan, müşterilere ise canlı takip ve esnek teslimat imkanı tanıyan Aras Rotalama Platformu (ARP) gibi projelerin ardından NESY ile bu alandaki yetkinliğini bir üst seviyeye taşıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aras Digital tarafından uçtan uca geliştirilen yeni nesil teslimat yönetim sistemi NESY, 2025 sonu itibarıyla Slovakya, Slovenya, Bosna Hersek, Karadağ, Hırvatistan ve Sırbistan'da devreye alınarak Avusturya Postanesi grubunun bölgedeki tüm dağıtım operasyonlarının merkezi yönetim platformu haline geldi. <br></p><p>Sistem, paket teslimat operasyonlarının müşteri entegrasyonları, planlama, dağıtım, faturalandırma, gerçek zamanlı izleme ve raporlama süreçlerini tek bir platform altında birleştiren modüler ve ölçeklenebilir bir dijital altyapı sunuyor. Platform, farklı ülkelerde faaliyet gösteren iştirak operasyonlarının standartlaştırılmış süreçler ve ortak veri yapıları üzerinden yönetilmesini sağlıyor.</p><p>Stratejik altyapı sayesinde elde edilen veriler, rota optimizasyonu, operasyonel analitik ve yapay zeka destekli karar mekanizmaları için temel oluşturarak verimliliği üst seviyeye taşıyor. Sistemin sunduğu kullanıcı dostu deneyim ise son kullanıcıların paketlerini gerçek zamanlı takip etmesine ve teslimat sürecini diledikleri gibi yönlendirmesine olanak tanıyor. Bu yıl Türkiye, Azerbaycan ve Bulgaristan gibi ülke katılımlarıyla operasyon hacminin artırılması hedefleniyor.</p><p>- 'Teknoloji merkezi haline gelmeyi hedefliyoruz'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Aras Digital Genel Müdürü Kenan Cebeci, kuruldukları günden bu yana hedeflerinin sadece Aras Kargo'nun ihtiyaçlarına cevap vermek değil, kargoculuk sektörünün geleceğini şekillendiren teknoloji merkezi haline gelmek olduğunu belirtti.</p><p>Geldikleri noktada Avusturya Postanesi iştiraklerinin operasyonel faaliyetlerine uçtan uca teknolojik çözümler üreten ve uluslararası ölçekte teknoloji ihraç eden yapıya dönüştüklerini aktaran Cebeci, şunları kaydetti:<br></p><p> 'Teslimat yönetim sistemimiz NESY, farklı ülkelerdeki dağıtım operasyonlarını tek platform altında birleştirerek merkezi ve standart yönetim modeli sunuyor. Modüler ve ölçeklenebilir yapısıyla operasyonel süreçleri uçtan uca dijitalleştiren NESY, verimlilik ve kullanıcı deneyimini merkeze alırken, ortak veri modelleri sayesinde yapay zeka destekli karar mekanizmalarının da temelini oluşturuyor. Şu an NESY platformunu 6 ülkede hayata geçirdik. 2026 yılında Türkiye, Azerbaycan ve Bulgaristan'da da devreye alarak bu ağı daha da büyütmeyi hedefliyoruz. Aras Digital olarak teknoloji odaklı yatırımlarımızla global pazarda dijital dönüşümün öncüsü olmaya devam edeceğiz.'</p><p><br></p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/aras-digitalden-avrupaya-teknoloji-ihracati</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/aras-digitalden-avrupaya-teknoloji-ihracati.jpg" type="image/jpeg" length="32767"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[IPARD-III kapsamında 155 yerel eylem grubuna 35 milyon avro hibe verilecek]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/ipard-iii-kapsaminda-155-yerel-eylem-grubuna-35-milyon-avro-hibe-verilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/ipard-iii-kapsaminda-155-yerel-eylem-grubuna-35-milyon-avro-hibe-verilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: - 'IPARD III Programı kapsamında, 155 yerel eylem grubumuza 35 milyon avroluk dev bir destek paketi sunuyoruz. Bu paketin, yerel dinamiklerimize duyduğumuz güvenin ve kırsal kalkınmaya bağlılığımızın en somut nişanesi olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum' - '2026 yılında, sulama yatırımlarından kredi sübvansiyonlarına kadar toplam 938 milyar liralık rekor bir bütçeyi, sektörün hizmetine sunmuş olacağız']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, IPARD III Programı kapsamında, 155 yerel eylem grubuna 35 milyon avroluk dev bir destek paketi sunduklarını belirterek, '2026 yılında, sulama yatırımlarından kredi sübvansiyonlarına kadar toplam 938 milyar liralık rekor bir bütçeyi, sektörün hizmetine sunmuş olacağız.' dedi.</p><p>IPARD III Programı LEADER Yaklaşımı etkinliği, Bakan Yumaklı'nın katılımıyla, Bilkent Otel ve Konferans Merkezi'nde gerçekleştirildi.</p><p>Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, bugün yalnızca hibe desteği açıklamadıklarını, aynı zamanda Anadolu'nun dört bir yanındaki köylerin ve kasabaların potansiyelini harekete geçirdiklerini bildirerek, 'IPARD III Programı kapsamında, 155 yerel eylem grubumuza 35 milyon avroluk dev bir destek paketi sunuyoruz. Bu paketin, yerel dinamiklerimize duyduğumuz güvenin ve kırsal kalkınmaya bağlılığımızın en somut nişanesi olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum.' ifadelerini kullandı.</p><p>Kırsal kalkınmanın, sadece bir tarımsal üretim meselesi olmadığına işaret eden Yumaklı, Türkiye Yüzyılı vizyonunda kırsal alanların, ekonominin, sosyal dokunun, kadim kültürün, çevrenin ve yetişmiş insan kaynağının harmanlandığı bir yaşam alanı olduğunu söyledi.</p><p>- IPARD desteği 81 ile yayıldı</p><p>Yumaklı, IPARD serüveninde üretimi ve insanı merkeze alan bir anlayışı rehber edindiklerini vurgulayarak, '42 ilde başarıyla tamamladığımız IPARD I ve II süreçlerinden aldığımız güçle, bugün IPARD III Programı'nı 81 ilimizin tamamına yaygınlaştırmış olmanın gururunu yaşıyoruz. IPARD desteklerimizin sağladığı faydayı, sadece ekonomik bir büyüme olarak görmüyoruz. Türkiye'nin her bir köşesindeki, girişimcinin, kadının ve gencin Avrupa standartlarında destekle buluşmasını, fırsat eşitliğinin kırsala taşınması olarak görüyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Devletin, üreticilerin her adımında yanında olduğunun altını çizen Yumaklı, rakamların da söz konusu duruma ilişkin kararlılığın, en somut göstergesi olduğunu kaydetti. Geçen yıl doğrudan destekler, zirai don telafileri, yatırım teşvikleri, krediler ve dolaylı desteklerle sektöre toplam 706 milyar lira aktardıklarına dikkati çeken Yumaklı, şöyle devam etti:</p><p>'2026 yılında, sulama yatırımlarından kredi sübvansiyonlarına kadar toplam 938 milyar liralık rekor bir bütçeyi, sektörün hizmetine sunmuş olacağız. Diğer yandan son 23 yılda, 'IPARD', 'Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı', 'Uzman Eller' ve 'Genç Çiftçi' gibi projelerle, kırsal kalkınmaya önemli destekler verdik. 101 bin projeye, 237 milyar lira destek sağladık. Bu sayede, 287 bin kişilik istihdam oluşturduk.'</p><p>Yumaklı, orman köylerinin kalkınması için 'ORKÖY' kapsamında, 300 bine yakın projeye 47 milyar lira hibe verdiklerini, bu rakamların sadece birer istatistik olmadığını, Türkiye'nin gıda arz güvenliğine sağladıkları destek ve çiftçinin alın terine duyulan hürmet olduğunu dile getirdi.</p><p>- 'LEADER yaklaşımı yeni bir kalkınma kültürü oluşturdu'</p><p>IPARD- TKDK hibe destekleri kapsamında bugüne kadar, 27 bini aşkın projeye destek sözleşmesi imzaladıklarını belirten Yumaklı, '129 milyar lira hibe ödedik, 273 milyar liralık yatırımın hayata geçmesini sağladık, 107 binden fazla istihdam oluşturduk, 14 bin genç ve 7 bini aşkın kadın girişimciyi destekledik. Toplam desteğin yarısını, genç ve kadın girişimcilere verdik.' diye konuştu.</p><p>Yumaklı, gelinen noktada kırsal kalkınmayı yalnızca çiftçilerin değil, kadın kooperatifleri, gençler ve yenilenebilir enerji yatırımcılarının da aktif olduğu geniş bir ekosistem olarak gördüklerini ve güçlü bir kırsalın, güçlü bir Türkiye demek olduğunu dile getirdi. LEADER yaklaşımının, tam da bu anlayışın sahadaki en güçlü yansımalarından birisi olduğunu vurgulayan Yumaklı, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Biz kalkınmanın merkezden yazılmadığını, yerelde inşa edildiğini söylüyoruz. Yerel halkımızın, çiftçimizin, girişimcinin, kadın ve gençlerin bu sürece doğrudan katıldığı bir yapı olmadan, sürdürülebilir kalkınmadan söz etmek mümkün değildir. LEADER yaklaşımı, yerel aktörleri bir araya getirerek, kamu, özel sektör ve sivil toplumun ortak akılla hareket ettiği, yeni bir kalkınma kültürü oluşturmuştur.'</p><p>Yumaklı, söz konusu yaklaşımın sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel kalkınmayı da destekleyen güçlü bir araç konumunda olduğunun altını çizerek, yerel kalkınma stratejileriyle toplumsal dayanışmanın güçlendiğini, yerel ürünlerin katma değer kazandığını, kültürel mirasın korunduğunu, kırsal turizmin geliştiğini bildirdi.</p><p>- 'IPARD III 2026 kapsamında, 241 milyon avro destek vereceğiz'</p><p>Yerel eylem gruplarınca ortaya konan somut çıktıların,Türkiye'nin farklı bölgelerinde güçlü ve çok boyutlu etkiler oluşturduğunu aktaran Yumaklı, söz konusu etkilere ilişkin şu örnekleri verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Samsun'da 19 Mayıs Yerel Eylem Grubu öncülüğünde hayata geçirilen Engiz Kadın Kooperatifiyle üretim, satış ve pazarlama süreçleri desteklenmiş, kadın emeği ekonomik bir değere dönüşmüştür. Giresun'da Espiye Yerel Eylem Grubunun desteğiyle gelişen rafting faaliyetleri sayesinde gençlerimiz, ulusal ve uluslararası düzeyde önemli başarılara imza atmış, bu çalışmalar aynı zamanda bölgenin turizm potansiyelini de harekete geçirmiştir.'</p><p>Yumaklı, öte yandan, Denizli'de Kızılhisar Yerel Eylem Grubunun yürüttüğü çalışmalarla, Serinhisar'ın simgesi olan leblebinin, yenilikçi ürün geliştirme faaliyetleriyle katma değerini yükselttiğini, Şanlıurfa'da Hilvan Yerel Eylem Grubu tarafından okullarda kurulan müzik atölyelerinin, gençlerin sanata erişimini arttırdığını, Hasenek pekmezi, Alaçam pidesi, Yatağan kemik tarağı ve Çameli cevizi gibi ürünlerin, yerel eylem gruplarının çalışmaları sayesinde coğrafi işaretle tescillenerek değerine değer kattığını söyledi. Kurulan 155 Yerel Eylem Grubunun da ilerleyen dönemde bu tür başarı hikayelerini artıracağına inandıklarını, daha nice yerel ürün müjdesini paylaşmak istediklerini bildiren Yumaklı, şunları kaydetti:</p><p>'LEADER tedbirini, ülke geneline yaygınlaştırma çalışmalarına devam edeceğimizin de sözünü veriyorum. Geçtiğimiz ay yayımlanan IPARD III 2026 yılı çağrı takvimi kapsamında, yatırımcılarımıza 85 milyon avro, kırsal altyapı projelerine 156 milyon avro olmak üzere, toplamda 241 milyon avro destek olarak TKDK vasıtasıyla ulaştırmış olacağız. Biz inanıyoruz ki birlikte üreten, birlikte yöneten ve birlikte büyüyen bir kırsal yapı, ülkemizin geleceğinin en sağlam temellerinden biri olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, tüm küresel zorluklara ve iklim krizine rağmen Türkiye'yi tarımda güçlü bir konuma ulaştırdık.'</p><p>TKDK Başkanı Ahmet Abdullah Antalyalı da söz konusu yatırımların kendileri için oldukça önemli destekler olduğunu belirterek, Kurum olarak bu desteklerin daha geniş alanlara yayılması için çalışmalara devam edeceklerini söyledi.</p><p>Konuşmaları arından Bakan Yumaklı, destek almaya hak kazanan yerel eylem gruplarına, çeklerini takdim etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Ankara</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/ipard-iii-kapsaminda-155-yerel-eylem-grubuna-35-milyon-avro-hibe-verilecek</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/ipard-iii-kapsaminda-155-yerel-eylem-grubuna-35-milyon-avro-hibe-verilecek.jpg" type="image/jpeg" length="53999"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu, Karayolları Bölge Müdürleri Toplantısı Açılış Töreni'nde konuştu:]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/bakan-uraloglu-karayollari-bolge-mudurleri-toplantisi-acilis-toreninde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/bakan-uraloglu-karayollari-bolge-mudurleri-toplantisi-acilis-toreninde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasında 40 kilometrelik koridorda 'Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri (K-AUS) Test ve Uygulaması'nı hayata geçirdik. Bu uygulamadan sonraki hamleyi de Ankara Çevre Otoyolu'nda daha gelişmiş düzeyde atacağız' - 'Bölünmüş yollarımıza yaptığımız yatırım yalnızca bugünü değil, her yılı kazanca dönüştüren güçlü bir değer oldu. Zaman ve akaryakıttan sağlanan tasarruf her yıl toplamda 405 milyar liralık bir ekonomik fayda olarak ülkemize geri dönüyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasında 40 kilometrelik koridorda 'Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri (K-AUS) Test ve Uygulaması'nı devreye aldıklarını, bundan sonraki hamleyi de Ankara Çevre Otoyolu'nda daha gelişmiş düzeyde yapacaklarını bildirdi.</p><p>Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğünde (KGM) gerçekleştirilen Bölge Müdürleri Toplantısı'nın açılışında yaptığı konuşmada, '30 Bin Kilometre Bölünmüş Yol' belgeseline dikkati çekti.</p><p>2002'de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağını bugün 30 bin 51 kilometreye taşımanın gururunu, heyecanını ve mutluluğunu yüreklerinde hissettiklerini belirten Uraloğlu, bu yılki toplantının, 30 bin kilometre sınırını aşmanın gururuyla daha anlamlı, özel bir yere sahip olduğunu söyledi.</p><p>Uraloğlu, yolun bir ülkenin geleceğini şekillendiren en temel medeniyet araçlarından biri olduğuna işaret ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Yol medeniyettir' vizyonuyla denizleri, dağları, ovaları aşarak, vatana ve millete kar-kış demeden hizmet sunmayı kendilerine görev edindiklerini dile getirdi.</p><p>Kara yollarında yapılan çalışmalara ilişkin bilgi veren Uraloğlu, ülkenin dört bir yanını yollarla, köprülerle, viyadüklerle, tünellerle donatarak Türkiye'nin her bölgesini erişilebilir hale getirdiklerini bildirdi.</p><p>Uraloğlu, bölünmüş yol yatırımlarıyla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu artırdıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:</p><p>'Trafik kazalarındaki ölüm oranlarında büyük düşüş sağladık. 100 milyon taşıt-kilometre başına hayatını kaybeden insanımızın sayısını yüzde 81 azalttık. 6,55 milyon ton karbon emisyonunun da önüne geçtik. Yollarımızda seyreden araçların çevreye olan olumsuz etkilerini en az seviyeye indirdik.'</p><p>- 'Bölünmüş yollar her iki dakikadan birini tasarruf ettiriyor'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Uraloğlu, 2002'de ülkedeki toplam araç sayısının yaklaşık 8,5 milyon, bölünmüş yol uzunluğunun 6 bin 101 kilometre iken şehirler arasındaki ortalama hızın saatte 40 kilometre olduğu bilgisini verdi.</p><p>Yeni yol yatırımlarıyla bugün ülkedeki araç sayısının 34 milyona yaklaşmasına rağmen ortalama seyahat hızının yaklaşık 90 kilometreye çıktığını vurgulayan Uraloğlu, şöyle devam etti:</p><p>'Bu, bölünmüş yollarımızın her iki dakikadan birini tasarruf ettirdiği anlamına geliyor. Bölünmüş yollarımıza yaptığımız yatırım yalnızca bugünü değil, her yılı kazanca dönüştüren güçlü bir değer ve altyapı yatırımı olmuştur. Zaman ve akaryakıttan sağlanan tasarruf her yıl toplamda 405 milyar liralık bir ekonomik fayda olarak ülkemize geri dönüyor. Bu her yıl kullandığımız ödeneğin çok üzerinde bir rakam. Yeni hedeflerimiz doğrultusunda bölünmüş yol ağımızı önce 31 bin 250 kilometreye, ardından 38 bin kilometrenin üzerine, otoyol ağımızı ise ilk etapta 4 bin 330 kilometreye yükseltmeyi hedefliyoruz.'</p><p>Uraloğlu, turizmden tarıma, üretimden ticarete kadar ekonominin her alanında katma değer oluşturduklarını, ülkeyi uluslararası ulaşımda tercih edilen güçlü bir merkez haline getirdiklerini anlattı.</p><p>Vatanın dört bir yanını kapsayan modern, güvenli ve kesintisiz bir kara yolu ağı kurduklarını belirten Uraloğlu, 'Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Avrasya Tüneli ile Asya-Avrupa geçişlerini birkaç dakikaya indirdik. Üretim merkezleri ile limanlar arasında kesintisiz bağlantı sağlayan mega projeleri hizmete sunduk.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Uraloğlu, teknoloji ve mühendislik harikası köprülerle yolculukları çok daha güvenli ve konforlu hale getirdiklerini söyledi.</p><p>Türkiye Yüzyılı vizyonuna yakışan projelerle hedeflerine büyük oranda ulaştıklarını vurgulayan Uraloğlu, 'Artık insanımız sevdiklerine daha kısa sürede ulaşırken üretimden ticarete, turizmden lojistiğe kadar tüm sektörler daha hızlı, daha düşük maliyetle ve daha rekabetçi bir şekilde faaliyet gösteriyor.' dedi.</p><p>- 'Ülkemizi küresel ölçekte daha etkin ve rekabetçi konuma taşıyacağız'</p><p>Uraloğlu, geleceğin ulaşım sistemlerinde entegrasyonu merkeze koyup Türkiye'yi daha ileriye taşıyacak politikaları akıllı ulaşım sistemleriyle donatan yeni bir ulaşım çağı başlattıklarına işaret ederek, 'Geçtiğimiz haftalarda Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasında 40 kilometrelik koridorda 'Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri (K-AUS) Test ve Uygulaması'nı hayata geçirdik. Bu uygulamadan sonraki hamleyi de Ankara Çevre Otoyolu'nda daha gelişmiş düzeyde atacağız.' diye konuştu.</p><p>Yol güvenliğinin geleceği, iklim değişikliğini, sürdürülebilir ulaşım ve yeni hareketlilik trendlerini yakından takip ederek uygulanabilir ölçüde hayata geçirmek için çalıştıklarını dile getiren Uraloğlu, 'Ancak bu vizyonu daha da güçlendirmek için Orta Koridor, Kalkınma Yolu, Zengezur Koridoru ve Üç Deniz Girişimi gibi uluslararası stratejik projeleri de kararlılıkla ilerletiyoruz. Kara yolları ile farklı ulaşım modlarını entegre ederek, üretim, pazar ve tüketim noktaları arasındaki erişimi hızlandıracak, lojistik imkanlarımızı çeşitlendirerek ülkemizi küresel ölçekte daha etkin ve rekabetçi bir konuma taşıyacağız.' ifadelerini kullandı.</p><p>Uraloğlu, Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde hem uluslararası diplomasideki yapıcı duruşu ve kriz çözme kabiliyetiyle 'jeostratejik bir güven adası' olarak hem de sahip olduğu modern altyapısı, coğrafi avantajı ve çok modlu lojistik kapasitesiyle doğu-batı ve kuzey-güney koridorlarının vazgeçilmez merkezi haline geldiğini anlattı.</p><p>- 'Türkiye'yi 21. yüzyılın lojistik süper gücü haline getireceğiz'</p><p>Bu stratejik vizyonu ve son gelişmeleri en iyi şekilde değerlendirerek, kara yolları teşkilatıyla Türkiye'yi 21. yüzyılın lojistik süper gücü haline getireceklerini vurgulayan Uraloğlu, doğudan batıya kuzeyden güneye halkın ihtiyaç hissettiği her yerde yol, tünel, köprü ve viyadükler inşa etmeye, bölünmüş yollarla standartları yükseltmeye, otoyollarla kara yolu ağını güçlendirmeye devam edeceklerini bildirdi.</p><p>Uraloğlu, yeni yatırımları planlarken mevcut altyapıyı güçlendirecek ve tamamlayıcı nitelikte olmasına da dikkat edeceklerini belirterek, çalışmalarda kaliteden hiçbir şartta taviz vermeyeceklerini söyledi.</p><p>Kalitesiz yapılan işin en pahalı iş olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>'Aynı işi ikinci defa yapmak hem zamana hem de bütçeye büyük yük getirir. 2026 yılı çalışmalarımızın tamamının, belirlenen bütçe ve program doğrultusunda zamanında yapılmasını takip edeceğiz. Sizlerin motivasyonunu ve çalışma azmini yüksek tutmak için maddi ve manevi her türlü desteğimizle daima yanınızdayız. Bu toplantıda mevcut durumumuzu değerlendirecek, yeni fikirler ortaya koyacak ve önümüzdeki dönemin stratejik yol haritasını birlikte belirleyeceğiz. Her biriniz, bölgenize döndüğünüzde güncellenmiş hedeflerle görevinizi en iyi şekilde yerine getireceksiniz. Milletimize hizmet uğruna verdiğimiz her emek, hiçbir unvanla ölçülemeyecek kadar değerlidir.'</p><p>- 'AUS'a yönelik yatırımları kararlılıkla hayata geçireceğiz'</p><p>Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen de 68 bin 500 kilometreye çıkan kara yollarında asıl değişimin nitelikte olduğunu söyledi.</p><p>Yol ağına ilişkin bilgi veren Gülşen, gelecek dönemde AUS'a yönelik yatırımları kararlılıkla hayata geçireceklerini ve teknolojiyi etkin kullanan, veriye dayalı karar alma süreçlerini güçlendireceklerini ifade etti.</p><p>Gülşen, vatandaşlara daha güvenli, hızlı ve konforlu ulaşım deneyimi sunan yapıyı hep birlikte inşa etmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Ankara</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/bakan-uraloglu-karayollari-bolge-mudurleri-toplantisi-acilis-toreninde-konustu</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/bakan-uraloglu-karayollari-bolge-mudurleri-toplantisi-acilis-toreninde-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="39005"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çimsa'da 2,5 milyar dolar ciro hedefiyle rota Türkiye, Avrupa ve ABD pazarı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/cimsada-25-milyar-dolar-ciro-hedefiyle-rota-turkiye-avrupa-ve-abd-pazari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/cimsada-25-milyar-dolar-ciro-hedefiyle-rota-turkiye-avrupa-ve-abd-pazari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar: - 'Çimsa'nın cirosunu, 2030 yol haritası kapsamında 2,5 milyar dolara ulaştırmak istiyoruz. Büyüme stratejilerimizle uyumlu gördüğümüz satın almalar konusunda iştahlı olacağız' - 'Önümüzdeki dönem için de yeni yatırım fırsatlarını her zaman takip ediyoruz. Burada en büyük kriterimiz, bizim stratejimizle uyumlu olması. Türkiye, Avrupa ve ABD yeni yatırımlar için odaklandığımız bölgeler']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ATİNA (AA) - Sabancı Topluluğu şirketlerinden Çimsa, 2030 yol haritası kapsamında cirosunu 2,5 milyar dolara ulaştırmayı hedeflerken, odağını Türkiye, Avrupa ve ABD'ye çevirdi.</p><p>Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar'ın katılımıyla Atina'da düzenlenen basın toplantısında, şirketin son yıllarda imza attığı stratejik yatırımlar, küresel yapı malzemeleri oyuncusuna dönüşme süreci ve gelecek yatırımlarına ilişkin vizyonu paylaşıldı.</p><p>Toplantıda aktarılan bilgiye göre, Çimsa, kararlı büyümesine devam ederken, dünyanın 3 farklı kıtasındaki üretim tesislerinde 15 milletten 2 binin üzerinde kişiye istihdam sağlıyor. Çimsa'nın büyüme yolculuğunun merkezinde ise Türkiye yer alıyor.</p><p>Çimsa, aynı çatı altında gri, beyaz ve kalsiyum alüminat çimento (CAC) üretimi gerçekleştirebilen önemli bir tesis konumunda bulunan Mersin fabrikası başta olmak üzere Türkiye'deki tesislerinden dünyada 80'e yakın ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.</p><p>Şirket aynı zamanda İspanya, İrlanda ve ABD'deki tesisleriyle dünyanın rekabetçi pazarlarında lokal üretici olarak faaliyet gösteriyor.</p><p>- Çimsa'dan 2025 sonunda 1,1 milyar dolarlık satış</p><p>Basın toplantısında konuşan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, şirketin, son yıllarda önemli bir dönüşüm sürecine girdiğini söyledi.</p><p>Zenar, söz konusu dönüşümü 'yerelden küresele', 'griden yeşile' ve 'çimentodan malzeme teknolojilerine' olarak üç ana ayak üzerine inşa ettiklerini belirterek, Çimsa'yı küresel yapı malzemeleri sektöründe çok önemli bir oyuncu haline getirdiklerini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye'deki fabrika ağlarında optimizasyona gittiklerine dikkati çeken Zenar, stratejileriyle uyumlu alanlara odaklandıklarını ve 2019 sonunda yaklaşık 300 milyon dolar seviyesinde olan satışlarını 2025 sonunda 1,1 milyar dolara taşıdıklarını anlattı.</p><p>Zenar, cirolarını 6 yılda dolar bazında neredeyse 4 katına çıkardıklarına işaret ederek, aynı dönemde faiz, amortisman ve vergi öncesi karlarını (FAVÖK) 55 milyon dolardan 200 milyon doları aşan bir seviyeye yükselttiklerini söyledi.</p><p>Türkiye'de ve dünyada büyük yatırımlara imza atarken, Çimsa'nın bilançosunu da iyileştirmeye devam ettiklerine vurgu yapan Zenar, 'Son yıllarda yapılan tüm yatırımlara rağmen 2025 sonu itibarıyla net borç/FAVÖK oranımız 2,2 kat ile sektördeki küresel standartların dahilinde kalmıştır. Tüm bunlar hisse fiyatlarımıza da olumlu şekilde yansıyor. 2019 sonundan bugüne baktığımızda da Çimsa hissesindeki değer artışı dolar bazında yüzde 460 oldu.' diye konuştu.</p><p>Çimsa'nın 2030 yol haritası kapsamında hedefinin ciroyu 2,5 milyar dolara ulaştırmak olduğunu vurgulayan Zenar, şunları kaydetti:</p><p>'Büyüme stratejileriyle uyumlu gördüğümüz satın almalar konusunda 'iştahlı' olacağız. 2024 yılında tamamlanan Mannok alımıyla Sabancı Topluluğu tarihinin en büyük yurt dışı satın alımını yaptık. Önümüzdeki dönem için de yeni yatırım fırsatlarını her zaman takip ediyoruz. Burada en büyük kriterimiz, bizim stratejimizle uyumlu olması. Türkiye, Avrupa ve ABD yeni yatırımlar için odaklandığımız bölgeler.'</p><p>- Türkiye merkezli güçle küresel ligde büyüme hedefi</p><p>Son yıllarda yapılan küresel yatırımlara rağmen, Türkiye'nin Sabancı ve Çimsa için her zaman en büyük öncelik olduğunu dile getiren Zenar, küreselde büyümenin kendileri için önemli olduğunu, Türkiye'nin de büyüme yolculuklarının merkezinde olmaya devam edeceğini belirtti.</p><p>Zenar, 'Çimsa ile 2021'e kadar lokal ligde mücadele ediyorduk. Ürünlerimizi Türkiye'den dünya pazarlarına ihraç ederek değer yaratıyorduk. Ardından Euroleague'e geçtik. Bunol ve Mannok bize Avrupa'da gerçekten çok büyük güç kattı.' dedi.</p><p>ABD'deki tesislerinin önemine değinen Zenar, Türkiye'yi söz konusu pazarda, hem gri hem de beyaz çimento üretimiyle temsil eden tek Türk oyuncusu olduklarını ifade etti.</p><p>Zenar, buradaki güç ve etkinliklerini daha da artırmak istediklerini vurgulayarak, hedeflerinin yapı malzemeleri liginin en üst seviyesinde Türk bayrağını gururla dalgalandırmak olduğunu söyledi.</p><p>- Üçlü stratejiyle sürdürülebilir ve dijital büyüme</p><p>Sabancı'nın yol haritasında üç önemli unsur olduğunun altını çizen Zenar, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Sabancı'nın stratejik istikameti 'sürdürülebilirlik', 'dijital' ve 'ölçeklenebilir büyüme' odağında şekilleniyor. Çimsa da aslında Topluluğun bu vizyonunun en güçlü temsilcilerinden biri. Yani Çimsa'nın rotasında, bu 'üçlü formül' bir pusula görevi görüyor. Bugün 'griden yeşile' olarak tanımladığımız stratejik dönüşümle sürdürülebilirliği operasyonlarımızın merkezine yerleştiriyoruz. Bu alanda son yıllarda yaptığımız yatırımlar ve iyileştirmelerle klinker kullanım oranımızı düşürürken, yenilenebilir enerji kullanım oranımızı yüzde 66'ya yükselttik. Yine dünyadaki tüm tesislerimize baktığımızda, gri klinker alternatif yakıt kullanımımız ortalama yüzde 28 seviyesinde. Türkiye'deki sektör ortalamalarına baktığımızda, Çimsa'nın farkını daha iyi görebilirsiniz.'</p><p>Zenar, bugün Türkiye'de yenilenebilir enerji kullanımının hala yüzde 10, alternatif yakıt kullanımının ise yüzde 13 seviyesinde olduğunu, bu verilerin, Çimsa'nın sadece ürün portföyünü dönüştürmekle kalmadığını, aynı zamanda da üretim teknolojilerinde sektöre ışık tuttuğunun bir göstergesi olarak öne çıktığını belirtti.</p><p>Diğer yandan, Çimsa'nın 'küresel şirket' konumunu ülke için de çok büyük bir fırsat olarak gördüklerini dile getiren Zenar, şöyle devam etti:</p><p>'Özellikle yurt dışı tesislerimizde uyguladığımız başarılı sürdürülebilirlik çalışmalarını ülkemizdeki fabrikalarımıza da taşıyarak, Türkiye'nin yeşil sanayi dönüşümüne de önemli bir katkı sunuyoruz. Ayrıca artan dijital kaslarımızla birlikte bugün fabrikalarımızda üretim planlamasından, iş güvenliğine, lojistikten kalite kontrole kadar her alanda yapay zekanın en iyi uygulamalarını kullanıyoruz.'</p><p>Zenar, özellikle Avrupa ve ABD'de yaptıkları yatırımlarla ölçeklenebilir büyümenin izinde olduklarına işaret ederek, küresel marka olmanın yolunun sadece ihracat odaklı düşünmeyip, yurt dışındaki varlığın da güçlendirilmesinden geçtiğini aktardı.</p><p>Sadece üretimle değil, aynı zamanda teknoloji ve inovasyonla da gelişmiş ülkeler başta olmak üzere farklı coğrafyalardaki gelişimlere öncülük etmenin mümkün olduğunu anlatan Zenar, yaklaşımlarının da bu olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/cimsada-25-milyar-dolar-ciro-hedefiyle-rota-turkiye-avrupa-ve-abd-pazari</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/cimsada-25-milyar-dolar-ciro-hedefiyle-rota-turkiye-avrupa-ve-abd-pazari.jpg" type="image/jpeg" length="24938"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ING Türkiye'de üst düzey atama]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/ing-turkiyede-ust-duzey-atama-3</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/ing-turkiyede-ust-duzey-atama-3" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - ING Türkiye İletişim ve Marka Deneyimi Direktörlüğüne Sinem Serdar getirildi. </p><p>Bankadan yapılan açıklamaya göre, Serdar, yeni dönemde ING'nin 'Türkiye'nin en sevilen dijital banka olma' hedefi doğrultusundaki marka yönetimi ve iletişim çalışmalarına liderlik edecek. <br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Marka yönetimi, pazarlama iletişimi, müşteri deneyimi, veri analitiği ve CRM alanlarında 18 yılı aşkın ulusal ve uluslararası birikime sahip olan Serdar, Koç Özel Lisesi'nin ardından İstanbul Üniversitesi ve Middlesex University'de lisans, Galatasaray Üniversitesi'nde de yüksek lisans eğitimini tamamladı. </p><p>Serdar, kariyeri boyunca teknoloji, otomotiv, enerji ve perakende gibi farklı sektörlerde önemli liderlik görevleri üstlendi. <br></p><p>Royal Dutch Shell'de Global Marka ve Pazarlama İletişim Lideri olarak görev yaptıktan sonra Serdar, Migros'ta Müşteri Deneyim Stratejileri ve Pazarlama İletişimi Direktörü rolünde, veri odaklı yaklaşımıyla marka gücü ve müşteri bağlılığını destekleyen çalışmalara liderlik etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/ing-turkiyede-ust-duzey-atama-3</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/ing-turkiyede-ust-duzey-atama.jpg" type="image/jpeg" length="55145"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yöresel Ürünler Fuarı yerel mirası ticarete dönüştürüyor]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/yoresel-urunler-fuari-yerel-mirasi-ticarete-donusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/yoresel-urunler-fuari-yerel-mirasi-ticarete-donusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Antalya'da 'Sizin oraların nesi meşhur?' sloganıyla yöresel ürünlerin katma değerini artırmak amacıyla temelleri 2008'de atılan fuarda, bu yıl 70'den fazla kentin ürünleri görücüye çıkacak - Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır: - 'Yurt dışındaki çalışmalarımızda 46 ürünümüz Avrupa Birliği'nde coğrafi işaret tescili aldı, 47 ürünümüz de gün sayıyor. Dolayısıyla Anadolu'nun binlerce yıllık el emeğinden, göz nurundan damıtılmış ürünlerini tekrar ekonomimize kazandırmak için çaba sarf ediyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - HATİCE ÖZDEMİR TOSUN - Antalya'da yerli ürünleri gün yüzüne çıkarmak, ekonomik değerini artırmak ve kırsal alanda kalkınmayı desteklemek amacıyla 17 yıl önce hayata geçirilen Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX), coğrafi işaret tescilli ürün sayısının artmasını ve yöresel değerlerin gelecek nesillere taşınmasını sağlıyor.</p><p>Antalya Ticaret Borsasının (ATB) öncülüğünde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) desteğiyle 'Sizin oraların nesi meşhur?' sloganıyla başlatılan fuar, bu yıl 14'üncü kez 22-26 Nisan'da ANFAŞ Fuar Merkezi'nde ziyaretçilere kapılarını açacak.</p><p>Ülke genelinde unutulmaya yüz tutmuş binlerce yöresel ürünün gün yüzüne çıkarılarak ekonomiye kazandırılmasını sağlayan fuarda, bu yıl 70'den fazla kentin gıdadan el sanatlarına, tekstilden oymacılığa kadar uzanan yöresel ve coğrafi işaretli ürünleri sergilenecek.</p><p>Türkiye'nin dört bir yanından oda ve borsaların, kalkınma ajanslarının, üretici birliklerinin, belediyelerin ve kooperatiflerin katılacağı fuar, uzun soluklu işbirliklerinin de temelleri atılacak.</p><p>- YÖREX, coğrafi işaretli ürünlerin artmasını sağladı</p><p>Fuarın mimarı TOBB Yönetim Kurulu üyesi ve ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, AA muhabirine, 81 ilin tüm yöresel zenginliğini aynı çatı altında buluşturmak için çıktıkları yolda, hem ürünlerin tanınırlığı hem de ticarileşmesi amacıyla güzel çalışmalara imza attıklarını söyledi.</p><p>Fuarın bugüne kadar 2,5 milyondan fazla kişiye ulaştığını belirten Çandır, bu yıl da şu ana kadar 70 kentin katılımının netleştiğini ama çalışmaların devam ettiğini kaydetti.</p><p>YÖREX'in Türkiye'nin ilk yerli ve milli fuarı olduğunu vurgulayan Çandır, fuar ile ülke ekonomisine ve kırsal alanın kalkınmasına önemli katkı sunduklarını dile getirdi.</p><p>Fuarın, coğrafi işaretli ürün sayısının artmasını sağladığına dikkati çeken Çandır, şöyle devam etti:</p><p>'YÖREX ile Türkiye'de, kıyıda, köşede kalmış yöresel ürünlerimizi tekrar ekonomiye katmak, kırsalda insanlarımıza iş, aş olmak, özellikle kadın iş gücümüze destek sağlamak, bunları öncelikle kendi insanımıza daha sonra da dünya insanına tanıtmak için çaba sarf ediyoruz. Yaklaşık 17 yıldır sürdürdüğümüz bu projeyle 109 olan coğrafi işaretli ürünümüz 1828'e çıktı. 847 ürünümüz de tescil için sıra bekliyor. Yurt dışındaki çalışmalarımızda 46 ürünümüz Avrupa Birliği'nde coğrafi işaret tescili aldı, 47 ürünümüz de gün sayıyor. Dolayısıyla Anadolu'nun binlerce yıllık el emeğinden, göz nurundan damıtılmış ürünlerini tekrar ekonomimize kazandırmak için çaba sarf ediyoruz.'</p><p>Çandır, coğrafi işaretli ürünleri yerel kalkınmanın anahtarı olarak nitelendirdi. Coğrafi işaret alan ürünün hem tanınırlığının, hem katma değerinin arttığını, hem de yerinde istihdamın sağlandığını aktaran Çandır, bu ürünlerin üretiminde kadınların, gençlerin emeklerinin ön planda olduğunu ve bu şekilde şehre göçü de engellediklerini ifade etti.</p><p>Fuarda e-ticaret siteleri, süpermarketler, turizm sektöründeki firmaların da üreticilerle bir araya geldiğini kaydeden Çandır, ürünlerin dünya pazarında yer alabilmesi için işbirliği içinde olduklarını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'Gastronominin temelini coğrafi işaretli ürünler belirliyor'</p><p>Coğrafi işaretli ürünün öneminin halk tarafından da önemsendiğini ve daha iyi anlaşıldığını anlatan Çandır, 'Dünyada 200 milyar dolarlık bir coğrafi işaretli ürün piyasası var, özellikle gelir grubu yükselen insanlar daha sağlıklı ürüne ulaşmak için coğrafi işaretli ürünleri almayı, alırken de minimum yüzde 20-30 daha fark ödemeyi peşinen kabul ediyorlar. Dolayısıyla dünyadaki bu pastadan daha fazla pay almamız gerekiyor.' diye konuştu.</p><p>Başkan Çandır, fuarın gastronomi turizmine de hizmet ettiğini kaydetti.</p><p>Gastronominin temelini coğrafi işaretli ürünlerin belirlediğini ifade eden Çandır, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Çünkü o yörede üretilmiş ürünler, o yörenin el emeğiyle, el becerisiyle bir yemeğe, bir ürüne dönüşüyor. Ve onların hikayeleriyle vazgeçilmez bir konu haline geliyor. Şu anda dünyaya da baktığımızda gastronomi turizmle ilgili de önemli bir seyahat var. Ve bu gastronomi turizmiyle gelenlerin normal turiste göre yüzde 50 daha fazla para harcadıklarını görüyoruz. Türkiye'nin çok değişik coğrafi bölgelerinde de biz bunları iyi tasarlayabilirsek dünyaya müthiş bir pazarlama şansımız var.'</p><p>Fuara katılan 65 kadın kooperatifi bulunduğunu ve bu kooperatiflerin coğrafi işaretli ürünlerin etrafında örgütlendiğini anlatan Çandır, kadınların ürettikleriyle hem aile bütçesine hem de bölgelerine ekonomik katkı sağladıklarını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Antalya</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/yoresel-urunler-fuari-yerel-mirasi-ticarete-donusturuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/yoresel-urunler-fuari-yerel-mirasi-ticarete-donusturuyor.jpg" type="image/jpeg" length="75293"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnşaat sektöründeki yeşil dönüşüm su ve enerji maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlıyor]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/insaat-sektorundeki-yesil-donusum-su-ve-enerji-maliyetlerinin-dusurulmesine-katki-sagliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/insaat-sektorundeki-yesil-donusum-su-ve-enerji-maliyetlerinin-dusurulmesine-katki-sagliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- İTO İnşaat Malzemeleri Meslek Komite Üyesi Mustafa Zeytin: - '(Yeni yapılan binalarda gri su alanlarının olması) Uzun vadede su faturalarında düşüş sağlıyor ve kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sunuyor. Sonuçta o biriken sular peyzajda, ortak alanlarda kullanılabilecek ayrıca yarın herhangi olağanüstü durumlarda da o su biriktirme lazım olacak']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - KAAN ULU - İnşaat sektöründe çevre dostu uygulamalar ve enerji verimliliği odaklı dönüşüm hız kazanırken, yeni nesil binalarda su ve enerji tasarrufunu artıracak sistemlerin yaygınlaştırılması gerektiği vurgulanıyor.</p><p>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Üyesi ve İnşaat Malzemeleri Meslek Komite Üyesi Mustafa Zeytin, AA muhabirine, son yıllarda inşa edilen binaların teknoloji, yalıtım ve çevresel standartlar açısından önemli ölçüde geliştiğini söyledi.</p><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının hayata geçirdiği düzenlemelerin sektörde dönüşümü desteklediğini ifade eden Zeytin, uygulamaya yönelik denetimlerin artırılması gerektiğini dile getirdi.</p><p>Zeytin, Yeşil Sertifika Sisteminin (YeS-TR), çevreye duyarlı yapılaşmanın teşvik edilmesi açısından önemli bir adım olduğunu aktararak, 'Bununla ilk olarak insanların çevreye daha duyarlı olması gerektiği ve bu işin devlet tarafından önemsendiği gösterildi. Örneğin kurak bir yaz geçirdik ve yağmurlarla da barajlarımız tekrar doldu. Yani burada suyun çok kıymetli olduğunu gördük. Önümüzdeki dönemlerde de çok kıymetli olacağını görüyoruz.' diye konuştu.</p><p>Bakanlığın çıkardığı uygulamalardan bir tanesinin de 'gri su' uygulaması olduğunu aktaran Zeytin, şöyle devam etti:</p><p>'Bu, binada kullanılan suların aslında tekrar kullanılması demek. O suları peyzajda kullanabiliyorsunuz, lavabolarda, tuvaletlerde kullanabiliyorsunuz. Bu şekilde suyun kullanılıp tekrar kazandırılması ekonomik açıdan, suyun verimli kullanılması açısından da çok önemli. Bunun tabii ki uygulanabilir olması lazım. Uygulanabilir olması noktasında ise müteahhitler, inşaat yapan kişiler bazen bunu maliyetleri artırması bakımından dikkate almayabiliyor. Onun için kurumların bu alınan kararlar noktasında takip etmesinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz.'</p><p>- 'Güneş enerjisinin konutlarda daha yaygın kullanılması gerekiyor'</p><p>Zeytin, yeni yapılan binaların yüzde 90'ında gri su sistemlerinin olmasına dikkat edildiğini anlatarak, bu sistem sayesinde binalarda kullanılan suyun yeniden değerlendirilip peyzaj ve ortak alanlarda kullanılabildiğini söyledi.</p><p>Bu tür sistemlerin ilk yatırım maliyetini artırdığına işaret eden Zeytin, 'Uzun vadede su faturalarında düşüş sağlıyor ve kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sunuyor. Sonuçta o biriken sular peyzajda, ortak alanlarda kullanılabilecek ayrıca yarın herhangi olağanüstü durumlarda da o su biriktirme lazım olacak. Bunlara kendi suyunuz olduğu için de bir ücret ödemeyeceksiniz. Konut sahiplerinin ekonomisine de katkısı bu şekilde olmuş olacak.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Zeytin, enerji tarafında ise güneş enerjisinin konutlarda daha yaygın kullanılması gerektiğini belirterek, 'Sanayide başlayan bu dönüşümün konutlara da taşınması gerekiyor. Güneş enerjisi, maliyetleri düşüren önemli bir kaynak.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Binalarda kullanılan malzemelerin de çevresel etkilerine dikkati çeken Zeytin, özellikle çatı ve yalıtım malzemelerinde petrol türevi ürünlerden kaçınılması gerektiğini söyledi.</p><p>Zeytin, ısı yalıtımının ilk etapta maliyetleri artırsa da uzun vadede önemli tasarruf sağladığını vurgulayarak, 'Doğru yalıtım uygulamalarıyla doğal gaz tüketiminde yüzde 50'ye varan düşüş görülebiliyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Sektörde sürdürülebilirlik uygulamalarının yaygınlaşması için kamu otoritelerinin denetimlerinin kritik olduğunu anlatan Zeytin, uygulama konusunda hem sektörün hem de kamu kurumlarının sorumluluğunun büyük olduğunu dile getirdi.</p><p>Bu arada, gri su, evsel kullanımdan kaynaklanan her türlü yıkama sularını içeren ve tuvalet kullanımından kaynaklananlar haricindeki tüm atık suları ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/insaat-sektorundeki-yesil-donusum-su-ve-enerji-maliyetlerinin-dusurulmesine-katki-sagliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/insaat-sektorundeki-yesil-donusum-su-ve-enerji-maliyetlerinin-dusurulmesine-katki-sagliyor.jpg" type="image/jpeg" length="50881"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim sigortada kapsam ve fiyatlamayı yeniden şekillendiriyor]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/hurmuz-bogazindaki-gerilim-sigortada-kapsam-ve-fiyatlamayi-yeniden-sekillendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/hurmuz-bogazindaki-gerilim-sigortada-kapsam-ve-fiyatlamayi-yeniden-sekillendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO'su Murat Çiftçi: - 'Artık sigortacılar sadece fiziksel hasarı değil, jeopolitik gerilim, misilleme riski ve belirsizlik katsayısını fiyatlıyor. Bu nedenle özellikle savaş riskleri ayrı bir ürün olmaktan çıkıp, ana risk değerlendirmesinin merkezine yerleşmiş durumda' - 'Özellikle Hürmüz gibi yüksek jeopolitik risk barındıran bölgelerde faaliyet gösteren firmalar açısından, artık yalnızca standart bir marine poliçesi ile ilerlemek yeterli değil. Bu tür operasyonlarda riskin sağlıklı yönetilebilmesi için 'all risks', 'war risk' ve gerektiğinde 'political risk' teminatlarını birlikte içeren çok katmanlı bir sigorta yapısı neredeyse zorunlu hale gelmiş durumda']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - KEREM ALP EREN KAYA/ENES EGE - Küresel ticaretin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda yükselen gerilim, gemi trafiği ve teslim sürelerindeki etkinin yanı sıra sigorta teminatlarının yapısı ve fiyatlama mekanizmaları üzerinde de belirleyici olmaya başladı.</p><p>İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırılarıyla Hürmüz Boğazı'nda yükselen gerilim, sigorta sektörü için de risk faktörünün hesaplanmasıyla ilgili ciddi olumsuzluklar oluşturdu.</p><p>Hürmüz Boğazı'nda sigorta sektörünün tablosunu asıl değiştiren riskin öngörülebilir olmaktan çıkması olurken, fiziksel hasarın yanı sıra jeopolitik gerilim, misilleme ihtimali ve belirsizlik katsayısı da fiyatlama merkezine yerleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu kapsamda savaş riskleri, ayrı ve sınırlı bir başlık olmaktan çıkarak ana risk değerlendirmesinin temel unsurlarından biri haline geldi.</p><p>Hürmüz Boğazı'ndaki çatışma durumunun sigorta sektörüne sahadaki yansıma ise daha çok teminat kapsamlarının daralması, savaş istisnalarının genişlemesi, muafiyetlerin yükselmesi ve mevcut poliçelerin daha yüksek primlerle yeniden yapılandırılması şeklinde ortaya çıkıyor.</p><p>Buna göre, özellikle yüksek jeopolitik risk taşıyan hatlarda standart teminatlarla ilerlemek giderek zorlaşırken, ek savaş riski koruması, buy-back klozları (geri alım garantisi) ve çok katmanlı sigorta yapıları daha fazla önem kazanıyor.</p><p>Risk ortamı ayrıca hasarın meydana gelmesinden çok olayın nasıl sınıflandırıldığı konusunu ön plana çıkarıyor.</p><p>Bir zararın sigorta hukuku açısından 'warlike act' (savaş benzeri eylem) kapsamında değerlendirilmesi halinde standart poliçeler devre dışı kalabilirken, yalnızca varsa savaş riskleri teminatı işletilebiliyor.</p><p>Bu durum da sigorta sektörünün operasyonel açıdan çatışmanın niteliğini sınıflandıran başlıca aktörlerden biri haline geldiğine işaret ediyor.</p><p>- 'Risk öngörülebilir olmaktan çıktı'</p><p>IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği Üst Yöneticisi (CEO) Murat Çiftçi, Hürmüz Boğazı'nda ortaya çıkan durumun sigorta sektörüne yansımasıyla ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Çiftçi, yaşanan gelişmelerin sektör açısından klasik bir bölgesel risk artışının ötesine geçtiğini, buradaki asıl kırılmanın riskin öngörülebilir olmaktan çıkması olduğunu anlattı.</p><p>Normal şartlarda denizcilik sigortalarında riskin coğrafya, geçmiş hasar verisi ve operasyonel parametreler üzerinden fiyatlandığını dile getiren Çiftçi 'Ancak bugün Hürmüz hattında risk, doğrudan jeopolitik kararlarla şekilleniyor. Bu da sigorta şirketlerinin risk değerlendirme yaklaşımını önemli ölçüde değiştiriyor. Artık sigortacılar sadece fiziksel hasarı değil, jeopolitik gerilim, misilleme riski ve belirsizlik katsayısını fiyatlıyor. Bu nedenle özellikle savaş riskleri ayrı bir ürün olmaktan çıkıp, ana risk değerlendirmesinin merkezine yerleşmiş durumda.' diye konuştu.</p><p>Çiftçi, sahada tek bir eğilimden söz etmenin zor olduğunu ancak genel tabloda teminat kapsamlarında daralma ve özellikle savaş istisnalarında belirgin şekilde genişleme gözlemlendiğini söyledi.</p><p>Buna paralel olarak sigorta şirketlerinin riski daha fazla paylaşmak adına muafiyetleri yukarı çektiğini ve riskin daha büyük bir kısmını sigortalının üstlenmesini istediğini belirten Çiftçi, şöyle devam etti:</p><p>'Diğer taraftan mevcut poliçelerin büyük ölçüde aynı şartlarla yenilenemediğini, daha yüksek primler ve daha sınırlı kapsamlarla yeniden kurgulandığını gözlemliyoruz. Uluslararası basında sıklıkla dile getirilen iptal dalgası ise sahada çoğu zaman birebir iptal olarak değil, çoğunlukla poliçelerin daha dar kapsam ve daha yüksek primlerle yeniden yapılandırılması şeklinde karşılık buluyor.'</p><p>- 'Warlike act' en kritik belirleyicilerden biri'</p><p>Çiftçi, 'warlike act' sınıflandırmasının, hasarın ödenip ödenmeyeceğini belirleyen en kritik eşiklerden biri olduğunu kaydetti.</p><p>Bir olayın warlike act olarak sınıflandırılması halinde, standart 'all risk' poliçelerin devre dışı kalmasıyla yalnızca savaş riskleri teminatlarının devreye girdiğini vurgulayan Çiftçi, 'Bu teminatın bulunmadığı durumlarda ise hasar tamamen teminatsız kalabiliyor. Dolayısıyla konu artık sadece bir hasarın meydana gelip gelmemesi değil, nasıl sınıflandırıldığı meselesine dönüşmüş durumda.' diye konuştu.</p><p>Çiftçi, 'Günümüzde en fazla uyuşmazlık da bu gri alanlarda ortaya çıkıyor. Devlet destekli ancak resmi olarak savaş ilan edilmemiş eylemler, sabotaj ile savaş eylemi arasındaki sınırın bulanıklaştığı vakalar ya da üçüncü taraflar üzerinden yürütülen operasyonlar, sigorta tarafında ciddi yorum farklarına yol açabiliyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Eylül 2022'de Kuzey Akım (Nord Stream) Rusya'dan Almanya'ya uzanan 1 ve 2 doğal gaz boru hatlarında meydana gelen sabotaj sonrasında ortaya çıkan zararın hangi poliçede değerlendirileceği ve risk analistlerinin (underwriter) savaşın tanımını belirlediği tartışmalarına da değinen Çiftçi, şunları kaydetti:</p><p>'Daha önce yabancı bir yayında yayımlanan bir analizde bu konu detaylı şekilde tartışılıyor. Boru hattında meydana gelen patlama sonucu oluşan fiziksel hasarın yanı sıra operasyonun durmasıyla ortaya çıkan gelir kaybı ve iş kesintisi gibi zararların hangi poliçe kapsamında değerlendirileceği tamamen olayın nasıl sınıflandırıldığına bağlı olarak değişiyor. Aynı olayın 'sabotaj' ya da 'warlike act' olarak değerlendirilmesi, milyarlarca dolarlık bu hasarın standart poliçelerden mi yoksa yalnızca savaş riskleri teminatından mı karşılanacağını doğrudan belirliyor.'</p><p>- 'Hürmüz için standart marine poliçeleri yeterli değil'</p><p>Standart poliçelerin savaş, iç savaş, isyan veya devlet aksiyonu kaynaklı ya da bunlarla bağlantılı risklerde koruma sağladığını belirten Çiftçi, bu tür durumlarda teminatın ancak savaş riskleri için ayrıca düzenlenen güvenceler veya poliçelere eklenen buy-back klozları üzerinden sürdürülebildiğini ifade etti.</p><p>Çiftçi, 'Özellikle Hürmüz gibi yüksek jeopolitik risk barındıran bölgelerde faaliyet gösteren firmalar açısından, artık yalnızca standart bir marine poliçesi ile ilerlemek yeterli değil. Bu tür operasyonlarda riskin sağlıklı yönetilebilmesi için 'all risks', 'war risk' ve gerektiğinde 'political risk' teminatlarını birlikte içeren çok katmanlı bir sigorta yapısı neredeyse zorunlu hale gelmiş durumda.' dedi.</p><p>Pratikte bu tür hasarların sınıflandırılmasının çok katmanlı bir değerlendirme sürecine dayandığını vurgulayan Çiftçi, sürecin genellikle sigorta şirketi ve risk analistinin ilk değerlendirmesiyle başladığını, ardından hasar tespit uzmanı raporlarıyla teknik olarak desteklendiğini ve gerekli görülmesi halinde hukuki süreçlerle mahkeme kararlarının devreye girdiğini kaydetti.</p><p>Çiftçi, 'Öte yandan günümüz uygulamalarında en kritik rolü risk analistlerinin üstlendiğini söylemek mümkün, çünkü poliçe metnini oluşturan ve riski tanımlayan esas taraf onlar. Bu değerlendirme yapılırken olayın faili, devlet bağlantısı olup olmadığı, eylemin amacı ve bağlamı ile olayın gerçekleştiği bölgedeki genel jeopolitik atmosfer gibi birçok unsur birlikte ele alınarak nihai sınıflandırma yapılır.' diye konuştu.</p><p>- 'Savaşı sigortacılar tanımlıyor denilebilir'</p><p>Bugün gelinen noktada operasyonel açıdan bakıldığında, 'Savaşı sigortacılar mı tanımlıyor?' sorusuna büyük ölçüde 'evet' demenin mümkün olduğuna işaret eden Çiftçi, 'Günümüzde devletler çoğu zaman resmi bir savaş ilanında bulunmuyor ancak sigorta sektörü açısından bir olayın nasıl sınıflandırıldığı, milyarlarca dolarlık tazminatın ödenip ödenmeyeceğini belirleyen temel unsur haline geliyor.' görüşlerini aktardı.</p><p>Çiftçi, 'Bu nedenle bir devletin 'savaş değil' olarak tanımladığı bir olay, sigortacılar tarafından 'warlike act' kapsamında değerlendirilebiliyor. Bu durum da aslında önemli bir gerçeği ortaya koyuyor, savaşın hukuki tanımı ile sigorta sektörünün risk tanımı artık her zaman birebir örtüşmeyebiliyor.' dedi.</p><p>Türk ihracatçıları ve lojistik firmaları açısından mevcut tabloda üç temel etkinin öne çıktığını belirten Çiftçi, konuşmasını şöyle tamamladı:</p><p>'Öncelikle sigorta maliyetlerinde belirgin bir artış söz konusu, özellikle savaş riskine bağlı primler ve ek teminat maliyetleri ciddi şekilde yükseliyor. Buna paralel olarak navlun ve operasyon maliyetleri de artıyor, riskli bölgelerden kaçınma, alternatif rotalara yönelme ve buna bağlı gecikmeler maliyet yapısını yukarı çekiyor. Üçüncü önemli başlık ise sözleşme yönetimi ve risk paylaşımı. Artık yalnızca fiyat değil, teslim şekilleri, sigorta kapsamıyla force majeure ve war klozları gibi unsurlar çok daha kritik hale gelmiş durumda.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/hurmuz-bogazindaki-gerilim-sigortada-kapsam-ve-fiyatlamayi-yeniden-sekillendiriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/hurmuz-bogazindaki-gerilim-sigortada-kapsam-ve-fiyatlamayi-yeniden-sekillendiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="48180"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da yüksek sıcaklığa dayanıklı yerli nohut geliştirildi]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/antalyada-yuksek-sicakliga-dayanikli-yerli-nohut-gelistirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/antalyada-yuksek-sicakliga-dayanikli-yerli-nohut-gelistirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Antalya'da yürütülen bilimsel çalışmayla, yüksek sıcaklıklara dayanıklı yerli nohut çeşidi geliştirildi.</p><p>Akdeniz Üniversitesi Serik Gülsün-Süleyman Süral Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Duygu Sarı Yol'un hazırladığı 'Yüksek Sıcaklık Stresine Dirençli Nohut Islahı İçin Türler Arası Melezleme' başlıklı proje, TÜBİTAK tarafından kabul edildi.</p><p>Antalya'da, Doç. Dr. Yol ve ekibi tarafından iklim değişikliğine karşı tarımsal sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla yürütülen TÜBİTAK projesi kapsamında, yüksek sıcaklıklarda da verimini koruyan yerli nohut çeşidi geliştirildi.</p><p>Yol, projeye ilişkin gazetecilere, nohutun ani sıcaklık değişimlerinden etkilenen bir bitki olduğunu söyledi.</p><p>Özellikle yüksek sıcaklık koşullarında nohutta çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde verim kayıpları yaşandığını belirten Yol, 'Verim kayıplarını en aza indirerek dayanıklı çeşitler elde etmek projenin temel amacını oluşturuyor. Yüksek sıcaklığa dayanıklı ve aynı zamanda verimi yüksek nohut çeşitleri geliştirerek, üreticinin ani sıcaklık değişimlerine rağmen istikrarlı ve güvenli şekilde üretime devam etmesini hedefliyoruz.' dedi.</p><p>Projede melezleme ıslahı yöntemini kullandıklarını ifade eden Yol, dışarıdan gen aktarımı yapılmadığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çalışmada yüksek sıcaklığa dayanıklı yabani nohut türü kullanıldığına dikkati çeken Yol, şunları söyledi:</p><p>'Bu türün sera koşullarında yüksek sıcaklıklara dayanıklı olduğunu ve çok yüksek sıcaklıklarda dahi bakla bağlayıp dane oluşturabildiğini gözlemledik. Bu dayanıklılığı kültür nohuduna aktarmayı amaçlıyoruz. Projenin ilerleyen aşamalarında tescil ve ticarileştirme süreçleriyle ülkemizde nohut üretiminin sürdürülebilirliğine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Yurt dışından bu türe yönelik yoğun talep oldu. Ancak önceliğimiz, bu özellikleri melezleme yoluyla kültür nohuduna aktarmak olduğu için şu aşamada paylaşım yapmıyoruz.'</p><p>Yol, projeyle yerli genetik kaynakların korunmasını da amaçladıklarını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Antalya</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/antalyada-yuksek-sicakliga-dayanikli-yerli-nohut-gelistirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/antalyada-yuksek-sicakliga-dayanikli-yerli-nohut-gelistirildi.jpg" type="image/jpeg" length="24514"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye Kentsel Tesis Yönetim Derneğinin 4. Olağan Genel Kurulu İstanbul'da yapıldı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/turkiye-kentsel-tesis-yonetim-derneginin-4-olagan-genel-kurulu-istanbulda-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/turkiye-kentsel-tesis-yonetim-derneginin-4-olagan-genel-kurulu-istanbulda-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Anadolu Ajansı, Türkiye Kentsel Tesis Yönetim Derneği 4. Ödül Töreni'nde 'Yılın En Başarılı Haber Ajansı' kategorisinde ödüle layık görüldü]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Türkiye Kentsel Tesis Yönetim Derneğinin (TRKTYD) 4. Olağan Genel Kurulu İstanbul'da gerçekleştirildi.</p><p>Pendik'teki bir otelde düzenlenen genel kurula, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, TRKTYD üyeleri, bürokratlar ve iş dünyası temsilcileri katıldı.</p><p>TRKTYD Genel Başkanı Suat Sandalcı'nın oy birliğiyle yeniden bu göreve seçildiği genel kurulda, yeni dönemde görev alacak yönetim kurulu, denetim kurulu ve disiplin kurulu üyeleri de belirlendi.</p><p>Seçilmesinin ardından konuşma yapan Suat Sandalcı, hayata geçirdikleri projelerden bahsederek, yeni dönemde planladıkları faaliyetleri anlattı.</p><p>Tesis yönetim sektörünün yıllık hacminin 15 milyar dolara yükseldiğini ve istihdamının 2 milyonu aştığını dile getiren Sandalcı, 'Yaklaşık 4 bin şirketle 18 milyon vatandaşa hizmet ulaştırıyoruz.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sandalcı, Türkiye'nin kasımda Antalya'da COP31 Zirvesi'ne ev sahipliği yapacağını anımsatarak, 'Sıfır atık ve enerji verimliliği gibi konular da ele alınacak. Bu bağlamda COP31'de alınacak kararların sahada uygulanmasını arzu ediyoruz. Dernek olarak, sektör olarak alınacak kararlara destek vereceğiz.' diye konuştu.</p><p>- Anadolu Ajansına 'Yılın En Başarılı Haber Ajansı' ödülü</p><p>TRKTYD 4. Olağan Genel Kurulu'nun ardından, toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla ve 'Kadına ve Çocuğa Şiddete Hayır' temasıyla 'Türkiye Kentsel Tesis Yönetim Derneği 4. Ödül Töreni' de düzenlendi.</p><p>Bu kapsamda sektöre katkıda bulunan basın kuruluşlarına da plaket verildi.</p><p>'Yılın En Başarılı Haber Ajansı' kategorisinde Anadolu Ajansı (AA) ödüle layık görülürken, plaket, AA Finans Haberleri muhabiri Mücahit Enes Sevinç'e takdim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/turkiye-kentsel-tesis-yonetim-derneginin-4-olagan-genel-kurulu-istanbulda-yapildi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/turkiye-kentsel-tesis-yonetim-derneginin-4-olagan-genel-kurulu-istanbulda-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="69148"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Murat Yalçıntaş, Altay Ana Muharebe Tankı'nın hikayesini anlattı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/murat-yalcintas-altay-ana-muharebe-tankinin-hikayesini-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/murat-yalcintas-altay-ana-muharebe-tankinin-hikayesini-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- OYAK Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Yalçıntaş: - '(Altay Ana Muharebe Tankı) Bu projede çok fazla emek ve birikim var. 2000'li yılların başında beri gelen bir emek ve bilgi birikimi mevcut. Bu projeden alınan derslerin bizden sonra gelenlere aktarılmasının önemli olduğunu düşündüğüm için bu kitabı yazdım']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - OYAK Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Yalçıntaş'ın kaleme aldığı 'Yeni Altay'ın Bilinmeyen Hikayesi' kitabının imza günü gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İş Dünyası Vakfı Genel Merkezi'nde düzenlenen etkinlikte, Yalçıntaş, Türkiye'nin önemli projelerinden Altay Ana Muharebe Tankı'nın serüvenini ve kendi yaşamından kesitleri içeren kitabın yazım sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Yalçıntaş, kitabın yaklaşık 2 hafta önce piyasaya çıktığını ve gördüğü yoğun ilgi dolayısıyla ilk baskısının tükendiğini belirterek, ikinci baskısının ise 6 Nisan'dan itibaren kitapçılarda ve çevrim içi platformlarda yer alacağını söyledi. <br></p><p>Yalçıntaş, Altay Ana Muharebe Tankı'nın Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) en prestijli projelerinden biri olduğu vurgulayarak, şöyle devam etti:</p><p>'Mayıs 2021'de BMC'de genel müdür olarak göreve başladım. BMC Şirketler Topluluğu hem askeri alanda hem de sivil alanda çalışıyor. Askeri alandaki projelerinin en önemlisi Altay Tankı projesiydi. 2021'den 2024'ün başına kadar yaklaşık üç sene görev yaptım. Göreve başladığımda Altay Tankı projesinde bazı çözülmesi gereken noktalar vardı. Bu sorunları çözerek, Nisan 2023'te de Altay Tankı'nın ilk ikisini Milli Savunma Bakanlığına teslim ettik. Altay Ana Muharebe Tankı Projesi için 25 yıllık zaman zarfında emek vermiş çok sayıda insan var. Bu insanların birçoğu bilinmiyor ama bu projede 2000'li yılların başında beri gelen bir emek ve bilgi birikimi mevcut. Bu projeden alınan derslerin bizden sonra gelenlere aktarılmasının önemli olduğunu düşündüğüm için bu kitabı yazdım.'<br></p><p>Altay Ana Muharebe Tankı'nın hikayesini, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek'in 'MİLGEM'in Öyküsü' kitabından da ilham alarak yazmaya karar verdiğini belirten Yalçıntaş, 'O kitapta ilk Türk firkateynlerinin yapılması için nasıl bir emek harcandığı, hangi bürokratik zorluklardan geçildiği ve aşıldığı çok güzel anlatılıyor. Altay projesinde de MİLGEM projesinde alınan bazı derslerden nasıl yararlandığını gördüm. MİLGEM tecrübesi Altay projesinin gelişmesinde etkili oldu. Umarım Altay Tankı kitabı da bundan sonraki projeler için faydalı olur.' diye konuştu.</p><p>Yalçıntaş, kitabı kaleme alırken 70'e yakın kişiyle görüşme yaptığını, dinlediklerini çapraz doğrulama yapmadan yazmadığını, kaleme aldığı her şeyin yaşanmış gerçek olaylar olduğunu vurguladı.</p><p>- 'TSK, dünyada muharebe yeteneği en gelişmiş ordudur'</p><p>Kitapta 'Tank hala gerekli mi?' başlıklı bir bölüme yer verdiğini aktaran Yalçıntaş, şunları kaydetti:<br></p><p>'Muharebe konsepti bir bütündür. Muharebede her türlü araca ihtiyaç duyulur ve muhaberenin neticeye erişmesi için piyadenin toprağa ayak basması lazımdır. Piyadenin bir yere girmesi için de mutlaka zırhlı destek gereklidir. Dolayısıyla tank olmadan kara harekatı olmadan muharebenin neticelenmesi mümkün değil. İşte bugün ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarında görüyoruz. Kesin bir hava üstünlüğüyle bombardıman yapıyorlar ama bir tane bile asker içeriye girebilmiş değil, bu sebeple de sonuçlanmıyor.'</p><p>Yalçıntaş, TSK'nın dünya ülkelerindeki ordular içinde çok saygın bir yeri olduğuna dikkati çekerek, BMC'ninmuhtelif askeri araçlar ürettiğini ve ihracatını yaptığını ifade etti. <br></p><p>BMC'de yöneticiyken dost ve müttefik orduların komutanlarıyla çeşitli toplantılar yaptığını anlatan Yalçıntaş, şöyle devam etti:<br></p><p>'Bu görüşmelerde karşımdaki komutanların her zaman sorduğu bir soru vardı. 'Sizin bu aracınız TSK envanterinde var mı?'. Ben de 'Neden bu soruyu ısrarla soruyorsunuz?' dedim. Komutan şöyle bir cevap verdi. 'Türk Silahlı Kuvvetleri bizim için idol bir ordudur. TSK, dünyada muharebe yeteneği en gelişmiş ordudur. Disiplin ve savaş kabiliyeti açısından bir numaralı ordudur, dolayısıyla herhangi bir araç TSK tarafından kullanılıyorsa o araç zaten mükemmel bir araçtır, onlar kullanıyorsa biz de rahatlıkla alabiliriz'.'<br></p><p>Yalçıntaş'ın kaleme aldığı kaynak niteliğindeki eser, yeni Altay Ana Muharebe Tankı Projesi'nin kamuoyunda fazla bilinmeyen aşamalarını ve kritik gelişmeleri kapsamlı bir şekilde okuyucuya sunuyor.<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/murat-yalcintas-altay-ana-muharebe-tankinin-hikayesini-anlatti</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/murat-yalcintas-altay-ana-muharebe-tankinin-hikayesini-anlatti.jpg" type="image/jpeg" length="39144"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, Denizli'de iş insanlarıyla bir araya geldi:]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-isikhan-denizlide-is-insanlariyla-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-isikhan-denizlide-is-insanlariyla-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Türkiye, küresel güvensizlik ortamında üstlendiği uluslararası sorumluluklar, tarihi ve kültürel misyonuyla sadece bölgesinin değil dünyanın da can simidi olmaya devam etmektedir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DENİZLİ (AA) - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 'Türkiye, küresel güvensizlik ortamında üstlendiği uluslararası sorumluluklar, tarihi ve kültürel misyonuyla sadece bölgesinin değil dünyanın da can simidi olmaya devam etmektedir.' dedi.</p><p>Bakan Işıkhan, Pamukkale Üniversitesi Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz Kongre ve Kültür Merkezi'nde iş insanlarının katılımıyla gerçekleştirilen 'Türkiye Yüzyılı'nda Çalışma Hayatı Buluşmaları' programına katıldı.</p><p>Burada konuşan Işıkhan, başta turizm ve tekstil olmak üzere tarımda, sanayide ve pek çok alandaki üretim kalitesi, tecrübesi ve köklü geçmişiyle dünyanın her yerine ulaşan Denizli'nin gururlandırmaya devam ettiğini söyledi.</p><p>Türkiye'yi güçlendirme hedefleri istikametinde kararlılıkları ve azimlerini korudukları sürece her alanda olumlu sonuçlar almaya devam edeceklerini belirten Işıkhan, şöyle konuştu:</p><p>'Şunu unutmamalıyız ki tam bağımsız güçlü bir ekonomi ve kendi kendine yetebilen bir Türkiye demek aynı zamanda daha adil, daha huzurlu bir dünya demektir. Çünkü bugün Türkiye, küresel güvensizlik ortamında üstlendiği uluslararası sorumluluklar, tarihi ve kültürel misyonuyla sadece bölgesinin değil dünyanın da can simidi olmaya devam etmektedir. Bölgesel tehditlerin kapımıza kadar ulaşmış olması bize, büyüme yolunda atmamız gereken kararlı adımları bir kez daha hatırlatmaktadır. Bu sebeple başta çalışma hayatı olmak üzere Türkiye'yi içeride ve dışarıda daha güçlü kılacak her mecrada durma, duraksama, adımlarımızda tereddüt etme, kabuğumuza çekilme lüksümüzün olmadığını özellikle vurgulamak istiyorum.'</p><p>Işıkhan, Denizli'nin üretim gücüne ve potansiyeline inandıklarını, şehrin ekonomiden, turizme, tarımdan sanayiye kadar çalışma hayatına yön veren her sektörüne yaptıkları yatırımlarla Denizli'nin hak ettiği konuma ulaşacağına inandıklarını kaydetti. </p><p>- 'Tecrübesiz gençleri istihdam etmesi ve tecrübe kazandırması için teşvik edeceğiz'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Günümüz dünyasında gençlerin karşılaştığı en büyük zorluklardan birinin eğitimden iş hayatına geçiş süreci olduğunu anlatan Işıkhan, 'Birçok gencimiz okuldan mezun olduktan sonra iş bulma sürecinde ne yazık ki zorluklar yaşamakta, tecrübe eksikliği nedeniyle geri planda kalmaktadır. Bu durumun toplumsal olarak da çözmemiz gereken önemli bir mesele olduğunu düşünmekteyiz. İşte tam da bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle gençlerimizi üretim sürecine daha erken dahil etmek, onları hayatın içine daha güçlü şekilde katmak amacıyla yeni adımlar attık.' dedi.</p><p>İŞKUR öncülüğünde başlattıkları, 'Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Programı'nın​​​​​​​ gençlerin çalışma hayatına daha erken, daha donanımlı ve daha güçlü bir şekilde katılmasını hedeflediğini aktaran Işıkhan, şöyle devam etti:</p><p>'Bu programla gençlerimize staj imkanları sunuyor, meslek sahibi olmalarını teşvik ediyor, ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerimizi çalışma hayatına kazandırıyor, ilk iş deneyimlerini desteklemeye devam ediyoruz. Staj Desteği programıyla 3 yılda 800 bin gencimizin staj yapmasını sağlayacağız. Geleceğim Meslekte Programı ile meslek okulu mezunlarını kendi mesleklerinde çalışmaya teşvik edeceğiz. NEET İşgücü Uyum Programı ile ne eğitimde ne istihdamda olan 450 bin genci kamu kurumlarıyla işbirliği içinde çalışma hayatına dahil edeceğiz. İşe ilk adım programı ile 3 yılda 750 bin gencin 6 ay boyunca ücretinin tamamını veya 18 ay boyunca ücretinin yarısını İŞKUR olarak ödeyeceğiz. Böylece tecrübe eksikliği nedeniyle ilk iş deneyimlerinde zorluk yaşayan gençlere deneyimlerini kazandıracağız. Özellikle işe alımda tecrübe şartı arayan işverenlerimizi de tecrübesiz gençleri istihdam etmesi ve tecrübe kazandırması noktasında teşvik edeceğiz.'</p><p>Işıkhan, geçen sene başlattıkları İŞKUR Gençlik Programı ile de üniversite öğrencilerinin yarı zamanlı modelle çalışma hayatına alıştırmaya, tecrübe katmaya devam ettiklerini sözlerine ekledi. </p><p>Programda, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci ile Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger de birer konuşma yaptı.</p><p>Konuşmaların ardından Bakan Işıkhan ve bakanlık yetkilileri, basına kapalı bölümde iş dünyası ve gençlerin sorularını cevapladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Denizli</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-isikhan-denizlide-is-insanlariyla-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-isikhan-denizlide-is-insanlariyla-bir-araya-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="40094"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
