<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Flash Haber Londra</title>
    <link>https://flashhaberlondra.com</link>
    <description>Flash Haber Londra</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://flashhaberlondra.com/rss/teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 01 Jun 2026 20:42:12 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/rss/teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Marmara Denizi'nde bazı bölgelerde plastik kirliliği 3 katına çıktı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/marmara-denizinde-bazi-bolgelerde-plastik-kirliligi-3-katina-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/marmara-denizinde-bazi-bolgelerde-plastik-kirliligi-3-katina-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Olgaç Güven: - 'Geçmişten günümüze artan bir plastik kirliliği trendi bütün istasyonlarda net şekilde görülüyor. 2000'li yılların başından itibaren plastik kirliliğinde belirgin bir artış görüyoruz. İstasyondan istasyona değişmekle birlikte bazı bölgelerde yaklaşık 3 katlık artış söz konusu' - 'Şu ana kadar tespit ettiğimiz mikroplastiklerin yaklaşık yüzde 94'ü fiber yapıda. Bunlar saç teli benzeri ince plastik parçacıkları']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MERSİN (AA) - GÜLSELİ KENARLI - Marmara Denizi'nin kirlilik tarihini ortaya çıkarmayı amaçlayan TÜBİTAK 1001 projesinde elde edilen ilk bulgular, denizdeki mikroplastik kirliliğinin 2000'li yıllardan itibaren belirgin şekilde arttığını bazı bölgelerde 3 katına çıktığını ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü, Akdeniz Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ortaklığında gerçekleştirilen TÜBİTAK 1001 projesi ile Marmara Denizi'nin kirlilik tarihi araştırılıyor.</p><p>Projenin ara raporuna göre, çalışma kapsamında Marmara Denizi'nin 14 kritik noktasından alınan sediment karotlarının ilk analizleri sonuç verdi. İncelenen örneklerde mikroplastik dağılımı, kirletici yükü ve radyoizotop tarihlemesine ilişkin ilk bulgular yer alıyor.</p><p>Çalışmaların sonraki aşamasında polimer karakterizasyonu ve metal kirliliğine yönelik analizler sürdürülecek.</p><p>Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Olgaç Güven'in yürütücülüğünde geçen yıl başlatılan projede, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsüne ait Bilim-2 araştırma gemisiyle deniz tabanından 'ahtapot' adı verilen karot cihazı kullanılarak 40-50 santimetre uzunluğunda sediment örnekler çıkarıldı.</p><p>- 'Çınarcık Çukuru'nda dikkati çekici bulgular elde ettik'</p><p>Güven, AA muhabirine, Marmara Denizi'nin, tek bir ülkenin yönetiminde olması nedeniyle insan faaliyetlerinin etkilerini izlemek açısından dünyadaki birçok denize göre daha kontrollü ve özel bir araştırma alanı sunduğunu söyledi.</p><p>Projede ilk etapta Marmara Denizi'nin farklı baskılar altındaki bölgelerini temsil edecek örnekleri açtıklarını belirten Güven, 'İzmit Körfezi, Gemlik Körfezi, Marmara'nın en derin noktası olan Çınarcık Çukuru, İmralı Baseni ve Marmara'nın orta kesiminden alınan sediment karotlarında mikroplastiklerin dikey dağılımını ve karakterizasyonunu inceledik. Özellikle yoğun sanayi, nüfus ve tatlı su girdilerinin etkisindeki İzmit Körfezi ile Karadeniz kaynaklı akıntıların taşıdığı yükün toplandığı Çınarcık Çukuru'nda dikkati çekici bulgular elde ettik.' ifadelerini kullandı.</p><p>Güven, sediment örneklerinde yapılan tarihlendirme çalışmalarının Ege Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsünde yürütüldüğüne işaret ederek, 'Geçmişten günümüze artan bir plastik kirliliği trendi bütün istasyonlarda net şekilde görülüyor. 2000'li yılların başından itibaren plastik kirliliğinde belirgin bir artış görüyoruz. İstasyondan istasyona değişmekle birlikte bazı bölgelerde yaklaşık 3 katlık artış söz konusu.' diye konuştu.</p><p>- 1999 Gölcük Depremi'nin denizlerdeki izine ulaşıldı</p><p>Çalışmalarda 1999 Gölcük Depremi'nin izlerine de rastladıklarını anlatan Güven, şunları kaydetti:</p><p>'İzmit Körfezi ve Çınarcık Baseni'nde deprem dönemine denk gelen katmanlarda plastik miktarında ciddi artış tespit ettik. Bu artışın, deprem sonrası karasal ortamdaki kirletici yükün deniz ortamına taşınmasıyla ilişkili olduğunu düşünüyoruz. Karasal ortamda yaşanan büyük olayların denizel ortama taşınan yükü sedimentte kayıt altına alınabiliyor.'</p><p>Güven, projede sediment katmanlarında 1960'lı yıllara kadar uzanan anlamlı mikroplastik kirliliği tespit ettiklerine dikkati çekerek, daha eski katmanlarda da tekil plastik parçacıklarıyla karşılaştıklarını aktardı.</p><p>Polimer analizlerinin tamamlanmasının ardından belirli dönemlerde kullanılan plastik türleriyle sanayi ve tüketim alışkanlıkları arasındaki ilişkinin daha net ortaya konabileceğini belirten Güven, belirli dönemlerde alınan kararların ya da üretim alışkanlıklarının denizdeki karşılığını görmeyi hedeflediklerinin altını çizdi.</p><p>- 'Şu ana kadar tespit ettiğimiz mikroplastiklerin yaklaşık yüzde 94'ü fiber yapıda'</p><p>Güven, 'Şu ana kadar tespit ettiğimiz mikroplastiklerin yaklaşık yüzde 94'ü fiber yapıda. Bunlar saç teli benzeri ince plastik parçacıkları.' bilgisini verdi.</p><p>Fiberlerin en önemli kaynaklarından birinin sentetik tekstil ürünleri olduğuna işaret eden Güven, çamaşır yıkama sırasında açığa çıkan liflerin, mikro arıtma sistemi olmadığı için arıtma tesislerinden geçerek denize ulaştığını söyledi.</p><p>Güven, İzmit Körfezi'nde ise özellikle kozmetik ürünlerinde kullanılan mikro boncuklara rastladıklarını belirtti.</p><p>- Plastiklerin Marmara'da nasıl taşındığı araştırılıyor</p><p>ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yücel de projenin yalnızca plastik varlığını değil, plastiklerin Marmara'da nasıl taşındığını ve hangi bölgelerde biriktiğini anlamayı amaçladığını dile getirdi.</p><p>Marmara'daki derin çukurların çevreden gelen partikülleri biriktiren doğal depolama alanları gibi çalıştığına dikkati çeken Yücel, Çınarcık Çukuru, İzmit Körfezi ve Gemlik Körfezi gibi bölgelerin Marmara'nın plastik tarihçesini anlamak için önemli alanlar olduğunu gördüklerini kaydetti.</p><p>Yücel, depremin sadece fiziksel yıkım oluşturmadığını, kıyıdaki kirletici yükü ve çöpleri de Marmara'nın daha derin bölgelerine taşıdığını belirterek, 'Bu da bize depremselliğin sadece jeofizik bir olay değil, aynı zamanda deniz ekosistemini ve kirlilik döngülerini etkileyen bir unsur olduğunu gösteriyor.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Mersin, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/marmara-denizinde-bazi-bolgelerde-plastik-kirliligi-3-katina-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/06/agency/aa/marmara-denizinde-bazi-bolgelerde-plastik-kirliligi-3-katina-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="97513"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zekanın iklim değişikliğinden hukuka kadar etkileri mercek altında]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/yapay-zekanin-iklim-degisikliginden-hukuka-kadar-etkileri-mercek-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/yapay-zekanin-iklim-degisikliginden-hukuka-kadar-etkileri-mercek-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Türkiye Bilimler Akademisi, yapay zekaya ilişkin çalışma grubunda dünyadaki uygulamaları değerlendirmenin yanı sıra Türkiye'nin bu alanlarda ne tür adımlar atabileceğini analiz edecek - TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker: - 'Hazırladığımız raporları ilgili komisyonlara ve bakanlıklara gönderiyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - MERT DAVUT - Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), yapay zekanın, iklim değişikliğinden salgın ve afet yönetimine, hukuktan eğitime kadar çeşitli alanlardaki etkilerini mercek altına aldı.</p><p>AA muhabirinin edindiği bilgiye göre TÜBA, bilişim teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte yapay zekanın etkilerini de yakından izliyor.</p><p>Bu kapsamda, kamu, özel ve gönüllü kuruluşlar arasında işbirliğine katkı amacıyla oluşturulan Bilişim Teknolojileri, İletişim ve Yapay Zeka Çalışma Grubu araştırmalarını yoğunlaştırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bilim insanlarından oluşan çalışma grubu, ilerleyen günlerde başta çalıştaylar olmak üzere çeşitli etkinliklerle yapay zekanın farklı alanlarda kullanımını, etkilerini ve atılabilecek adımları değerlendirecek. Ortaya konulacak çıktılar, karar alıcılara raporlanacak. Akademi, bu çalışmalarla yapay zeka alanında kurum ve kuruluşlara danışmanlık yapmayı planlıyor.</p><p>Ayrıca, Türkiye'de bilişim teknolojisi alanındaki araştırmalar için teknik altyapının güçlendirilmesi ve insan gücünün artırılması amaçlanıyor.</p><p>- Dünyadaki uygulamalar da analiz ediliyor</p><p>TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, AA muhabirine, Akademinin çeşitli alanlarda çalışma grupları olduğunu, bunlardan birinin de yapay zeka üzerine çalıştığını söyledi.</p><p>Şeker, kurulan çalışma gruplarında, belirlenen alanlarda dünyada neler yapıldığını, kimlerin hangi çalışmaları yürüttüğünü, Türkiye'nin bu alanlarda ne tür eksiklikleri olduğunu ve ilgili teknolojilerden daha verimli ve başarılı nasıl istifade edilebileceğini analiz ettiklerini bildirdi.</p><p>TÜBA'nın kendi üyeleri başta olmak üzere Türkiye'den ve yurt dışından öne çıkan bilim insanlarını davet ettiğini vurgulayan Şeker, çevrim içi toplantılarla da konuyu değerlendirmeye, rapor hazırlamaya ve kitaplaştırmaya gayret ettiklerini anlattı.</p><p>- Yapay zekanın hukuk ve eğitimdeki etkileri inceleniyor</p><p>Şeker, son dönemde yapay zekaya ilişkin 3 başlık üzerinde çalıştıkları bilgisini vererek, şöyle konuştu:</p><p>'Bunlardan biri, yapay zekanın iklim değişikliğiyle beraber ortaya çıkacak salgınlar ve afetlerde nasıl kullanılacağına yönelik yapmış olduğumuz çalışmalar. Bunun yanı sıra hukukta ve eğitimde yapay zekanın nasıl kullanılabileceği gündemimizde. Bunların her birinin stratejik anlamda önemi söz konusu.'</p><p>Türkiye'nin yapay zeka alanında strateji belgeleri bulunduğunu ve yenisinin hazırlandığını hatırlatan Şeker, 'Biz de hazırladığımız raporları ilgili komisyonlara ve bakanlıklara gönderiyoruz. Oralardan dönüş oluyor, istifade etmek üzere danışman talepleri geliyor. TÜBA olarak onları da karşılıyoruz.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Ankara, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/yapay-zekanin-iklim-degisikliginden-hukuka-kadar-etkileri-mercek-altinda</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/06/agency/aa/yapay-zekanin-iklim-degisikliginden-hukuka-kadar-etkileri-mercek-altinda.jpg" type="image/jpeg" length="95303"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yavuz Sondaj Gemisi'nden 'Sıfır Atık Festivali'ne katılım çağrısı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/yavuz-sondaj-gemisinden-sifir-atik-festivaline-katilim-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/yavuz-sondaj-gemisinden-sifir-atik-festivaline-katilim-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının sosyal medya hesaplarındaki paylaşımda, 'Biz Mavi Vatan'da enerjide tam bağımsız Türkiye için çalışırken, sizin rotanız Sıfır Atık Festivali olsun' çağrısı yapıldı - Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş: - ''Enerjide Verimlilik, Gelecekte Dönüşüm' temasıyla Bakanlığımızla beraber organize ettiğimiz Sıfır Atık Festivali'yle gençlerimize, Türkiye'nin bağımsızlığı için enerji verimliliğinin önemini anlatacağız']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımda, Mavi Vatan'da görevli Yavuz Sondaj Gemisi'nden Atatürk Havalimanı'nda 4-7 Haziran'da düzenlenecek 'Sıfır Atık Festivali'ne katılım çağrısında bulunuldu.</p><p>Sıfır Atık Vakfından yapılan açıklamaya göre, Bakanlıkla işbirliğiyle düzenlenecek festivalde çevre bilincinin yanı sıra enerji verimliliği, yenilenebilir enerji teknolojileri ve Türkiye'nin enerji bağımsızlığı vizyonu ziyaretçilerle buluşturulacak.</p><p>Bakanlığın sosyal medya hesaplarından paylaşılan görüntülerde Yavuz Sondaj Gemisi'nden, 'Biz Mavi Vatan'da enerjide tam bağımsız Türkiye için çalışırken, sizin rotanız Sıfır Atık Festivali olsun.' çağrısı yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, enerji verimliliğinin yalnızca ekonomik tasarruf sağlayan bir uygulama olmadığını, aynı zamanda doğal kaynakların korunması, çevresel sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi ve Türkiye'nin enerji güvenliği açısından stratejik önem taşıdığını belirtti.</p><p>Ağırbaş, 'Enerjide Verimlilik, Gelecekte Dönüşüm' temasıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızla beraber organize ettiğimiz Sıfır Atık Festivali'yle gençlerimize, Türkiye'nin bağımsızlığı için enerji verimliliğinin önemini anlatacağız.' ifadesini kullandı.</p><p>- Fatih Sondaj Gemisi'nin maketi sergilenecek</p><p>Festivalde, çocuklar ve gençler için enerji verimliliği temalı uygulamalar, yenilenebilir enerji eğitim kitleri, güneş enerjisi deneyim alanları, yapay zeka destekli teknolojiler ve interaktif etkinlikler yer alacak.</p><p>Etkinlik alanında Türkiye'nin enerji bağımsızlığı yolculuğunun sembolleri arasında gösterilen 'Fatih' ve 'Yavuz' isimli sondaj gemilerine ilişkin içerikler, Fatih Sondaj Gemisi'nin maketi, doğal gaz arama faaliyetlerine yönelik uygulamalar ile enerji altyapısını tanıtan interaktif deneyimler ziyaretçilerle buluşacak.</p><p>Bu kapsamda festivalde, enerji verimliliği ile sıfır atık yaklaşımının ortak hedeflerine dikkat çekilecek, daha az enerji tüketen ve kaynaklarını daha verimli kullanan bir toplumun aynı zamanda ekonomik bağımsızlığını ve enerji güvenliğini güçlendireceği vurgulanacak.</p><p>Yavuz Sondaj Gemisi'nin festivaline ilişkin davet mesajı da Türkiye'nin enerjide tam bağımsızlık vizyonu ile sürdürülebilirlik hedeflerinin ortak bir yansıması olarak dikkati çekti.</p><p>Festivalde enerji verimliliği, geri dönüşüm ve kaynak yönetimi konularında farkındalık oluşturulması hedefleniyor.</p><p>Etkinliğe ilişkin detaylar ve kayıt işlemleri 'sifiratikfestivali.org' internet adresinden yapılıyor.</p><p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam kurulu güç içindeki payı yüzde 62,5'e, yerli kaynakların payı ise yüzde 71,7'ye ulaştı.</p><p>Türkiye'nin güneş enerjisi kurulu gücü 26 bin 769 megavat, rüzgar enerjisi kurulu gücü ise 15 bin 75 megavat seviyesine yükseldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/yavuz-sondaj-gemisinden-sifir-atik-festivaline-katilim-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/yavuz-sondaj-gemisinden-sifir-atik-festivaline-katilim-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="68146"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ASELSAN Çocuk Şenliği Manisa'da gerçekleştiriliyor]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/aselsan-cocuk-senligi-manisada-gerceklestiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/aselsan-cocuk-senligi-manisada-gerceklestiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- İnteraktif deneyim alanları, teknoloji sergileri ve etkinliklerin yer aldığı şenlik, 7 Haziran'a kadar Manisa'da devam edecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında hazırlanan ASELSAN Çocuk Şenliği, Manisa'da çocuklarla buluştu.</p><p>ASELSAN'dan yapılan açıklamaya göre, dün başlayan ASELSAN Çocuk Şenliği, Manisa yolculuğunda 7 Haziran'a kadar çocuklara teknoloji şöleni yaşatacak.</p><p>Etkinlik, ASELSAN'ın yenilikçi çözümleri ile çocuklar için interaktif deneyim alanları, teknoloji sergileri ve etkinlikler sunuyor. ASELSAN'ın kurumsal sosyal sorumluluk projesi olan Tekno Macera, teknoloji ve bilimi Türkiye'nin dört bir yanındaki çocuklarla buluşturmayı ve teknolojiyi tüketen değil, üreten nesiller yetiştirilmesini desteklemeyi hedefliyor.</p><p>Tekno Macera Tırı, hem ziyaret edilen illerdeki katılımcı çocuklar ile etkileşimi artırmayı hem de bilime ve teknolojiye olan ilgiyi teşvik etmeyi amaçlıyor.</p><p>Manisa'daki şenlik alanında, insanlık tarihine yön veren kritik icatlar, bu icatların arkasındaki mucitler ve söz konusu teknolojilerin ASELSAN'ın inovasyon yaklaşımına ilham kaynağı oluşunu aktaran Mucitler Müzesi Sergi Alanı yer alıyor.</p><p>Ayrıca, artırılmış gerçeklik teknolojisi ile zenginleştirilmiş 'Tekno Maceracılar, Bir Doğa Yolculuğu' isimli İnteraktif Dijital Kitap Deneyim Alanı ile katılımcılara yeni nesil, deneyim odaklı bir öğrenme ortamı sunuluyor.</p><p>Etkinlik çerçevesinde, Tekno Macera'nın baş kahramanlarından olan ASEL karakteri, 2D motion tekniğiyle hareketlendirilerek görselleştirilmiş, dinamik anlatım dili ve özgün seslendirme altyapısı ile desteklenerek çocuklarla birebir etkileşim kuracak şekilde hayata geçirildi. Bu yapı sayesinde çocukların keşif, öğrenme ve deneyim süreçlerine aktif katılımının teşvik edilmesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu deneyim alanlarını tamamlayacak şekilde içerik, bilim şov ve çeşitli saha aktiviteleri ile zenginleştirilerek çocukların bilim ve teknolojiye yönelik ilgisinin artırılması planlanıyor.</p><p>ASELSAN Çocuk Şenliği, Manisa'nın ardından 27 Haziran-5 Temmuz'da Bursa'da, 11 Temmuz-19 Temmuz'da Van'da, 1-9 Ağustos'ta Nevşehir'de, 22-29 Ağustos'ta Ordu'da, 5-10 Eylül'de Kayseri'de, 12-20 Eylül'de Kahramanmaraş'ta, 10-18 Ekim'de Diyarbakır'da, 24 Ekim-1 Kasım'da İzmir'de, 7-15 Kasım'da Adana'da çocuklarla buluşacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/aselsan-cocuk-senligi-manisada-gerceklestiriliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/aselsan-cocuk-senligi-manisada-gerceklestiriliyor.jpg" type="image/jpeg" length="80536"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mühendis adayları, afetlerde kesintisiz iletişim amacıyla tasarladıkları İHA ile TEKNOFEST'te yarışacak]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/muhendis-adaylari-afetlerde-kesintisiz-iletisim-amaciyla-tasarladiklari-iha-ile-teknofestte-yarisacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/muhendis-adaylari-afetlerde-kesintisiz-iletisim-amaciyla-tasarladiklari-iha-ile-teknofestte-yarisacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Gaziantep Üniversitesi öğrencileri, İHA projesiyle TEKNOFEST 2026'da birinciliği hedefliyor - Takım kaptanı Mert Işlak: - 'İkinciliği hiç düşünmedik bile. Bunun için ekibimiz sene başından beri gece gündüz neredeyse emek veriyor. Bundan dolayı birinciliği hedefliyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>GAZİANTEP (AA) - BEYZA NUR ERYILMAZ - Gaziantep Üniversitesinde (GAÜN) öğrenim gören mühendislik bölümü öğrencileri, afet bölgelerinde kesintisiz iletişim sağlanmasına katkı sunmak amacıyla geliştirdikleri insansız hava aracı (İHA) ile TEKNOFEST 2026'da birinciliği hedefliyor.</p><p>GAÜN Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü bünyesinde faaliyet gösteren Gazi Uzay Topluluğu'nda yer alan Mert Işlak, Fatma Nur Kılıç, İsmail Özden, Fateme Omidi ve Batuhan Özkanlı tarafından 'TEKNOFEST 2026 Uluslararası İnsansız Hava Aracı Yarışması Serbest Görev Kategorisi' için VTOL İHA geliştirildi.</p><p>Öğrencilerin tasarladığı araçta, özellikle afet bölgelerinde yaşanan iletişim kesintilerinin önüne geçilmesine yönelik özel haberleşme sistemi yer alıyor. Sistem sayesinde altyapının zarar gördüğü bölgelerde geçici iletişim ağı kurulması hedefleniyor.</p><p>Takım kaptanı Mert Işlak, AA muhabirine, afet bölgelerinde kesintisiz iletişim sağlanması amacıyla bu projeyi geliştirdiklerini söyledi.</p><p>BAYKAR firmasının savunma sanayisinde yaptığı teknolojik yeniliklerden ilham aldıklarını belirten Işlak, şöyle konuştu:</p><p>'VTOL açılımı Vertical Takeoff Landing. Dikey kalkış ve yatay hareket yapabilen araç anlamına geliyor. Sistemimiz 5 motora sahip. Bunlardan 4 tanesi yükselmesine, 5'incisi ise yatay harekette sabit kanatlı uçak gibi hareket etmesine olanak sağlıyor. Projemizle serbest görev kategorisinde yarışıyoruz. Bir VTOL ve altında bir FPV dronumuz var. FPV dron daha küçük boyutlarda olan bir dron. VTOL aracımız dronu kaldırıp uzun menzilde taşıdıktan sonra FPV dron da araçtan ayrılma gerçekleştiriyor ve daha sonrasında VTOL'ün altında bulunan devre kartımız da iletişim ağı kurmamıza olanak sağlıyor.'</p><p>Işlak, geliştirdikleri mobil uygulamayla İHA'ya telefonla bağlanabildiklerini ve yer istasyonuyla iletişime kurduklarını dile getirerek, 'İlk olarak telefonunuzla bizim devre kartımızın açtığı lokal bir ağ var. Bu ağ kullanıcıya internete ihtiyaç olmadan bir Wi-Fi'yi tanıyor. Telefondan uygulamamıza mesaj attığınızda bu devre kartına geliyor. Daha sonra bu veriyi Xbee adını verdiğimiz haberleşme modülüyle yaklaşık 8-10 kilometre uzaklıktaki veri istasyonumuza yani bilgisayarımıza alabiliyoruz. Bu aradaki haberleşme böyle gerçekleşiyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>- Elektromıknatıslı ayrılma sistemi geliştirdiler</p><p>Işlak, projede yerli parçalar kullandıklarını, projede farklı sistemler üzerinde durduklarını belirterek, şunları söyledi:</p><p>'Bir elektromıknatıs sistemi var şu an VTOL'ümüz ve dronumuzla. Elektromıknatıs sisteminde, gücü verdiğimizde mıknatısı tutmaya çalışıyor. Elektriğini kestiğimiz zaman dron bırakmaya çalışıyor. Aracımızda bir adet daha devre kartımız var ve biz sinyal gönderdiğimiz zaman VTOL alt tarafında bulunan elektromıknatısın gücünü kesiyor. Dron, VTOL'den ayrılmış oluyor. 10 saniye sonrasında tekrar güç verebiliyor. Bu sayede de dron tekrardan geldiğinde araca bağlanabiliyor.'</p><p>Dronların hava aracından ayrılma kısmında ise binalardaki kapı sistemini örnek alarak yaptıklarını anlatan Işlak, 'Bina girişlerinde çip okuttuğunuzda açılan bir kilit sistemi var. Biz bunu birebir olarak aslında burada yaptık. Bir kapının üzerinden bunu söktüm ve uçağa monte ettik. Siz elektrik verdiğinizde bu apartmanlardaki sistem de böyle çalışıyor. Kartı okuttuğunuzda elektriği kesiyor ve kapıyı açabiliyorsunuz. Tekrardan güç verildiğinde sistem birbirini kilitleyebiliyor.' dedi.</p><p>- Birincilik hedefiyle çalışıyorlar</p><p>Işlak, ön değerlendirme raporu aşamasını tamamladıklarını ve başarıyla geçtiklerini belirtti. <br></p><p>Yarışma yaklaştıkça heyecanlarının arttığına dikkati çeken Işlak, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Önümüzdeki ay video aşamamız var. Video aşamasında bizden aracın görevini gerçekleştirip gerçekleşmediğini istiyorlar. Yaklaşık 2 aydır test uçuşlarımızı başarıyla gerçekleştiriyoruz ve sonucunda iyi bir ödül almayı hedefliyoruz. İkinciliği hiç düşünmedik bile. Bunun için ekibimiz sene başından beri gece gündüz neredeyse emek veriyor. Bundan dolayı birinciliği hedefliyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bilim, Gaziantep</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/muhendis-adaylari-afetlerde-kesintisiz-iletisim-amaciyla-tasarladiklari-iha-ile-teknofestte-yarisacak</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/muhendis-adaylari-afetlerde-kesintisiz-iletisim-amaciyla-tasarladiklari-iha-ile-teknofestte-yarisacak.jpg" type="image/jpeg" length="82989"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk zırhlısı HIZIR'a yeni görev]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/turk-zirhlisi-hizira-yeni-gorev</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/turk-zirhlisi-hizira-yeni-gorev" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Katmerciler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen yeni nesil HIZIR araçlarının ilk teslimatlarını gerçekleştirdi - Modern operasyonel ihtiyaçlara cevap verecek şekilde tasarlanan HIZIR, Türk savunma sanayisi ürünü sistemler entegreli görev yapacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - FİRDEVS BULUT KARTAL - Türk savunma sanayisinin zırhlı kara aracı üreticilerinden Katmerciler, yenilenen HIZIR 4x4 Mayına Karşı Korumalı Zırhlı Araç ile ilk teslimatına imza attı.</p><p>Milli Savunma Bakanlığının gerçekleştirdiği alım kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen yeni nesil HIZIR araçlarının teslimatı tamamlandı.</p><p>NATO standartlarına uygun geliştirilen yeni versiyon HIZIR, 3 kapılı yapısı ve 5 personel taşıma kapasitesiyle modern operasyonel ihtiyaçlara cevap verecek şekilde tasarlandı. Araçların üzerlerindeki Türk savunma sanayisi ürünü sistemler, entegreli görev yapacak.</p><p>400 beygir motor gücüne sahip yeni nesil HIZIR, yüzde 70 dik meyil tırmanma kabiliyeti, yüksek mayın ve balistik koruma seviyesi, tam otomatik şanzımanı, yüksek manevra kabiliyeti ve kullanıcı dostu sürüş özellikleriyle dikkati çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Katmerciler, proje kapsamında kalan teslimatların yıl sonuna kadar tamamlanacağını, araçların üretim faaliyetlerinin devam ettiğini açıkladı.</p><p>- ' HIZIR platformuna yönelik yurt dışı talepler artarak devam ediyor'<br></p><p>Katmerciler İcra Kurulu Başkan Vekili Furkan Katmerci, AA muhabirine, Türk Silahlı Kuvvetlerinin modern operasyonel ihtiyaçlarına yanıt veren yeni nesil HIZIR araçlarının ilk teslimatını gerçekleştirmekten büyük gurur duyduklarını söyledi.</p><p>Katmerci, NATO standartlarında, en zorlu coğrafi ve iklim koşullarına uyum sağlayacak şekilde yeniledikleri HIZIR 4x4'ün, üstün mayın ve balistik koruma seviyesiyle Mehmetçiğin sahadaki gücüne güç katacağını vurguladı.</p><p>Yerli ekosistem tarafından geliştirilen alt sistemlerin entegre edildiği bu yeni versiyonun, mühendislik kabiliyetlerinin ulaştığı noktayı da gözler önüne serdiğine işaret eden Furkan Katmerci, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Yıl sonuna kadar tamamlamayı hedeflediğimiz teslimatlarımızla ordumuzun emrinde olmaya devam ederken bu başarıyı uluslararası pazarlara taşıyarak ülkemizin ihracat hedeflerine de katkı sunmayı sürdüreceğiz. HIZIR platformuna yönelik yurt dışı talepler artarak devam ediyor. Özellikle dost ve müttefik ülkelerden gelen yoğun ilgi yeni işbirliği fırsatlarını beraberinde getiriyor. İhracat odaklı büyüme stratejisi kapsamında yıl içerisinde yeni uluslararası kontratlar imzalamayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda farklı coğrafyalarda görüşme ve değerlendirme süreçlerimiz sürüyor.'​​​​​​​</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Ankara, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/turk-zirhlisi-hizira-yeni-gorev</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/turk-zirhlisi-hizira-yeni-gorev.jpg" type="image/jpeg" length="54204"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üniversiteliler elektrikli yarış araçları için benzerlerinden yüzde 85 daha hafif koltuk tasarladı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/universiteliler-elektrikli-yaris-araclari-icin-benzerlerinden-yuzde-85-daha-hafif-koltuk-tasarladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/universiteliler-elektrikli-yaris-araclari-icin-benzerlerinden-yuzde-85-daha-hafif-koltuk-tasarladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Eskişehir Teknik Üniversitesi öğrencilerinin karbon fiber ve sandviç kompozit yapıyla geliştirdiği araç koltuğunun ağırlığı 10 kilogramdan 1,5 kilograma düşürüldü - Projede yer alan Makine Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi Yusuf Aras: - 'Ürettiğimiz kompozit sandviç yapı sayesinde bunu 1,5 kilograma kadar indirdik']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ESKİŞEHİR (AA) - ZEHRA ONGAN - Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü öğrencileri tarafından 'TEKNOFEST Araçları İçin Kompozit Yolculuk Koltuğu Projesi' kapsamında elektrikli yarış araçları için geliştirilen kompozit araç koltuğuyla mevcutlara göre yaklaşık yüzde 85 ağırlık azaltımı sağlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Karbon fiber ve sandviç kompozit yapı kullanılarak geliştirilen 'TEKNOFEST Araçları İçin Kompozit Yolculuk Koltuğu Projesi', TEKNOFEST Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları kapsamındaki proje fuarında ve 21 Mayıs'ta ESTÜ'nün '19. Proje Fuarı ve Yarışması'nda tanıtıldı.</p><p>Yaklaşık 1,5 yıl süren çalışmada analiz, tasarım ve üretim süreçleri, Eskişehir Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Turan danışmanlığında Makine Mühendisliği 4. sınıf öğrencileri Yusuf Aras, Nurullah Orhan ve Alper Yıldız tarafından yürütüldü.</p><p>TEKNOFEST Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları'ndaki araç teknolojilerinde enerji verimliliğinin artırılmasına katkı sunması hedeflenen proje kapsamında yaklaşık 10 kilogram ağırlığındaki geleneksel yarış koltuklarının yerine 1,5 kilogramlık yeni tasarım geliştirildi.</p><p>Koltuğun yüzde 85 oranında hafiflemesini sağlayan çalışmada, hem mühendislik alanında yenilikçi çözüm üretmeyi hem de akademik literatüre katkı sunulması hedefleniyor.</p><p>- 'Elde edilen başarılı sonuçlar, elektrikli araçlar için rehber olacak'</p><p>Projenin danışmanı olan Eskişehir Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Turan, AA muhabirine, TÜBİTAK 2209-A Programı kapsamında desteklenen tez çalışmasında, ESTU Solar Team'in elektrikli aracı için hafif ve dayanıklı bir kompozit yolcu koltuğu tasarlandığını kaydetti.</p><p>Tasarımla enerji verimliliğini ve araç menzilini artırmayı hedeflediklerini belirten Turan, şunları belirtti:</p><p>'Bu tasarımda, dış kabukta yüksek mukavemetli karbon/epoksi kompozit, çekirdek kısmında ise hafif köpük malzeme kullanılmıştır. Sandviç yapıdaki bu yenilikçi koltuk, yolcudan kaynaklanan dikey yüklere karşı yüksek dayanım sağlarken koltuğun toplam ağırlığını da önemli ölçüde azaltmıştır. Elde edilen başarılı sonuçlar, geleceğin elektrikli araçlarında hafif ve yüksek performanslı kompozit bileşenlerin kullanılabilmesine yönelik önemli bir rehber niteliği taşımaktadır. Bu zorlu ama verimli süreçte büyük emek veren tüm öğrenci arkadaşlarımızı gönülden tebrik ederim.'</p><p>- Yakıt tüketiminin azalması için hafif ve dayanıklı tasarım gerekiyor</p><p>Projede yer alan Makine Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Muhammed Hamza Bekgöz ise otomotiv sektöründe hibrit ve elektrikli araçlara yönelimin arttığını, bu nedenle araçlarda hafiflik ve yüksek mukavemetin önem kazandığını söyledi.</p><p>Geleneksel malzemeler yerine kompozit materyallerin yaygın şekilde kullanılmaya başlandığını belirten Bekgöz, şunları kaydetti:</p><p>'Yakıt tüketiminin minimize edilmesi için araçların oldukça hafif ve yüksek mukavemette olması gerekiyor. Bu sebeple öğrenci arkadaşlarımızla birlikte çalışmamızda karbon fiber tercih edildi. Sandviç kompozit yapı üreterek koltuğun tasarımında hem hafifliği hem de mukavemet değerlerini artırmayı başardık.'</p><p>- 'Yaklaşık yüzde 80'lik ağırlık tasarrufu sağladık'</p><p>Makine Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi Yusuf Aras da ekip arkadaşları Nurullah Orhan ve Alper Yıldız ile elektrikli araçlara yönelik kompozit yolculuk koltuğu geliştirdiklerini anlattı.</p><p>Projeye en az yüzde 30 hafiflik hedefiyle başladıklarını ifade eden Aras, şöyle devam etti:</p><p>'Günümüzde mevcut yarış koltukları yaklaşık 10 kilogram ağırlığında. Ürettiğimiz kompozit sandviç yapı sayesinde bunu 1,5 kilograma kadar indirdik. Yolcu koltuğumuz hem ergonomik hem de mukavemet açısından günümüzdeki yarış koltuklarıyla aynı seviyede, hatta kompozit yapılar sayesinde daha yüksek mukavemet sağlıyor.'</p><p>Yaklaşık 1,5 yıl süren projede 3 kişinin görev aldığını ifade eden Aras, çalışmanın analiz ve tasarım aşamasıyla başladığını, üretim sürecinde ise ekip olarak ortak çalıştıklarını dile getirdi.</p><p>Aras, proje fuarında geliştirdikleri koltuğu tanıtarak, akademik literatüre katkı sunmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bilim, Eskişehir</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/universiteliler-elektrikli-yaris-araclari-icin-benzerlerinden-yuzde-85-daha-hafif-koltuk-tasarladi</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/universiteliler-elektrikli-yaris-araclari-icin-benzerlerinden-yuzde-85-daha-hafif-koltuk-tasarladi.jpg" type="image/jpeg" length="47795"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantepli liseliler, NASA'nın düzenlediği yarışmada 175 ülkenin takımları arasından finale kaldı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/gaziantepli-liseliler-nasanin-duzenledigi-yarismada-175-ulkenin-takimlari-arasindan-finale-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/gaziantepli-liseliler-nasanin-duzenledigi-yarismada-175-ulkenin-takimlari-arasindan-finale-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Gaziantep'te lise öğrencilerinin kurduğu 'Adadan NASA'ya' topluluğu üyeleri, NASA tarafından düzenlenen 2 yarışmada da ödül aldı - Takım Kaptanı Gülce Erayman: - 'Bize NASA onaylı sertifikalar, madalyalar ve Artemis heykeli verecekler. Aynı zamanda belirli bir burs fonları da dağıtacaklar']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>GAZİANTEP (AA) - BEYZA NUR ERYILMAZ - Gaziantepli liseliler, NASA tarafından düzenlenen Uluslararası Uzay Yerleşimi Tasarım Yarışması'nda (International Space Settlement Design Competition) 'Venüs'e İnsanlı Uzay Aracı Tasarımı' projesiyle 175 ülke arasından finale kaldı.</p><p>Gaziantep'teki Ada Okullarında öğrenim gören 11. sınıf öğrencileri Gülce Erayman, Fatma Önkol, Ceylin Erayman ile Benan Özcan'dan oluşan 'Adadan NASA'ya' adlı topluluk NASA'nın daha önce uzayda denediği hidroponik ve aeroponik yöntemlerle uyguladığı yöntemi mavi lotus çiçeğinde uygulayarak Ağustos 2025'te NASA Uzay Merkezi Yarışması'na (NASA Space APP Challenge) katıldı.</p><p>Yarışmada, 3 milyon proje arasından 18 yaş altı katılımcılar olarak yüzde 1'lik dilime giren öğrenciler, 'Galactic Problem Solver' ile 'Future Project' unvanı aldı.</p><p>Aldıkları başarılarla Kasım 2025'te düzenlenen Uluslararası Uzay Yerleşimi Tasarım Yarışması'na (International Space Settlement Design Competition) davet alan öğrenciler, 'Venüs'e İnsanlı Uzay Aracı Tasarımı' projesiyle 175 ülkenin takımlarıyla katıldığı yarışmada ilk 4 takım arasına girdi.</p><p>Uluslararası öğrencilerin de bulunduğu 12 kişilik birleştirme takıma katılan öğrenciler, Temmuz 2026'da ABD'nin Florida eyaletinde düzenlenecek finalde Türkiye'yi temsil edecek.</p><p>Takım kaptanı Gülce Erayman, AA muhabirine, yarışmalara katılmaktan ve başarılı olmaktan gurur duyduklarını söyledi.</p><p>Çalışmalara devam edeceklerini ifade eden Erayman, şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bize NASA onaylı sertifikalar, madalyalar ve Artemis heykeli verecekler. Aynı zamanda belirli bir burs fonları da dağıtacaklar. Üniversiteleri, yurt dışındaki ve buradaki üniversiteler için bize bir referans mektupları sağlayacaklar. Bir yıllık yapmış olduğumuz çalışma sürecinde sürekli iletişim halinde bulunuyorduk. Dördümüz okula gelip hep beraber çalışma yapıp, boş zamanlarımızda belki akşamları da Zoom görüntüsüyle beraber çalışmalarımızı sağladık. Hepimiz birbirimizden haberdar bir şekilde konuları dağıtıp eşit bir şekilde değerlendirme yapıp çalışmalarımızı yürüttük.'</p><p>Erayman, yeni projelerle farklı yarışmalara katılmaya devam edeceklerini belirterek, şunları kaydetti:</p><p>'Bundan sonraki sürecimize eğer birinci olursak da tekrardan bu yarışmaya devam edebiliriz. Aynı zamanda yurt dışındaki üniversitelere de başvuru davetlerimiz geliyor, onlara da başvuruyoruz. Başvuru sürecine gireceğiz. Bu bir yıllık sürecin sonrasında ve sonraki süreçler içerisinde uluslararası ve ulusal yarışmalara da gireceğimizi belirtmek isteriz. TÜBİTAK ve NASA bazı yarışmalara katılacağımızı belirtmek isterim.'</p><p>Okul müdürü Gaffari Bayram da öğrencilerin projeyi kendilerine anlattığında beğendiklerini ve desteklediklerini söyledi.</p><p>Öğrencilerin Türkiye'yi temsil etmesinin gurur kaynağı olduğunu dile getiren Bayram, şunları kaydetti:</p><p>'Elimizden gelen bütün desteği onlara vermeye çalışacağız. Onlarla birlikte yol alacağız. Umarım onların Amerika'dan dünya şampiyonu olarak dönmüş olacaklar. Bu süre içerisinde çok fazla üniversiteden kabul almaya başladılar ki bu da bizim için keyifli bir durum. Bundan sonraki zaman dilimlerinde de dediğim gibi biz sürekli çocuklarımızla birlikte olmaya devam edeceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bilim, Gaziantep</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/gaziantepli-liseliler-nasanin-duzenledigi-yarismada-175-ulkenin-takimlari-arasindan-finale-kaldi</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/gaziantepli-liseliler-nasanin-duzenledigi-yarismada-175-ulkenin-takimlari-arasindan-finale-kaldi.jpg" type="image/jpeg" length="23119"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim Olimpiyatları'nda ödül kazanan liseli Deniz Batu astronomi ve astrofizikte ilerlemek istiyor]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/bilim-olimpiyatlarinda-odul-kazanan-liseli-deniz-batu-astronomi-ve-astrofizikte-ilerlemek-istiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/bilim-olimpiyatlarinda-odul-kazanan-liseli-deniz-batu-astronomi-ve-astrofizikte-ilerlemek-istiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- TÜBİTAK Bilim Olimpiyatları'nda astronomi ve astrofizik dalında bronz madalya kazanan Adana Fen Lisesi öğrencisi Deniz Batu Doğru: - 'Hayatımdan ders olarak kesinlikle astronomiyi ve astrofiziği çıkarmak istemiyorum. Hayatımın çok büyük, çok sevdiğim bir bölümü. Buna bayağı bir uğraş verdim. Bu uğraşın boşa gitmesini de istemem']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ADANA (AA) - ÖMER FANSA - TÜBİTAK Bilim Olimpiyatları'nda bronz madalya alan Adana Fen Lisesi öğrencisi Deniz Batu Doğru, astronomi ve astrofizikte ilerlemek istiyor.</p><p>Küçük yaştan bu yana uzaya ilgi duyan 12. sınıf öğrencisi Doğru, ortaokulda Çukurova Bilim Sanat Merkezi'nde (BİLSEM) eğitim gördüğü sırada Çukurova Üniversitesi Uzay Bilimleri ve Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi'ne (UZAYMER) ziyarette bulundu.</p><p>Doğru'nun UZAYMER'e gerçekleştirdiği ziyaret sonrası astronomiye olan merakı daha da arttı.</p><p>Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavla Adana Fen Lisesini kazanan Doğru, astronomi konusunda daha fazla araştırma yapabilmek adına okulundaki Astronomi ve Astrofizik Kulübüne katılmak istedi. Doğru, sınavda başarılı olarak okulundaki kulübe katılmaya hak kazandı.</p><p>Kulüp aracılığıyla ilgi duyduğu alanda araştırmalarını daha da artıran Doğru, geçen yıl TÜBİTAK Bilim Olimpiyatları'na katıldı.</p><p>Olimpiyatlar kapsamında mayıs ve aralık ayında yapılan iki sınavı da geçen Doğru, ülke genelinde dereceye giren 25 öğrenciden biri oldu ve bronz madalya kazandı.</p><p>Kariyer planına mühendisliğin yanında astronomi ve astrofiziği de ekleyen Deniz Batu Doğru, AA muhabirine, her zaman araştırmalar yaptığı astronomi konusunda kendini geliştirmeye çalıştığını söyledi.</p><p>Adana Fen Lisesine yerleşince bu alanda çok büyük bir fırsat yakaladığını anlatan Doğru, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Fen lisesini kazandığımda zaten çok mutlu olmuştum ama oranın bir astronomi ve astrofizik kulübünün de olduğunu öğrenince daha da çok heyecanlandım. Hemen kulübe girmek için çalışmalara başladım. Herkesin girebildiği bir kulüp değildi. Astronomi ve astrofizik bilginin ve ilginin herkesten bir tık fazla olduğunu göstermen gereken bir yerdi. Bunları yapmak için elimden geleni yaptım. Zaten konu hakkında ilgi ve bilgiliydim. Kulübe girdim ve çalışmalara katıldım.'</p><p>Doğru, sınavla girdiği kulüp sayesinde güzel çalışmalar gerçekleştirdiğini dile getirdi.</p><p>Bu kapsamda TÜBİTAK Bilim Olimpiyatları'na katıldığını anlatan Doğru, geçen yıl mayıs ayında ülke genelinde yapılan sınavla ilk 50 içine girerek ikinci aşama sınava katılmaya hak kazandığını belirtti.</p><p>İkinci aşama sınav için TÜBİTAK tarafından yaz aylarında kampa alındığını ifade eden Doğru, burada akademisyenlerden astronomi ve astrofizik alanında lisans ve lisansüstü seviyede dersler gördüğünü söyledi.</p><p>- 'Boş vakitlerimde telefona bakmak yerine orada astronomi ve astrofizik çalıştım'</p><p>Astronomi konusundaki merakının öğrendiği her yeni bilgiyle daha da arttığını vurgulayan Doğru, şöyle konuştu:</p><p>'Benim konu hakkındaki merakım hiçbir zaman sönmedi. Sürekli yeni şeyler öğrenmek için vakit ayırıyordum. Boş vakitlerimin çoğunu neredeyse tamamen bunun için harcıyordum. Böyle olunca da kamp sürecini başarılı bir şekilde geçirdim. 12'nci sınıfa başlamamla Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na hazırlanmaya hız verdim. Boş vakitlerimde telefona bakmak yerine orada astronomi ve astrofizik çalıştım. Kendi merakımı besleyerek ilerledim. Hayatımdan ders olarak kesinlikle astronomiyi ve astrofiziği çıkarmak istemiyorum. Hayatımın çok büyük, çok sevdiğim bir bölümü. Buna bayağı bir uğraş verdim. Bu uğraşın boşa gitmesini de istemem. Bilgilerimi kullanabileceğim bir alana girmek, hayatımın devamında bunu kullanmak isterim.'</p><p>TÜBİTAK Bilim Olimpiyatları'nda bronz madalya kazanmanın yanı sıra YKS'de mühendislik tercihlerinde ek puan ve yükseköğrenim süresince de belli bir miktar burs alma hakkı elde ettiğini dile getiren Doğru, kariyer planında astronomi ve astrofiziğin de yer aldığını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bilim, Adana</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/bilim-olimpiyatlarinda-odul-kazanan-liseli-deniz-batu-astronomi-ve-astrofizikte-ilerlemek-istiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/bilim-olimpiyatlarinda-odul-kazanan-liseli-deniz-batu-astronomi-ve-astrofizikte-ilerlemek-istiyor.jpg" type="image/jpeg" length="36457"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Denizler yapay zeka destekli 'dijital gözcü' ile daha güvenli]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/denizler-yapay-zeka-destekli-dijital-gozcu-ile-daha-guvenli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/denizler-yapay-zeka-destekli-dijital-gozcu-ile-daha-guvenli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- HAVELSAN'ın geliştirdiği yeni nesil durumsal farkındalık sistemi BLUEVISION, sensör verileriyle kameradan elde edilen bilgileri eşleştirerek 'güvenli deniz resmini' oluşturuyor - Sistemin en dikkat çekici özelliği, radarın kör kaldığı veya tespit etmekte zorlandığı küçük botlar, şamandıralar ve su üstündeki insan gibi unsurları gerçek zamanlı konumlandırabilmesi olarak öne çıkıyor - Çarpışma riski içeren durumlarda operatörü sesli ve görsel uyarılarla destekleyen 'dijital gözcü' yaklaşımı sunuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - FİRDEVS BULUT KARTAL - Türk savunma sanayisinin öncü şirketlerinden HAVELSAN'ın geliştirdiği yeni nesil durumsal farkındalık sistemi BLUEVISION, yapay zeka ve bilgisayarlı görü teknolojileriyle denizcilik dünyasını dönüştürüyor.</p><p>HAVELSAN, yazılım tabanlı çözümlerine bir yenisini ekledi. <br></p><p>BLUEVISION'ın, büyük ticari gemilerden lüks yatlara, insansız deniz araçlarından askeri platformlara kadar geniş bir yelpazede hizmet vermesi, deniz emniyetini en üst düzeye çıkarması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>BLUEVISION, deniz trafiğinde durumsal farkındalığı artırmak amacıyla modüler karar destek ve navigasyon yardımcı ürünü olarak geliştirildi. Geleneksel yöntemlerin aksine sadece kamera verilerini kullanmakla kalmıyor, AIS (Otomatik Tanımlama Sistemi) sensör verileriyle kameradan elde edilen bilgileri eşleştirerek 'güvenli deniz resmini' oluşturuyor. Sistemin en dikkat çekici özelliği, radarın kör kaldığı veya tespit etmekte zorlandığı küçük botlar, şamandıralar ve su üstündeki insan gibi unsurları gerçek zamanlı konumlandırabilmesi olarak öne çıkıyor.</p><p>Modüler yapısıyla kolay entegrasyonu da mümkün kılan sistem, gelişmiş bilgisayarlı görü ve akıllı füzyon teknolojileri üzerine inşa edildi. Donanım tarafında termal ve gündüz kameraları, yüksek işlem gücüne sahip yapay zeka işleme ünitesi ve dokunmatik görüntüleme paneli barındırıyor.</p><p>BLUEVISION, gece ve gündüz şartlarında tam performansla çalışma kapasitesine sahip bulunuyor, canlı video akışı üzerine dijital verilerin bindirilmesiyle operatöre anlık bilgi sunumu sağlıyor. Su üstündeki nesneleri (gemi, bot, şamandıra ve benzeri) otomatik sınıflandırıyor ve coğrafi konumlarını hassasiyetle tahmin ediyor. Çarpışma riski içeren durumlarda operatörü sesli ve görsel uyarılarla destekleyen 'dijital gözcü' yaklaşımı sunuyor.</p><p>BLUEVISION, kısa sürede kritik platformlarda kendisini kanıtladı. Türk Deniz Kuvvetleri envanterine giren SANCAR Silahlı İnsansız Deniz Aracı (SİDA), otonom navigasyon ve arama kurtarma görevlerinde BLUEVISION teknolojisini kullanmaya başladı. Sistem, HAVELSAN'ın ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ile tam entegre çalışarak otonom seyir emniyetini destekliyor.</p><p>Ayrıca VN Maritime ve Piloda Shipyard iş birliğiyle RAFNAR botlarına entegre edilen sistem, ticari konteyner gemilerinde de mürettebatın kullanımına açıldı.</p><p>HAVELSAN, BLUEVISION ile sadece standart navigasyon aracı değil istihbarat, gözetleme ve keşif (İGK), arama kurtarma (SAR) ve hatta denizaltılar için periskop gözetleme gibi özel modüller sunan kapsamlı çözüm sağlıyor. Sürekli öğrenen ve yazılım güncellemeleriyle yeni senaryolara uyum sağlayan bu altyapı, denizlerde insan hatasını minimize ederek operasyonel verimliliği artırıyor.<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Ankara, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/denizler-yapay-zeka-destekli-dijital-gozcu-ile-daha-guvenli</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/denizler-yapay-zeka-destekli-dijital-gozcu-ile-daha-guvenli.jpg" type="image/jpeg" length="48908"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk öğrencilerin 9 projesi uluslararası bilim ve mühendislik yarışmasında ödül aldı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/turk-ogrencilerin-9-projesi-uluslararasi-bilim-ve-muhendislik-yarismasinda-odul-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/turk-ogrencilerin-9-projesi-uluslararasi-bilim-ve-muhendislik-yarismasinda-odul-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır: - 'Başarılarıyla ülkemizin gurur tablolarına bir yenisini daha ekleyen öğrencilerimizi, onlara rehberlik eden danışmanlarını ve destekleriyle her zaman yanlarında olan ailelerini gönülden tebrik ediyorum']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 2026 Uluslararası Regeneron ISEF Bilim ve Mühendislik Yarışması'nda Türkiye'yi temsil eden 27 öğrencinin hazırladığı 13 projeden 9'unun ödüle layık görüldüğünü bildirdi.</p><p>Kacır, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Türk öğrencilerin başarısına ilişkin bilgi verdi.</p><p>2026 Uluslararası Regeneron ISEF Bilim ve Mühendislik Yarışması'nda gençlerin yine göğüslerini kabarttığını vurgulayan Kacır, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Ülkemizi temsil eden 27 öğrencimizin hazırladığı 13 projeden 4 proje Büyük Ödül'e, 2 proje İkincilik Ödülü'ne, 2 proje Dördüncülük Ödülü'ne ve 1 proje Özel Ödül'e layık görüldü. Başarılarıyla ülkemizin gurur tablolarına bir yenisini daha ekleyen öğrencilerimizi, onlara rehberlik eden danışmanlarını ve destekleriyle her zaman yanlarında olan ailelerini gönülden tebrik ediyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Ankara, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/turk-ogrencilerin-9-projesi-uluslararasi-bilim-ve-muhendislik-yarismasinda-odul-aldi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/turk-ogrencilerin-9-projesi-uluslararasi-bilim-ve-muhendislik-yarismasinda-odul-aldi.jpg" type="image/jpeg" length="73166"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dronlar sesinden yakalanacak]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/dronlar-sesinden-yakalanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/dronlar-sesinden-yakalanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- ⁠Türk savunma sanayisi bünyesinde dronları sesinden tespit etmeye yönelik çözüm oluşturuldu - SAĞLAMTEK Havacılık Savunma Gömülü Yazılım Ekip Lideri Ömer Boyraz: - ⁠'Akustik radar pasif bir radardır, sadece dinleyici konumundadır. Çok düşük enerjiyle çalışır, dronun motor ve pervane seslerine odaklanarak varlığını, yokluğunu ve 360 derece yatay-dikey yönünü net bir şekilde tespit edebilir' -⁠ ⁠'50 santimetrelik ortalama bir dronu 570 metre mesafeden sürekli takip edebiliyoruz. 3 metrelik sabit kanatlı büyük sistemlerde ise 3 kilometreye kadar algılama mesafesine ulaşıyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - FİRDEVS BULUT KARTAL - Türk savunma sanayisi bünyesinde yürütülen çalışmalarla dronları sesinden tespit etmeye yönelik Akustik Dron Tespit ve Takip Sistemi geliştirildi.</p><p>Kritik görev uygulamaları için özel olarak tasarlanmış güvenilir RF sistemleri, antenler ve elektronik teknolojiler üzerinde çalışan SAĞLAMTEK Havacılık Savunma, son dönemde önemli bir tehdit haline gelen dronların tespitine yönelik çalışmalarını ürüne dönüştürdü. SAĞLAMTEK, bu amaçla kullanılan radar ve elektrooptik algılayıcıları Akustik Dron Tespit ve Takip Sistemi ile tamamlamayı hedefliyor.</p><p>SAĞLAMTEK Havacılık Savunma Gömülü Yazılım Ekip Lideri Ömer Boyraz, standart radarların canlı türlerini veya hareket eden her cismi algılama eğiliminde olduğunu ve bu durumun karmaşık bölgelerde verimliliği düşürdüğünü söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Geliştirdikleri çözümün radarları tamamlayıcı özelliğine işaret eden Boyraz, standart RF radarlarından en büyük farkının ise pasif çalışma prensibi olduğunu vurguladı. Aktif radarların sinyal gönderirken kendi yerlerini belli ettiklerini ve yüksek enerji harcadıklarını ifade eden Boyraz, 'Akustik radar pasif bir radardır, sadece dinleyici konumundadır. Bu sayede çok düşük enerjiyle çalışır, dronun motor ve pervane seslerine odaklanarak varlığını, yokluğunu ve 360 derece yatay-dikey yönünü net bir şekilde tespit edebilir.' diye konuştu.</p><p>- ⁠3 kilometre mesafeden keskin tespit</p><p>Sistemin tehdit durumunda erken uyarı işlevine değinen Boyraz, korunmak istenen ya da tehdidin geleceği düşünülen bölgeye sistemin paralel şekilde yerleştirilmesi halinde kilometrelerce öteden tespit yapılabileceğini dile getirdi.</p><p>Boyraz, dronların geçip geçmediği izlenmek istenen her yere sistemin uygulanabileceğini, kameralı sistemler ve imha araçlarına entegre edilerek bir akustik radar sistemi olarak da çalışabileceğini belirtti.</p><p>Benzer sistemlerin sadece dronun varlığını söylemekle yetinip yüksek enerji harcadığını aktaran Boyraz, cihazın 5 derecelik küçük bir hata payıyla hedef yönünü ve yüksekliğini bildirebildiğini söyledi.</p><p>Sistemin menziline ilişkin veriler paylaşan Boyraz, '50 santimetrelik ortalama bir dronu 570 metre mesafeden sürekli takip edebiliyoruz. 3 metrelik sabit kanatlı büyük sistemlerde ise 3 kilometreye kadar algılama mesafesine ulaşıyoruz.' diye konuştu.</p><p>Son dönemde artan sürü dron saldırılarına da değinen Ömer Boyraz, sesin ve harmoniklerin artması nedeniyle sistemin sürüleri çok daha uzak mesafelerden ve efektif şekilde algılayabildiğine dikkati çekti.</p><p>Boyraz, sistemin 250 milisaniye gibi oldukça kısa bir buluş süresine sahip olmasının, farklı yönlerden gelen birden fazla tehdidin aynı anda takibine olanak tanıdığını vurguladı.</p><p>-⁠ ⁠Piyade için powerbank ile çalışabilen koruma</p><p>Boyraz, sistemin modüler yapısı sayesinde hem sabit tesislerde (karakollar, kalekollar) hem de sahada görev yapan mobil birliklerde, piyadelerce kullanılabileceğini belirtti. <br></p><p>Sistemin 1 kilogramın altında ağırlığa sahip olduğuna ve yaklaşık 30 vat gibi düşük bir enerji tüketimi sayesinde standart bir powerbank ile dahi çalışabildiğine işaret eden Boyraz, bu özelliğin, sahada intikal halindeki veya konaklayan timlerin dron saldırılarına karşı erkenden uyarılmasını sağladığını anlattı.</p><p>SAĞLAMTEK firması yetkilileri ayrıca sistemin mevcut yetenekleriyle sahada başarıyla test edildiğini ve kendini kanıtladığını kaydetti.</p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Ankara, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/dronlar-sesinden-yakalanacak</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/dronlar-sesinden-yakalanacak.jpg" type="image/jpeg" length="68810"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Demir-çelik sektörünün kalbinde milli teknoloji hamlesi]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/demir-celik-sektorunun-kalbinde-milli-teknoloji-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/demir-celik-sektorunun-kalbinde-milli-teknoloji-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında demir-çelik sektöründe yaygın olarak kullanılan motor, sürücü ve mekanik güç aktarım sistemlerinde yüksek verimlilik, düşük bakım maliyeti ve sürdürülebilirlik avantajı sunan yerli ve milli çözümler geliştirilecek - Program sonunda ortaya çıkacak yerli ve özgün teknolojilerin yalnızca Türkiye'deki sanayi tesislerinde kullanılmakla kalmayıp, Avrupa başta olmak üzere küresel pazarlarda ihracat potansiyeli taşıyan rekabetçi ürünlere dönüşmesi amaçlanıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - FİRDEVES BULUT KARTAL - Türkiye, demir-çelik sektörünün ihtiyaç duyduğu gücü sağlayan teknolojilerde yüksek verimlilik, düşük bakım maliyeti ve sürdürülebilirlik avantajı sunan yerli ve milli dönüşüm için harekete geçti.</p><p>Dünya Bankası desteğiyle, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda TÜBİTAK ve KOSGEB tarafından yürütülen SAYEM 1833 - Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında önemli bir teknolojik dönüşüm programı desteklenmeye hak kazandı.</p><p>Bu stratejik program ile demir-çelik sektöründe yaygın olarak kullanılan DC tahrik sistemlerinin yüksek verimlilik, düşük bakım maliyeti ve sürdürülebilirlik avantajı sunan yerli ve milli AC tahrik sistemleri ile dönüştürülmesi hedefleniyor.</p><p>WAT Motor yürütücülüğünde gerçekleştirilen bu Ürünleştirme Programı üç ana ürün geliştirme projesinden oluşuyor. <br></p><p>WAT Motor, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Analiz Motor tarafından yürütülen AC dönüşüm için verimlilik odaklı motor ailesi geliştirilecek. Yıldız Teknik Üniversitesi, Sönmez Trafo ve Genkor tarafından yüksek verimli endüstriyel sürücü platformu oluşturulacak. PGR ile Toprakkale Sac tarafından ağır hizmet tipi redüktör sistemleri tasarımı projeleri yürütülecek.</p><p>Üniversite ve sanayideki yetenekleri bir araya getiren 8 paydaşlı AR-GE ve ürünleştirme çalışması ile haddehane uygulamalarına yönelik yüksek güçlü ve rekabetçi ürünlerin geliştirilmesi, elektrikli tahrik sistemleri ve güç elektroniğinde yerli yetkinliğin artırılması ve ihracat potansiyeli yüksek sürdürülebilir çözümlerin ürünleştirilmesi amaçlanıyor.</p><p>- Yüzde 96,5 verimlilik hedefi</p><p>Programın temel hedeflerinden birini, halen yaygın olarak kullanılan ve verimlilikleri yüzde 82-88 seviyelerinde kalan DC motor sistemlerinin yerine yüzde 96,5 ve üzeri verimlilik seviyesine sahip senkron motor tabanlı tahrik sistemleri geliştirmek oluşturuyor. <br></p><p>Bu sayede hem enerji tüketimi hem de karbon emisyonları önemli ölçüde azaltılabilecek, aynı zamanda bakım ihtiyacı düşürülerek işletme sürekliliği artırılacak. <br></p><p>Geliştirilecek sistemler, ayrıca enerji geri kazanımı, gelişmiş kontrol algoritmaları ve kestirimci bakım gibi özelliklerle desteklenerek modern haddehane uygulamalarının ihtiyaçlarına uygun şekilde tasarlanacak.</p><p>Program kapsamında ayrıca haddehanelerin yüksek tork gereksinimlerini karşılayabilecek ağır hizmet tipi redüktör sistemleri de yerli olarak geliştirilecek. Böylece motor, sürücü ve mekanik güç aktarım sistemlerini kapsayan bütüncül bir yerli teknoloji platformu oluşturulacak.</p><p>Sanayi ve üniversitelerin birlikte yer aldığı bu yapı sayesinde Türkiye'nin elektrikli tahrik sistemleri ve güç elektroniği alanındaki mühendislik kapasitesinin geliştirilmesi hedefleniyor.<br></p><p>Program sonunda ortaya çıkacak yerli ve özgün teknolojilerin yalnızca Türkiye'deki sanayi tesislerinde kullanılmakla kalmayıp, Avrupa başta olmak üzere küresel pazarlarda ihracat potansiyeli taşıyan rekabetçi ürünlere dönüşmesi amaçlanıyor.</p><p>Bu kapsamda geliştirilecek yeni nesil tahrik sistemleri, enerji verimliliğini artıran, karbon emisyonlarını azaltan ve sürdürülebilir üretimi destekleyen teknolojiler sunarak Türkiye'nin sanayide yeşil dönüşüm ve yüksek katma değerli üretim hedeflerine önemli katkılar sağlayacak.</p><p>- Türkiye'nin en enerji yoğun sanayi alanlarından biri<br></p><p>Avrupa Birliği tarafından uygulamaya alınan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM), demir-çelik üretiminde karbon yoğunluğunun azaltılmasını küresel ticaret açısından kritik bir konu haline getirdi. <br></p><p>Türkiye'nin Avrupa Birliği ile olan güçlü ticaret ilişkileri ve demir-çelik ürünlerinin önemli bir bölümünün Avrupa pazarına ihraç ediliyor olması, üretim süreçlerinde kullanılan teknolojilerin karbon ayak izini doğrudan stratejik bir rekabet unsuruna dönüştürüyor. <br></p><p>Önümüzdeki dönemde enerji verimliliği yüksek, düşük karbon yoğunluğuna sahip üretim teknolojilerine geçiş sağlayamayan tesislerin ihracat pazarlarında maliyet baskısıyla karşılaşması bekleniyor.</p><p>Bu çerçevede sanayi üretiminde kullanılan elektrikli tahrik sistemlerinin modern ve yüksek verimli teknolojilerle dönüştürülmesi, yalnızca enerji maliyetlerini düşüren bir iyileştirme değil aynı zamanda sürdürülebilir üretim, karbon emisyonlarının azaltılması ve ihracat rekabetçiliğinin korunması açısından stratejik bir gereklilik haline geldi. <br></p><p>Enerji verimli elektrikli tahrik sistemleri, sanayide karbon emisyonlarının azaltılmasında önemli bir kaldıraç görevi görüyor ve özellikle enerji yoğun sektörlerde hızlı etki yaratabilecek dönüşüm alanlarından biri olarak öne çıkıyor.</p><p>Demir-çelik sektörü, Türkiye'nin en enerji yoğun sanayi alanlarından biri olarak öne çıkıyor.<br></p><p>Sektör, Türkiye'nin toplam enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 7'sini ve sanayi sektöründeki enerji kullanımının yaklaşık yüzde 22'sini oluşturuyor. Bu nedenle üretim süreçlerinde kullanılan teknolojilerin daha verimli hale getirilmesi, hem enerji maliyetlerinin azaltılması hem de karbon emisyonlarının düşürülmesi açısından büyük önem taşıyor.</p><p>- Dönüşüm için entegre çözüm</p><p>Demir-çelik üretiminin kritik aşamalarından biri olan haddeleme proseslerinde yüksek güçlü elektrikli tahrik sistemleri kullanılıyor. <br></p><p>Türkiye'deki birçok haddehanede bu sistemler halen büyük ölçüde eski nesil DC motor tabanlı teknolojilerle çalışıyor. <br></p><p>Bu motorlar geçmişte yüksek kalkış momenti ve geniş hız kontrol aralığı gibi avantajlar nedeniyle tercih edilmiş olsa da yüksek bakım ihtiyacı, görece düşük enerji verimliliği ve işletme maliyetleri nedeniyle günümüz sanayisinin sürdürülebilirlik hedefleri açısından önemli sınırlılıklar oluşturuyor.</p><p>Son yıllarda elektrik makineleri ve güç elektroniği teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde yüksek verimli AC senkron motor tabanlı tahrik sistemleri demir-çelik sektöründe güçlü bir alternatif haline geldi. <br></p><p>Özellikle rotoru sargılı senkron motor (WRSM) teknolojisi, daha yüksek enerji verimliliği, düşük bakım ihtiyacı ve gelişmiş kontrol kabiliyeti sayesinde modern demir-çelik tesislerinde giderek yaygınlaşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu ihtiyaçtan hareketle kurgulanan Ürünleştirme Programı, demir-çelik sektöründe faaliyet gösteren haddehaneler için yüksek güçlü, enerji verimli ve sürdürülebilir özelliklere sahip yeni nesil elektrikli tahrik sistemleri geliştirmeyi hedefliyor. <br></p><p>Program kapsamında geliştirilecek çözümler, motor, sürücü, güç elektroniği, redüktör ve kontrol sistemlerini birlikte ele alan entegre bir sistem yaklaşımıyla tasarlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Ankara, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/demir-celik-sektorunun-kalbinde-milli-teknoloji-hamlesi</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/demir-celik-sektorunun-kalbinde-milli-teknoloji-hamlesi.jpg" type="image/jpeg" length="99618"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Huawei, Moore Yasası'na alternatif Tau Ölçekleme Yasası'nı tanıttı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/huawei-moore-yasasina-alternatif-tau-olcekleme-yasasini-tanitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/huawei-moore-yasasina-alternatif-tau-olcekleme-yasasini-tanitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Huawei Yönetim Kurulu Üyesi ve Yarı İletken İş Birimi Başkanı He Tingbo: - 'Tau Ölçekleme Yasası ile bilim insanları ve mühendislerle yakın işbirliği içinde çalışmayı dört gözle bekliyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Huawei, 2026 IEEE Uluslararası Devreler ve Sistemler Sempozyumu (ISCAS) kapsamında yarı iletken sektörünün geleceğine yön vermeyi hedefleyen yeni prensibi Tau Ölçekleme Yasası'nı tanıttı.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, bu yasayla transistör yoğunluğu artırılırken, sinyal iletim süresi sürekli kısaltılacak. Bu sayede yapay zeka ve dijital dünyanın artan işlem gücü ihtiyacına cevap verecek yeni bir yol açılacak.</p><p>Tau Ölçekleme Yasası, transistörleri küçültmek yerine sinyalin bir noktadan diğerine ulaşması için geçen zamanı kısaltmayı öneriyor. Şirket, bu prensibe dayanan LogicFolding gibi yenilikçi teknolojilerle sektöre yeni bir evrim yolu sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tau Ölçekleme Yasası, sektörün uzun yıllardır benimsediği 'transistörü ne kadar küçültürsek o kadar iyi' yaklaşımının yerine yeni bir bakış açısı getiriyor. Şirket, sinyalin transistörler arasında dolaşma süresini kısaltmak için cihazdan sisteme uzanan dört farklı katmanda eşzamanlı optimizasyon sağlayan bir mekanizma kurdu.</p><p>En alt katmanda, transistörlerin ve bağlantıların elektriksel direnci ile parazit etkileri en aza indirilerek, sinyalin fiziksel yolculuğu hızlandırılıyor. Bir üst katmanda devreye giren LogicFolding mimarisi, geleneksel devre düzeninin fiziksel sınırlarını ortadan kaldırarak kritik bağlantı yollarını kısaltıyor. Bu durum, hem transistör yoğunluğunu hem de devre performansını ciddi ölçüde artırıyor. Çip katmanında yazılım, mimari ve silikon birlikte tasarlanarak komut ve veri akışı iş yüküne göre ince ayarla yönetiliyor. Böylece uçtan uca işlem süresi, belirgin biçimde kısalıyor. En üst katmanda ise Huawei'nin UnifiedBus teknolojisi, hesaplama sistemlerinin birbiriyle iletişim biçimini yeniden tanımlıyor ve sistem genelindeki gecikmeleri önemli ölçüde azaltıyor.</p><p>Huawei, son 6 yılda bu yasaya dayanarak 381 farklı çip tasarlayıp seri üretime aldı ve bu çipleri pek çok farklı sektöre ulaştırdı. 2026 sonbaharında piyasaya çıkacak yeni Kirin çipleri, LogicFolding mimarisini kullanan ilk çipler olacak ve performans açısından kayda değer bir sıçrama sunacak.</p><p>Huawei'nin 2031 yılına kadar Tau Ölçekleme Yasası'na göre tasarlayacağı üst segment çiplerin transistör yoğunluğunun, 1,4 nm üretim sürecine eş değer bir seviyeye ulaşması bekleniyor.</p><p>- 'Moore Yasası artık fiziksel ve ekonomik sınırlarına dayandı'</p><p>Huawei Yönetim Kurulu Üyesi ve Yarı İletken İş Birimi Başkanı He Tingbo, Şanghay'da düzenlenen sempozyumda 'New Semiconductor Path in Practice' başlıklı bir açılış konuşması gerçekleştirdi.</p><p>Açıklamada sempozyumdaki görüşlerine yer verilen Tingbo, çip dünyasının yarım asırdan uzun süredir yol haritası olarak benimsediği Moore Yasası'nın artık fiziksel ve ekonomik sınırlarına dayandığını belirtti.</p><p>Tingbo, geleneksel yöntemlerle transistörleri daha da küçültmenin giderek zorlaştığını ve maliyetlerin sürdürülemez hale geldiğini aktardı.</p><p>Yarı iletken sektörünün karşı karşıya olduğu darboğazın, yalnızca Huawei'nin değil, tüm sektörün ortak sorunu olduğunu kaydeden Tingbo, geleneksel üretim süreçlerinin fiziksel sınırlarını aşmanın ve hızla artan hesaplama talebine cevap verebilecek sürdürülebilir yeni bir yol bulmanın sektörün önceliği olduğuna dikkati çekti.</p><p>Tingbo, yarı iletken sektöründe ilerlemenin sürmesi için açıklık ve işbirliğinin kilit rol oynadığına inandıklarını aktararak, 'Yarı iletken evriminin yolunda hiçbir şirket tüm cevapları tek başına bulamaz. Tau Ölçekleme Yasası ile bilim insanları ve mühendislerle yakın işbirliği içinde çalışmayı dört gözle bekliyoruz.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/huawei-moore-yasasina-alternatif-tau-olcekleme-yasasini-tanitti</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/huawei-moore-yasasina-alternatif-tau-olcekleme-yasasini-tanitti.jpg" type="image/jpeg" length="95876"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Genç girişimcilerin ilk işi yerli üretim 'e-imza' oldu]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/genc-girisimcilerin-ilk-isi-yerli-uretim-e-imza-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/genc-girisimcilerin-ilk-isi-yerli-uretim-e-imza-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- CorvoLab Kurucusu Ahmet Halit Yegin: - 'Bu alanda güvenlik açıklarını kapatmak için yerli mühendislik ürünü bir çözüm oluşturduk. Ürünün en büyük farkı, rakip çözümlerde bulunan ve siber saldırganlar tarafından manipüle edilebilen ek yazılımları kullanmayan özel mimarisi' - 'Bu donanımsal güvenlik odaklı yapı sayesinde dijital dünyada korkulu rüya haline gelen imza taklit etme ve kopyalama riskleri tamamen ortadan kalkıyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - FİRDEVS BULUT KARTAL - Genç girişimciler, dijital dünyadaki imza güvenliğini üst seviyeye çıkarmak amacıyla yeni nesil e-imza cihazı geliştirdi.</p><p>Erken yaşlarda oluşan teknoloji meraklarını eğitim ve iş hayatına taşıyan iki arkadaş, genç yaşta kendi girişimleriyle yola devam etme kararı aldı. İlk olarak çeşitli projelerde partner olarak sorumluluklar üstlenen CorvoLab, kendi çözümlerini de ortaya koymaya başladı.</p><p>Şirketin Kurucusu Ahmet Halit Yegin, AA muhabirine, CorvoLab'ın resmi olarak hizmete girmesiyle Tufan Karaman ile hayallerini gerçeğe dönüştürdüklerini söyledi.</p><p>Start-up'lardan büyük ölçekli endüstriyel firmalara kadar geniş bir yelpazede mühendislik odaklı çözümler sunmak amacıyla yola çıktıklarını anlatan Yegin, sadece bir üretim merkezi değil, aynı zamanda fikirleri 'ilk seferde doğru çalışan' ürünlere dönüştüren stratejik bir ortak olma vizyonuyla ilerlediklerini ifade etti.<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yegin, yürütecekleri çalışmalarla elektronik dizgi, kablaj ve fonksiyonel test gibi kritik süreçlerde yurt içindeki kabiliyetlere katkıda bulunmayı, dışa bağımlılığı azaltmayı hedeflediklerini vurguladı.</p><p>Sahip oldukları yetkinliklerden yola çıkarak kendi ürünleri için de çeşitli çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Yegin, dijital alandaki güvenlik ihtiyacına çözüm bulmak, bu alandaki yerli üretime katkı sağlamak için e-imza konusunu gündeme aldıklarını aktardı.</p><p>Bugün kamu işlemlerinden bankacılığa, sözleşme onaylarından e-Devlet süreçlerine kadar hayatın her alanında kullanılan elektronik imzaların, dijital kimliklerin kilit taşını oluşturduğunu vurgulayan Yegin, 'Bu alanda güvenlik açıklarını kapatmak için yerli mühendislik ürünü bir çözüm oluşturduk. Ürünün en büyük farkı, rakip çözümlerde bulunan ve siber saldırganlar tarafından manipüle edilebilen ek yazılımları (firmware) kullanmayan özel mimarisi. Bu donanımsal güvenlik odaklı yapı sayesinde dijital dünyada korkulu rüya haline gelen imza taklit etme ve kopyalama riskleri tamamen ortadan kalkıyor.' dedi.</p><p>- Hedef sınırları aşmak</p><p>Kullanıcı dostu özellikleriyle öne çıkan e-imza kitinin, tak-çalıştır (Plug & Play) yapısı sayesinde herhangi bir kurulum, güncelleme veya teknik tanımlama gerektirmeden anında kullanılabildiğini anlatan Yegin, 'İster en yeni sürüm ister eski sürüm bir SIM kartınız olsun, cihaza taktığınız anda işlemlerinizi gerçekleştirebiliyorsunuz. Ayrıca Windows, macOS ve Linux gibi farklı işletim sistemleriyle tam uyumlu çalışması, ürünü her kesimden kullanıcı için erişilebilir kılıyor.' diye konuştu.</p><p>Küresel pazarda rekabet etmeye hazır, CE belgelendirmesi ve RoHS uyumluluğu ile Avrupa Birliği pazarı başta olmak üzere tüm dünyada satış imkanına sahip bir çözüm oluşturduklarını dile getiren Yegin, 'Üstelik yerli üretim ve optimize edilmiş tedarik yapısı sayesinde benzer yurt dışı menşeli ürünlere göre ortalama yüzde 25 daha düşük maliyet avantajı sunuyor. Bu durum, kamu kurumları ve büyük ölçekli şirketler için performans ve güvenlikten ödün vermeden ciddi bir tasarruf kapısı aralıyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Ahmet Halit Yegin, tasarım kabiliyetleri sayesinde standart kalıpların dışına çıkarak kurumlara özel donanım özelleştirme özgürlüğü de sunabildiklerini söyledi. <br></p><p>Mini SIM formu veya gömülü (embedded) yapılar gibi farklı seçeneklerle her kurumun kendi operasyonel ihtiyacına göre özel tasarımlar yapabildiklerini anlatan Yegin, 'Telefonlar için de imza atmaya uygun bir model geliştiriyoruz. Tasarım ve üretimi tamamen kendi bünyemizde yapmamız sayesinde kısıtlayıcı hazır çözümlere olan bağımlılığı sonlandırmayı ve Türkiye'nin teknoloji ihracatına katkıda bulunmayı hedefliyoruz.' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Ankara, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/genc-girisimcilerin-ilk-isi-yerli-uretim-e-imza-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/genc-girisimcilerin-ilk-isi-yerli-uretim-e-imza-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="61494"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Süper El Nino'nun Türkiye'de sıra dışı hava olaylarını artırması bekleniyor]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/super-el-ninonun-turkiyede-sira-disi-hava-olaylarini-artirmasi-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/super-el-ninonun-turkiyede-sira-disi-hava-olaylarini-artirmasi-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- İzmir Bakırçay Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şermin Tağıl: - 'Yaz mevsiminin stabil bir yaz olarak değil, zaman zaman sıcaklıkların yüksek olduğu, kuraklığın şiddetli olduğu, yangın frekansının yüksek olduğu bir yaz olarak gerçekleşeceğini öngörüyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İZMİR (AA) - AHMET BAYRAM - İzmir Bakırçay Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şermin Tağıl, yazın etkili olması beklenen 'Süper El Nino'nun, Türkiye'de sıcaklık rekorları, kuraklık, orman yangınları ve ani sel gibi olayları artırabileceğini söyledi.</p><p>Tağıl, AA muhabirine, Pasifik Okyanusu'nun orta ve doğu kesimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalden fazla yükselmesiyle ortaya çıkan doğal iklim olayının 'El Nino' olarak tanımlandığını, bunun atmosferdeki rüzgar sistemlerini ve yağış düzenlerini değiştirerek dünya genelinde hava olaylarını etkileyebildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Küresel ısınma sürecine eklenebilecek güçlü bir El Nino olasılığının iklim sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturabileceğini ifade eden Tağıl, El Nino'nun Türkiye'ye doğrudan etkisinin bulunmadığını ancak atmosferik sirkülasyonu değiştirerek dolaylı sonuçlar doğurabileceğini bildirdi.<br></p><p>Geçmişteki güçlü El Nino dönemlerine değinen Tağıl, 1997-1998, 2015-2016 ve 2023-2024'te yaşanan vakalarda kuraklık ile yangın olaylarında artış gözlemlendiğini anımsattı.</p><p>Bu yaz da 'Süper El Nino'nun sıra dışı hava olaylarını artırabileceğini dile getiren Tağıl, 'Yaz mevsiminin stabil bir yaz olarak değil, zaman zaman sıcaklıkların yüksek olduğu, kuraklığın şiddetli olduğu, yangın frekansının yüksek olduğu bir yaz olarak gerçekleşeceğini öngörüyoruz ama aynı zamanda da kısa süreli ekstrem hava olaylarıyla da bu dönemin zaman zaman parçalanacağını öngörebiliriz.' dedi.</p><p>Tağıl, 'Özellikle yaz sonunda, yaz boyunca biriken deniz yüzeyi sıcaklıkları ile Akdeniz ve Karadeniz'de gözlemlediğimiz ortalamanın üzerindeki sıcaklıklar, sonbahar mevsiminde kuzeyden sokulacak soğuk hava kütleleriyle birleştiğinde, fırtınalar, kuvvetli sağanaklar ve yer yer Akdeniz'e özgü tropikal benzeri fırtına olan medicane olayları için uygun koşullar oluşturabilir. Bu durumun özellikle Doğu Akdeniz'de etkili olabileceği öngörülmektedir.' ifadelerini kullandı.</p><p>- 'Yeni sıcaklık rekorlarının kırılması da olası görünüyor'</p><p>'Süper El Nino' etkisinin 2027'de de süreceğini belirten Tağıl, '2026-2027 döneminde sonbahar mevsiminin daha sıcak ve mevsim normallerinin üzerinde geçeceğini öngörüyoruz ancak ortalamaların üzerindeki bu sıcaklıklara ekstrem hava olaylarının da eşlik etmesi bekleniyor. Özellikle orman yangınları ve sel olaylarının daha sık yaşanabileceği bir dönem öngörüyoruz, hatta 2026 yazında ve 2027 boyunca yeni sıcaklık rekorlarının kırılması da olası görünüyor.' diye konuştu.</p><p>Prof. Dr. Tağıl, özellikle Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kuraklık riskinin büyüyeceğini, Karadeniz'de ise şiddetli yağış ve sel olaylarının öne çıkabileceğini söyledi.</p><p>Sürecin yalnızca meteorolojik bir gelişme olarak değil, enerji, tarım, su yönetimi ve kuraklık ile yangın gibi afet riskleri açısından stratejik bir hazırlık dönemi olarak ele alınması gerektiğini belirten Tağıl, su kaynaklarının korunması ve kuraklık ile yangın riskine karşı önlemlerin güçlendirilmesinin önemine dikkati çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bilim, İzmir</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/super-el-ninonun-turkiyede-sira-disi-hava-olaylarini-artirmasi-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 24 May 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/super-el-ninonun-turkiyede-sira-disi-hava-olaylarini-artirmasi-bekleniyor.jpg" type="image/jpeg" length="85440"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üniversite öğrencilerince tasarlanan insansız deniz aracı Güney Kore'de yarışacak]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/universite-ogrencilerince-tasarlanan-insansiz-deniz-araci-guney-korede-yarisacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/universite-ogrencilerince-tasarlanan-insansiz-deniz-araci-guney-korede-yarisacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Sinop Üniversitesi öğrencilerince yapay zeka destekli tasarlanan, liman güvenliği ve arama-kurtarma faaliyetleri gibi birçok alanda kullanılabilme özelliklerine sahip insansız deniz aracı, Güney Kore'de düzenlenecek 'Robotex International 2026' yarışmasında Türkiye'yi temsil edecek - Sinop Üniversitesi Dijital Dönüşüm Ofisi'nde görevli Öğretim Görevlisi Süleyman Burçin Şüyun: - 'Öğrencilerimizin çok uzun süredir çok uzun emek harcayarak çalıştığı bir süreç. Üniversitemizi, ilimizi, ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SİNOP (AA) - GÖKHAN GÜÇÜKLÜOĞLU - Sinop Üniversitesi öğrencilerince yapay zeka destekli tasarlanan, liman güvenliği ve arama-kurtarma faaliyetleri gibi birçok alanda kullanılabilme özelliklerine sahip insansız deniz aracı, Güney Kore'de düzenlenecek 'Robotex International 2026' yarışmasında görücüye çıkacak.</p><p>Karadeniz'de yaşanan boğulma vakalarından etkilenerek yola çıkan Sinop Üniversitesi'nde eğitim alan 7 öğrenci, yaklaşık 8 ay önce bir araya gelerek 'SNU-Bluefin Takımı'nı oluşturdu.</p><p>Takım halinde yaptıkları çalışmayla ilk etapta denizde arama-kurtarma faaliyetlerinde bulunabilecek insansız deniz aracı tasarlayan öğrenciler, tasarladıkları araca da 'Butimar İDA' adını verdi.</p><p>Sinop Üniversitesi Dijital Dönüşüm Ofisi'nde görevli Öğretim Görevlisi Süleyman Burçin Şüyun danışmanlığında tasarladıkları aracı geliştiren öğrenciler, yapay zeka teknolojisinden de yararlanarak araçlarını su üstünde otonom ve yarı otonom görevler gerçekleştirebilecek hale dönüştürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çift motorlu itki sistemi, engel algılama sensörleri, kamera tabanlı görüntü işleme altyapısı, uzaktan kontrol ve otonom hareket kabiliyeti ve gerçek zamanlı veri aktarımı sağlayan haberleşme sistemi eklemeleri de yapılan 'Butimar İDA', sahip olduğu özellikler sayesinde Türkiye'de katıldığı iki farklı teknoloji yarışmasında jüri üyelerince birinciliğe layık görüldü.</p><p>Son teknolojiyle donatılan ve liman güvenliği, çevresel gözlem, su yüzeyi keşif görevleri, arama-kurtarma faaliyetleri ile akıllı denizcilik uygulamaları gibi birçok farklı alanda kullanılabilecek seviyeye ulaşan 'Butimar İDA', 28-29 Kasım'da Güney Kore'de düzenlenecek 'Robotex International 2026' yarışmasında Türkiye'yi temsil edecek.</p><p>- 'Çocuklar bir başka zafere imza atacak, buna inanıyorum'</p><p>Süleyman Burçin Şüyun, AA muhabirine, üniversite olarak TEKNOFEST yarışmalarına katılım sağlamada özenli bir çalışma yürüttüklerini söyledi.</p><p>TEKNOFEST yarışmalarının öğrencilerinin yenilikçi bakış açılarının gelişmesinde önemli etken olduğunu belirten Şüyun, Butimar İDA'nın ilk etapta boğulma vakaları esnasında gözlem ve müdahale edebilme kabiliyetlerine sahip olarak tasarlandığını dile getirdi.</p><p>Sonraki süreçte Butimar İDA'ya farklı eklemeler yaparak aracı geliştirmeye karar verdiklerini anlatan Şüyun, 'Aracımıza görüntü işleme ekleyerek sahilde olabilecek diğer tehditler serseri mayın ya da mülteci hareketlerinde denizde gemilerin tespiti gibi bazı özellikler ekledik. Mesafeyi uzattık, gücünü artırdık.' dedi.</p><p>Şüyun, Güney Kore'den hem ülkelerini hem de üniversitelerini gururlandıracak bir sonuçla döneceklerine inandıklarına işaret ederek, 'Öğrencilerimizin çok uzun süredir çok uzun emek harcayarak çalıştığı bir süreç. Üniversitemizi, ilimizi, ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz. İnşallah büyük başarılarla döneceğiz. Çocuklar bir başka zafere imza atacak, buna inanıyorum.' ifadelerini kullandı.</p><p>- 'Güney Kore'de de derece bekliyoruz'</p><p>Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Mühendisliği Bölümü 2. sınıf öğrencisi Mustafa Canik ise geçen yıl katıldıkları TEKNOFEST yarışması sonrasında ekip arkadaşlarıyla insansız deniz aracı tasarlamaya karar verdiklerini söyledi.</p><p>Uzun uğraşlar sonucu tasarımını yaptıkları araçla Türkiye'de yapılan yarışmalarda birincilikler elde ettiklerini anlatan Canik, 'Robotik yarışmalar bizim için TEKNOFEST'e ön hazırlık süreci gibiydi. Şimdi bir ayağı da Güney Kore'de. İnşallah Güney Kore'de de derece bekliyoruz.' şeklinde konuştu.</p><p>Sinop Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 1. sınıf öğrencisi Hüseyin Çalış da Güney Kore'deki yarışma öncesi büyük heyecan duyduklarını dile getirerek, 'Bizim için de ilk defa gideceğimiz bir ortam olacak. Çok farklı şeyler göreceğiz, orada yeni şeyler öğreneceğiz. Bize de katkısı elbette olacaktır.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bilim, Sinop</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/universite-ogrencilerince-tasarlanan-insansiz-deniz-araci-guney-korede-yarisacak</guid>
      <pubDate>Sun, 24 May 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/universite-ogrencilerince-tasarlanan-insansiz-deniz-araci-guney-korede-yarisacak.jpg" type="image/jpeg" length="17622"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'daki hava kirliliği nisanda geçen yıla göre yüzde 23 arttı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/istanbuldaki-hava-kirliligi-nisanda-gecen-yila-gore-yuzde-23-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/istanbuldaki-hava-kirliligi-nisanda-gecen-yila-gore-yuzde-23-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- İTÜ bünyesindeki çalışmada, nisandaki partikül madde konsantrasyonu ortalaması 25 istasyonda metreküp başına 34,1 olarak belirlenirken, 2025'in aynı ayında ise 27,7 mikrogram ölçüldü - İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros: - 'Sarıyer, Arnavutköy ve Kağıthane 1 istasyonlarımızı, geçen yıl nisan ayına göre baktığımızda en fazla havasının kirlendiği nokta olarak görüyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - HİKMET FARUK BAŞER - İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada kentteki hava kirliliğinin nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23 arttığı belirlendi.</p><p>İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros tarafından İstanbul'da 2025 ve 2026 yıllarının nisan ayları hava kirliliği oranına ilişkin çalışma yapıldı.</p><p>Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonları tarafından kaydedilen havadaki partikül madde (PM10) oranı incelendi.</p><p>Buna göre, İstanbul'da nisan ayındaki partikül madde konsantrasyonu ortalaması 25 istasyonda metreküp başına 34,1, 2025'in aynı ayında ise 27,7 mikrogram ölçüldü. Partiküler madde kaynaklı hava kirliliğinin geçen yıla göre yüzde 23 arttığı belirlendi.</p><p>Nisan ayında kentte partikül madde hava kirliliğinin en fazla ölçüldüğü istasyon metreküp başına 63,76 mikrogramla 'Kağıthane' oldu. Bunu sırasıyla metreküp başına 54,13 mikrogramla 'Tuzla' ve 53,43 mikrogramla 'Sultangazi 2' istasyonları takip etti.</p><p>Aynı dönemde hava kirliliğinin en düşük ölçüldüğü istasyon, metreküp başına 17,14 mikrogramla 'Kumköy' istasyonu oldu. Partikül madde kirliliği 'Büyükada' istasyonunda 18,34, 'Alibeyköy' istasyonunda ise 19,42 mikrogram ölçüldü.</p><p>Kentte partikül madde hava kirliliği oranının 6 istasyonda azalması, 19 istasyonda ise artması dikkati çekti.</p><p>Partikül madde hava kirliliği oranının nisanda bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla arttığı istasyon yüzde 139 ile 'Sarıyer', yüzde 138 ile 'Arnavutköy' olarak belirlendi.</p><p>Nisan ayında partikül madde hava kirliliği oranının bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla azaldığı istasyon yüzde 26 ile 'Kartal' oldu. Bunu sırasıyla yüzde 18'le 'Esenler' ve yüzde 6 ile 'Sultangazi 1' istasyonları takip etti.</p><p>İstanbul'da bulunan istasyonların hava kirliliği partiküler madde ortalaması şu şekilde:</p><table><tr><td>İstasyonlar</td><td>2025 nisan µg/m3</td><td>2026 nisan µg/m3</td><td>Değişim yüzdesi</td></tr><tr><td>Sarıyer</td><td>10,84</td><td>25,96</td><td>139,42</td></tr><tr><td>Arnavutköy</td><td>15,27</td><td>36,36</td><td>138,16</td></tr><tr><td>Kağıthane 1</td><td>37,39</td><td>63,76</td><td>70,51</td></tr><tr><td>Üsküdar 1</td><td>19,99</td><td>33,88</td><td>69,48</td></tr><tr><td>Çatladıkapı</td><td>23,78</td><td>35,65</td><td>49,9</td></tr><tr><td>Sultangazi 2</td><td>35,66</td><td>53,43</td><td>49,82</td></tr><tr><td>Sancaktepe</td><td>35,91</td><td>51,21</td><td>42,62</td></tr><tr><td>Bağcılar</td><td>28,32</td><td>38,25</td><td>35,05</td></tr><tr><td>Avcılar</td><td>24,12</td><td>31,33</td><td>29,92</td></tr><tr><td>Kadıköy</td><td>24,89</td><td>31,83</td><td>27,87</td></tr><tr><td>Selimiye</td><td>28,38</td><td>36,09</td><td>27,14</td></tr><tr><td>Yenibosna</td><td>31,77</td><td>38,14</td><td>20,05</td></tr><tr><td>Beylikdüzü</td><td>35,65</td><td>41,25</td><td>15,73</td></tr><tr><td>Tuzla</td><td>47,41</td><td>54,13</td><td>14,18</td></tr><tr><td>Kumköy</td><td>15,36</td><td>17,14</td><td>11,56</td></tr><tr><td>Ümraniye 1</td><td>29,02</td><td>31,96</td><td>10,14</td></tr><tr><td>Büyükada</td><td>17,97</td><td>18,34</td><td>2,09</td></tr><tr><td>Aksaray</td><td>41,94</td><td>42,21</td><td>0,65</td></tr><tr><td>Kandilli 1</td><td>19,42</td><td>19,49</td><td>0,38</td></tr><tr><td>Alibeyköy</td><td>19,47</td><td>19,42</td><td>-0,28</td></tr><tr><td>Beşiktaş</td><td>22,01</td><td>21,78</td><td>-1,08</td></tr><tr><td>Maslak</td><td>20,82</td><td>19,58</td><td>-5,98</td></tr><tr><td>Sultangazi 1</td><td>45,17</td><td>42,33</td><td>-6,29</td></tr><tr><td>Esenler</td><td>28,08</td><td>22,97</td><td>-18,19</td></tr><tr><td>Kartal</td><td>33,85</td><td>25,05</td><td>-26,01</td></tr></table><p>Çalışmayı AA muhabirine değerlendiren İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, geçen yıl nisan ayında İstanbul'un ortalama partikül madde miktarı yoğunluğunun 27,1 mikrogram olduğunu, bu yıl aynı dönemde ise 34,1 mikrograma yükseldiğini, bu nedenle kentteki hava kirliğinin yüzde 23 kötüleştiğini söyledi.</p><p>İstanbul'da 37 noktada hava kirliliği ölçümü yapıldığını belirten Toros, bazı istasyonlarda eksik ölçümler bulunsa da genel anlamda verisi tam olan istasyonların değerlendirildiğini kaydetti.</p><p>Prof. Dr. Toros, hava kalitesinde günlük sınır değerin 50 mikrogram altında olmasının arzu edildiğine dikkati çekerek, 'İstanbul'daki 37 istasyondan 4 tanesinin maalesef değerleri 50 mikrogram bölü metreküp değerinin üzerindedir.' dedi.</p><p>Geçen yılın nisan ayına göre bu yıl hava kalitesinin iyileştiği bölgelerin de bulunduğunu vurgulayan Toros, 'Kartal', 'Esenler' ve 'Sultangazi 1' istasyonlarında hava kalitesi değerlerinin daha iyi olduğunun altını çizdi.</p><p>Prof. Dr. Toros, bazı bölgelerde ise hava kalitesinin daha fazla kötüleştiğini anlatarak, 'Sarıyer, Arnavutköy ve Kağıthane 1 istasyonlarımızı, geçen yıl nisan ayına göre baktığımızda en fazla havasının kirlendiği nokta olarak görüyoruz.' diye konuştu.</p><p>İstanbul'daki hava kirliliğinin en önemli nedenleri arasında trafiğin geldiğini aktaran Toros, kentte trafiğe kayıtlı araç sayısının 6 milyonu geçtiğini, dur-kalkların fazla olması nedeniyle araçların daha fazla yakıt tüketmesinin kirletici emisyonları artırdığını kaydetti.</p><p>Prof. Dr. Toros, sanayi tesisleri ve bazı bölgelerde halen kullanılan sobaların da hava kirliliğine neden olduğunu, tüm kaynaklardan çıkan kirleticilerin İstanbul'un hava kalitesini belirlediğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hava kalitesinin iyileştirilmesi için kamuoyunda farkındalık oluşturulmasının önemli olduğunu vurgulayan Toros, vatandaşların hava kalitesi verilerini düzenli takip etmesi gerektiğinin altını çizdi.</p><p>Ulaşımın hava kirliliğinde önemli bir unsur olduğunu dile getiren Toros, 'En önemli çözümlerden birisi toplu taşımalardır. Toplu taşımadaki kullanım payımızı artırarak daha az kirleticinin İstanbul'a salınmasına katkı sağlayabiliriz.' dedi.</p><p>Prof. Dr. Toros, yeşil alanların artırılmasının hava kalitesine olumlu katkı sağlayacağını belirterek, 'Ağaçlar havadaki hem gazların hem de parçacıkların tutulmasına katkı sağlıyor. Yeşil alan miktarını artırarak yine biz hava kirliliği değerlerimizi düşürebiliriz.' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/istanbuldaki-hava-kirliligi-nisanda-gecen-yila-gore-yuzde-23-artti</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/istanbuldaki-hava-kirliligi-nisanda-gecen-yila-gore-yuzde-23-artti.jpg" type="image/jpeg" length="91059"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Isparta'da 'Eğirdir Gölü İçin Dijital Çözümler' etkinliği düzenlendi]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/ispartada-egirdir-golu-icin-dijital-cozumler-etkinligi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/ispartada-egirdir-golu-icin-dijital-cozumler-etkinligi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ISPARTA (AA) - Isparta İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda, Eğirdir Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (SAREM) ve GençTek iş birliğiyle 'Eğirdir Gölü İçin Dijital Çözümler' başlıklı Dijital Yürüyüş STEM etkinliği gerçekleştirildi.</p><p>Eğirdir Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde düzenlenen etkinliğe 12 okuldan 41 öğrenci katıldı. Program kapsamında öğrenciler, danışman öğretmenler ve alanında uzman akademisyenlerin rehberliğinde Eğirdir Gölü'nde yaşanan çevresel sorunlar yerinde incelenerek çözüm önerileri geliştirildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Etkinlikte öğrencilere ilk olarak göl kıyısında sucul bitkiler ve göl ekosistemi hakkında uygulamalı eğitim verildi. Daha sonra öğrenciler, enstitü bünyesindeki Sucul Canlılar Müzesi'ni gezerek Türkiye'deki balık çeşitliliği hakkında bilgi aldı.</p><p>Etkinlik kapsamında öğrenciler, gözlem yapma, veri analizi gerçekleştirme, dijital çözüm geliştirme ve STEM yaklaşımıyla sürdürülebilir fikirler üretme çalışmaları yaptı.</p><p>SAREM Müdür Yardımcısı Vedat Yeğen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda Eğirdir Gölü'nün ciddi çevresel problemlerle karşı karşıya olduğunu söyledi.</p><p>Etkinliğin amacının göl ekosistemi ve yaşanan sorunlara ilişkin farkındalık oluşturmak olduğunu belirten Yeğen, şöyle konuştu:</p><p>'Bugün Isparta Milli Eğitim Müdürlüğü ve Enstitümüz iş birliğinde, Eğirdir Gölü için Dijital Çözümler başlıklı bir GençTek projesi etkinliği gerçekleştirdik. Bu etkinlik kapsamında önce göl kıyısında gençlere sucul bitkiler ve gölün ekosistemi hakkında uygulamalı eğitim verildi. Ardından enstitümüz bünyesinde bulunan Sucul Canlılar Müzesi gezdirilerek ülkemizdeki balık çeşitliliğini tanıttık. Öğrenciler aldıkları bu bilgiler doğrultusunda çözüm önerileri geliştirdi. Son yıllarda Eğirdir Gölü'nün çok ciddi problemler yaşadığını biliyoruz. Bu çalışmanın amacı da göl ekosistemi ve yaşanan problemler üzerine farkındalık oluşturmak.'</p><p>Etkinliğe Eğirdir Kaymakamı Ömer Cimşit, Eğirdir İlçe Emniyet Müdürü Levent Okyay, Eğirdir İlçe Milli Eğitim Müdürü Necdet Erol, Isparta Milli Eğitim Şube Müdürü Melek Aksu ile öğretmenler ve öğrenciler katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bilim, Isparta</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/ispartada-egirdir-golu-icin-dijital-cozumler-etkinligi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 21:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/ispartada-egirdir-golu-icin-dijital-cozumler-etkinligi-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" length="75078"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MPG AŞ zırhlı kurtarıcı araçlarıyla EFES-2026 Tatbikatı'na katıldı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/mpg-as-zirhli-kurtarici-araclariyla-efes-2026-tatbikatina-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/mpg-as-zirhli-kurtarici-araclariyla-efes-2026-tatbikatina-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Bera Holding'e bağlı MPG AŞ, 4 adet MPG 8x8 Zırhlı Kurtarıcı Araç ile EFES-2026 Tatbikatı'nda yer aldı. </p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) en büyük birleşik müşterek tatbikatlarından olan EFES-2026 Tatbikatı, İzmir'in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi'nde yapıldı.</p><p>Konya'da savunma sanayisinde faaliyet gösteren firmalardan Bera Holding'e bağlı MPG AŞ, 4 adet MPG 8x8 Zırhlı Kurtarıcı Araç ile tatbikata katıldı.</p><p>Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde yer alan 8x8 Zırhlı Kurtarıcı Araçlardan 2'si tatbikat istihkam sürecinde aktif görev alırken, 1 araç dost ve müttefik ülke Arnavutluk ordusu askerlerine eğitim faaliyetinde kullanıldı. MPG koordinasyonunda tatbikata katılan dördüncü araç ise savunma sanayisi sergi alanındaki MPG standında sergilendi.</p><p>EFES-2026'nın son günü 'Seçkin Gözlemci Günü' olarak icra edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iştirak ettiği programa, çok sayıda üst düzey askeri ve sivil yetkili ile yabancı delegasyon temsilcileri katıldı.</p><p>Ziyaret sırasında MPG Genel Müdürü ve Bera Holding Yönetim Kurulu Üyesi Veysel Alver tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a MPG 8x8 Zırhlı Kurtarıcı Aracın maketi takdim edildi.</p><p>Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen MPG 8x8 Zırhlı Kurtarıcı Araç, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kurtarma operasyonlarında ihtiyaç duyduğu yüksek hareket kabiliyeti ve kurtarma kapasitesi, zorlu arazi şartlarında etkin görev yapabilme özellikleriyle öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>8x8 Zırhlı Kurtarıcı Aracın yanı sıra füze taşıma ve yükleme vinçleri ile Çelik Kubbe mimarisinin kritik alt bileşenlerini de üreten MPG, savunma sanayisine yönelik yüksek katma değerli ve stratejik ürün geliştirme çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/mpg-as-zirhli-kurtarici-araclariyla-efes-2026-tatbikatina-katildi</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 17:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/mpg-as-zirhli-kurtarici-araclariyla-efes-2026-tatbikatina-katildi.jpg" type="image/jpeg" length="56331"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
