<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Flash Haber Londra</title>
    <link>https://flashhaberlondra.com</link>
    <description>Flash Haber Londra</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://flashhaberlondra.com/rss/istanbul" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 11 May 2026 15:26:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/rss/istanbul"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İlim Yayma Vakfı 50. Yıl Kütüphaneleri İstanbul Toplu Açılış Töreni]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/ilim-yayma-vakfi-50-yil-kutuphaneleri-istanbul-toplu-acilis-toreni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/ilim-yayma-vakfi-50-yil-kutuphaneleri-istanbul-toplu-acilis-toreni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: - 'Geçen yıl aralık ayında açıklanan TIMSS skorlarına göre, Türkiye, Avrupa'da matematik ve fen eğitiminde ilk 5 ülke arasında. Bu da bizim için çok önemli bir gösterge' - İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan: - 'Liseyi bitirdikten sonra üniversite hayatınız ve ondan sonrası için, özellikle akademik kariyer düşünen arkadaşlarımızın her zaman yanında olmak istiyoruz. Binlerce öğrenciye her yıl burs veriyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, geçen yıl aralık ayında açıklanan Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması (TIMSS) skorlarına göre, Türkiye'nin Avrupa'da matematik ve fen eğitiminde ilk 5 ülke arasında yer aldığını, bunun kendileri için çok önemli bir gösterge olduğunu bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tekin, Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi'nde düzenlenen 'İlim Yayma Vakfı 50. Yıl Kütüphaneleri İstanbul Toplu Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin eğitim, öğretim süreçlerinde son 20 yılda devrim niteliğinde işler yaptığını söyledi.</p><p>Türkiye'nin 2002 öncesinde eğitim göstergelerinde Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında alt sıralarda yer aldığını, derslik, öğretmen ve fiziki kapasite bakımından büyük ilerleme kaydedildiğini dile getiren Tekin, ülke genelinde 750 bin sınıfın olduğunu, 2002 yılında ise yaklaşık 350 bin dersliğin bulunduğunu aktardı.</p><p>Bakan Tekin, 'Rakama böyle baktığımızda ikiye katlanmış gibi gözüküyor ama şöyle bakarsak, o 350 bin dersliğin yaklaşık yarısının deprem ya da ekonomik ömrünü tamamlamak gibi gerekçelerle yıkılıp yeniden yapıldığını düşünürsek, 2002 öncesinden elimizde yaklaşık 150 bin civarında derslik var. Şimdi ben bunu söyleyince birileri rahatsız oluyor. Yani o günden kalma 150-160 bin dersliğimiz var ama bugün 750 bin dersliğimiz var.' ifadesini kullandı.</p><p>2003'ten bu yana eğitim bütçesinin kamu harcamalarında ilk sırada yer almasının Türkiye'nin demokratikleşme ve kalkınma göstergeleri açısından önemli bir kazanım olduğuna dikkati çeken Tekin, eğitimde ayrımcı uygulamaların kaldırıldığını vurguladı.</p><p>Türkiye'nin uluslararası eğitim göstergelerinde yükseliş gösterdiğinin altını çizen Tekin, OECD Genel Sekreteri'nin Türkiye için 'Son 10 yılda Türkiye'nin olağanüstü sıçrayışı' değerlendirmesinde bulunduğunu hatırlattı.</p><p>Milli Eğitim Bakanı Tekin, 'Geçen yıl aralık ayında açıklanan TIMSS skorlarına göre, Türkiye, Avrupa'da matematik ve fen eğitiminde ilk 5 ülke arasında. Bu da bizim için çok önemli bir gösterge. İnşallah 8 Eylül tarihinde de 2025, yani geçtiğimiz yıl bugünlerde uyguladığımız, PISA skorları açıklanacak ve orada da OECD Genel Sekreteri'nin açıklaması doğrultusunda söylüyoruz ki çok iyi bir derece bekliyoruz.' diye konuştu.</p><p>Tekin, eğitim alanındaki dönüşüm sürecinde siyasi iradenin yanı sıra eğitim bürokrasisi ve mülki idarede görev yapan yöneticilerin de önemli katkılarının olduğuna dikkati çekti.</p><p>Yusuf Tekin, Türkiye'nin 81 ilindeki valilerin, eğitimi öncelikli gündem maddesi haline getirmesinin, kendisi için büyük bir memnuniyet kaynağı olduğunu ifade etti.</p><p>- '50 yılda 50 kütüphane' projesi</p><p>İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ise vakfın 50. yılı kapsamında planlanan çalışmaların deprem nedeniyle yeniden şekillendirildiğini, bu süreçte özellikle deprem bölgesindeki okullara öncelik verdiklerini dile getirdi.</p><p>Hayırseverlerin desteğiyle 36'sı deprem bölgesinde, 1'i Afrin'de, 15'i de İstanbul'da olmak üzere toplam 52 kütüphane kazandırıldığını aktaran Erdoğan, projelerin Milli Eğitim Bakanlığıyla istişare içinde ve ihtiyaç önceliğine göre yürütüldüğünü belirtti.</p><p>Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi'ndekinin proje kapsamındaki en büyük kütüphane olduğunu anlatan Erdoğan, 'Ülkemizin güzide okullarından, önemli okullarından bir tanesi. 420 metrekarelik kütüphaneyi yapmış olduk. En büyük kütüphane de burası, onun için açılışımızı burada yapıyoruz. Çocuklarımıza, okullarımıza hayırlı uğurlu olsun.' dedi.</p><p>İlim Yayma Vakfı ile Cemiyetinin yıllardır eğitimde fırsat eşitliği ve bölgeler arası dengesizliklerin giderilmesi için çalışmalar yürüttüğüne işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Bugüne kadar belki milyonu aşkın öğrenciye üniversite, lise düzeyinde burs, konaklama imkanı sağlamış, binlerce, on binlerce akademisyene proje destekleri, yurt dışı eğitim destekleri sağlamış İlim Yayma Cemiyeti, İlim Yayma Vakfı inşallah bu kütüphaneyle birlikte buradan geçecek bütün öğrencilerin de hayatına dokunmuş olacak. Şunu özellikle eklemek isterim: Liseyi bitirdikten sonra üniversite hayatınız ve ondan sonrası için, özellikle akademik kariyer düşünen arkadaşlarımızın her zaman yanında olmak istiyoruz. Binlerce öğrenciye her yıl burs veriyoruz. Bunların içerisinde İlim Yayma Cemiyetimizle yaptığımız ortaokul ve lise düzeyindeki İstanbul'da 3000 yetim öğrenci arkadaşımızı burslandırıyoruz. Biz, İlim Yayma Vakfı olarak 4000 kadar lise, üniversite, yüksek lisans, doktora öğrencisini her yıl burslandırıyoruz. Burslarımızı takip edin, araştırma desteklerimizi, akademisyenliğe adım atarsanız muhakkak takip edin. Çok başarılı, parlak öğrencilerimiz yurt dışında belli eğitim imkanlarını kazanırlarsa onlara da yönelik kısmi desteklerimiz söz konusu. Bunları hatırlatmak istiyorum.'</p><p>İstanbul Valisi Davut Gül de İstanbul'da kitap sayısının son üç yılda önemli ölçüde arttığını kaydetti.</p><p>Kentte 6,5 milyon olan kitap sayısının son 3 yılda 7 milyon 300 bin daha arttığını belirten Gül, 'Dolayısıyla kitaba erişimle ilgili hiçbir problemimiz hamdolsun kalmadı. Güncel kitapları temin etmeye devam edeceğiz.' bilgisini paylaştı.</p><p>- 'Hiçbir öğrenciyi öğretmensiz, hiçbir okulu kitapsız bırakmamak için çalışıyoruz'</p><p>Bakan Yusuf Tekin, programın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.</p><p>Eğitimde önceliklerinin çocukların nitelikli eğitim alması ve okulların fiziki imkanlarının güçlendirilmesi olduğunu belirten Tekin, kütüphane yatırımlarının da bu vizyonun önemli bir parçası olduğunu söyledi.</p><p>Öğretmen atamaları ve müfredat çalışmalarının ihtiyaçlar doğrultusunda ve veriye dayalı şekilde yürütüldüğünü ifade eden Tekin, hiçbir öğrenciyi öğretmensiz, hiçbir okulu kitapsız bırakmamak için çalıştıklarını anlattı.</p><p>- Öğrencilerin projeleri görücüye çıktı</p><p>Program kapsamında mehteran ve folklor ekipleri gösteri sundu. Farklı liselerden gelen öğrencilerin teknoloji atölyelerinde geliştirdiği projeler tanıtıldı.</p><p>Bakan Tekin ve beraberindekiler, öğrencilerin tasarımlarını inceleyerek bilgi aldı.</p><p>Öğretmen ve öğrencilerden oluşan Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi Korosu müzik dinletisi sundu. Kurdele kesiminin ardından katılımcılar okuldaki kütüphaneyi gezdi.</p><p>Törene, Anayasa Mahkemesi Üyesi Muhterem İnce, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, bazı hayırseverler, öğretmenler ve öğrenciler de katıldı.<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, İstanbul, Politika</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/ilim-yayma-vakfi-50-yil-kutuphaneleri-istanbul-toplu-acilis-toreni</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/ilim-yayma-vakfi-50-yil-kutuphaneleri-istanbul-toplu-acilis-toreni.jpg" type="image/jpeg" length="69854"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu, 'Kritik Altyapı: Ekonominin Güçlendirilmesi' Paneli'nde konuştu:]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/bakan-uraloglu-kritik-altyapi-ekonominin-guclendirilmesi-panelinde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/bakan-uraloglu-kritik-altyapi-ekonominin-guclendirilmesi-panelinde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Belçika ile karşılıklı yatırım ve işbirliklerini artırmamız gerekir. Geçmişi, tarihi derin olan iki devlet olarak coğrafyamızda bulunuyoruz' - 'Türkiye, Avrupa'nın Uzak Doğu'ya, Orta Doğu'ya ve Afrika'ya bakan önemli yüzlerinden bir tanesidir. Dolayısıyla Kraliçe'nin ziyareti, buradaki yaptığınız temasla bizler için de çok kıymetlidir' - 'Sayın Başbakan (Belçika Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele) ile de bundan sonra ilişkilerimizi biraz daha geliştirme noktasında denizcilik olsun, demir yolu olsun, fikir birliğine vardık']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye ile Belçika'nın geçmişi ve tarihi derin iki devlet olduğunu belirterek, 'Belçika ile karşılıklı yatırım ve işbirliklerini artırmamız gerekir.' dedi.</p><p>Belçika Kraliçesi Mathilde'nin başkanlığındaki heyetle gerçekleştirilen Belçika Ekonomik Misyonu ziyareti kapsamında Bakan Uraloğlu ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın katılımıyla 'Kritik Altyapı: Ekonominin Güçlendirilmesi' başlıklı panel düzenlendi.</p><p>Beşiktaş Deniz Müzesi'ndeki panelin kapanışında konuşan Bakan Uraloğlu, Türkiye ile Belçika arasındaki ikili ilişkilerin köklü geçmiş ve güçlü dostluk anlayışıyla karşılıklı devam ettiğini söyledi.</p><p>İki asra yaklaşan diplomatik ilişkilerin istikrarlı şekilde geliştiğini vurgulayan Uraloğlu, ticaret, yatırım, ulaştırma, teknoloji ve savunma başta olmak üzere birçok alanda önemli işbirliklerinin kurulduğunu anlattı.</p><p>Uraloğlu, ülkelerin ulaştırma alanındaki ilişkilerinin önemine işaret ederek, 'Siz, bir şeyler üretebilirsiniz, bunları ya satmanız ya da almanız gerekecektir. Onun için mutlaka bir şekilde ulaştırmanız gerekmektedir. Dolayısıyla ulaştırma sistemlerinin bağlantısallığını artırmamız, alternatiflerini geliştirmemiz ve mutlaka da güçlendirmemiz gerekmektedir.' diye konuştu.</p><p>- 'Türkiye, Avrupa'nın Uzak Doğu'ya, Orta Doğu'ya ve Afrika'ya bakan önemli yüzlerinden'</p><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Türkiye'nin son 23 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ulaştırma alanında kara yollarından hızlı tren hatlarına, havacılıktan iletişim ve deniz sektörüne kadar birçok yatırımı hayata geçirdiğini söyledi.<br></p><p>'Ülkemizin konumuna baktığımız zaman Avrupa, Asya ve Afrika'nın tam da geçiş noktasında, küresel ticaretin merkezlerinden biri.' diyen Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:<br></p><p> 'Türkiye, sadece 4 saatlik uçuşla 67 ülkeye ulaşılabilen bir merkez durumunda. Burada 1,5 trilyon dolarlık bir gayrisafi milli hasıladan bahsediyoruz. Bu konumumuzu güçlendirmek için Orta Koridor'un en önemli bölümü olan Bakü-Tiflis-Kars Hattı'nı hayata geçirdik. İstanbul'dan denizin altından Marmaray'la Avrupa'ya kadar demir yolu bağlantısını gerçekleştirdik. Şimdi yine İstanbul Boğazı'ndaki en büyük köprümüz olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nde yaklaşık 8 milyar dolarlık demir yolu hattını geçirerek kapasite problemini ortadan kaldırmış olacağız.'</p><p>- 'Kraliçe'nin ziyareti, bizler için çok kıymetli'</p><p>Irak'ın Basra Körfezi'ndeki Fav Limanı'ndan başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanacak Kalkınma Yolu Projesi'ne değinen Bakan Uraloğlu, demir yolu ve kara yolunu içeren 1200 kilometrelik bu projeyi Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Türkiye ve Irak olarak planladıklarını anlattı.</p><p>Uraloğlu, 'Bu projeyi bugün başlasak 5-6 yılda bitirebiliriz. Bugün bitmiş olsaydı Hürmüz Boğazı'nı bu kadar konuşuyor olmazdık. Çok alternatif bir hattı ortaya koymuş olurduk diye düşünüyorum.' şeklinde konuştu.</p><p>Alternatifleri geliştirmek açısından Basra Körfezi'nin yanı sıra Akabe Körfezi-Avrupa, Umman-Avrupa arasında kesintisiz hatların kurulması gerektiğini dile getiren Uraloğlu, mevcut hatların da kapasitelerinin artırılması gerektiğini vurguladı.</p><p>Uraloğlu, 'Türkiye, Avrupa'nın Uzak Doğu'ya, Orta Doğu'ya ve Afrika'ya bakan önemli yüzlerinden bir tanesidir. Dolayısıyla Kraliçe'nin ziyareti, buradaki yaptığınız temasla bizler için de çok kıymetlidir.' şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'Belçika ile karşılıklı yatırım ve işbirliklerini artırmamız gerekir'</p><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, dünya ticaretinin yüzde 80-85'inin denizlerden sağlandığına dikkati çekerek, bu alandaki emisyonu azaltmak için daha uzun zamana ihtiyaç duyulduğunu söyledi.</p><p>Demir yollarında emisyonun çok pratik şekilde azaltılabildiğini belirten Uraloğlu, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Dolayısıyla demir yollarına mutlaka daha fazla yatırım yapmamız lazım. Belçika ile karşılıklı yatırım ve işbirliklerini artırmamız gerekir. Geçmişi, tarihi derin olan iki devlet olarak coğrafyamızda bulunuyoruz. Biz, Avrupa'nın Orta Asya'ya, Afrika'ya kadar açılan yüzlerinden bir tanesiyiz. Sayın Başbakan (Belçika Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele) ile de bundan sonra ilişkilerimizi biraz daha geliştirme noktasında denizcilik olsun, demir yolu olsun, fikir birliğine vardık.'</p><p>Bakan Uraloğlu, Başbakan Matthias Diependaele ile de ikili görüşme gerçekleştirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/bakan-uraloglu-kritik-altyapi-ekonominin-guclendirilmesi-panelinde-konustu</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/bakan-uraloglu-kritik-altyapi-ekonominin-guclendirilmesi-panelinde-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="27152"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye-Angola Günü Programı'nda tarım, enerji ve altyapı işbirliği vurgusu]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/turkiye-angola-gunu-programinda-tarim-enerji-ve-altyapi-isbirligi-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/turkiye-angola-gunu-programinda-tarim-enerji-ve-altyapi-isbirligi-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Gümen: - '(Angola'nın) Biliyoruz ki sulama altyapısı, kanalizasyon, depolama, lojistik ve gıda işleme alanlarında önemli yatırım ihtiyaçları bulunmakta. Türkiye ise sulama sistemleri, tarım makineleri, hayvancılık ve gıda işleme sanayisinde önemli bir kapasiteye ve tecrübeye sahiptir' - Angola Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi Joao Salvador dos Santos Neto: - 'Türkiye sahip olduğu güçlü ekonomik potansiyel, bilgi birikimi, teknik ve teknolojik kapasitesi sayesinde Angola'nın ulusal kalkınma planı çerçevesinde son derece önemli bir iş ortağı olarak görülmektedir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Gümen, Angola'nın sulama altyapısı, depolama, lojistik ve gıda işleme alanlarında önemli yatırım ihtiyaçları bulunduğunu belirterek, 'Türkiye ise sulama sistemleri, tarım makineleri, hayvancılık ve gıda işleme sanayisinde önemli bir kapasiteye ve tecrübeye sahiptir.' dedi.</p><p>Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen 'Türkiye-Angola Günü Tarım ile Petrol ve Gaz Alanlarında Yatırımların Geliştirilmesi Programı'nda iki ülke arasında özellikle tarım, enerji, madencilik ve altyapı alanlarında işbirliğinin artırılması hedefi öne çıktı.</p><p>Programda konuşan Gümen, etkinliğin tarım, gaz ve petrol alanlarında yatırımların geliştirilmesine odaklanmasını son derece anlamlı bulduklarını söyledi.</p><p>Türkiye ile Angola arasındaki ilişkilerin son yıllarda önemli ivme kazandığını belirten Gümen, karşılıklı üst düzey temasların artması, ekonomik ilişkilerin gelişmesi ve özel sektörlerin birbirlerine olan ilgisinin güçlenmesinin geleceğe yönelik olumlu bir tablo ortaya koyduğunu ifade etti.</p><p>Tarım sektörünün bu ilişkilerin en stratejik alanlarından biri olduğuna işaret eden Gümen, 'Çünkü tarım gıda güvenliği, kırsal kalkınma, sosyal istikrar ve ekonomik sürdürülebilirliğin temelidir. Özellikle son yıllarda yaşanan iklim değişikliği, tarım sektörünün stratejik önemini tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir.' dedi.</p><p>- 'Çok güçlü bir işbirliği zemini bulunduğuna inanıyoruz'</p><p>Gümen, Angola'nın sahip olduğu geniş tarım arazileri, güçlü su kaynakları, uygun iklim koşulları ve genç nüfusuyla Afrika kıtasının en yüksek tarımsal potansiyele sahip ülkelerinden biri olduğunu vurgulayarak, 'Ancak biliyoruz ki aynı zamanda sulama altyapısı, kanalizasyon, depolama, lojistik ve gıda işleme alanlarında önemli yatırım ihtiyaçları da bulunmakta. Türkiye ise sulama sistemleri, tarım makineleri, hayvancılık ve gıda işleme sanayisinde önemli bir kapasiteye ve tecrübeye sahiptir. Bu nedenle Türkiye-Angola arasında özellikle tarımsal üretim, sulama alanları gibi birçok alanda çok güçlü bir işbirliği zemini bulunduğuna inanıyoruz.' diye konuştu.</p><p>İki ülke arasındaki işbirliğinin önemine dikkati çeken Gümen, 'Özellikle Türk özel sektörünün Afrika'da artan tecrübesi, dinamik üretim yapısı ve yatırım kapasitesi dikkate alındığında Angola'nın yalnızca bir ticaret partneri değil, aynı zamanda ortak üretim, bölgesel açılım merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>DEİK Başkanı Nail Olpak, iş dünyasının Kuzey Yıldızı DEİK olarak 41 yıldır tüm dünyaya yayılmış 153 iş konseyiyle faaliyet gösterdiklerini belirterek, 'Bunlardan 48 adedi Afrika kıtasında ve Türkiye-Angola İş Konseyimiz de 2011 yılından beri faaliyette bulunuyor. Her iki ülkenin toplam GSYH'sine baktığımızda 1 trilyon 750 milyar dolarlık bir büyüklük var. O büyüklük içindeki şu anda geldiğimiz ikili ticaret hacmi çok fazla yeterli değil. O zaman görev daha fazla biz iş dünyasına düşüyor. Önümüzü açacak olan sayın devlet yetkililerimize ve bakanlarımıza düşüyor. Onlar bize yardımcı olacaklar.' dedi.</p><p>Angola'nın 58 milyon hektar tarıma elverişli araziyle Afrika'nın en büyük tarım potansiyeline sahip ülkelerinden biri olduğunu ifade eden Olpak, 'Ancak bu arazilerin belirli bir kısmı, az bir kısmı işleniyor. Sulanabilir arazilerde de öyle. 2023-2027 Ulusal Kalkınma Planı ve Angola 2050 Stratejisi'ne baktığımızda burada bir dönüşüm hedefleniyor. Türkiye'de de elbette bunu sağlayabilecek tarım makinelerinden sulama teknolojilerine, soğuk zincire kadar çok önemli bir altyapı var. Buna, Angolalı dostlarımızın bu ihtiyaçlarına, ortaklıklarla birlikte cevap verebileceğimize inanıyorum.' şeklinde konuştu.</p><p>- '820 milyar dolarlık bir dış ticaret hacmine sahibiz'</p><p>Olpak, Türkiye'yi Batı Avrupa ile Çin arasındaki en önemli üretim, yatırım ve teknoloji üssü olarak ifade ettiklerini belirterek, '820 milyar dolarlık bir dış ticaret hacmine sahibiz. O zaman Angolalı dostlarımızı olabildiği ölçüde bu güzel ülkeye yatırım yapmaya davet ediyorum.' şeklinde konuştu.</p><p>DEİK Türkiye-Angola İş Konseyi Başkanı Halil Enes Olpak ise bugünkü etkinliğin genel bir çerçevenin ötesinde, tarım, madencilik, petrol ve doğal gaz sektörlerinde Türk ve Angolalı paydaşların gerçekleştirecekleri sunum ve panellerle bilgi ve deneyim paylaşımına imkan tanıdığını, toplantıda ele alınacak konuların ise ilgili sektörlerde değer zinciri boyunca işbirliği fırsatlarının daha somut bir şekilde ortaya konmasına katkı sağlayacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Olpak, şöyle konuştu:</p><p>'Türkiye ile Angola arasındaki ekonomik ilişkilere baktığımızda, 2025 yılında ikili ticaret hacmimiz 126 milyon dolara ulaşmış olup, özellikle makine, enerji, gıda, tarım ve altyapı alanlarında önemli bir işbirliği potansiyeli bulunmaktadır. Bu tablo, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da çeşitlendirilmesi ve karşılıklı yatırımların artırılması açısından güçlü bir zemin oluşturmaktadır. Angola'nın ekonomik çeşitlendirme hedefleri doğrultusunda tarım sektörü stratejik öncelikler arasında yer almaktadır. Sulama, mekanizasyon, depolama ve gıda işleme alanlarında yürütülen çalışmalar, Türk firmaları için Angola firmaları ile yapacakları çalışmalarda önemli fırsatlar sunmaktadır.'</p><p>Angola'nın güçlü petrol, doğal gaz ve maden rezervleriyle Sahra Altı Afrika'nın önemli enerji üreticilerinden biri olduğuna dikkati çeken Olpak, 'Enerji sektörü, ülke ihracatının yüzde 87'sinden fazlasını oluşturmaktadır. Son dönemde offshore sahalarda gerçekleştirilen yeni doğal gaz keşifleri de Angola'nın yalnızca petrol değil, doğal gaz alanında da küresel ölçekte daha güçlü bir oyuncu olma hedefini desteklemektedir. Bu çerçevede enerji, doğal gaz, petrol, madencilik, tarım ve altyapı alanlarında Türkiye ile Angola arasında geliştirilecek ortaklıkların, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri daha ileri seviyelere taşıyacağına ve uzun vadeli stratejik işbirliklerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.' diye konuştu.</p><p>Angola Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi Joao Salvador dos Santos Neto, bugün Angola ile Türkiye arasında ekonomik anlamda yeni ilişkilerin başlamakta olduğunu belirterek, 'Türkiye sahip olduğu güçlü ekonomik potansiyel, bilgi birikimi, teknik ve teknolojik kapasitesi sayesinde Angola'nın ulusal kalkınma planı çerçevesinde son derece önemli bir iş ortağı olarak görülmektedir. Türk iş insanları şunu biliyor ki Angola'da verimli tarım arazileri bulunmakta. Stratejik olmakla birlikte pek çok değerli maden bulunmakta ve zengin balıkçılık potansiyeli var. Dolayısıyla önümüzdeki temel görev, bu kaynakların sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesi ve halklarımız için faydaya dönüştürülmesidir.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/turkiye-angola-gunu-programinda-tarim-enerji-ve-altyapi-isbirligi-vurgusu</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/turkiye-angola-gunu-programinda-tarim-enerji-ve-altyapi-isbirligi-vurgusu.jpg" type="image/jpeg" length="92207"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UTEP'ten küresel sermayenin yön arayışına ilişkin değerlendirme]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/utepten-kuresel-sermayenin-yon-arayisina-iliskin-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/utepten-kuresel-sermayenin-yon-arayisina-iliskin-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Uluslararası Ticari Eşleştirme Platformu Başkanı Sami Bektaş: - 'Küresel sermaye hareket halinde ve fırsat penceresi sınırlı. Türkiye'nin hızlı hareket etmesi gerek']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Uluslararası Ticari Eşleştirme Platformu (UTEP) Başkanı Sami Bektaş, Orta Doğu'da son dönemde yaşanan gelişmelerin yalnızca bölgesel bir kriz olmadığını belirterek, aynı zamanda küresel sermayenin yön değiştirdiğini belirtti.</p><p>Platformdan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Bektaş, artık yatırımcıların getiri değil, önce güvenlik sonra ise sürdürülebilirlik aradığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p> Orta Doğu'da son dönemde yaşanan gelişmelere değinen Bektaş, Türkiye'nin bu süreçte pasif kalmaması gerektiğini vurgulayarak, 'Bu dönem izleme dönemi değil, pozisyon alma dönemidir. Türkiye ya bu sürecin dışında kalacak ya da yön veren ülkelerden biri olacak.' ifadesini kullandı.</p><p>Finans sisteminde İstanbul'un taşıdığı yükün giderek arttığını vurgulayan Bektaş, bu yoğunluğun verimlilik kaybına yol açtığını, çözümün ise İstanbul'un rolünü azaltmak değil, onu destekleyecek ikinci bir merkez oluşturmak olduğunu kaydetti.</p><p>Bektaş, karar alma süreçlerinin yavaşladığına ve odak kaybı yaşandığına işaret ederek, bu sebeple daha sade, daha yönetilebilir bir ikinci merkeze ihtiyaç olduğunu ve bu anlamda Antalya'nın öne çıktığını vurguladı.</p><p>Antalya'nın yalnızca turizm kenti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Bektaş, şehrin uluslararası erişimi, güçlü altyapısı ve sade yapısıyla yatırımcı için önemli avantajlar sunduğunu söyledi.</p><p>Bektaş, İstanbul'un büyük ölçekli finans ve bankacılığın merkezi olmaya devam edeceğini vurgulayarak, Antalya'nın ise fon yönetimi, aile ofisleri, uluslararası tahkim ve teknoloji yatırımları için çok daha odaklı bir alan sunacağını aktardı.</p><p>- Antalya'nın finans merkezi hedefinde hukuki güvence ve hızlı adım vurgusu</p><p>Yatırımcıların en büyük endişesinin kuralların değişmesi olduğunu ifade eden Bektaş, bu nedenle güçlü bir hukuki altyapının şart olduğunu anlattı.</p><p>Bektaş, özel statülü bir finans bölgesinin kurulması gerektiğini ve uluslararası tahkim mekanizmalarıyla entegre çalışılmasının elzem olduğunu kaydederek, yatırımcının hakkını arayabileceğini ve bu hakkın korunacağını bilmek istediğini anlattı.</p><p>Kurulacak yapının yalnızca fiziksel bir yatırım olmadığını vurgulayan Bektaş, Antalya'da iş, yaşam ve sosyal alanların birlikte planlanması gerektiğini, üniversitelerle kurulacak işbirliklerinin de kritik olduğunu paylaştı.</p><p>Bektaş bu modelin sadece sermaye çekmek değil, aynı zamanda bilgi üretmek anlamına da geldiğini vurgulayarak, 'Küresel sermaye hareket halinde ve fırsat penceresi sınırlı. Türkiye'nin hızlı hareket etmesi gerek. Bu bir proje değil, stratejik bir hamledir. Hukuki zemin hızla oluşturulmalı, pilot bölge başlatılmalı ve yatırımcıyla doğrudan temas kurulmalı. Bu oyunda kazananlar en iyi planı yapanlar değil, doğru zamanda sahaya inenler olacak.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/utepten-kuresel-sermayenin-yon-arayisina-iliskin-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/utepten-kuresel-sermayenin-yon-arayisina-iliskin-degerlendirme.jpg" type="image/jpeg" length="64230"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akbank Gençlik Akademisi 5 yılda yaklaşık 360 bin gence ulaştı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/akbank-genclik-akademisi-5-yilda-yaklasik-360-bin-gence-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/akbank-genclik-akademisi-5-yilda-yaklasik-360-bin-gence-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz: - 'Akbank Gençlik Akademisi ile gençlerin eğitim, meslek ve kişisel gelişim ihtiyaçlarına yanıt veren güçlü bir ekosistem inşa ettik. Mezunlarımızın şimdiden iş dünyasında ve toplumumuzda yarattığı etkiyle gurur duyuyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Akbank'ın gençlere yönelik eğitim ve gelişim platformu Akbank Gençlik Akademisi, kuruluşunun 5'inci yılında yaklaşık 360 bin gence ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Akademinin 5 yıllık faaliyet sonuçları ve yeni dönem projeleri, Akbank Gençlik Haftası kapsamında İstanbul'daki Akbank Genel Müdürlüğünde düzenlenen etkinlikte paylaşıldı.</p><p>Buna göre, katılımcıların yüzde 60'ını kadınlar oluşturduğu akademi kapsamında Türkiye'deki 208 üniversitenin tamamında bugüne kadar yaklaşık 400 etkinlik gerçekleştirilirken, 5 bin saate yakın içerik üretildi.</p><p>Gençlere yapay zeka, girişimcilik, sürdürülebilir finansman, siber güvenlik, toplumsal cinsiyet eşitliği ve iyi olma hali gibi alanlarda eğitim ve gelişim programları sunan akademi, 'Yetkinliklere Giriş 101', 'Yetkinlik Gelişim' ve 'Tamamlayıcı Programlar' olmak üzere üç ana yapı altında faaliyet gösteriyor.</p><p>Gençler, platform kapsamında üretken yapay zeka, siber güvenlik, sürdürülebilir finansman, bankacılık, çeşitlilik ve kapsayıcılık gibi alanlarda hem teorik bilgi hem de uygulamalı deneyim kazanıyor.</p><p>Eğitimler kapsamında bu yıl 'Yetkinliklere Giriş' programlarıyla yaklaşık 8 bin, Yetkinlik Gelişim programlarıyla ise 3 binden fazla genç desteklendi. Son 5 yılda 135 binden fazla gencin yapay zeka ve dijital teknolojiler alanında yetkinlik geliştirdiği programların başarıyla tamamlama oranı yüzde 89'a ulaştı.</p><p>- İhracata yönelik yeni program</p><p>Akbank Gençlik Akademisi, gençlerin iş dünyasında ihtiyaç duyulan alanlarda gelişimini desteklemek amacıyla bu yıl ilk kez 'Export Talent Programı'nı hayata geçirecek.</p><p>Gençlere dış ticaret hukuku, akreditif süreçleri, e-ihracat, dijital pazarlama, lojistik ve küresel marka yönetimi gibi alanlarda eğitimlerin verileceği 8 haftalık hibrit program, ilk kez Sakarya'da düzenlenecek. Programı başarıyla tamamlayan katılımcılar, Akbank Dönüşüm Akademisi ağı içinde yer alan işletmelerde istihdam fırsatlarına erişebilecek.</p><p>Akbank, akademinin yanı sıra gönüllülük, finansal sağlık, girişimcilik, kültür-sanat, eğitim ve sürdürülebilirlik alanlarında da gençlere yönelik projeler yürütüyor. Bankanın 'Şehrin İyi Hali' projesi kapsamında bugüne kadar 22 bini aşkın üniversite öğrencisi, afet dayanıklılığı ve hayvan hakları gibi alanlarda gönüllü çalışmalara katıldı.</p><p>'Dönüşümde Gelecek Var' projesi kapsamında ise genel müdürlük binasının renovasyon sürecinde kullanım ömrünü tamamlayan ofis mobilyaları ileri dönüşüm yöntemiyle okul mobilyalarına dönüştürüldü.</p><p>Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle yürütülen proje kapsamında bugüne kadar 18 bin yeni okul mobilyası üretilirken, Hatay'da 1000'i aşkın okulun eğitim ortamı iyileştirildi ve yaklaşık 200 bin öğrenciye ulaşıldı. Projede, İskenderun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde kurulan ileri dönüşüm atölyesinde görev alan meslek liseli öğrenciler de sürdürülebilir üretim konusunda uygulamalı deneyim kazanma fırsatı buldu.</p><p>Akbank, 'Üniversiteli Akbanklı' ve 'Genç Akbanklı' programlarıyla gençlere finansal sağlık, günlük yaşam, kariyer gelişimi ve sosyal fayda alanlarında destek sunarken, özel bankacılık alanında yürüttüğü 'Next Generation' programıyla da aile varlığını yönetecek yeni nesilleri varlık yönetimi, girişimcilik ve kültür-sanat başlıklarında destekliyor.</p><p>Girişimcilik alanında Endeavor Türkiye işbirliğiyle yürütülen 'CaseCampus' programı kapsamında ise bugüne kadar 600'ü aşkın genç girişimcilik yolculuğuna ilk adımını attı.</p><p>Akbank Sanat çatısı altında da genç sanatçıların üretimlerine ve yaratıcı gelişimlerine destek sağlanıyor.</p><p>- 'Akbank Gençlik Akademisi ülkemize hizmet etmeye devam edecek'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, gençlere yatırım yapmanın ülkelerin rekabet gücü, kurumların geleceği ve toplumların dayanıklılığı açısından stratejik önem taşıdığını söyledi.</p><p>Gençleri dönüşümü hızlandıran en önemli paydaşlardan biri olarak gördüklerini aktaran Oğuz, 'Bu doğrultuda Akbank Gençlik Akademisi ile gençlerin eğitim, meslek ve kişisel gelişim ihtiyaçlarına yanıt veren güçlü bir ekosistem inşa ettik. Mezunlarımızın şimdiden iş dünyasında ve toplumumuzda yarattığı etkiyle gurur duyuyoruz. Ölçeği, sürekliliği ve kapsayıcılığı yüksek, kalıcı bir gelişim platformu olarak Akbank Gençlik Akademisi ülkemize hizmet etmeye devam edecek.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/akbank-genclik-akademisi-5-yilda-yaklasik-360-bin-gence-ulasti</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/akbank-genclik-akademisi-5-yilda-yaklasik-360-bin-gence-ulasti.jpg" type="image/jpeg" length="26736"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Belçika Kraliçesi Mathilde ve beraberindeki heyet, İstanbul Deniz Müzesi'ni gezdi]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/belcika-kralicesi-mathilde-ve-beraberindeki-heyet-istanbul-deniz-muzesini-gezdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/belcika-kralicesi-mathilde-ve-beraberindeki-heyet-istanbul-deniz-muzesini-gezdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - 'Ekonomik Misyon' kapsamında Türkiye'ye gelen Belçika Kraliçesi Mathilde başkanlığındaki heyet, İstanbul Deniz Müzesi'ni ziyaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kraliçe Mathilde başkanlığındaki heyet, İstanbul Deniz Müzesi'ni gezdi.</p><p>Mathilde, müzedeki kayıklar ve tarihi eserler hakkında bilgi aldı.</p><p>- Kraliçe Mathilde'nin İstanbul ziyareti</p><p>Belçika Kraliçesi Mathilde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ile Dolmabahçe Sarayı'nda bir araya gelmişti.</p><p>Emine Erdoğan ile Kraliçe Mathilde Olgunlaşma Enstitüsü tarafından düzenlenen, geçmişten tevarüs eden Türk kültür mirasını, geleceği inşa eden dinamik bir yapı taşı olarak yeniden tanımlayan 'Asırlık Zarafet' sergisini gezmişti.</p><p>Daha sonra Kraliçe Mathilde, İstanbul'daki Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi'ni ziyaret etmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/belcika-kralicesi-mathilde-ve-beraberindeki-heyet-istanbul-deniz-muzesini-gezdi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/belcika-kralicesi-mathilde-ve-beraberindeki-heyet-istanbul-deniz-muzesini-gezdi.jpg" type="image/jpeg" length="54224"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YTÜ Yıldız Teknopark İngiltere'deki yeni ofisine taşındı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/ytu-yildiz-teknopark-ingilteredeki-yeni-ofisine-tasindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/ytu-yildiz-teknopark-ingilteredeki-yeni-ofisine-tasindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik: - 'Daha geniş, sosyal imkanları güçlü bir merkez açarak girişimcilerimize daha fazla katkı sunmayı hedefliyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Yıldız Teknopark, İngiltere'nin başkenti Londra'daki yeni adresine taşındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Ticaret Bakanlığının Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisleri (UTPO) desteğini alan teknopark, Londra'da yeni ofisine taşınmasını tanıtımını yaptı.</p><p>Tanıtım, Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Londra Temsilcisi Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan, YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik, TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mesut Güner, YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Garip'in katılımıyla gerçekleştirildi.</p><p>Teknoparkın uluslararası yapılanmasını anlatan tanıtım filmiyle başlayan programda, teknoparkın Londra ofisinde faaliyet gösteren girişimciler şirketlerini tanıttı.</p><p>Açıklamada etkinlikteki konuşmasına yer verilen Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, küresel ölçekte yaşanan dönüşüme dikkati çekerek, yapay zeka ve teknolojik gelişmelerin uluslararası sistemde belirleyici hale geldiğini belirtti.</p><p>Uluslararası alanda yaşanan sistemik gelişmelerin birebir yaşandığını aktaran Ertaş, 'Jeopolitik bir kırılma sürecinden geçiyoruz. Belirsizliğin arttığı, öngörülebilirliğin azaldığı bir dönemdeyiz. Bu süreçte yapay zeka devrimi ve teknolojik dönüşüm en önemli eğilimlerden biri olarak öne çıkıyor. Kas gücünden makine gücüne, şimdi ise akıl gücüne çok hızlı bir geçiş var. Bu dönüşümün hızını bugün tam olarak fark edemiyoruz ancak gelecekte bu dönem çok farklı şekilde değerlendirilecek.' ifadelerini kullandı.</p><p>Ertaş, Londra'nın finans merkezi olarak önemine işaret ederek, 'Brexit'e rağmen Londra, finans alanında dünyanın en önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. Girişimlerimizin ölçeklenmesi ve küresel pazarlara açılması için bu tür merkezlerde varlık göstermek büyük önem taşıyor.' değerlendirmesini yaptı.</p><p>YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik de Londra ofisinin girişimcilere daha fazla katkı sağlayacak şekilde yeniden yapılandırıldığını kaydetti.</p><p>Mevcut ofislerinin sınırlı imkanlara sahip olduğuna dikkati çeken Debik, 'Bugün daha geniş, sosyal imkanları güçlü bir merkez açarak girişimcilerimize daha fazla katkı sunmayı hedefliyoruz. Amsterdam ve Üsküp ofislerimizle birlikte bu yapı, üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonunun önemli parçasını oluşturuyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Debik, disiplinler arası araştırma grupları kurduklarını, aktif 62 araştırma gruplarının bulunduğunu aktararak, söz konusu grupların temel amacının, sektörle ve uluslararası paydaşlarla güçlü işbirlikleri kurarak hem Türkiye'ye hem de dünyaya katkı sağlamak olduğunu vurguladı.</p><p>-'Türkiye'de yüksek teknoloji ürünlerinin ihracattaki payı yüzde 3,5 seviyesinde'<br></p><p>TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mesut Güner ise Türkiye'de yüksek teknoloji ürünlerinin ihracattaki payının yüzde 3,5 seviyesinde olduğunu ifade ederek, bu oranın gelişmiş ülkelerde daha yüksek seviyelerde bulunduğunu aktardı.</p><p>Güner, teknoparkların ve yurt dışı ofislerin, Türkiye'nin teknoloji odaklı büyümesine ve uluslararası rekabet gücünün artırılmasına katkı sağladığını anlattı.</p><p>YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Garip, teknoloji ekosistemlerinde başarının ölçeklenme kapasitesiyle ölçüldüğünü belirtti.</p><p>Teknoloji ekosistemlerinde artık en önemli parametrenin, kaç şirketin olduğu değil, bu şirketlerin ne kadar hızlı ölçeklenebildiği ve ne kadar kısa sürede başarı hikayesi yazabildiği olduğuna dikkati çeken Garip, '750'den fazla firmamız, 14 binden fazla AR-GE personelimiz ve 1200'ün üzerinde aktif projemizle güçlü ekosisteme sahibiz.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Garip, girişimlerin küresel ölçekte büyümesi için finansmana erişimin önemli olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:</p><p>'Sadece yatırım almak ya da fona erişmek yeterli değil. Çift kutuplu bir büyüme stratejisi gerekiyor. Hem ticarileşme süreçlerini hem de finansal yönetimi doğru şekilde kurgulamak ve tüm süreçlerde gerekli optimizasyonları yapmak büyük önem taşıyor. Bir ürün ne kadar kaliteli olursa olsun doğru pazarlara erişemiyorsa ölçeklenmesi mümkün olmuyor. Bu nedenle Dubai, Amsterdam ve Üsküp'ün ardından Londra ofisimizle küresel ağımızı daha da güçlendiriyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/ytu-yildiz-teknopark-ingilteredeki-yeni-ofisine-tasindi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/ytu-yildiz-teknopark-ingilteredeki-yeni-ofisine-tasindi.jpg" type="image/jpeg" length="17608"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Belçika Kraliçesi Mathilde, Ticaret Bakanı Bolat ile Belçika Konsolosluğu'nda görüştü]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/belcika-kralicesi-mathilde-ticaret-bakani-bolat-ile-belcika-konsoloslugunda-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/belcika-kralicesi-mathilde-ticaret-bakani-bolat-ile-belcika-konsoloslugunda-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Belçika Kraliçesi Mathilde başkanlığındaki heyet, Taksim'de bulunan Belçika Konsolosluğu'nda Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile bir araya geldi.</p><p>Belçika Konsolosluğu'nda gerçekleştirilen yatırım paneli etkinliği, Belçika Kraliçesi Mathilde, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prevot, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, İstanbul Başkonsolosu Tim Van Anderlecht'in katılımıyla düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye ve Belçika'nın iş dünyasının temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen ziyaret ve etkinlik, basına kapalı olarak gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/belcika-kralicesi-mathilde-ticaret-bakani-bolat-ile-belcika-konsoloslugunda-gorustu</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/belcika-kralicesi-mathilde-ticaret-bakani-bolat-ile-belcika-konsoloslugunda-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="12179"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hazır giyimciler yeni dönemde değere odaklanacak]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/hazir-giyimciler-yeni-donemde-degere-odaklanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/hazir-giyimciler-yeni-donemde-degere-odaklanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan: - 'Türkiye artık ucuz üretim ülkesi değil. Biz oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız' - 'Önümüzdeki süreçte yenilenecek mevzuat gereği Avrupa stok fazlasını yok edemeyeceği için büyük siparişler yerine hızlı ve kontrollü üretim talebi gündeme gelecek. Yeni dönemde anahtar envanter üreticisi ülke kimliğimizle öne çıkacağız']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan, sektörün orta ve uzun vadede katma değerli üretime odaklanacağını belirterek, 'Türkiye artık ucuz üretim ülkesi değil. Biz oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız.' dedi.</p><p>İHKİB, hazır giyim sektörünün rekabetçiliğine yönelik yeni yol haritasını İHKİB yönetim kurulu üyeleriyle düzenlediği basın toplantısında duyurdu.</p><p>İHKİB Başkanı Paşahan, sektörün yeni dönemde fiyat odaklı rekabet yerine markalaşma ve ikiz dönüşümle katma değerli üretime odaklanacağını söyledi.</p><p>Hazır giyim sektörünün yüksek istihdamı ve ihracatta sağladığı güçlü katkı ile Türkiye ekonomisinin stratejik alanlarından biri olduğunu kaydeden Paşahan, 'Sektörümüzde istihdamın yüzde 55'i kadınlardan oluşuyor, toplam 493 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. 2025 yılında 16,8 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Sektör 2025'te 12 milyar dolar dış ticaret fazlası sağladı. Bu rakamlara baktığımızda sektörün ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz.' diye konuştu.</p><p>- 'Türkiye artık ucuz üretim ülkesi değil, Biz oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız'</p><p>Paşahan, sektöre yönelik desteklerin artırılması için ilgili bakanlıklarla görüştüklerini belirterek, taleplerinin karşılanması durumunda sektörde ibrenin hızla yukarı döndürülebileceğini kaydetti.</p><p>Paşahan, teşvik ve destek paketlerini sürekli gündeme getirmek istemediklerini ancak söz konusu desteklerin artırıldığı takdirde sektörün performansının hızla yükseleceğini anlatarak, 'Orta ve uzun vadede katma değerli üretime odaklanmak durumundayız. Türkiye artık ucuz üretim ülkesi değil. Biz oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız.' ifadelerini kullandı.</p><p>Mevcut desteklerden bahseden Paşahan, Türkiye geneli tüm bölgelerde kurulu tekstil ve konfeksiyon yatırımlarının 3 yıl boyunca 6. bölge teşviklerinden yararlandırılmasına ve kurulu kapasitelerin korunmasının sağlanmasına dikkati çekti.</p><p>Ucuz işçilik üzerinden Asya ülkeleriyle rekabet edemeyeceklerini dile getiren Paşahan, Avrupa'da üretim ve tedarik zincirinin kökten dönüştüğünü söyledi.</p><p>Paşahan, Avrupa'nın sektör için önemli bir pazar olduğunu, Avrupa'da daha uzun ömürlü ve akıllı üretim döneminin başladığını ifade ederek, şunları kaydetti:</p><p>'Biz bu konuda avantajlıyız. Kullanılmış giysi ithalatında döngüselliği sunacak ve geri kabul edecek yetkinliğe sahibiz. Daha az adetli, daha nitelikli, daha uzun ömürlü ve yüksek fiyatlı ürünleri üreteceğimiz hızlı bir dönüşümün içine girdik. Özetle biz artık satın alınabilir lüksün, hızın ve kalitenin adresi olacağız. Önümüzdeki süreçte yenilenecek mevzuat gereği Avrupa stok fazlasını yok edemeyeceği için büyük siparişler yerine hızlı ve kontrollü üretim talebi gündeme gelecek. Artık üretimin bir bölümü garanti, kalan kısmı performansa bağlı olacak. Hızlı ve esnek olan kazanacak. İşte burada biz devreye gireceğiz. Yeni dönemde anahtar envanter üreticisi ülke kimliğimizle öne çıkacağız.'</p><p>- 'Küresel ticaretin mevcut gerçeklerine uygun bir master plan hazırlanması gerek'</p><p>İHKİB Başkanı Paşahan, üretimin ne kadar kaliteli olursa olsun tek başına yetmediğini ve bir marka hikayesi olunması gerektiğini vurgulayarak, markalaşma komitesinin kurulduğunu aktardı.</p><p>'Turkish Apparel' algısının küresel ölçekte güçlendirilmesinin, uluslararası pazarlarda agresif tanıtım ve iletişimin, global alıcılarla doğrudan temas imkanlarını kullanarak Türk markalarını küresel vitrine taşıyacağını belirten Paşahan, 'Hazır giyim sektörü için küresel ticaretin mevcut gerçeklerine uygun bir master plan hazırlanması gerek. Avrupa Birliği'nin (AB) Hindistan ve MERCOSUR ülkeleri ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının (STA) önümüzdeki yıllarda sektöre vereceği zararları önlemek ve hazır giyimin Made in EU kapsamında kalması için ticaret diplomasisinin imkanlarını sonuna kadar kullanmalıyız.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Paşahan, sektörün gelişimi için KOBİ'lerin önemine dikkati çekerek, söz konusu şirketlerin bir üst lige çıkarılması için desteklerin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türk firmalarının yurt dışından marka alımlarında Ticaret Bakanlığı'nın desteklerinden faydalanabilmesi için çalışmalar yaptığını aktaran Paşahan, 'Yapılan destekler hazır giyim sektörü için çok kıymetli. Marka alımlarında verilecek bu destekler bizim sektörümüz için de önem arz ediyor.' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/hazir-giyimciler-yeni-donemde-degere-odaklanacak</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/hazir-giyimciler-yeni-donemde-degere-odaklanacak.jpg" type="image/jpeg" length="54148"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB Komisyonu, Suriye ile ilişkilerini 'Ortaklık Anlaşması' yönünde ilerletmek istiyor]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/ab-komisyonu-suriye-ile-iliskilerini-ortaklik-anlasmasi-yonunde-ilerletmek-istiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/ab-komisyonu-suriye-ile-iliskilerini-ortaklik-anlasmasi-yonunde-ilerletmek-istiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Akdeniz'den Sorumlu Üyesi Dubravka Suica, Suriye ile işbirliğini adım adım 'Ortaklık Anlaşması' yönünde ilerletmeye çalışacaklarını söyledi.</p><p>Suica, Brüksel'de düzenlenen 'Suriye Ortaklık Koordinasyon Forumu' kapsamında Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile basına açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>AB-Suriye ilişkilerinin 'Şam ile Ortaklık Anlaşması' üzerinde çalışmaya başlayacak kadar olgunlaşması umudunu dile getiren Suica, 'Adım adım bu işbirliğini Ortaklık Anlaşması yönünde ilerletmeye çalışacağız.' dedi.</p><p>Suica, Suriyeli mültecilerin dönüşüne ilişkin ülkenin bazı bölgelerinin güvenli, bazılarının ise güvensiz olabileceğini belirterek, 'Bu konuda birlikte karar verebiliriz. Kimseyi zorlamıyoruz. Bu, bizim tutumumuz değil. Tutumumuz, bunun güvenli, onurlu ve gönüllü şekilde gerçekleşmesi gerektiği yönündedir.' diye konuştu.<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/ab-komisyonu-suriye-ile-iliskilerini-ortaklik-anlasmasi-yonunde-ilerletmek-istiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/ab-komisyonu-suriye-ile-iliskilerini-ortaklik-anlasmasi-yonunde-ilerletmek-istiyor.jpg" type="image/jpeg" length="82093"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[20. Geleneksel Yapı Kredi Özel Bankacılık Golf Turnuvası sona erdi]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/20-geleneksel-yapi-kredi-ozel-bankacilik-golf-turnuvasi-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/20-geleneksel-yapi-kredi-ozel-bankacilik-golf-turnuvasi-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Yapı Kredi Özel Bankacılık ve Varlık Yönetimi Yönetim Başkanı Seda İkizler: - 'Turnuva, müşterilerimizle buluştuğumuz, farklı bakış açılarını ve değerleri bir araya getirdiğimiz keyifli bir buluşma zemini sağlıyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Yapı Kredi Özel Bankacılık, İstanbul Golf Kulübünün organizasyonuyla düzenlenen 20. Geleneksel Yapı Kredi Özel Bankacılık Golf Turnuvası'nda, Mustafa Vehbi Koç Golf Sahası'nda golfseverleri bir araya getirdi.</p><p>Bankadan yapılan açıklamaya göre, golf sporunun yaygınlaşması ve sporseverler arasındaki bağın güçlendirilmesi amacıyla düzenlenen turnuva, Riva'da gerçekleştirildi.<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Golf camiasından isimleri bir araya getiren turnuvada, 'Gross' birincileri kadınlarda Ayşe Sinem Wevers, erkeklerde ise Derin Civelek oldu.<br></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Yapı Kredi Özel Bankacılık ve Varlık Yönetimi Yönetim Başkanı Seda İkizler, Türkiye'ye değer katma vizyonlarını hayatın farklı alanlarında ortaya koyduklarını, bu doğrultuda özel bankacılık kültürlerini ve değerlerini müşterileriyle kurdukları güçlü bağlar aracılığıyla geleceğe taşıdıklarını belirtti.</p><p>İkizler, 'Bu yıl 20'ncisini düzenlediğimiz golf turnuvamızla, yıllar içinde oluşan bu geleneği ve güçlü birlikteliği daha da ileriye taşımaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Ayrıca bu turnuva, müşterilerimizle buluştuğumuz, farklı bakış açılarını ve değerleri bir araya getirdiğimiz keyifli bir buluşma zemini sağlıyor. Yapı Kredi Özel Bankacılık olarak, golf sporu ile uzun soluklu ilişkiler geliştirmenin en ayrıcalıklı yapısını hayata geçiriyoruz. Bu yaklaşımımızla sporu desteklemeye devam edeceğiz.' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/20-geleneksel-yapi-kredi-ozel-bankacilik-golf-turnuvasi-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/20-geleneksel-yapi-kredi-ozel-bankacilik-golf-turnuvasi-sona-erdi.jpg" type="image/jpeg" length="81005"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Medipol'den yenidoğanlardaki enfeksiyon risklerine ilişkin değerlendirme]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/medipolden-yenidoganlardaki-enfeksiyon-risklerine-iliskin-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/medipolden-yenidoganlardaki-enfeksiyon-risklerine-iliskin-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Medipol Acıbadem Bölge Hastanesinden Yenidoğan Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Öktem: - 'Özellikle ebeveynlerin hastalık dönemlerinde hijyene dikkat etmemesi durumunda bu enfeksiyonlar kolayca bebeğe bulaşabilir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Medipol Acıbadem Bölge Hastanesinden Yenidoğan Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Öktem, bebeklerde ilk yılın enfeksiyonlar açısından kritik olduğunu belirterek, hayati önem taşıyan hijyen ve temas kurallarını aktardı.<br></p><p>Medipol Sağlık Grubu'ndan yapılan açıklamaya göre, yetişkinler için masum bir öksürük ya da hafif bir soğuk algınlığı olarak görülen durumlar, bağışıklık sistemi henüz tam gelişmemiş yenidoğanlarda ağır tablolara yol açabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Ahmet Öktem, yenidoğanların bağışıklık sisteminin yetersiz kalabildiğini ve bebeklerle temasın büyük bir sorumluluk gerektirdiğini belirtti.</p><p>Öktem, yetişkinlerde basit bir solunum yolu enfeksiyonu olarak görülen durumların bebeklerde zatürreye, hatta enfeksiyonun yayılmasıyla menenjit gibi ağır tablolara dönüşebildiğini aktardı.</p><p>Özellikle influenza ve RSV gibi virüslerin bebekler için ciddi risk oluşturduğunun altını çizen Öktem, hasta bireylerin bebeklerle temasının kesinlikle sınırlandırılması gerektiğini anlattı.</p><p>Öktem, enfeksiyonların yalnızca öksürük ve damlacık yoluyla değil, temas yoluyla da kolayca bulaşabildiğine dikkati çekerek, 'Kirli eller en önemli bulaş kaynaklarından biridir. Bebeklerin hassas yapısı nedeniyle göz enfeksiyonları da sık görülebiliyor. Gözyaşı kanalları tam gelişmediği için sulanma ve çapaklanma görülebilir. Hijyen sağlanmadan temas edilmesi bu bölgede enfeksiyonlara, yani konjonktivite yol açabilir. Özellikle bebeklere dokunmadan önce el hijyeninin sağlanması hayati önem taşıyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Bebeklerde cilt bariyerinin hassas olduğunu kaydeden Öktem, küçük çizik ya da tahrişlerin bile enfeksiyonun bulaşmasına yol açabildiğini aktardı.</p><p>Öktem, kirli kıyafetler veya temas yoluyla gelişen enfeksiyonların bazı durumlarda cilt altına ilerleyerek daha ciddi tablolar oluşturabileceğini vurgulayarak, 'Selülit dediğimiz yaygın cilt enfeksiyonları ateş, huzursuzluk ve ağrıya neden olabilir. Ayrıca göbek kordonu düşmeden önce bu bölgenin kuru tutulması gereklidir. Göbekte kızarıklık, akıntı veya kötü koku varsa mutlaka doktora başvurulmalı.' değerlendirmelerinde bulundu.</p><p>Bebeklerde görülen enfeksiyonların yalnızca solunum ve ciltle sınırlı olmadığını hatırlatan Öktem, şunları kaydetti:</p><p>'Gastroenterityani ishal tabloları da önemli bir risk oluşturuyor. Özellikle ebeveynlerin hastalık dönemlerinde hijyene dikkat etmemesi durumunda bu enfeksiyonlar kolayca bebeğe bulaşabilir. Rotavirüsü, norovirüs ve 'E. coli' gibi etkenler bebeklerde ciddi sıvı kaybına yol açabilir. Bu nedenle biberon, emzik gibi materyallerin temizliği ve el hijyeni büyük önem taşır. Özellikle hasta bireylerin bebeklerden uzak durması gerekir. Bebekle temas eden herkesin hijyen kurallarına dikkat etmesi, ellerini yıkaması ve mümkünse hasta iken temastan kaçınması gerekir. Basit görünen ihmaller, bebekler için ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İstanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/medipolden-yenidoganlardaki-enfeksiyon-risklerine-iliskin-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/medipolden-yenidoganlardaki-enfeksiyon-risklerine-iliskin-degerlendirme.jpg" type="image/jpeg" length="55772"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kale Kilit'ten yangın kapılarında güvenlik odaklı yaklaşım vurgusu]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/kale-kilitten-yangin-kapilarinda-guvenlik-odakli-yaklasim-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/kale-kilitten-yangin-kapilarinda-guvenlik-odakli-yaklasim-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Kale Endüstri Holding CEO'su ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Selim Taşo: - 'Mayıs ayında yürürlüğe girecek yönetmeliklerle birlikte denetimlerin artması, sektörümüz adına önemli bir gelişme']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Kale Endüstri Holding Üst Yöneticisi (CEO) ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Selim Taşo, yangın kapılarında da ulusal ve uluslararası standartlara tam uyum sağlayıp, test süreçlerini titizlikle yürüttüklerini belirtti.<br></p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, son yıllarda artan yapılaşma ve turizm yatırımlarıyla birlikte, binalarda yangın güvenliği konusu her zamankinden daha kritik bir başlık haline geldi. Ancak piyasada, gerekli teknik standartları karşılamayan yangın kapılarının düşük fiyatlarla satışa sunulması, ciddi bir güvenlik açığı yaratıyor. Özellikle geçen yıl Kartalkaya'da yaşanan otel yangınının ardından gündeme gelen bu riskler, yapılan yeni yasal düzenlemelerle daha da görünür hale geldi.</p><p>Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik'te yapılan değişiklikler kapsamında, yangın güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmek için tanınan süre 31 Mayıs 2026 itibarıyla sona eriyor. Bu tarihten sonra denetimlerin ve yaptırımların daha da sıkılaşması bekleniyor.</p><p>Uzmanlar, yangın kapılarının yalnızca bir yapı elemanı değil, doğrudan hayat kurtaran bir güvenlik sistemi olduğunun altını çiziyor. Buna rağmen, bazı yatırımcı ve alıcıların maliyet avantajı nedeniyle standart dışı ürünleri tercih etmesi, hem kullanıcıların hem de toplumun güvenliğini riske atıyor.<br></p><p>- Yangın kapılarının hayati önemi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yangın anında oluşan yoğun duman ve yüksek sıcaklık, tahliye süreçlerini zorlaştırırken, yangın kapıları bu noktada kritik bir bariyer görevi görüyor.</p><p>Doğru tasarlanmış ve standartlara uygun bir yangın kapısı, yangının yayılmasını belirli bir süre engeller. Duman sızdırmazlığı sağlayarak görüş ve nefes alma imkanını korur. İnsanların güvenli şekilde tahliye edilmesine zaman kazandırır ve itfaiye ekiplerinin müdahalesi için kritik süreyi oluşturur.</p><p>Bu nedenle yangın kapılarının yalnızca var olması değil, doğru standartlarda üretilmiş ve test edilmiş olması hayati önem taşıyor.</p><p>Sektör uzmanları, yangın kapısı seçiminde, 'belgelendirme', 'dayanım süresi', 'sızdırmazlık özellikleri', 'donanım kalitesi' ve 'test ve uygulama uygunluğu' kriterlerinin mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtiyor. Standart dışı ürünlerde bu özelliklerin çoğu ya hiç bulunmamakta ya da yalnızca kağıt üzerinde yer alıyor.</p><p>Kale Kilit, yangın kapıları alanında geliştirdiği ürünlerde yüksek dayanım, sızdırmazlık ve uzun ömürlü kullanım özelliklerini bir arada sunarak, binalarda maksimum güvenlik sağlamayı hedefliyor.</p><p>Tüm ürünlerini ilgili standartlara uygun şekilde test eden firma, hem bireysel kullanıcılar hem de otel, hastane ve kamu binaları gibi toplu yaşam alanları için güvenilir çözümler sunuyor.</p><p>Yangın güvenliği konusunda doğru ürün seçimi, yalnızca bir tercih değil, toplumsal bir sorumluluk olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, alıcıların fiyat odaklı değil, standart ve sertifika odaklı karar vermesi gerektiğinin altını çiziyor.</p><p>- 'Burada söz konusu olan sadece bir kapı değil, insanların hayatıdır'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Kale Endüstri Holding CEO'su ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Selim Taşo, yangın güvenliğinin maliyet odaklı değil, insan hayatı odaklı ele alınması gerektiğini vurguladı.</p><p>Yangın kapılarının, bir binanın en kritik güvenlik unsurlarından biri olduğuna değinen Taşo, 'Bu ürünlerde yapılacak en küçük bir kalite tavizi, telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabilir. Ne yazık ki piyasada, gerekli standartları karşılamayan ürünlerin yalnızca fiyat avantajı nedeniyle tercih edildiğini görüyoruz. Oysa burada söz konusu olan sadece bir kapı değil, insanların hayatıdır. Bu bilinçle hareket etmek zorundayız.' ifadelerini kullandı.</p><p>Taşo, yapılan yeni düzenlemelerin sektörde kalite standardını yukarı çekeceğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>'Mayıs ayında yürürlüğe girecek yönetmeliklerle denetimlerin artması, sektörümüz adına önemli bir gelişme. Biz Kale Kilit olarak, tüm ürünlerimizde olduğu gibi yangın kapılarımızda da ulusal ve uluslararası standartlara tam uyum sağlıyor, test süreçlerini titizlikle yürütüyoruz. Güvenliği bir ürün değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz.'<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/kale-kilitten-yangin-kapilarinda-guvenlik-odakli-yaklasim-vurgusu</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/kale-kilitten-yangin-kapilarinda-guvenlik-odakli-yaklasim-vurgusu.jpg" type="image/jpeg" length="52817"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Netflix Türkiye 10. yıl kutlamalarını İstanbul'a taşıdı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/netflix-turkiye-10-yil-kutlamalarini-istanbula-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/netflix-turkiye-10-yil-kutlamalarini-istanbula-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Netflix, Türkiye'deki 10. yıl kutlamaları kapsamında hayata geçirdiği 'N 10 Yıl Ama: Bir Netflix Festivali' ile İzmir'in ardından İstanbul'da binlerce ziyaretçiyi ağırladı.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türkiye'de 90'dan fazla yerli hikayeyi ve birçok global yapımı üyeleriyle buluşturan Netflix, 10. yıl dönümü kutlamaya devam ediyor.<br></p><p>İstanbul'da Zorlu Center'da gerçekleşen festival, platformun sevilen yapımlarından ilham alan deneyim alanları, interaktif oyunları ve özel fotoğraf noktalarıyla katılımcılara renkli bir atmosfer sundu. Katılımcılar, tematik alanlarla farklı evrenleri yakından deneyimleme fırsatı buldu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Festival, 16-17 Mayıs'ta Ankara Atlıspor Kulübü'nde gerçekleşecek etapla final yapacak.<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/netflix-turkiye-10-yil-kutlamalarini-istanbula-tasidi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/netflix-turkiye-10-yil-kutlamalarini-istanbula-tasidi.jpg" type="image/jpeg" length="84862"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Obezite tedavisinde multidisipliner yaklaşım öne çıkıyor]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/obezite-tedavisinde-multidisipliner-yaklasim-one-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/obezite-tedavisinde-multidisipliner-yaklasim-one-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Medicana Sağlık Grubu Genel Cerrahi Bölümü'nden Prof. Dr. Ünal Sabancı: - 'Cerrahi tedavi kararı, yalnızca kilo fazlalığına bakılarak verilmiyor. Hastanın metabolik durumu, eşlik eden hastalıkları ve daha önce uygulanan tedavilere verdiği yanıt dikkate alınıyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Medicana Sağlık Grubu Genel Cerrahi Bölümü'nden Prof. Dr. Ünal Sabancı, obezitede özellikle insülin direnciyle başlayan sürecin zaman içinde diyabet ve kardiyovasküler hastalıklarla birleşerek, hastanın genel sağlık durumunu ciddi şekilde olumsuz etkilediğini belirtti.<br></p><p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, obezite, son yıllarda Avrupa genelinde hızla artış gösteren ve yetişkin nüfusun önemli bir bölümünü etkileyen kronik bir hastalık olarak dikkati çekiyor.</p><p>Açıklamada Avrupa Obezite Günü kapsamında görüşlerine yer verilen Sabancı, obezitenin klinik etkilerinin giderek daha erken yaşlarda görülmeye başladığını belirtti.</p><p>Sabancı, 'Özellikle Avrupa kıtasında son yıllarda sedanter yaşam tarzının yaygınlaşması, beslenme alışkanlıklarındaki değişim ve artan stres faktörleri obezite prevalansını belirgin şekilde artırdı. Bu durum, sağlık sistemleri üzerinde de ciddi bir yük oluşturuyor.' değerlendirmesini yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bariatrik cerrahinin gündeme geldiği noktaya kadar uzanan süreçte obezitenin, genellikle uzun yıllar boyunca diyet, egzersiz ve medikal takip ile yönetilmeye çalışıldığını, ancak bazı hastalarda bu yaklaşımların yeterli sonuç vermediğini aktaran Sabancı, hastalığın ilerleyerek tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi ve karaciğer yağlanması gibi ek sorunlara yol açabildiğine değindi.</p><p>- 'Kalp-damar hastalıkları riskini artırıyor'</p><p>Sabancı, obezitenin yalnızca estetik bir sorun olarak değil, yaşam süresini etkileyen ciddi bir halk sağlığı problemi olarak kabul edildiğini aktararak, şunları kaydetti:</p><p>'Özellikle bel çevresi artışıyla visseral yağlanmanın yükselmesi, metabolik sendrom gelişiminde belirleyici rol oynuyor. Bu durum kalp-damar hastalıkları riskini artırıyor, inme ve kalp krizi gibi ciddi klinik tabloların görülme sıklığını yükseltiyor. Obezite cerrahisi her hasta için doğrudan uygulanan bir tedavi seçeneği olmazken, yaşam tarzı değişiklikleri, beslenme düzeninin yeniden planlanması ve fiziksel aktivitenin artırılması temel yaklaşımı oluşturuyor. Ancak bu yöntemlerin uzun vadede yetersiz kaldığı ve vücut kitle indeksinin belirli eşiklerin üzerinde seyrettiği durumlarda cerrahi seçenekler değerlendirmeye alınıyor.'</p><p>Sabancı, obezitenin ilerleyen evrelerinde ortaya çıkan klinik tabloya ilişkin, 'Obezite ilerledikçe yalnızca kilo artışı değil, çoklu organ tutulumu ortaya çıkıyor. Özellikle insülin direnciyle başlayan süreç, zaman içinde diyabet ve kardiyovasküler hastalıklarla birleşerek hastanın genel sağlık durumunu ciddi şekilde etkiliyor. Bu noktada hastalığın kontrol altına alınamaması, cerrahi tedavi seçeneklerini gündeme getirebiliyor. Obezitenin çocukluk ve ergenlik döneminde başlaması ise riskin daha erken yaşlara taşınmasına neden oluyor. Bu grupta erken müdahale edilmediğinde erişkin dönemde daha ağır klinik tablolar gelişebiliyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>- 'Uzun dönem başarıda cerrahi yöntem yeterli değil'</p><p>Cerrahi karar sürecinin endokrinoloji, beslenme ve diyetetik, psikiyatri ile genel cerrahi branşlarının ortak değerlendirmesiyle planlanarak multidisipliner bir ekip tarafından yürütüldüğünü belirten Sabancı, şu ifadeleri kullandı:<br></p><p>'Cerrahi tedavi kararı, yalnızca kilo fazlalığına bakılarak verilmiyor. Hastanın metabolik durumu, eşlik eden hastalıkları ve daha önce uygulanan tedavilere verdiği yanıt dikkate alınıyor. Bazı hastalarda cerrahi, yaşam kalitesini artıran ve metabolik hastalıkların kontrolünde etkili bir seçenek haline gelebiliyor. Bu süreçte uygulanan cerrahi yöntemler, hastanın bireysel özelliklerine göre değişiklik gösterirken, mide hacmini azaltmaya veya emilim mekanizmalarını düzenlemeye yönelik teknikleri içeriyor. Obezite tedavisinde uzun dönem başarının sağlanabilmesi için yalnızca cerrahi müdahale yeterli değil. Ameliyat sonrası dönemde beslenme düzeninin yeniden yapılandırılması, düzenli takiplerin yapılması ve yaşam tarzı değişikliklerinin kalıcı hale getirilmesi, büyük önem taşıyor. Hastaların hem fiziksel hem de psikolojik açıdan desteklenmesi, tedavi başarısını doğrudan etkiliyor.'</p><p>Sabancı, obezite tedavisinin uzun soluklu bir süreç olduğuna ve cerrahi müdahalenin bu sürecin yalnızca bir aşaması olduğuna işaret ederek, 'Cerrahi müdahale sonrası kilo geri alımı ve metabolik sorunların yeniden ortaya çıkması mümkün. Obezite, giderek artan ve çok yönlü etkileri olan bir sağlık sorunu. Erken dönemde alınan önlemler ve doğru planlanmış tedavi yaklaşımları ile hastalığın ilerlemesi kontrol altına alınabilir.' değerlendirmesini yaptı.<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İstanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/obezite-tedavisinde-multidisipliner-yaklasim-one-cikiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/obezite-tedavisinde-multidisipliner-yaklasim-one-cikiyor.jpg" type="image/jpeg" length="59194"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tera Yatırım'dan 2026'nın ilk çeyreğinde 20 milyar 192 milyon lira net kar]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/tera-yatirimdan-2026nin-ilk-ceyreginde-20-milyar-192-milyon-lira-net-kar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/tera-yatirimdan-2026nin-ilk-ceyreginde-20-milyar-192-milyon-lira-net-kar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Tera Yatırım Genel Müdürü Emir Münir Sarpyener: - 'Bu büyümede ilk çeyrekte gerçekleştirdiğimiz halka arzlar ve portföy büyümemiz etkili oldu']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Tera Yatırım, 2026'nın ilk çeyreğinde 20 milyar 192 milyon lira net kar elde etti.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Tera Yatırım, yılın ilk çeyreğine ait finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) açıkladı.<br></p><p>Toplam hasılatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 149 artarak 55 milyar 704 milyon liraya yükselen şirketin aynı dönemde net karı da yüzde 75 artarak 20 milyar 192 milyon liraya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Büyüme eğilimini devam ettiren şirketin toplam varlıkları yüzde 31 artışla 187,8 milyar liraya yükselirken, öz kaynakları da yüzde 80 artışla 60,2 milyar lira seviyesine çıktı.</p><p>Operasyonel karlılığını gösteren esas faaliyet karında da artış yaşanan şirket, 12 milyar 178 milyon lira esas faaliyet karı açıklarken, 2025'in aynı döneminde bu rakam 400 milyon 225 bin lira seviyesinde gerçekleşmişti.</p><p>Öte yandan, Tera Yatırım Genel Kurulu, 28 milyar lira tutarındaki kar payının bedelsiz pay şeklinde dağıtılması kararını onayladı.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Tera Yatırım Genel Müdürü Emir Münir Sarpyener, geçen yıl yakaladıkları yüksek büyüme performansını bu yıl da sürdürdüklerini belirtti.</p><p>Güçlü bilanço yapısı, ürün çeşitliliği ve disiplinli risk yönetimi üzerine kurulu şirketi sürdürülebilir büyüme ve karlılığa taşıdıklarını aktaran Sarpyener, ortaya koydukları sonuçların, kısa vadeli fırsatların değil, uzun vadeli kurumsal stratejinin ürünü olduğuna işaret etti.</p><p>Sarpyener, söz konusu dönemde çok ciddi bilanço ve öz kaynak büyümesi elde ettiklerini vurgulayarak, 'Bu büyümede ilk çeyrekte gerçekleştirdiğimiz halka arzlar ve portföy büyümemiz etkili oldu.' ifadesini kullandı.</p><p>Halka arzlardaki başarının gelirler üzerinde etkili olduğunu anlatan Sarpyener, 11 Şubat-4 Mart arasında, Ata Turizm, Savur GYO, Luxera GYO ve Metropal Kurumsal Hizmetler olmak üzere toplam 4 şirketin halka arzını gerçekleştirdiklerini anımsatarak, 'Bu, operasyonel hız ve yatırımcı güveni açısından dünya literatürüne girebilecek bir rekordur. Bunun dünyada pek örneği yoktur.' değerlendirmesini yaptı.</p><p>Sarpyener, Türk ekonomisinin gücüne inanan ve bu inancı yatırıma dönüştüren grup olduklarını kaydederek, sadece içeride değil, uluslararası birçok pazara hizmet verdiklerini, böylece önemli hizmet ihracı yaptıklarını da kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/tera-yatirimdan-2026nin-ilk-ceyreginde-20-milyar-192-milyon-lira-net-kar</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/tera-yatirimdan-2026nin-ilk-ceyreginde-20-milyar-192-milyon-lira-net-kar.jpg" type="image/jpeg" length="83214"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Diependaele, Türkiye'nin geleceğe yönelik stratejik ortak olduğunu söyledi]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/flaman-bolge-hukumeti-basbakani-diependaele-turkiyenin-gelecege-yonelik-stratejik-ortak-oldugunu-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/flaman-bolge-hukumeti-basbakani-diependaele-turkiyenin-gelecege-yonelik-stratejik-ortak-oldugunu-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Türkiye bizim için yalnızca önemli bir pazar değil, aynı zamanda geleceğe yönelik stratejik bir ortak' - 'Türkiye, Avrupa Birliği dışındaki en önemli ekonomik ortaklarımızdan biri']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele, Türkiye'nin Avrupa Birliği dışındaki en önemli ekonomik ortaklardan biri olduğunu belirterek, 'Türkiye bizim için yalnızca önemli bir pazar değil, aynı zamanda geleceğe yönelik stratejik bir ortak.' dedi.</p><p>Diependaele, Belçika Kraliçesi Mathilde, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, DEİK Başkanı Nail Olpak, Mathilde'nin başkanlığındaki heyet ve çok sayıda davetlinin katıldığı Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen Türkiye-Belçika İş Forumu'nda konuştu.</p><p>Bu ekonomik misyonun Türkiye ile var olan uzun süreli taahhüdün ve ekonomik ortaklığın güçlü bir işareti olduğunu belirten Diependaele, 'Türkiye, Avrupa Birliği dışındaki en önemli ekonomik ortaklarımızdan biri. Diğer yandan Türkiye'nin ticaret ve yatırım ortamında sağlam bir yer edinmiş durumdayız.' ifadesini kullandı.</p><p>Diependaele, lojistik ve limanlar, ileri imalat, kimya sektörü, enerji dönüşümü, yaşam bilimleri, tarım ve gıda sektörlerinde iki ülkedeki şirketlerin her gün bir araya geldiğini söyledi.</p><p>Tedarik zinciri, üretim süreçleri veya giderek artan inovasyon ortaklıklarının gerçek olduğunu kaydeden Diependaele, bunların girişimciler, risk alan, yatırım yapan, istihdam sağlayan insanlar tarafından inşa edildiğini dile getirdi.</p><p>Diependaele, bugün ortak bir istek ile 500'den fazla iş insanı ve girişimcinin iki ülke arasındaki işbirliğini daha da derinleştirmek, fırsatları keşfetmek ve uzun soluklu ekonomik ortaklıklar kurmak için bir araya geldiğini aktardı.</p><p>Dünyanın sürekli değiştiğine ve ekonomik zorluklara dikkati çeken Diependaele, misyonlarının güçlü bir iş dünyası anlayışı ile Türkiye'ye geldiğine değindi.</p><p>- 'Türkiye geleceğe yönelik stratejik ortak'</p><p>Türkiye'de somut projeler, ortaklıklar, yatırımlar ve teknolojiyi konuşmak için bulunduklarını belirten Diependaele, 'Türkiye bizim için yalnızca önemli bir pazar değil, aynı zamanda geleceğe yönelik stratejik bir ortak.' dedi.</p><p>Diependaele, Türk şirketlerinin Avrupa'ya yatırım yaptığını kaydederek, Türkiye'nin girişimcilik gücünün, sanayi altyapısının, teknik bilgi birikiminin, nitelikli iş gücünün ve bölgesel erişim kapasitesinin değerinin farkında olduklarını söyledi.</p><p>Ziyareti vizyon sahibi Türk şirketleri tarafından görülmek için de yaptıklarına işaret eden Diependaele, altyapıları, üretim ve dijital teknolojilerdeki güçlü ekosistemleri, inovasyon odaklı iş ortamlarını ve Avrupa pazarına açılan merkezi bir kapı konumlarını anlatmak için temaslarda bulunduklarını belirtti.</p><p>Diependaele, iki ülke iş dünyası temsilcilerinin bir araya gelerek deneyimlerini paylaştığında yeni projeler ve uzun vadeli ortaklıklar doğacağını anlattı.</p><p>Bunların ekonomiler ve toplumlara fayda sağlayacak daha derin ve güçlü bir ekonomik ilişkinin temelini oluşturacağını bildiren Diependaele, işbirliğine inandıklarını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Diependaele, Türkiye'nin güçlü bir stratejik ortak olduğuna inandıklarını vurgulayarak, ekonomik ilişkilerin geleceğinin girişimcilik ruhuyla şekilleneceğine inandıkları mesajını verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/flaman-bolge-hukumeti-basbakani-diependaele-turkiyenin-gelecege-yonelik-stratejik-ortak-oldugunu-soyledi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/flaman-bolge-hukumeti-basbakani-diependaele-turkiyenin-gelecege-yonelik-stratejik-ortak-oldugunu-soyledi.jpg" type="image/jpeg" length="20913"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye-Belçika İş Forumu]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/turkiye-belcika-is-forumu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/turkiye-belcika-is-forumu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu: - 'Türkiye'de uluslararası yatırım projelerini kolaylaştırdık' - Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Başkanı Nail Olpak: - 'Belçikalı şirketleri, Türkiye'yi daha fazla bir üretim üssü ve ortak girişimler için bir platform olarak görmeye davet ediyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye'de uluslararası yatırım projelerini kolaylaştırdıklarını belirterek, '2003 yılından bu yana reformlara kararlılıkla devam ediyoruz. Her 18 ila 24 aylık dönemde yeni bir reform gündemi hazırlıyor, bunu uyguluyor, özel sektörden geri bildirim alıyor ve ardından yeni reform programımızı oluşturuyoruz.' dedi.</p><p>DEİK tarafından düzenlenen Türkiye-Belçika İş Forumu, Belçika Kraliçesi Mathilde, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, DEİK Başkanı Nail Olpak, Mathilde'nin başkanlığındaki heyet ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p><p>Forumda konuşan Dağlıoğlu, bugün itibarıyla Türkiye'de faaliyet gösteren 700'ün üzerinde Belçikalı şirketin bulunduğunu ifade ederek, bu şirketlerin 2003 yılından bu yana gerçekleştirdikleri toplam yatırım miktarının 8 milyar doların üzerinde olduğunu ve bu rakamı daha da artırmak istediklerini dile getirdi.</p><p>Türkiye'nin dayanıklı ve hızlı büyüyen bir ekonomi olduğuna işaret eden Dağlıoğlu, '2003 yılından bu yana bileşik yıllık büyüme oranımız yüzde 5,3 seviyesindedir. Türkiye, dayanıklıdır çünkü küresel ekonomik şoklar sırasında en az etkilenen ülkelerden biri olmuştur.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Türkiye'de uluslararası yatırım projelerini kolaylaştırdıklarını belirten Dağlıoğlu, ülkenin son derece iş dostu yatırım ortamı sunduğunu söyledi.<br></p><p>Dağlıoğlu, '2003 yılından bu yana reformlara kararlılıkla devam ediyoruz. Her 18 ila 24 aylık dönemde yeni bir reform gündemi hazırlıyor, bunu uyguluyor, özel sektörden geri bildirim alıyor ve ardından yeni reform programımızı oluşturuyoruz.' diye konuştu.</p><p>- 'Türkiye, bölgesel bir merkez haline geldi'</p><p>Burak Dağlıoğlu, Türkiye'de nitelikli insan kaynağının mevcut olduğuna işaret ederek, güçlü demografik yapısı ve genç nüfusunun büyük avantaj sağladığını ve bu genç nüfusun oldukça iyi eğitimli olduğunu dile getirdi.</p><p>Türkiye'de mavi yaka çalışanlardan teknik personele, teknisyenlerden mühendislere, yazılım geliştiricilerden orta ve üst düzey yöneticilere kadar ihtiyaç duyulan her seviyede insan kaynağının bulunduğuna dikkati çeken Dağlıoğlu, 'Türkiye, dünyanın kesişim noktasında yer almaktadır. Üç kıtanın bağlantı noktasındayız. Aynı zamanda son derece bağlantılı bir ekonomiye sahibiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde altyapı ve üstyapı yatırımlarına büyük kaynak ayırdık.' ifadelerini kullandı.</p><p>Dağlıoğlu, Türkiye'nin bölgesel merkez haline geldiğini belirterek, 'Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın politikaları sayesinde bugün bölgesel bir merkez konumundayız ve küresel bir ekonomik güç olmayı hedefliyoruz. Bu hedeflere ulaşmak amacıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan, yalnızca iki hafta önce finansal ve finansal olmayan teşvikleri içeren yeni bir destek paketi açıkladı.' şeklinde konuştu.</p><p>- 'Türkiye ve Belçika, farklı alanlarda birbirini tamamlayan iki ekonomi'</p><p>Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak da Türkiye ile Belçika'nın farklı alanlarda birbirini tamamlayan iki ekonomi olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Olpak, bir tarafta Belçika'nın çeşitli sektörlerde dünya çapındaki gücüne, diğer tarafta da Türkiye'nin Batı Avrupa ile Çin arasında konumlanan en büyük ekonomi, üretim ve AR-GE merkezlerinden biri olduğuna dikkati çekti.</p><p>Nail Olpak, 'Daha önce farklı başlıklardan söz edilmişti. Ben özellikle 4 alanı vurgulamak istiyorum. İlki olarak yatırım konusu, Belçikalı şirketleri, Türkiye'yi daha fazla bir üretim üssü ve ortak girişimler için bir platform olarak görmeye davet ediyoruz.' dedi.</p><p>İkinci olarak yeşil dönüşümün büyük önem taşıdığını dile getiren Olpak, Belçika'nın sürdürülebilirlik alanındaki yetkinliği ile Türkiye'nin hızla büyüyen yenilenebilir enerji sektörünün güçlü bir uyum yakalayabileceğini vurguladı.</p><p>Üçüncü alanın teknoloji ve inovasyon, savunma ve uzay sanayisi, son alanın da lojistik olduğunu belirten Olpak, şunları kaydetti:</p><p>'Hepimiz görüyoruz ki günümüzde tek kesinlik belirsizliktir ve bu, iş dünyasının hiç hoşlanmadığı bir durumdur. Serbest ticaret anlayışı, artık yalnızca ekonomik bloklara değil aynı zamanda siyasi bloklara da dönüşmüş durumda. Bu yeni atmosferde 60 yılı aşkın süredir devam eden Türkiye-AB ortaklık sürecinin tamamen yeni bir yaklaşımla ele alınması gerektiğine inanıyoruz.</p><p>Öncelikli olarak Türkiye'nin AB ile daha derin entegrasyonunu vurgulamak isterim. Ocak ayının sonunda biz, DEİK olarak, Financial Times'ta AB Parlamentosu, AB Konseyi ve AB Komisyonu liderlerine hitaben açık bir mektup yayımladık.'</p><p>Olpak, aynı amaç doğrultusunda geçen cuma günü Avrupa Günü vesilesiyle kendisinin ve AB üyesi ülkelerdeki 26 iş konseyi başkanının imzasını taşıyan açık mektubu De Tijd gazetesinde yayımladıklarını belirtti.</p><p>Aynısını Almanya ve Polonya'da da yaptıklarını, İspanya, İtalya, Hollanda ve Fransa'da da buna devam edeceklerini dile getiren Olpak, 'Mesajımız, son derece nettir. Türk iş dünyası, Türkiye'nin Avrupa yolculuğunun arkasında güçlü bir şekilde durmaktadır.' diye konuştu.</p><p>AB'nin kurucu üyelerinden ve Brüksel'e yakınlığı bulunan Belçika'nın bu gündeme öncülük etmesi gerektiğini vurgulayan Olpak, 'Sizin desteğinize ve sesinize güveniyoruz. Ayrıca tüm katılımcıları, European Business Summit işbirliğiyle Egmont Sarayı'nda 13 Ekim'de düzenleyeceğimiz bir sonraki AB-Türkiye İş Zirvesi'ne davet etmek isterim.' ifadelerini kullandı.</p><p>Belçika Şirketler Federasyonu (FEB) Onursal Başkanı Rene Branders da 'Bugün burada 200 şirketi temsil eden en az 400 Belçikalı katılımcıyla Türkiye'de bulunuyoruz.' dedi.</p><p>Bu şirketlerin birçoğunun yüksek teknoloji sektörlerinde faaliyet gösterdiğini belirten Branders, kimya, yaşam bilimleri, otomotiv, savunma, uzay, gıda sanayisi, tekstil ve hatta mobilya sektörlerinden temsilcilerin burada yer aldığını dile getirdi.</p><p>Türkiye'nin Belçika için önemli bir ekonomik ortak olduğunu vurgulayan Branders, 'İkili ekonomik ilişkilerimiz, uzun yıllara dayanan güçlü bir geçmişe sahiptir. Belçikalı şirketler, bugüne kadar ülkenize önemli yatırımlar yapmıştır.' diye konuştu.</p><p>Branders, Türk şirketlerinin de Belçika'yı Avrupa'nın merkezindeki ana yatırım platformu olarak tercih ettiklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/turkiye-belcika-is-forumu</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/turkiye-belcika-is-forumu.jpg" type="image/jpeg" length="90179"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat, Türkiye-Belçika İş Forumu'nda konuştu:]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/ticaret-bakani-bolat-turkiye-belcika-is-forumunda-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/ticaret-bakani-bolat-turkiye-belcika-is-forumunda-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'İki ülke, sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde 15 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyor' - 'AB ile Türkiye ve AB üyesi ülkeler arasındaki Gümrük Birliğinin günümüz koşullarına uygun şekilde modernize edilmesi konusunda çok yakın çalışıyoruz. Günümüzün ekonomik gerçekleri doğrultusunda Belçika'nın AB içinde bu yaklaşımı desteklediğine inanıyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ile Belçika arasındaki ikili ticaret hacminin 2025 yılı itibarıyla 9,3 milyar dolara ulaştığı belirterek, 'İki ülke, sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde 15 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyor.' dedi.</p><p>Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen Türkiye-Belçika İş Forumu, Belçika Kraliçesi Mathilde, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, DEİK Başkanı Nail Olpak, Mathilde'nin başkanlığındaki heyet ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p><p>Forumda konuşan Bolat, küresel ekonominin derin dönüşümler geçirdiği bir dönemde bir araya kaydederek, jeopolitik gerilimlerin, küresel tedarik zincirlerindeki aksamaların ve artan korumacılık eğilimlerinin uluslararası ticaret ve yatırım modellerini yeniden şekillendirdiğini söyledi.</p><p>Bolat, böyle bir ortamda güvenilir ortakların ve dirençli ekonomilerin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunun altını çizerek, bu bağlamda Türkiye'nin öne çıktığını vurguladı.</p><p>Türkiye'nin Avrupa, Asya ve Afrika'nın kesişim noktasındaki stratejik konumuna işaret eden Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Türkiye, 1,3 milyardan fazla tüketiciye doğrudan erişim imkanı sunuyor. Türkiye genç, yetenekli iş gücü ve güçlü sanayi ekosistemi sayesinde küresel bir üretim, teknoloji ve lojistik devi haline geldi. 1,6 trilyon dolarlık milli geliriyle Türkiye, dünyanın 16. büyük ekonomisi ve OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomilerden. Bu sağlam ekonomik temele dayanarak, Türkiye giderek kendisini küresel yönetişim ve inovasyonun bir merkezi olarak konumlandırıyor. Bu yıl Türkiye, NATO Zirvesi, BM COP31 ve Uluslararası Uzay Kongresi'ne ev sahipliği yapacak.'</p><p>- 'İki ülke 15 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyor'</p><p>Ticaret Bakanı Bolat, iki ülke arasındaki ikili ticaret hacminin istikrarlı bir şekilde yükselerek 2025'te 9,3 milyar dolara ulaştığını belirterek, 'İki ülke, sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde 15 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyor.' dedi.</p><p>Belçika'nın Türkiye'deki yatırımlarının yaklaşık 5 milyar dolara ulaştığını, Türkiye'nin Belçika'daki yatırımlarının ise 750 milyon dolara yaklaştığını anlatan Bolat, 'Türkiye'de faaliyet gösteren 719 Belçika şirketinin varlığı, ekonomimize duyulan güvenin açık bir göstergesidir. Aynı şekilde, Türk şirketleri de lojistik, savunma, imalat, perakende ve ileri teknolojiler gibi sektörlerde Belçika'daki varlıklarını genişletiyor.' diye konuştu.</p><p>Bolat, iki ülkenin işbirliği yapabileceği yeni ve stratejik alanlardan bahsederek ve bu alanlardan ilkinin savunma sanayisi olduğunu kaydederek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Savunma ve havacılık ihracatımız 2002'deki 248 milyon dolardan 2025'te 10 milyar doların üzerine çıktı. Bu, yaklaşık 40 katlık artış anlamına geliyor ve Türkiye'yi savunma ürünleri ihracatında 11. sıraya yerleştiriyor. Belçika'nın savunma ekosistemimizle daha derin bir etkileşim kurma konusunda artan bir ilgisi olduğunu görüyoruz. İkincisi Türkiye, 150 milyar dolarlık lojistik pazarı ve 50 milyar doların üzerinde lojistik hizmet ihracatıyla gelişmiş dijital gümrük sistemlerine sahip önemli bir lojistik merkezidir.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bolat, Belçika'nın gelişmiş lojistik konumuyla depolama, hava kargo, çok modlu taşımacılık ve dijital lojistik alanlarında açık fırsatlar barındırdığını kaydederek, 'Türkiye'nin hızla genişleyen ulaşım altyapısı, 58 havaalanı, 247 milyon yolcu ve 356 destinasyonla bu ekosistemi daha da güçlendirmektedir. Ülkelerimiz arasında haftalık 80 yolcu ve 14 kargo uçuşu gerçekleştirilmekte olup bu da turizmi canlandırmaktadır. Geçen yıl 600 binden fazla Belçikalı turist Türkiye'yi ziyaret etti.' şeklinde konuştu.</p><p>- 'Türk müteahhitler 138 ülkede 560 milyar dolarlık proje üstlendi'</p><p>Bakan Bolat, iki ülkenin ticaret hacminin artırılabileceği alanlardan birisinin de 'bilgi ve işlem teknolojileri' olduğunu belirterek, Türkiye'nin imalat katma değerini 41 milyar dolardan 240 milyar dolara çıkardığını söyledi.</p><p>Bolat, '40 milyar dolarlık pazar büyüklüğü ve 240 bin profesyoneliyle bilgi ve işlem teknolojileri sektörü, 'Endüstri 4.0' uygulamalarıyla dijital dönüşümü giderek daha fazla yönlendirmektedir. Çeşitlendirme, arz güvenliği ve temiz teknolojilere odaklanan Türkiye'nin enerji geçişi, özellikle açık deniz rüzgar enerjisi ve hidrojen teknolojilerinde Belçika ile önemli bir işbirliği alanı yaratmaktadır. Ayrıca, 9,2 milyar dolarlık ilaç pazarı ve 50 binden fazla profesyonel çalışanıyla Türkiye, ortak araştırma ve geliştirme için bir platform sunmakta.' ifadelerini kullandı.</p><p>Türk müteahhitlerin bugüne kadar 138 ülkede 560 milyar dolarlık proje üstlendiğini anlatan Bolat, Belçika'da üstlenen inşaat projesi hacminin 335 milyon dolar olduğunu bildirdi.</p><p>Bolat, 'Bu anlamda, ekonomik ortaklığımızı yalnızca ikili ülkelerimiz arasında değil, aynı zamanda üçüncü pazarlarda ve hükümetler nezdinde de geliştirmek için büyük bir alan bulunmaktadır.' diye konuştu.</p><p>- 'Gümrük Birliğinin modernize edilmesi konusunda çok yakın çalışıyoruz'</p><p>Ticaret Bakanı Bolat, Gümrük Birliğinin modernize edilmesi için çalışmaların devam ettiğini belirterek, bu konudaki desteği için Belçika'ya teşekkür etti.</p><p>Önceliklerinin 'iş dostu bir ortam oluşturmak' olduğunu dile getiren Bolat, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Yatırımların korunması ve teşviki ile çifte vergilendirmenin önlenmesine ilişkin anlaşmalar da dahil olmak üzere sağlam hukuki çerçevemiz, yatırımcılar için şeffaflık, öngörülebilirlik ve güvenlik sağlamaktadır. Aynı zamanda AB ile Türkiye ve AB üyesi ülkeler arasındaki Gümrük Birliğinin günümüz koşullarına uygun şekilde modernize edilmesi konusunda çok yakın çalışıyoruz. Günümüzün ekonomik gerçekleri doğrultusunda Belçika'nın AB içinde bu yaklaşımı desteklediğine inanıyoruz. Bu nedenle AB ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliğinin modernizasyonuna verdikleri destek için Belçika hükümetine en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.'</p><p>Bolat, AB'nin ticaret ve sanayi politikalarının kapsayıcı olması, dışlayıcı olmaması ve Türk şirketleri ile Avrupa şirketleri arasındaki derin entegre değer zincirlerini zayıflatmaması gerektiğini vurguladı.</p><p>Türkiye ile AB arasındaki ikili ticaret hacminin yılda 233 milyar dolara ulaştığını kaydeden Bolat, 'Ayrıca geçen yıl, toplamı 290 milyar dolara ulaşan Türkiye'ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların yaklaşık yüzde 70'i Avrupalı şirketlerden ve Avrupalı sanayilerinden gelmiştir. AB çerçevesi içindeki ortak çabalarımızla Türkiye, güvenilir bir ortak, güvenilir bir lojistik ve tedarik zinciri merkezi olarak hizmet vermeye devam edecektir.' şeklinde konuştu.</p><p>Forum kapsamında Ticaret Bakanı Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı, Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prevot ve Belçika Savunma Bakanı Theo Francken tarafından Türkiye ile Belçika arasında 'İkili Ticaret İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Ortak Bildirisi' imzalandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/ticaret-bakani-bolat-turkiye-belcika-is-forumunda-konustu</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/ticaret-bakani-bolat-turkiye-belcika-is-forumunda-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="33588"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İTO Başkanı Avdagiç'ten 'Tüketim mallarının ithalatı, yatırım mallarının ithalatını geçti' uyarısı:]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/ito-baskani-avdagicten-tuketim-mallarinin-ithalati-yatirim-mallarinin-ithalatini-gecti-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/ito-baskani-avdagicten-tuketim-mallarinin-ithalati-yatirim-mallarinin-ithalatini-gecti-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Günlük problemlerimizi giderecek mikro adımları çok hızlı ve seri bir şekilde atabiliyor olmamız lazım' - 'Türk iş dünyasının ve İTO'nun büyük bir özveriyle ortaya koyduğu, muhafaza ettiği ve F1 yarışı yapılabilir halde tuttuğu İstanbul Park tesisi, tekrar Formula 1 yarışlarının Türkiye'ye gelmesine vesile oldu']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - MUHAMMET FATİH KABASAKAL - İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, 2024 ve 2025 yıllarında tüketim malları ithalatının ilk kez yatırım malları ithalatını geçtiğini belirterek, 'Bu dengeyi tekrar sağlıklı hale getirmeliyiz.' uyarısında bulundu.</p><p>Anadolu Ajansı İş Dünyası Haberleri Departmanı tarafından hayata geçirilen Yönetim Katı programına konuk olan İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, Orta Doğu'da yaşanan gerilimin ve artan petrol fiyatlarının sadece Türkiye'yi değil, tüm dünyayı etkilediğini söyledi.</p><p>Avdagiç, bölgedeki gelişmeler sonucu ortaya çıkan değişikliklerin yakından takip edilerek politikaların buna uygun olarak hızlıca güncellenmesinin, Türkiye'ye büyük avantaj sağlayacağını dile getirdi.</p><p>Özellikle 2023'ten sonra devreye giren ekonomik politikaya bağlı olarak döviz rezervlerinde önemli bir birikim sağlandığını vurgulayan Avdagiç, Türkiye'nin iç ve dış şoklara çok daha dayanıklı hale geldiğini, bu sayede enflasyonla mücadelede ciddi adım atıldığını belirtti.</p><p>Avdagiç, söz konusu başarının arkasında politika yapıcılar ile iş dünyasının bulunduğunu ve bu alanda büyük fedakarlık sergilendiğini anlatarak, sonraki süreçte kredi politikalarında veya finansmanla ilgili yapılacak iyileştirmelerle dış açığının tekrar azalacağı bir sürece girilebileceğini aktardı.</p><p>- 'İthal tüketimi besleyen unsurlar var'</p><p>Türkiye'nin enflasyonla mücadele sürecine ve ithal tüketimi artıran faktörlere de değinen Avdagiç, yatırıma katkı vermeyen tüketim malı ithalatını besleyen üç temel unsuru yüksek faiz getirisi, ticari kredi hacmindeki artışın tüketici kredilerindeki artıştan belirgin şekilde ayrışmaması ve baskılanmış döviz fiyatlarının ithalatı daha cazip hale getirmesi olarak sıralayarak, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Yatırıma katkı vermeyen ithal tüketimi besleyen bana göre üç önemli unsur var. Bir tanesi, mevduatta parası olanların elde ettiği yüksek faiz geliri bu gelir, çok ciddi bir yekun tutuyor. Bireylerin tasarruflarına bağlı olarak elde ettiği faiz geliri, altının değer kazanmasından çok daha büyük bir rakam ortaya çıkarıyor. İkinci konu, ticari kredi hacmindeki artışın tüketici kredilerindeki artıştan belirgin şekilde ayrışmaması. Enflasyon politikasına katkı vermesi anlamında kredilerle ilgili bazı kısıtlamalar uygulandığını biliyoruz. Üçüncü unsur, baskılanmış döviz fiyatı. Türkiye'de baskılanmış döviz fiyatından dolayı ithalat cazip hale geldiği için tüketimle ilgili ithal malların artışı yukarı doğru gitti. Orada bir artış yolunu görüyoruz. Hatta ilk defa şunu görüyoruz, 2024 ve 2025'te tüketim mallarının ithalatı, yatırım mallarının ithalatını geçti. Yatırım mallarının ithalatı hep bunun üstündeydi ve ilk defa bu denge ters oldu. Bu, aslında toplumsal olarak sağlıklı bir gösterge değil.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Enflasyona karşı mücadelede hükümetin petrol fiyatlarındaki artışa tedbir olarak eşel mobil sistemini devreye almasının en önemli adımlarından biri olduğunu kaydeden Avdagiç, Almanya'dan örnek vererek, bu ülkede yakıt fiyatlarının yüzde 70'e kadar arttığını, sonra yüzde 45 mertebesine indiğini belirtti.</p><p>Makro kararların yanında günlük problemleri çözecek mikro adımların da hızla atılması gerektiğini vurgulayan Avdagiç, 'Bu günlük konuları çok hızlı bir şekilde radara alıp, çözebiliyor olmamız lazım. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı gibi makro kararları, her gün böyle bir paketi açıklayamazsınız. Bunlar çok ara ara açıklanacak şeylerdir. Günlük problemlerimizi giderecek mikro adımları çok hızlı ve seri bir şekilde atabiliyor olmamız lazım. Sayın bakanlarımızla, ilgililerimizle bunu paylaşıyoruz. Ümit ediyoruz ki özellikle üreticilerin, ihracatçıların önündeki bu konular, adım adım maliyeti yükselten, beklentileri karşılanmayan bazı uygulamalar gözden geçirilir ve bu konuda Türkiye'nin rekabetçiliği düzelir ve ihracatımız daha kolay, rahat ve katma değer üretecek bir hale gelir.' diye konuştu.</p><p>Avdagiç, ekonomik sıkılaşma dönemlerinde artan kayıt dışılığa ve denetimlerde yaşanan artışa da değinerek, İTO'nun net bir şekilde yüzde 100 kayıtlı ekonomiden yana olduğunu ifade etti.</p><p>Hazine ve Maliye Bakanlığının 'Kaşif' ve 'Kurgan' gibi yapay zeka destekli sistemlerle fiili denetime dahi gitmeden birçok konuyu gözlemlediğini ve tespit edilen uyumsuzluklarla ilgili 'izaha davet' süreçlerini yürüttüğünü anımsatan Avdagiç, tüm bu faaliyetlerin kayıtlı ekonomiye geçme konusunda önemli adımlar olduğunu anlattı.</p><p>Avdagiç, Türkiye'de son iki yılda vergi beyannamesi veren sayısının yaklaşık 2 milyon kişi arttığını belirterek, 'Hazine ve Maliye Bakanlığının bütün süreçlerin kayıt içinde yürütülmesi konusunda ortaya koyduğu makro bakış açısını ve bununla ilgili süreçlerini destekliyoruz ama yüksek frekanslı denetimlerin optimize edilmesi konusunda da görüşlerimizi paylaşıyoruz.' şeklinde konuştu.</p><p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından hazırlanan 'Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu' araştırmasının, banka ve finans kuruluşları haricinde üretim yapan şirket karlarının son iki yıldır azaldığına işaret ettiğini anlatan Avdagiç, 'Tüm üretici şirketlerin kar edebiliyor, katma değer üretebiliyor olması lazım. Çünkü bunu yaptıkları zaman yeni pazarlara ulaşacaklar, yatırımlarını güncelleyecekler, modernize edecekler, ihracatlarını ve istihdamlarını artıracaklar.' dedi.</p><p>- 'Doluluk oranlarında yüzde 10-12'lik düşüş gözlemledik'</p><p>Türk ekonomisi için döviz getirisi anlamında önem arz eden ve yakın coğrafyada yaşanan gelişmelerden etkilenen turizm sektörüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Avdagiç, İstanbul otellerinin doluluk oranlarında yaklaşık yüzde 10-12'lik bir düşüş gözlemlediklerini belirtti.</p><p>Avdagiç, bu düşüşün tüm dünyada yaşandığını, böyle dönemlerde tatil planlarının azaltılmasının, askıya alınmasının veya iptal edilmesinin olağan olduğunu dile getirdi. İstanbul'un turizm anlamında Türkiye'nin birçok şehrine göre çok daha avantajlı olduğunu kaydeden Avdagiç, şehrin yaklaşık 270 bin yatak kapasitesine sahip olduğunu ve 12 ay boyunca canlı kaldığını söyledi.</p><p>Avdagiç, İTO olarak İstanbul'un turizmine birkaç yönden katkı vermeye çalıştıklarını, Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı (TUGEV) ve ona bağlı İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu (ICVB) vasıtasıyla İstanbul'da uluslararası kongre sayısının artması için yoğun gayret gösterdiklerini bildirdi.</p><p>Bu yıl ve gelecek 3 yıl için büyük önem arz eden, kapasitesi 8 bin kişiye varan birçok kongrenin ev sahipliğine imza attıklarının altını çizen Avdagiç, 'Bu konuyla ilgili çok önemli uluslararası fuarlara katılıyoruz. İstanbul'un tanıtımını yapıyoruz ve yeni kongrelerin gelmesi için takipçi oluyoruz. Kongrelerin İstanbul'a gelmesinin sağlanması konusunda bir takım tamamlayıcı mali destekleri de gücümüz yettiğince vermeye çalışıyoruz. Dolayısıyla, bu konu sürekli çok etkin bir şekilde gündemimizde.' ifadelerini kullandı.</p><p>Avdagiç, özellikle Kuzey Afrika, Orta Avrupa, Türk cumhuriyetleri olarak anılan ülkeler ile Orta Doğu'daki vatandaşların Avrupa'ya vize almakta kısmen sıkıntı çekmesi nedeniyle İstanbul'daki birçok fuarın daha cazibeli hale geldiğini dile getirdi.</p><p>Türkiye'nin dış tanıtımında İstanbul'a daha fazla yer verilmesinin elzem olduğunu vurgulayan Şekib Avdagiç, İstanbul'un hem kongre turizmi hem de fuar turizmi açısından iyi bir yere doğru gittiğini aktardı.</p><p>Avdagiç, İstanbul Fuar Merkezinde gerçekleştirdikleri yatırımlarına ilişkin, 'Çok ciddi bir yatırım yapıyoruz. Burada net 40 bin metrekare ilave sergi alanı olacak. İTO ve TOBB ana ortaklar. 2028'de bu inşaatı tamamladığımız zaman, fuar alanının kapasitesi yüzde 40 artacak. Daha kapsamlı ve etkili fuarlar yapma imkanımız da olacak.' değerlendirmesini yaptı.</p><p>- 'Kruvaziyer yolcusu ekonomiye üç kat katkı sağlıyor'</p><p>Turizm anlamında bir diğer önemli konunun kruvaziyer turizmi olduğunu aktaran Avdagiç, İstanbul'a 2025 yılında 265 kruvaziyer gemi ile 625 bin kruvaziyer yolcusu geldiğini belirtti.</p><p>Avdagiç, kruvaziyer turizmiyle gelen turistlerin harcamalarının normal turistlere oranla üç kat fazla olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:</p><p>'Türk Hava Yolları ile bu gemiler arasında iyi bir link kuruldu. Dolayısıyla bazı insanlar İstanbul'a uçakla gelip, buradan gemiye binip devam ediyor veya İstanbul'da inip uçakla ülkelerine geri dönüyor. Yeni devreye giren Tersane İstanbul projesi de çok önemli. 2018 yılında açılan İstanbul Havalimanı da hem kent turizmine hem de transit turizme büyük katkı sağladı. İstanbul'da yeterli otel kapasitesi var. Otellerle ilgili birim fiyatların yukarı doğru çıkması ve doluluk oranlarının artırılması yönünde iki önemli hedefimiz var. Kültür ve Turizm Bakanlığının, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı vasıtasıyla sahip olduğu bütçe içinde İstanbul'a ayıracağı payın artırılması da çok elzem. Buradaki bütçenin önemli kısmı, İstanbul'daki oteller tarafından sağlanıyor.'</p><p>- 'Formula 1 pisti Türk iş dünyasının kaynaklarıyla yapıldı'</p><p>Formula 1 Türkiye Grand Prix'sinin altı yıl aranın ardından İstanbul'da düzenlenecek olmasının, İTO'yu yakından ilgilendirdiğini belirten Avdagiç, İstanbul Park Formula 1 Yarış Pistinin Türk iş dünyasının verdiği kaynaklarla inşa edildiğine dikkati çekerek, 'Türk iş dünyasının ve İTO'nun büyük bir özveriyle ortaya koyduğu, muhafaza ettiği ve F1 yarışı yapılabilir halde tuttuğu İstanbul Park tesisi, tekrar Formula 1 yarışlarının Türkiye'ye gelmesine vesile oldu.' dedi.</p><p>Pistin İTO ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) yüzde 40, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) yüzde 15, İstanbul Valiliğinin yüzde 5 ortak katkısıyla inşa edildiğine ve yaklaşık 156 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirildiğine işaret eden Avdagiç, çevre yolları, telekomünikasyon hatları ve diğer altyapı yatırımlarıyla toplam tutarın 250 milyon doları aştığını ifade etti.</p><p>Avdagiç, Formula 1'in Türkiye'ye getirilmesi için yoğun bir uğraş verildiğine değinerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çok net bir iradesi oldu. Uluslararası Otomobil Federasyonu Başkanı Mohammed Ben Sulayem'in ciddi bir katkısı oldu. Formula 1 Başkanı ve Üst Yöneticisi Stefano Domenicali bu konuda katkı verdi. Gençlik ve Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak, Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy'un bu konuda önemli gayretleri oldu. 2027'den itibaren 5 yıl için yarışlar gene Türkiye'ye gelecek. Tabi burada şehir tanıtımı ile bunu sadece o gün yapılacak bir pist yarışı olarak değil, öncesi ve sonrası ile bir süreç analizi olarak görmek lazım. İTO üyeleri ve şehrin iş dünyası, bu büyük etkinliğe hazır. İstanbul'un tüccarı, otel sahipleri, gastronomi ile ilgili servis verenler, bu konuda fevkalade yetkin kuruluşlar. Dolayısıyla onlar zaten bu konuda gerekli çalışmaları yapacaktır. Daha evvelki dönemlerde de bu süreci, İstanbul'daki tüm turizm camiası ve iş camiası üzerine düşenleri büyük bir gayretle ve büyük bir kalite ile yaparak yerine getirdi. Dolayısıyla 2027-2031 döneminde de bunun devam edeceğiyle ilgili hiçbir şüphem yok.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/ito-baskani-avdagicten-tuketim-mallarinin-ithalati-yatirim-mallarinin-ithalatini-gecti-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/ito-baskani-avdagicten-tuketim-mallarinin-ithalati-yatirim-mallarinin-ithalatini-gecti-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="24885"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
