<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Flash Haber Londra</title>
    <link>https://flashhaberlondra.com</link>
    <description>Flash Haber Londra</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://flashhaberlondra.com/rss/teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 12 May 2026 16:13:41 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/rss/teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zeka destekli 'elektronik burunlar' hastalıkları ağız kokusundan tespit ediyor]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/yapay-zeka-destekli-elektronik-burunlar-hastaliklari-agiz-kokusundan-tespit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/yapay-zeka-destekli-elektronik-burunlar-hastaliklari-agiz-kokusundan-tespit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Trakya Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Oğuzhan Erdem: - 'Diyabetin, şeker hastalığının, ağız kanserlerinin, akciğer kanserlerinin ağız kokusu üzerinden ayırt edilmesini sağlayan yapay zeka destekli elektronik burunlar çalışmalara katkı sunuyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>EDİRNE (AA) - Trakya Üniversitesi (TÜ) Mühendislik Fakültesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Oğuzhan Erdem, yapay zeka destekli elektronik burun teknolojileriyle ağız kokusundan bazı hastalıkların tespit edilebildiğini söyledi.</p><p>Erdem, Mühendislik Fakültesi Mimar Sinan Konferans Salonu'nda düzenlenen Biyoteknoloji Günleri kapsamında yaptığı sunumda, yapay zekanın sağlık alanında önemli katkılar sunduğunu anlattı.</p><p>Yapay zekanın bugün görme, işitme, dokunma, koku ve tat duyuları üzerinden analiz yapabildiğini ifade eden Erdem, özellikle ağız kokusu üzerinden hastalık tespitine yönelik çalışmaların dikkati çektiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Erdem, yapay zeka destekli elektronik burun sistemlerinin çeşitli hastalıkların teşhis sürecinde kullanılmaya başlandığını belirterek, şunları kaydetti:</p><p>'Yapay zekayla ağız kokusu üzerinden hastalık tespiti yapılıyor. Bu konuda çok yoğun çalışmalar var. Diyabetin, şeker hastalığının, ağız kanserlerinin, akciğer kanserlerinin ağız kokusu üzerinden ayırt edilmesini sağlayan yapay zeka destekli elektronik burunlar çalışmalara katkı sunuyor.'</p><p>Prof. Dr. Erdem, yapay zekanın cerrahi uygulamalarda da kullanıldığını ancak bu alandaki çalışmaların gelişmeye devam ettiğini söyledi.</p><p>TÜ Mühendislik Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Yalçın Kaya da genetik ve biyomühendislik alanlarında yapay zeka destekli çalışmalar yürütüldüğünden bahsetti.</p><p>Kaya, iki gün sürecek Biyoteknoloji Günleri kapsamında öğrencilere güncel bilimsel gelişmelere ilişkin sunumlar yapılacağını kaydetti.<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Edirne, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/yapay-zeka-destekli-elektronik-burunlar-hastaliklari-agiz-kokusundan-tespit-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/yapay-zeka-destekli-elektronik-burunlar-hastaliklari-agiz-kokusundan-tespit-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="85088"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk akademisyenin çalışması Ay tozunun geleceğin yapı malzemesi olabileceğini ortaya koydu]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/turk-akademisyenin-calismasi-ay-tozunun-gelecegin-yapi-malzemesi-olabilecegini-ortaya-koydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/turk-akademisyenin-calismasi-ay-tozunun-gelecegin-yapi-malzemesi-olabilecegini-ortaya-koydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Rice Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Denizhan Yavaş: - 'Araştırmamızın sonuçları, Ay'dan elde edilen yerel kaynakların dayanıklı sistemlerin geliştirilmesinde kullanılabileceğine işaret ediyor' - 'Uzay araştırmalarındaki en büyük problemlerden biri, dünyadan malzeme taşımanın çok maliyetli ve lojistik açıdan zor olması. Bu nedenle gelecekte Ay'da sürdürülebilir yaşam hedefleniyorsa yerel kaynakların kullanılabilmesi büyük önem taşıyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>WASHINGTON (AA) - DİLARA ZENGİN - İnsanlığın Ay'da sürdürülebilir yaşam kurma hedefi doğrultusunda yürüttüğü çalışmalar hız kazanırken, Rice Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Denizhan Yavaş'ın araştırması Ay tozunun geleceğin yapı malzemesi olarak değerlendirilebileceğini ortaya koydu. </p><p>Son yıllarda Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) Artemis misyonu başta olmak üzere birçok uzay programı kapsamında, Ay'a insanlı görevler düzenlenmesi ve Ay yüzeyinde kalıcı üsler kurulmasına yönelik çalışmalar yoğunlaştı.</p><p>Bu çerçevede, Ay yüzeyindeki yerel kaynakların yaşam alanları ve altyapı sistemlerinde nasıl kullanılabileceğine yönelik araştırmalar da giderek önem kazanıyor.</p><p>ABD'nin Texas eyaletinin Houston kentindeki Rice Üniversitesinin Makine Mühendisliği Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev yapan Denizhan Yavaş'ın Iowa State Üniversitesinden Ashraf Bastawros ile yaptığı araştırma bu alanda dikkat çekici bulgular ortaya koydu.</p><p>Akademik çalışmaları genel olarak ileri mühendislik malzemeleri, kompozit malzemeler, kırılma mekaniği ve uzay uygulamaları için geliştirilen hafif ve dayanıklı yapılar üzerine yoğunlaşan Yavaş'ın çalışması, Ay yüzeyindeki tozun yapı malzemelerinin geliştirilmesinde kullanılabileceğini gösterdi.</p><p>- Fikir, Ay tozunun yol açtığı sorunlara çözüm ararken ortaya çıktı</p><p>NASA ile ilişkili projelerde de araştırmalar yürüten Yavaş, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, çalışmanın çıkış noktasını ve Ay tozunun mühendislik açısından taşıdığı potansiyeli anlattı.</p><p>Ay tozunu yapı malzemesine dönüştürme fikrinin, Ay yüzeyindeki tozun oluşturduğu sorunlara çözüm arayışıyla ortaya çıktığını belirten Yavaş, şöyle devam etti:</p><p>'Ay yüzeyindeki toz oldukça aşındırıcı, keskin ve ekipmanlar açısından problem oluşturabilecek bir malzeme olarak biliniyor. Biz de başlangıçta Ay tozunu iten polimer yüzeyler üzerinde çalışıyorduk. Bu süreçte şu soru ortaya çıktı 'Bu malzemeyi sadece uzaklaştırmaya çalışmak yerine acaba faydalı bir mühendislik malzemesine dönüştürebilir miyiz?' Bu düşünceyle Ay tozunu temsil eden lunar regolith simulant malzemesini kompozit sistemlerin içine dahil ederek yapısal performansı artırıp artıramayacağımızı araştırmaya başladık.'</p><p>- Çalışma, sorunlu malzemenin faydalı bir kaynağa dönüşebileceğini gösterdi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Denizhan Yavaş, gerçek Ay materyallerinin son derece sınırlı ve bunlara erişimin zor olduğunu dile getirerek, 'Bu nedenle Ay toprağının kimyasal ve fiziksel özelliklerini temsil eden ve 'lunar regolith simulant' adı verilen özel bir benzetim malzemesi kullandık. Çalışmada bu malzemeyi fiber takviyeli polimer kompozitlerin içine entegre ettik ve malzemenin mekanik performansını inceledik.' dedi.</p><p>Özellikle Ay yüzeyinde gelecekte kullanılabilecek hafif ama dayanıklı yapılar açısından bu yaklaşımın potansiyelini değerlendirmeye çalıştıklarını anlatan Yavaş, 'Öne çıkan bulgulardan biri Ay tozu benzeri malzemenin kompozit sistemlerde dayanım, tokluk ve hasar toleransını artırabilmesi oldu. Bazı mekanik performans ölçümlerinde yaklaşık yüzde 30-40 seviyelerine ulaşan iyileşmeler gözlemledik.' diye konuştu.</p><p>Yavaş, Ay tozunun astronot kıyafetlerine yapışabildiğini, ekipmanları aşındırabildiğini ve mekanik sistemlere zarar verebildiğini belirterek, 'Çalışmamız, bu sorunlu malzemenin aynı zamanda faydalı bir mühendislik kaynağına dönüşebileceğini gösteriyor.' ifadesini kullandı.</p><p>- 'Ay'da yaşam hedefi için yerel kaynakların kullanılabilmesi büyük önem taşıyor'</p><p>Rice Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yavaş, gelecekte Ay'da kurulabilecek yaşam alanları, enerji sistemleri veya mobil keşif araçları için bu tür malzemelerin kritik olabileceğinin altını çizerek şunları söyledi:</p><p>'Ayrıca Ay yüzeyindeki aşırı sıcaklık değişimleri, mikrometeorit etkileri ve radyasyon gibi zorlu koşullar düşünüldüğünde, yalnızca güçlü değil aynı zamanda hasar toleransı yüksek malzemelere ihtiyaç duyulacak. Araştırmamızın sonuçları, Ay'dan elde edilen yerel kaynakların dayanıklı sistemlerin geliştirilmesinde kullanılabileceğine işaret ediyor. Bu sonuçlar, Ay yüzeyinde zaten bulunan bir malzemenin gelecekte yapısal uygulamalarda değerlendirilebileceğini göstermesi açısından önemli.'</p><p>Yavaş, Ay'da kalıcı yaşam alanları ve altyapılarının kurulması için yalnızca astronot göndermenin yeterli olmayacağını, yapı malzemeleri, koruyucu sistemler, enerji altyapıları ve mobil araçların da Ay koşullarına uygun şekilde üretilebilmesinin gerekeceğini belirterek, 'Uzay araştırmalarındaki en büyük problemlerden biri dünyadan malzeme taşımanın çok maliyetli ve lojistik açıdan zor olması. Bu nedenle gelecekte Ay'da sürdürülebilir yaşam hedefleniyorsa, yerel kaynakların kullanılabilmesi büyük önem taşıyor.' dedi.</p><p>- Uzun vadeli hedef, Ay kaynaklarını daha yoğun kullanan yapısal malzemeler geliştirmek</p><p>Denizhan Yavaş, araştırmanın henüz erken aşamada olsa da 'Ay'daki malzemeyle Ay'da inşa etme' fikrine küçük ama önemli bir katkı sunduğunu ifade ederek, 'Önümüzdeki yıllarda Ay'da kalıcı üs kurma çalışmaları hızlandıkça Ay kaynaklarını doğrudan mühendislik malzemesine dönüştüren araştırmaların öneminin daha da artacağını düşünüyorum. Bizim çalışmamız da bu vizyonun erken aşamadaki yapı taşlarından biri olabilir.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bir sonraki aşamada kompozit sistemlerde kullanılan Ay tozu oranını artırmayı ve aynı zamanda üretilebilirlik ile mekanik performansı koruyabilmeyi hedeflediklerini kaydeden Yavaş, uzun vadede ise Ay yüzeyindeki yerel kaynakları çok daha yoğun şekilde kullanan hafif, dayanıklı ve ölçeklenebilir yapısal malzemeler geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi.</p><p>Yavaş, bu yaklaşımın uzay uygulamalarının yanı sıra dünyadaki sürdürülebilir mühendislik uygulamaları açısından da yeni fikirler ortaya çıkarabileceğini düşündüklerini dile getirdi.</p><p>Çalışma konusunda akademi ve uzay araştırmaları çevrelerinden oldukça olumlu geri dönüşler aldıklarını belirten Yavaş, 'Çalışmamız, malzeme bilimi alanındaki oldukça saygın yayınlarından biri olan Advanced Engineering Materials dergisinde yayımlandı. Ayrıca derginin kapak çalışması olarak seçilmesi bizim için gurur vericiydi.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bilim, Washington dc</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/turk-akademisyenin-calismasi-ay-tozunun-gelecegin-yapi-malzemesi-olabilecegini-ortaya-koydu</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/turk-akademisyenin-calismasi-ay-tozunun-gelecegin-yapi-malzemesi-olabilecegini-ortaya-koydu.jpg" type="image/jpeg" length="47393"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'deki tarihi elektrik fabrikası alanı inovasyon ve teknoloji üssüne dönüştürülecek]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/izmirdeki-tarihi-elektrik-fabrikasi-alani-inovasyon-ve-teknoloji-ussune-donusturulecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/izmirdeki-tarihi-elektrik-fabrikasi-alani-inovasyon-ve-teknoloji-ussune-donusturulecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İZMİR (AA) - İzmir'in Konak ilçesindeki tarihi elektrik fabrikası alanı, restorasyon çalışmalarının ardından inovasyon, girişimcilik ve teknoloji merkezi olarak hizmet verecek.</p><p>Valilikten yapılan açıklamaya göre Valiliğe tahsis edilen Umurbey Mahallesi'ndeki 10 bin 720 metrekarelik alana sahip tarihi yapı, yürütülecek projeyle yeniden işlevlendirilecek.</p><p>Restorasyon çalışmalarında fabrikanın özgün mimari kimliği korunacak, tarihi tuğla cepheleri, geniş pencere aksları ve çelik taşıyıcı sistemi aslına uygun şekilde muhafaza edilecek. Projede açık ofisler, toplantı odaları, ortak çalışma alanları, asma kat platformları ve çok amaçlı bölümler yer alacak.</p><p>Merkezde yazılım, yapay zeka, oyun teknolojileri, dijital tasarım, yaratıcı endüstriler, girişimcilik ve AR-GE alanlarında çalışan ekiplerin bir araya gelmesi planlanıyor.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen İzmir Valisi Süleyman Elban, tarihi yapının kent belleğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tarihi fabrikanın yeniden işlevlendirilmesiyle İzmir'in endüstriyel mirasının korunacağını vurgulayan Elban, uzun yıllardır atıl durumda bulunan alanın yüksek katma değer üreten bir teknoloji merkezine dönüşeceğini aktardı.</p><p>Elban, tarihi yapının dönüşümünün İzmir'in teknoloji ve inovasyon alanındaki yükselişine önemli katkı sağlayacağını anlatarak, 'Tarihi elektrik fabrikası yalnızca restore edilen bir yapı değil, gençlerin ürettiği, girişimcilerin büyüdüğü, yenilikçi fikirlerin geliştiği ve geleceğin teknolojilerinin şekillendiği bir çekim merkezi olacak.' ifadelerini kullandı.</p><p>Vali Elban, şunları kaydetti:</p><p>'İzmir'i teknoloji, yazılım ve yaratıcı endüstriler alanında bölgesel ölçekte güçlü bir merkez haline getirecek bu proje, kentimizin girişimcilik potansiyelini daha ileriye taşıyacak. Aynı zamanda yüksek katma değer üreten teknoloji odaklı yatırımların artmasına, nitelikli istihdamın güçlenmesine ve bölgesel ekonomik hareketliliğin desteklenmesine katkı sağlayacak. Üretim, inovasyon ve girişimcilik ekseninde oluşacak bu yeni ekosistem, yalnızca İzmir ekonomisine değil, ülkemizin kalkınma hedeflerine ve teknoloji odaklı büyüme vizyonuna da önemli katkılar sunacaktır.'​​​​​​​</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bilim, İzmir</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/izmirdeki-tarihi-elektrik-fabrikasi-alani-inovasyon-ve-teknoloji-ussune-donusturulecek</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/izmirdeki-tarihi-elektrik-fabrikasi-alani-inovasyon-ve-teknoloji-ussune-donusturulecek.jpg" type="image/jpeg" length="49885"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Kacır, SAHA 2026 kapsamındaki ikili görüşmelerini değerlendirdi:]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/bakan-kacir-saha-2026-kapsamindaki-ikili-gorusmelerini-degerlendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/bakan-kacir-saha-2026-kapsamindaki-ikili-gorusmelerini-degerlendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Görüşmelerimizde sanayi, teknoloji, inovasyon ve savunma alanlarında mevcut işbirliğimizi ileri taşıyacak adımları kapsamlı şekilde ele aldık' - 'Uluslararası ortaklıklarımızı, yüksek katma değer üreten projelerle derinleştirmeye devam edeceğiz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Litvanyalı, Somalili ve Kanadalı bakanlarla gerçekleştirdiği ikili görüşmelerde, sanayi, teknoloji, inovasyon ve savunma alanlarında mevcut işbirliklerini ileri taşıyacak adımları kapsamlı şekilde ele aldıklarını bildirdi.</p><p>Kacır, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapsamında yaptığı ikili görüşmelere ilişkin bilgi verdi.</p><p>Litvanya Ekonomi ve İnovasyon Bakanı Edvinas Griksas, Somali Limanlar ve Deniz Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Muhammed Nur ve Kanada Savunma Tedarik Bakanı Stephen Fuhr ile bir araya geldiklerini belirten Kacır, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Görüşmelerimizde sanayi, teknoloji, inovasyon ve savunma alanlarında mevcut işbirliğimizi ileri taşıyacak adımları kapsamlı şekilde ele aldık. Uluslararası ortaklıklarımızı, yüksek katma değer üreten projelerle derinleştirmeye devam edeceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Ankara, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/bakan-kacir-saha-2026-kapsamindaki-ikili-gorusmelerini-degerlendirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/bakan-kacir-saha-2026-kapsamindaki-ikili-gorusmelerini-degerlendirdi.jpg" type="image/jpeg" length="17052"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı sona erdi]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/saha-2026-uluslararasi-savunma-havacilik-ve-uzay-sanayi-fuari-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/saha-2026-uluslararasi-savunma-havacilik-ve-uzay-sanayi-fuari-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Fuar, 150 binden fazla ziyaretçiyle 75'i aşkın ülkeden delegasyonu ağırladı ve yaklaşık 8 milyar dolarlık yurt dışı ihracat sözleşmesine ev sahipliği yaptı - SAHA İstanbul Başkan Yardımcısı ve ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci: - '(Yaklaşık 8 milyar dolarlık ihracat sözleşmesi) Bu bir önceki SAHA fuarından çok daha yüksek bir rakam. Aslında Türk savunma sanayisinin ivmesini, gelişimini ve yurt dışından olan ilginin de en bariz göstergelerinden bir tanesi']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Türk savunma sanayisinin geldiği son noktayı gözler önüne seren SAHA 2026, 150 binden fazla ziyaretçi, 75'i aşkın ülke delegasyonu ve yaklaşık 8 milyar dolarlık yurt dışı ihracat sözleşmesiyle tamamlandı.<br></p><p>Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul'un organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı sona erdi.</p><p>Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu fuarın kapanış toplantısı, SAHA İstanbul Başkan Yardımcısı ve ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Genel Müdürü İlhami Keleş, TEI Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit, TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu ve SAHA İstanbul Genel Sekreteri Levent Kerim Uça'nın katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda, fuarın sektöre katkıları ve ulaşılan istatistikler paylaşıldı.</p><p>Murat İkinci, burada yaptığı konuşmada, organizasyonun bu yıl rekorlara imza attığını belirterek, fuara gösterilen yoğun ilgiye dikkati çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>SAHA 2026'nın 400 bin metrekare kapalı alanda gerçekleştirildiğini aktaran İkinci, '150 binden fazla ziyaretçimiz, şu anda da bu sayı artmaya devam ediyor, SAHA 2026'yı ziyaret etti. Bununla beraber yaklaşık 8 milyar dolarlık yurt dışı ihracat projesinin de imzası gerçekleştirildi. Bu bir önceki SAHA fuarından çok daha yüksek bir rakam. Aslında Türk savunma sanayisinin ivmesini, gelişimini ve yurt dışından olan ilginin de en bariz göstergelerinden bir tanesi. Birçok ülkenin katılımıyla gerçekleştirmiş olduğumuz SAHA 2026'da 75'ten fazla ülkenin delegasyonunu misafir ettik.' ifadelerini kullandı.</p><p>Türk savunma sanayisi firmaları tarafından 200'den fazla yeni ürünün tanıtımının yapılmasının fuarın en önemli başarı unsurlarından biri olduğunu vurgulayan İkinci, organizasyonun Türk sanayisinin motivasyonu yüksek ve inovatif yapısını uluslararası alanda kanıtladığını kaydetti.</p><p>- 'Ambargo uygulayan ülkeler işbirliği için SAHA'daydı'</p><p>ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol da bugüne kadarki en yüksek katılımlı SAHA'yı tamamladıklarını belirterek, özellikle Avrupa eksenli ziyaretçilerin yoğunluğuna vurgu yaptı.</p><p>Türkiye'nin savunma sanayisi gücüyle Avrupa'nın güvenliği için kritik bir konumda olduğunun, fuardaki temaslarda bir kez daha görüldüğünü aktaran Akyol, şöyle konuştu:<br></p><p>'Artık takip edilen, trend belirleyen bir ülkeyiz savunma sanayisinde. Bu fuar bunun da göstergesi oldu. Bütün dünya 'Türkiye ne yapmış, Türkiye'de neler yapılıyor?' diye takip etmek için burada. Bu da önemli bir konuydu. Daha önce çeşitli vesilelerle bizimle ambargo dahil birçok sorunu yaşamış ülkenin bugün birlikte 'ne yapabiliriz' diye buraya gelmiş olması da bizim geldiğimiz noktayı, Türkiye'nin gücünü, milletimizin gücünü tescilleyen bir konu oldu. Tüm bu yönleriyle gerçekten büyük, başarılı, faydalı, verimli bir fuar oldu. Türk savunma sanayisi bütün olarak milletin desteğiyle, devletinin liderliğinde dünyaya damga vurmaya, yeniliklerle yoluna devam etmeye, bütün bu başarı sürdürmeye devam edecek.'<br></p><p>​​​​​​​- Fuarda 55 yabancı bakan ve bakan yardımcısı ağırlandı</p><p>MKE Genel Müdürü İlhami Keleş ise SAHA 2026'nın 2015 yılında 5 bin metrekarelik bir alanla başladığını hatırlatarak, gelinen noktanın şaşırtıcı boyutlara ulaştığını ifade etti.</p><p>Dünyanın birçok yerindeki fuarlara katıldıklarını ancak hiçbirinde bu ambiyansı görmediklerini belirten Keleş, 'Bu fuarda 55 yabancı bakan ya da bakan yardımcısını ağırladık. Böyle bir teveccüh herhangi bir fuarda söz konusu değil. Türkiye'nin uluslararası konumlanması, Türk savunma sanayisinin hızlı ivmesi ve özellikle teknoloji transferinde müşteri-satıcı ilişkisinden ziyade paydaşlığa yönlenen ticaret karakteri ciddi ilgi topluyor.' diye konuştu.</p><p>- Tedarik zinciri için 30 bine yakın B2B görüşme</p><p>TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu da fuarın vitrin yüzünün yanı sıra geri planda yürütülen stratejik görüşmelere dikkati çekti.</p><p>KOBİ'leri ve tedarik zincirini oluşturan firmaları bir araya getirerek çözümler üretmenin SAHA'nın asli özelliklerinden biri olduğunu anlatan Demiroğlu, 'SAHA'nın sessiz geçen bir yüzü vardı, o da yaklaşık 30 bine yakın B2B görüşmesiydi. Yaklaşık 30 bine yakın görüşme. SAHA'nın özelliği de bu, KOBİ'leri, tedarik zincirini oluşturan firmaları bir araya getirerek karşılaşılan sorunları ve gelecekteki planları tartışıp onlara çözüm üretmek. SAHA, bunun başarıyla gerçekleştiğini göstermiş oldu. 30 bine yakın görüşme bunun da göstergesi.' ifadelerini kullandı.</p><p>- Uluslararası motor satışları ve yeni işbirlikleri</p><p>TEI Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit ise fuarın işbirlikleri, satış ve tedarik zinciri açısından son derece verimli geçtiğini vurguladı.</p><p>Fuarda 3 satış sözleşmesine imza attıklarını, bunlardan birinin yurt dışı ve ciddi miktarda satışı içerdiğini belirten Akşit, 'Bunların içinde motor satışları da var. Bir tane uluslararası bir kurumla işbirliği anlaşması imzaladık.' bilgisini verdi.</p><p>- Bir sonraki buluşma 16-20 Mayıs 2028'de</p><p>SAHA İstanbul Genel Sekreteri Levent Kerim Uça da 2018'de başlayan serüvenin 5'inci organizasyonunu geride bıraktıklarını belirterek, her fuarda nitelik ve nicelik olarak daha da geliştiklerini kaydetti. </p><p>Uça, savunma sanayisinin gelişimine paralel olarak büyüyen organizasyonun bir sonraki ayağının 16-20 Mayıs 2028 tarihlerinde gerçekleştirileceğini duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/saha-2026-uluslararasi-savunma-havacilik-ve-uzay-sanayi-fuari-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 18:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/saha-2026-uluslararasi-savunma-havacilik-ve-uzay-sanayi-fuari-sona-erdi.jpg" type="image/jpeg" length="78338"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SSB ile ASELSAN Konya arasında yüksek hızlı top sözleşmesi imzalandı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/ssb-ile-aselsan-konya-arasinda-yuksek-hizli-top-sozlesmesi-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/ssb-ile-aselsan-konya-arasinda-yuksek-hizli-top-sozlesmesi-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile ASELSAN Konya arasında SAHA 2026 kapsamında Yüksek Hızlı 25 mm Top (YHT-25) Projesi sözleşmesi imzalandı.<br></p><p>SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, Türkiye ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul'un organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirildi.</p><p>ASELSAN Konya'dan yapılan açıklamaya göre, Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu etkinlikte, SSB Başkanı Haluk Görgün ve ASELSAN Konya Genel Müdürü Serhan Özsoy'un katıldığı bir törenle iki kurum arasında YHT-25 Projesi sözleşmesi imzalandı.</p><p>İmzalanan anlaşma, ASELSAN Konya'nın SSB ile hayata geçirdiği ilk silah geliştirme projesi sözleşmesi olma özelliği taşıyor. Bu yönüyle proje, şirketin silah tasarımı, üretim ve test kabiliyetlerinin geliştirilmesi açısından stratejik önem taşıyor.</p><p>Proje kapsamında yerli ve milli imkanlarla geliştirilecek YHT-25 sisteminin, envanterde bulunan platformlar başta olmak üzere farklı kullanım alanlarında değerlendirilmesine yönelik yetenek kazanımı sağlanması hedefleniyor.</p><p>ASELSAN Konya tarafından geliştirilecek orta kalibre yüksek hızlı top sistemlerinin, kara ve deniz platformlarına entegre edilen uzaktan komutalı silah sistemlerinin yanı sıra ASELSAN'ın hava savunma sistemlerinde de bileşen olarak kullanılması planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sözleşmeyle savunma sanayiinde dışa bağımlılığın azaltılması, kritik sistemlerde yerlilik oranının artırılması ve yüksek katma değerli teknolojilerin geliştirilmesine katkı sağlanması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/ssb-ile-aselsan-konya-arasinda-yuksek-hizli-top-sozlesmesi-imzalandi</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 17:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/ssb-ile-aselsan-konya-arasinda-yuksek-hizli-top-sozlesmesi-imzalandi.jpg" type="image/jpeg" length="43383"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar: 'Teknolojik Dayanışma İttifakı kurmalıyız']]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/baykar-yonetim-kurulu-baskani-selcuk-bayraktar-teknolojik-dayanisma-ittifaki-kurmaliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/baykar-yonetim-kurulu-baskani-selcuk-bayraktar-teknolojik-dayanisma-ittifaki-kurmaliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Bugün görüyoruz ki bağımsızlığımızı tehdit eden en büyük unsur, sınırlarımıza yığılan konvansiyonel ordular değil, tedarik zincirlerimize, veri merkezlerimize ve doğrudan cebimizdeki cihazlara sızan tekno-kapitalist küresel tahakkümdür' - 'Sivil teknoloji ürünleri tümüyle birer silaha dönüştürülmüş durumda. Bedelini ödeyerek aldığımız akıllı telefonlar, saatler, iletişim ağları adeta insanlığı bir örümcek ağına hapsetti' - 'Onurlu bir varoluşun yol haritası bellidir. Bizim yapmamız gereken, İHA ve SİHA serüvenimizde yaptığımız gibi bugüne değil geleceğe odaklanıp, başkalarının belirlediği kuralları takip etmek yerine paradigma dönüşümü oluşturarak yepyeni bir kırılım yakalamaktır' - 'Geliştirdiğimiz yüksek teknolojiyi dost, kardeş ve mazlum halklarla paylaşarak sarsılmaz bir Teknolojik Dayanışma İttifakı kurmalıyız. Tekellerin dev veri merkezlerine mahkum olmadan, gücümüzü birleştirmek zorundayız. Gücümüzü birleştirirsek, bu tekellerin oluşturduğu örümcek ağını yırtıp atabiliriz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, geliştirdikleri yüksek teknolojiyi dost, kardeş ve mazlum halklarla paylaşarak sarsılmaz bir Teknolojik Dayanışma İttifakı kurulması gerektiğini belirterek, 'Tekellerin dev veri merkezlerine mahkum olmadan, gücümüzü birleştirmek zorundayız. Gücümüzü birleştirirsek, bu tekellerin oluşturduğu örümcek ağını yırtıp atabiliriz.' dedi.</p><p>Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı gerçekleştiriliyor.</p><p>Anadolu Ajansı'nın (AA) Global İletişim Ortağı olduğu etkinlikte Selçuk Bayraktar 'vizyon konuşması' gerçekleştirdi.</p><p>Bayraktar, konuşmasında, Türk destanlarındaki bir hikayeden bahsederek, 'Oğuz beylerinden Aruz Koca'nın çobanı, bir peri kızıyla tanışır. Bu birliktelikten, tepesinde tek bir gözü bulunan, bedeni devasa ve ürkütücü bir yaratık, Tepegöz doğar. Aruz Koca ona acır, bağrına basar. Lakin Tepegöz büyüdükçe vahşi bir canavara dönüşür. Oyun oynadığı çocukların kulaklarını, burunlarını koparıp yemeye başlar. Toplumdan dışlanır, dağa gönderilir. Ayrılırken peri annesinin parmağına taktığı tılsımlı yüzük sayesinde, ona ne ok ne de kılıç işler.' diye konuştu.</p><p>Tepegöz'ün Oğuz Eli'ne musallat olduğunu anlatan Bayraktar, şunları kaydetti:</p><p>'Halkı öyle bir çaresizliğe mahkum eder ki, her gün haraç olarak 500 koyun ve yemeğini pişirmesi için iki genci kurban olarak ister. Oğuz Eli kan ağlamaktadır. Yüzyılların derinliklerinden süzülüp günümüze ulaşan bu kadim Türk hikayesinin, bugünün insanına verdiği mesajı birazdan hep birlikte keşfedeceğiz. Bugün burada, sadece metalin ve yazılımın sergilendiği bir fuarda değiliz. 21. yüzyılın en keskin teknolojik ve ahlaki yol ayrımında, insan kalmanın ve insanlık onuruyla hür bir şekilde var olmanın yol haritasını konuşmak üzere bir araya geldik.'</p><p>Bayraktar, yaklaşık 30 yıl önce insanlığa bir teknoloji ütopyasının satıldığını belirterek, internetin sınırları kaldıracağı, bilginin serbest dolaşımının dünyayı eşitleyeceği ve sivil teknolojilerin küresel barışı getireceğinin söylendiğini ifade etti.</p><p>- 'Merhameti olmayanın elindeki teknoloji ancak bir imha aracına dönüşür'</p><p>'Bugün görüyoruz ki bağımsızlığımızı tehdit eden en büyük unsur, sınırlarımıza yığılan konvansiyonel ordular değil, tedarik zincirlerimize, veri merkezlerimize ve doğrudan cebimizdeki cihazlara sızan tekno-kapitalist küresel tahakkümdür.' diyen Bayraktar, bu tahakkümün geçmişin diktatörlükleri gibi kaba kuvvetle de gelmediğini vurguladı.</p><p>Bayraktar, bu tahakkümün milyarlarca insanı uyuşturucu gibi müptela kılan bir sistemle, gönüllü bir esaret olarak hayata girdiğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Somut bir örneği düşünelim. Bugün herhangi bir sosyal medya veya video platformunun temel algoritması, size doğruyu veya faydalıyı göstermek üzerine tasarlanmamıştır. Arka planda çalışan yapay zeka, nörolojik zaaflarımızı analiz ederek dopamin salgımızı tetikleyecek, bizi o ekranda 10 saniye daha fazla tutacak öfke, hedonizm ve korku temelli içerikleri optimize ediyor. Baktıkça ağına daha fazla çekiyor, içine çekildikçe daha fazla bakıyorsunuz. Girişim ekosisteminin dünyaya dayattığı ilk cümlenin hep 'maddi varlığını arttır' olduğunu görüyoruz. Medeniyetimizden aldığımız ilhamla, bizce insanın ilk gayesi, insanlığa fayda sağlamak olmalıdır.'</p><p>İnsan ile makine arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığını aktaran Bayraktar, 'Sadece makinelerin insanı taklit etmesinden bahsetmiyorum, insanların hızla makineleştiği karanlık bir çağa doğru yol alıyoruz. Ruhsuz bir rasyonalizmin, kendinden başka kimseye hayat ve hürriyet hakkı tanımayan materyalizmin tahakkümü altındayız. Makinelerin ve makine insanların istilasıyla karşı karşıyayız.' dedi.</p><p>Bayraktar, makine insanlar için, inanç, sevgi, merhamet ve hürriyet olmadığını belirterek, 'Hatta tutku dolu bir özlem de olmadığı gibi, onlar için acı, hasret, keder de yoktur. Makine acı çekmez, özlem duymaz, 'neden?' diye sormaz.' ifadesini kullandı.</p><p>Makineler ve makine insanlar için sonsuz döngüler, programlı kısır görevler, manayı yitirmiş karanlık ve en nihayetindeyse kaçınılmaz yok oluş ve mutlak yıkım olduğunu vurgulayan Bayraktar, 'Bizler, inancımızın tarifiyle, yaratılmışların en şereflisi olan insanı, eşref-i mahlukat kılan o ilahi ruhu ve derin hissiyatı korumak zorundayız. Bizim medeniyetimiz gönül medeniyetidir. Gönlü olmayanın, merhameti olmayanın elindeki teknoloji ancak bir imha aracına dönüşür.' diye konuştu.</p><p>- 'Gayemiz, teknolojinin insana hizmet ettiği adil bir dünya inşa etmek'</p><p>Selçuk Bayraktar, gayelerinin insanın makineleştiği değil, teknolojinin insana hizmet ettiği adil bir dünya inşa etmek olduğunu vurguladı.</p><p>Teknolojik kuşatmanın sadece cihazlara değil, doğrudan kişilerin iradesine ve ruhuna yapıldığını söyleyen Bayraktar, sivil teknoloji ürünlerinin tümüyle birer silaha dönüştürülmüş durumda olduğunu belirterek, 'Bedelini ödeyerek aldığımız akıllı telefonlar, saatler, iletişim ağları adeta insanlığı bir örümcek ağına hapsetti. Bütün uzuvlarıyla örümcek ağına hapsolmuş bir insanı ve onu iliklerine kadar sömüren bir canavarı hayal edin. Oysaki inancımızda örümcek ağı, insanı zulümden, kötülüklerden muhafaza eden ve hürriyeti koruyan adeta mucizevi bir perdedir.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bayraktar, bugünün 'Tepegözleri' ve tekno-canavarlarının, tüm insanlığı attığı her bir adımdan, aldığı her bir nefese kadar takip eden, hapseden bir ağ ördüğünü belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Yakın zamanda bazı devletlerin terör eylemlerinde gördük ki tedarik zincirine sızdırılan bombalarla cebimizdeki telefonlar, akıllı saatler, hatta kulaklıklar bile insanları katletmek için birer silaha dönüşebiliyor. Dev teknoloji tekelleri, bugün dünyayı adeta birer tekno-feodalist beylikler gibi yönetmek istiyor. Yakın zamanda bir de manifesto mahiyetinde bir metin yayınlandı. O metinde savaşı, barışı ve insan hayatını sadece birer optimizasyon problemi ve birer algoritmik çıktı olarak gören, vicdanı, ahlakı ve insan ruhunu denklemden çıkaran karanlık bir zihniyetle karşılaştık. Onlar için dünya, kendi sunucularında işlenen bir simülasyondan, bilgisayar algoritmasından ibaret olabilir.'</p><p>Örümcek ağına hapsedilmek istenen insanlığın bir veri kaynağından çok daha fazlası olduğunu aktaran Bayraktar, 'Bu kibirli ve karanlık manifestoların karşısına, adaleti, merhameti, ahlakı ve insan onurunu merkeze alan kendi yol haritamızı koymak zorundayız.' dedi.</p><p>- 'Yapmamız gereken, paradigma dönüşümü oluşturarak yepyeni bir kırılım yakalamaktır'</p><p>Selçuk Bayraktar, yapay zekanın büyük bir veri oburluğu ve devasa bir işlem gücü gerektirdiğine işaret ederek, 'Bugün küresel devler, 100 binlerce işlemci ile insanlığın tüm verisini harmanlayıp orantısız bir güç elde ediyorlar. Peki, Türkiye gibi ülkeler, dost ve kardeş uluslar, kısıtlı kaynaklarıyla bu dev tekellerle nasıl rekabet edecek? Eğer onların belirlediği kulvarda, onların kurallarıyla koşarsak ancak vasat bir takipçi olarak bu teknolojileri izleyeceğiz. Kökümüze, özümüze, yani kendimize kadim hikayemize geri dönelim.' şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aruz Koca'nın oğlu Basat'ın akınlardan döndüğünde Oğuz boyunun perişan halini ve kardeşinin de Tepegöz tarafından öldürüldüğünü öğrendiğine değinen Bayraktar, şunları söyledi:</p><p>'Oğuz'u bu esaretten kurtarmaya yemin eder ve tek başına Tepegöz'ün inine doğru yola çıkar. Basat, Tepegöz ile karşılaştığında önce ona ok atar ama oklar tılsımlı derisini delmez, parçalanır. Kılıç çeker, kılıcı kesmez. Tepegöz, uğraşmaya bile tenezzül etmeden Basat'ı yakalayıp mağarasına hapseder. Basat anlar ki bu orantısız gücü kaba kuvvetle veya alışılagelmiş yöntemlerle yenemeyecektir. Aklını ve stratejisini kullanmaya karar verir. Tepegöz mağarada derin bir uykuya daldığında, Basat ocağa demir bir şiş sokup kor haline getirir. Kor halindeki şişi, canavarın tek zayıf noktası olan, başının tepesindeki o tek göze saplayarak onu kör eder. Kör olan ve acıdan deliye dönen Tepegöz, mağaradan çıkmasını engellemeye çalışır. Sadece koyunların dışarı çıkmasına izin verir.'</p><p>Bayraktar, Basat'ın kestiği bir koçun derisini yüzüp içine girdiğini ve Tepegöz'ün bacakları arasından sıyrılarak mağaradan dışarı çıkmayı başardığını belirterek, 'Hikayenin sonunda, Tepegöz'ün kendisini kandırmak için sunduğu sihirli kılıcı ele geçirir ve canavarı kendi silahıyla boynunu vurarak alt eder. Onurlu bir varoluşun yol haritası bellidir. Bizim yapmamız gereken, İHA ve SİHA serüvenimizde yaptığımız gibi bugüne değil geleceğe odaklanıp, başkalarının belirlediği kuralları takip etmek yerine paradigma dönüşümü oluşturarak yepyeni bir kırılım yakalamaktır.' diye konuştu.</p><p>- 'Kendi açık kaynaklı, şeffaf ve denetlenebilir yazılım, donanım ve teknoloji ekosistemimizi kurmalıyız'</p><p>Büyük dil modellerinin temel olarak bir istatistik tahminleme makinesi olduğunu belirten Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Yakın zamanda gerçekleşen ilerlemeler, aslında doğru yönlendirildiğinde bu kırılımın en büyük göstergesidir. Kaba işlem gücü yerine, insanın düşünsel yeteneğine benzer semantik iyileşmeler, bu makineleri çok daha az işlem gücüyle daha ileri bir seviyede başarıma ulaştırmıştır. İnsanlık, yüzyıllar boyu evreni gözlemledi, veriyi tablolar halinde biriktirdi. Topladığı verideki rastlantısal görünümlü niceliklerden, niteliksel bağlar kurarak, bir anlamda aklını kullanıp, soyutlandırarak, ardındaki o basit ama sanatsal diyebileceğimiz doğanın kanunlarını keşfetti.</p><p>Yer çekimini, gezegenlerin hareketlerini, elektromanyetik denklemleri, kuantum kuramını, matematiğin kusursuz diliyle ifade etti. İnsanoğlu bunu yaparken, devasa makinelerin bugün yaptığı gibi neredeyse sonsuz boyuta sahip bir uzayda, sonsuz deneme ve yanılma yaparak, adeta bu geniş uzayın her bir noktasını teker teker test ederek o kanunları bulmadı. Enerji kapasitesi 20 vattı dahi geçmeyen beyniyle kâinatın en derin şifrelerini kırdı. Harezmi de, İbn-i Sina da, Newton da, Cezeri de, Einstein da hepimizin sahip olduğu o aynı mucizevi insan beynine sahipti, teravatlarca enerji tüketen ruhsuz bir veri merkezine değil.'</p><p>Bu sebeple, yapay zekayla alakalı ilerleme modelinin sadece donanım tekellerinin güdümündeki istatistiksel yığınlara dayanmaması gerektiğine değinen Bayraktar, 'İnsanlığın bilimsel birikiminin üzerine inşa edilmiş, fiziksel alemi de içeren, dilin yapısı ve düşünsel yeteneklerin yapıtaşlarını merkeze alan melez bir yaklaşım olmalıdır. İstatistiksel yapay zeka makinesine ilave edeceğimiz her bir semantik yetenek, çok daha düşük işlem gücüyle çok daha karmaşık problemleri çözmemizin anahtarı olacaktır. Kendi açık kaynaklı, şeffaf ve denetlenebilir yazılım, donanım ve teknoloji ekosistemimizi kurmalıyız. ' şeklinde konuştu. </p><p>Mümkünse ekosistemin her bir unsurunu bağımsızca geliştirebilme ve üretebilme kabiliyetine sahip olunması gerektiğine değinen Bayraktar, kısa vadede mümkün olmadığı durumlarda, iş birliklerine veyahut doğrudan dışarıdan temin yoluna başvurulabileceğine vurgu yaptı. </p><p>Bayraktar, dışarıdan alınan sistemlerin tümüne de, özellikle altyapı yazılımları ve donanımları söz konusu olduğunda açık kaynaklı yazılım modelinin şart koşulması gerektiğine dikkati çekerek, 'Açık kaynak, verilerimizin mahremiyeti, güvenliği ve dijital egemenliğimizin vazgeçilmez unsurudur. Yaklaşan kuantum çağının tehditlerine karşı kalkanlarımızı bugünden örmeli, iletişim ağlarımızı kuantum dirençli şifreleme algoritmalarıyla donatarak, küresel tekellerin sızamayacağı otonom ve milli mimariler inşa etmeliyiz. Verilerin tekelleşmesine, tek elde toplanmasına asla izin verilmemeli. Ulusların ve toplumların egemenliği açısından, tek amacı kar maksimizasyonu olan dev teknoloji tekellerinin veri merkezlerinde tüm hayatımızın toplanmasının ne anlama geldiğini açıklamaya dahi gerek olmadığını düşünüyorum.' şeklinde konuştu. </p><p>Verileri küresel dev tekellerin sunucularına teslim etmek yerine, federe öğrenme mimarilerinin hayata geçirilmesi gerektiğine dikkati çeken Bayraktar, 'Veri, hastanelerimizde, kendi kurumlarımızda ve kendi sınırlarımız içinde kalırken, algoritmalarımız bu dağıtık ağlarda mahremiyeti bozmadan öğrenecek ve sadece ortak aklı merkeze taşıyarak bizi bu sömürü düzeninden kurtaracaktır. Kısıtlı kaynaklarımızı statükoyu koruyan hantal sistemlere değil, geleceğin harp ve sivil alanlarını şekillendirecek teknolojilere yatırmak durumundayız.' dedi. </p><p>- ⁠'Teknolojik Dayanışma İttifakı kurmalıyız'</p><p>Yapay zekadan ileri çip teknolojilerine, kuantum bilgi işlemden robotik otomasyona uzanan bu yolda, devasa, merkezcil bir bulut yapısına ihtiyaç duymadan, doğrudan cihaz üzerinde çalışan uç bilişim modellerinin geliştirilmesi gerektiğine işaret eden Selçuk Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Geliştirdiğimiz yüksek teknolojiyi dost, kardeş ve mazlum halklarla paylaşarak sarsılmaz bir Teknolojik Dayanışma İttifakı kurmalıyız. Tekellerin dev veri merkezlerine mahkum olmadan, gücümüzü birleştirmek zorundayız. Gücümüzü birleştirirsek, bu tekellerin oluşturduğu örümcek ağını yırtıp atabiliriz. Bu birleşme sadece kağıt üzerinde bir ittifak değil, derin bir zihniyet devrimi olmalıdır. Biz bu devrimi, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla bir hayat biçimine dönüştürdük. Bu vizyonu gerçekleştirebilmek için en önemli unsur, insanın ta kendisi, geleceğin tam da kendisi olan genç nesillerimizdir.</p><p>Bundan 8 yıl önce TEKNOFEST'ler ile Anadolu'nun her köşesine ekmeye başladığımız o tohumlar, bugün artık boyu arşa uzanan dev çınarlara dönüşüyor. Bugün karşımızda duran TEKNOFEST kuşağı, sadece teknoloji geliştiren bir nesil olarak kalmıyor. Bu kuşak, kendi göbeğini kendi kesen, 'biz en iyisini yapabiliriz' diyen, zihinsel prangaları parçalamış, asil bir hürriyet kuşağıdır. Bu kuşak, yaptığı her işle, attığı her adımla o küresel örümcek ağının tellerini birer birer koparmaktadır. İşte bugün bu fuar alanında gördüğünüz, yeni nesil yapay zeka sistemlerimiz, doğadaki kuş sürüleri gibi birbiriyle haberleşen otonom sürülerimiz ve dünya harp doktrinini yeniden yazan tüm çalışmalarımız, son 8 yılda yetişen TEKNOFEST kuşağının imzasını taşımaktadır. Burada sergilenen her bir eser, sadece birer mühendislik başarısı değil, gökyüzünde, yeryüzünde ve dijital dünyada hür ve özgün var oluşumuzun perçinlenmiş mühürleridir.'</p><p>Bayraktar, Milli Teknoloji Hamlesi'nin makineleşmeye karşı ruhen ve bedenen bir ayağa kalkış olduğuna işaret ederek, '8 yıl önce TEKNOFEST'lerde ektiğimiz tohumlar, kökü belli olmayan rüzgarlara karşı, mazisi ve istikameti belli koca çınarlar olarak köklerden göklere yükselecek. Hakikat şudur ki, istikbalin anahtarı başkalarının yazdığı karanlık satırlarda değil, âlemlerin mimarının kalbimize nakşettiği irademizde ve bir olmanın muazzam sırrındadır.' şeklinde konuştu.</p><p>Konuşmasının ardından Bayraktar'a günün anısına Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün tarafından İstanbul semalarında Bayraktar TB2 ve KIZILELMA'nın olduğu minyatür çalışması takdim edildi.</p><p>Hediye takdiminin ardından Haluk Görgün, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz'ün de aralarında yer aldığı protokol üyelerinin katılımıyla günün anısına toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.​​​​​​​</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/baykar-yonetim-kurulu-baskani-selcuk-bayraktar-teknolojik-dayanisma-ittifaki-kurmaliyiz</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 16:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/baykar-yonetim-kurulu-baskani-selcuk-bayraktar-teknolojik-dayanisma-ittifaki-kurmaliyiz.jpg" type="image/jpeg" length="67914"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzincan'da 'Ergan Dağı Teknoloji Festivali' düzenlendi]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/erzincanda-ergan-dagi-teknoloji-festivali-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/erzincanda-ergan-dagi-teknoloji-festivali-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ERZİNCAN (AA) - Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) IEEE Topluluğu tarafından düzenlenen 'EBYÜ IEEE Days-Ergan Dağı Teknoloji Festivali' başladı.</p><p>Ergan Dağı Kış Sporları ve Doğa Turizm Merkezi'ndeki festivalde, çevre illerden gelen üniversite öğrencileri kurulan stantlarda teknoloji alanında yaptıkları çalışmalarını sergiledi.</p><p>Festivalin açılışında konuşan IEEE Kulüp Danışmanı ve etkinlik koordinatörü Prof. Dr. Naim Süleyman Tınğ, teknolojiyle gençliği aynı atmosferde buluşturdukları özel bir organizasyon yaptıklarını söyledi.</p><p>Tınğ, Erzincan Valiliği ile üniversite arasında imzalanan stratejik işbirliği ve AR-GE protokolü ile bir vizyon ortaya konulduğunu belirterek, şöyle devam etti:</p><p>'Bu vizyon, Ergan Dağı'nı yalnızca mekanik bir spor sahası değil, aynı zamanda kış bilimleri, teknoloji ve inovasyon alanında da uluslararası ölçekte söz sahibi olabilecek bir merkez haline getirmeyi hedeflemektedir. Bugün gerçekleştirdiğimiz IEEE Days-Ergan Dağı Teknoloji Festivali de bu büyük vizyonun ilk somut adımlarından biridir. Çünkü bizler Ergan Dağı'nın yalnızca turizm faaliyetlerinin yürütüldüğü bir alan olarak değil, teknolojinin geliştirildiği, test edildiği, gençlerin proje ürettiği ve akademik çalışmaların sahaya dönüştüğü yaşayan bir teknoloji ekosistemi olmasını hedefliyor ve arzuluyoruz. Hedeflenen çalışmalarımız arasında yapay zeka destekli akıllı pist yönetim sistemleri, erken çığ ve kaza uyarı sistemleri, doğaya entegre yenilenebilir enerji uygulamaları ve sahada test edilecek yeni nesil kış turizm teknolojileri bulunmaktadır.'</p><p>Ergan Dağı Sıra Dışı Sporlar Merkezi Genel Müdürü Ömer Sönmez ise festivalin, kentin kış turizmi endüstrileri ve teknolojileri alanında bir atılım yapmasının önünün açılması için önemli olduğunu anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Etkinlik kapsamında savunma sanayisi ve teknoloji alanının temsilcilerinin katılımıyla teknolojik gelişmelerin ele alındığı oturumlar düzenleniyor.</p><p>Festival, yarın yapılacak oturumlarla sona erecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Erzincan, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/erzincanda-ergan-dagi-teknoloji-festivali-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/erzincanda-ergan-dagi-teknoloji-festivali-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" length="93801"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, AA Teknoloji Masası'na konuk oldu: (1)]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/saha-istanbul-yonetim-kurulu-baskani-haluk-bayraktar-aa-teknoloji-masasina-konuk-oldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/saha-istanbul-yonetim-kurulu-baskani-haluk-bayraktar-aa-teknoloji-masasina-konuk-oldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Bayraktar KIZILELMA ilk uçuşunu 2022 aralık ayında yaptı ve o günden bu yana sürekli uçuş testleri gerçekleştiriliyor. Şu anda seri imalata başladık. Bu sene içerisinde ilk seri teslimatları gerçekleştirmeyi hedefliyoruz' - 'Endonezya başta olmak üzere çok yoğun talep vardı. Endonezya yaklaşık 1 yıldır bu sözleşmeyi imzalamak istiyordu. Biz biraz daha ürün tüm test aşamalarından geçsin, ilk teslimatlar ülkemizde yapılsın diye bekletiyorduk. Şimdi ilk 12 adetlik Bayraktar KIZILELMA ihracat sözleşmesini imzaladık. İlk teslimatların 2028 yılında başlamasını hedefliyoruz' - 'Bayraktar TB2'nin motorunu ilk yıllarda yurt dışından alıyorduk, şimdi o motoru yerli yapıyoruz. Seri üretim hattını kuruyoruz. Yılda binlerce üreteceğiz' - 'Turbofan motorlarında hem TEI bünyesinde çalışmalar sürüyor hem Baykar olarak biz kendi öz kaynaklarımızla motor geliştirme faaliyetleri yürütüyoruz. Kat edecek yolumuz var ama biz bunu yapabileceğimizi biliyoruz' - 'Geçtiğimiz SAHA fuarında toplam 6,3 milyar dolarlık sözleşmeye imza atılmıştı 2024 yılında. 6,3 milyar doların 4,2'si ihracat odaklıydı. Bu sene SAHA'da 8 milyar dolarlık ihracat sözleşmesi imzalandı']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - FİRDEVS BULUT KARTAL / ABDULKADİR GÜNYOL - SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, Bayraktar KIZILELMA'nın ilk uçuşunu 2022 aralıkta yaptığını, o günden bu yana sürekli uçuş testleri gerçekleştirildiğini belirterek, 'Şu anda seri imalata başladık. Bu sene içerisinde ilk seri teslimatları gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.' dedi.</p><p>SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, Türkiye ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul'un organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştiriliyor.</p><p>Haluk Bayraktar, Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu SAHA 2026 fuar alanında düzenlenen AA Teknoloji Masası'nın konuğu oldu.</p><p>Bayraktar, SAHA İstanbul'un 2015 yılında 27 üyeyle kurulduğunu hatırlatarak, bugün ortaya çıkan tablonun Türkiye'nin savunma sanayisindeki dönüşümünü net biçimde gösterdiğini şöyle anlattı:</p><p>'SAHA İstanbul'un en önemli amacı, Türkiye'de bundan 25 yıl önce başlayan savunma ve havacılık sektöründeki millileşme sürecinin, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuna özellikle özel sektörün katılımıyla güçlü bir ekosistem kurulması düşüncesiyle yola çıktığı bir yapı olmasıydı. 27 üyeyle kurulan bir sivil toplum kuruluşu aslında. Savunma, havacılık ve uzay konularını kapsayacak şekilde faaliyetlerine başladı ve 2015'ten bu yana Türkiye'de son 25 yıldaki savunma alanındaki ivmeyle birlikte gerçekten güçlü bir ekosistem kurulmuş oldu.</p><p>2002 yılında Türkiye'de en fazla 20 civarında savunma sanayi firması varken, bugün itibarıyla 2026'da 3 binden fazla savunmaya hizmet eden firma olduğundan artık bahsediyoruz. İhracatımız savunma alanında 250 milyon dolarken, geçtiğimiz yıl 10 milyar doları geçti, bu sene de 13 milyar dolar hedefi var. Her yıl reel anlamda yüzde 20 seviyesinde büyüyen bir sektör.'</p><p>SAHA İstanbul'un yalnızca üye sayısıyla değil, oluşturduğu nitelikli ekosistemle büyüdüğünü vurgulayan Bayraktar, şöyle konuştu:</p><p>'27 üyeyle başlayan süreç bugün 1300'ü aşkın üyeye ulaştı. Burada önemli olan üye sayısı da değil aslında. Biz burada nitelikli savunma ekosistemini güçlendirecek bir yapıyı kurma hedefiyle hareket ettik. 30'u aşkın üniversite SAHA bünyesinde yer aldı. Avrupa'nın en büyük sanayi kümelenmesi haline geldi. Ve bugün SAHA 2026'da bunun sonuçlarını görüyoruz. İlk fuarımız 10 bin metrekareydi. Şu an fuar 100 bin metrekare alana yerleşik. Bu fuarda stant almak için sırada olan 200 firma vardı Türkiye'den, daha da büyük olabilirdi. Ürünlerdeki derinlik, çeşitlilik açısından Türkiye gerçekten çok farklı bir noktaya geldi.'</p><p>- 'Bu sene SAHA'da 8 milyar dolarlık ihracat sözleşmesi imzalandı'</p><p>SAHA 2026'nın özellikle büyük firmalarla KOBİ'leri aynı ekosistem içinde konumlandırmasına dikkati çeken Haluk Bayraktar, 'Burada şöyle bir mantık var. Ana yüklenici firmalarla onların tedarikçi ekosistemini birbirlerine yakın konumluyoruz. Ana koridorlarımız var. Yeşil Hat boyunca ana firmalar, Turkuaz Hat boyunca onların tedarikçileri yer alıyor. Bir ziyaretçi geldiği zaman ana firmayı değil, bütün ekosistemi görmüş oluyor. Bu bizim için çok önemli.' dedi.</p><p>Fuara Türkiye'nin yanı sıra uluslararası katılımcıların da büyük ilgi gösterdiğini ifade eden Bayraktar, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'SAHA 2026'ya Avrupa'dan, Amerika'dan, Asya'dan, Orta Doğu'dan, Afrika'dan çok yoğun katılım vardı. Özellikle yurt dışı heyetlerinden çok büyük övgüler aldık. Bu sefer artık çok açık bir şekilde Türkiye'nin savunma sanayisinde geldiği seviyenin farklı görüldüğünü fark ettim. Hatta şöyle deniyor, coğrafyamıza baktığınız zaman Çin'den sonra batıya doğru geldiğinizde en derinlemesine, en güçlü ekosistem artık Türkiye'de kurulmuş durumda. Bu da bizler için gurur verici.</p><p>Bu sene fuara Avrupa ve Amerika kıtasından daha yoğun bir ilgi vardı. 17 panel düzenledik, uzayla ilgili 4 panel daha yapıldı. NATO İnovasyon Fonu'nun en üst düzey yöneticileri geldi. Kanada'dan bakan yardımcısı katıldı. Avrupa'dan bakan seviyesinde katılımcılar vardı. Türkiye'nin NATO ülkeleriyle savunma alanındaki işbirliği süreçlerinin artırılması yönünde yoğun faaliyetler yürütülüyor. Özellikle Avrupa'da savunma sanayisi fonlarının kurulmaya başladığını görüyoruz. Daha önce savunma sanayisine yatırım yapmak istemeyen fonlar şimdi bu alana yöneliyor.'</p><p>Fuarda oluşan ekonomik büyüklüğe de işaret eden Bayraktar, sözlerini söyle sürdürdü:</p><p>'SAHA'da ziyaretçi sayısı olarak 150 bini hedeflemiştik. Cumartesi halk günü ve son günü. Şu an itibarıyla ziyaretçi sayısı 120 bin kişiyi aşmış durumda. 196'yı aşkın imza töreni burada gerçekleşti. Geçtiğimiz SAHA fuarında toplam 6,3 milyar dolarlık sözleşmeye imza atılmıştı 2024 yılında. 6,3 milyar doların 4,2'si ihracat odaklıydı. Bu sene sahada 8 milyar dolarlık ihracat sözleşmesi imzalandı. Bu muazzam bir başarı. Özellikle burada ARCA firmasına özel yer vermek gerekiyor. 8 milyar dolarlık sözleşmenin 4,3 milyar doları ARCA firmasının imzaladığı sözleşmeler. Yine Baykar olarak da KIZILELMA'nın ilk ihracat sözleşmesini imzaladık. Bu da tarihi öneme sahip.'</p><p>Fuarda sergilenen sistemlerin önemli bölümünün konsept aşamasını geçmiş, sahada kendini kanıtlamış ürünlerden oluştuğunu vurgulayan Bayraktar, 'Biz SAHA olarak prototip aşamasındaki ürünlerden ziyade sahada kendini ispatlamış ürünlere önem veriyoruz. Örneğin, Baykar'da gördüğünüz platformların tamamı uçuş testlerini gerçekleştirmiş, uçan platformlar. Firmalarımızın sahaya çıkan ürünlerle burada yer almasını tercih ediyoruz.'</p><p>- 'Bayraktar TB2 motoru için seri üretim hattını kuruyoruz, yılda binlerce üreteceğiz'</p><p>Türkiye'nin geçmişte yaşadığı ambargoların bugün yerli çözümleri hızlandırdığını ifade eden Haluk Bayraktar, savunma sanayisinde artık refleks geliştirebilen güçlü bir altyapı oluştuğunu söyledi.</p><p>Bayraktar, Türkiye'nin eğer belli teknolojileri tedarik etmesinde engellerle karşılaşıyorsa artık bunları kendi altyapısıyla geliştirebilecek seviyeye geldiğine işaret ederek, 'Biz bunu çok yaşadık. Azerbaycan Tek Vatan Harekatı sırasında kamera tedarikinde sorun yaşandı. Hemen ASELSAN'ın milli çözümü devreye girdi. O çözüm bugün dünyanın onlarca ülkesine ihraç ediliyor. Data linklerde sorun yaşıyorduk, bugün SATCOM'dan görüş hattı data linklerine kadar her şey milli olarak yapılıyor. Sıkıntı yaşandığı zaman Türkiye çok hızlı çözüm üretir hale geldi.' diye konuştu.</p><p>Motor teknolojilerinde de önemli bir aşamaya gelindiğini anlatan Bayraktar, şöyle konuştu:</p><p>'Bayraktar TB-3'ün turbo dizel motoru TEİ tarafından geliştiriliyor. Bayraktar TB2'nin motorunu ilk yıllarda yurt dışından alıyorduk, şimdi o motoru yerli yapıyoruz. Seri üretim hattını kuruyoruz, yılda binlerce üreteceğiz. Motorumuzu test ettik, kalifiye ettik. Yine turbofan motorların da hem TEI bünyesinde çalışmaları sürüyor hem Baykar olarak biz kendi öz kaynaklarımızla motor geliştirme faaliyetleri yürütüyoruz. Tabii ki kat edecek yolumuz var ama biz bunu yapabileceğimizi biliyoruz. Artık o özgüvene sahibiz.'</p><p>Türkiye'de savunma sanayisine yönelik toplumsal sahiplenmenin dünyada benzeri az görülen bir seviyede olduğunu söyleyen Bayraktar, TEKNOFEST'in de bu kültürü büyüttüğünü ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bayraktar, 'Türk milleti, savunma sanayisiyle gurur duyuyor. Burada yer almaktan dolayı gurur duyuyor. Bunun herhangi bir parçasını yapmaktan dolayı da gurur duyuyor. TEKNOFEST'e 1,5 milyon öğrenci başvuruyor. Takımlar kuruyor, projeler geliştiriyor. Start-uplar ortaya çıkıyor. Bu da ekosistemi inanılmaz hızlandırıyor.' dedi.</p><p>- Bayraktar KIZILELMA'nın teslimatı için geri sayım</p><p>Haluk Bayraktar, fuarın en dikkati çeken başlıklarından biri olan Bayraktar KIZILELMA'ya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Bayraktar KIZILELMA, 25 yıllık serüveninde insansız hava aracı teknolojisindeki en son nokta. Şu an için motoru dışında uçağın tüm sistemleri milli olarak geliştirildi. Aviyonik sistemleri, haberleşme teknolojileri, yakıt sistemleri, iniş sistemleri, yapısal bileşenleri, fren balatasına kadar milli bir sistemden bahsediyoruz. İlk uçuşunu 2022 aralık ayında yaptı ve o günden bu yana sürekli uçuş testleri gerçekleştiriliyor. Şu anda seri imalata başladık. Bu sene içerisinde ilk seri teslimatları gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.</p><p>ASELSAN tarafından geliştirilen AESA radarı ve TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen hava-hava füzeleriyle birlikte dünyada ilk kez bir insansız savaş uçağından hava-hava hedefi vuruldu. Bunu başaran ilk sistem KIZILELMA oldu. Şu an kendi sınıfında insansız savaş uçakları teknolojisinde en ileri seviyedeki platform KIZILELMA.'</p><p>KIZILELMA'nın Endonezya ile imzalanan ilk ihracat sözleşmesine ilişkin de bilgi veren Bayraktar, şöyle konuştu:</p><p>'Biz aslında Bayraktar KIZILELMA'yı çok fazla pazarlamıyoruz. Önceliğimiz ülkemizin ihtiyaçlarıydı ama Endonezya başta olmak üzere çok yoğun talep vardı. Endonezya, yaklaşık 1 yıldır bu sözleşmeyi imzalamak istiyordu. Biz biraz daha ürün tüm test aşamalarından geçsin, ilk teslimatlar ülkemizde yapılsın diye bekletiyorduk. Şimdi ilk 12 adetlik Bayraktar KIZILELMA ihracat sözleşmesini imzaladık. İlk teslimatların 2028 yılında başlamasını hedefliyoruz.'</p><p>(Sürecek)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/saha-istanbul-yonetim-kurulu-baskani-haluk-bayraktar-aa-teknoloji-masasina-konuk-oldu-1</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/saha-istanbul-yonetim-kurulu-baskani-haluk-bayraktar-aa-teknoloji-masasina-konuk-oldu-1.jpg" type="image/jpeg" length="27853"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deprem ve yangında yıkılan binaların beton atıkları afete dayanıklı yapılarda kullanılacak]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/deprem-ve-yanginda-yikilan-binalarin-beton-atiklari-afete-dayanikli-yapilarda-kullanilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/deprem-ve-yanginda-yikilan-binalarin-beton-atiklari-afete-dayanikli-yapilarda-kullanilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ile İstanbul Teknik Üniversitesi işbirliğinde yürütülen projede, yangın geçirmiş betonarme yapılardan elde edilen atıkların çelik tüpler içinde yeniden değerlendirilmesi hedefleniyor - Projeyle hem tonlarca enkazın ekonomiye kazandırılması hem de sürdürülebilir ve depreme dayanıklı yapı sistemlerinin geliştirilmesi amaçlanıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TEKİRDAĞ (AA) - FIRAT ÇAKIR - Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ile İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) işbirliğinde yürütülen projeyle depremde yıkılan ya da yangın geçirmiş betonarme yapıların atıkları yeniden yapı sektörüne kazandırılacak.</p><p>İTÜ Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Yapı Bilimleri Ana Bilim Dalı doktora öğrencisi Selin Koca'nın tez çalışması kapsamında, yangın geçirmiş betonarme binalardan elde edilen atıkların çelik tüpler (CFCT) içerisinde yeniden kullanılmasına yönelik çalışma başlatıldı.</p><p>Proje kapsamında, 2 yıl önce Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesinde yangın geçiren yaklaşık 160 bin metrekarelik tekstil fabrikasından elde edilen beton atıkları, NKÜ Yapısal Deprem Laboratuvarı'na getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kırma ve küçültme işlemlerinden geçirilen beton parçaları, CFCT adı verilen çelik tüpler içerisinde çeşitli deneylere tabi tutuluyor.</p><p>Elde edilen veriler doğrultusunda yaklaşık 3 ay içerisinde büyük yapısal deneylerin yapılması planlanıyor.</p><p>Çalışmayla afetler sonrası ortaya çıkan tonlarca beton atığının sürdürülebilir şekilde yeniden değerlendirilmesi hedefleniyor.</p><p>- Yangın ve depremlerde ortaya çıkan beton atıklar çevresel ve ekonomik sorun oluşturuyor</p><p>NKÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Bal, AA muhabirine, yangın ve deprem sonrası oluşan beton atıklarının çelik tüpler içerisinde yeniden kullanılmasıyla hem karbon salınımı azaltmayı hem de daha dayanıklı yapılar geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi.</p><p>Yangın ve deprem sonrası ortaya çıkan beton atıklarının çevresel ve ekonomik açıdan önemli sorun oluşturduğunu belirten Bal, sürdürülebilirliğin beton yapılarda dünyanın birçok ülkesinde öne çıkan bir konu olduğunu ifade etti.</p><p>Türkiye'nin 6 Şubat depremlerinin ardından büyük miktarda enkazla karşı karşıya kaldığını dile getiren Bal, bu atıkların yeniden değerlendirilmesinin önem taşıdığını kaydetti.</p><p>Bal, yangın geçirmiş ve mevcut haliyle kullanılamayacak durumdaki betonarme yapıların yeniden değerlendirilebileceğini anlattı.</p><p>- Uygulama, çelik borularda karşılaşılan burkulma ve stabilite problemlerini ortadan kaldıracak<br></p><p>Yangın geçirmiş fabrika atıklarının laboratuvar ortamında ayrıştırılarak belirli tane boyutlarına getirildiğini ifade eden Bal, 'Bu malzemenin CFCT denilen çelik tüpler içerisinde kullanılabilirliğiyle ilgili deneyler gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmaların hem sürdürülebilirlik hem de yangın dirençliliği açısından önemli sonuçlar ortaya koyacağını düşünüyoruz.' dedi.</p><p>Bal, şu ana kadar 32 deney gerçekleştirdiklerini belirtti.</p><p>Elde edilen sonuçlar doğrultusunda en verimli yöntemin belirlenmeye çalışıldığını vurgulayan Bal, 'Bu yöntem sayesinde taşıyıcı sistemin dayanımı önemli ölçüde artırılırken, yapıların güvenliği ve yük taşıma kapasitesi de üst seviyeye çıkarılmış oluyor. Bunları çimento enjeksiyonu ile güçlendirerek tüplerin içerisine enjekte ediyoruz. Bu uygulama sayesinde, çelik borularda normalde karşılaşılan burkulma ve stabilite problemleri ortadan kaldırılıyor.' diye konuştu.</p><p>- Bu yöntem sayesinde daha yüksek ve dayanıklı binalar inşa edilebilecek</p><p>Bal, uygulama sayesinde daha yüksek ve daha dayanıklı binaların inşa edilmesini mümkün hale getirmek istediklerini kaydetti.</p><p>CFCT sistemlerinin özellikle Çin ve Japonya'da gökdelen, köprü ve deniz yapılarında yaygın olarak kullanıldığını anlatan Bal, 'Japonya gibi depremselliği yüksek ülkelerde bu yapıların depreme dirençliliğinin çok yüksek olduğunu görüyoruz. Sürdürülebilir dünya için depreme dayanıklı yapı sistemlerinin geliştirilmesinde CFCT teknolojilerinin çok büyük önemi var. Türkiye'de de bu tarz yapıları inşa etmeye başlayacağız.' ifadelerini kullandı.</p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bilim, Tekirdağ</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/deprem-ve-yanginda-yikilan-binalarin-beton-atiklari-afete-dayanikli-yapilarda-kullanilacak</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/deprem-ve-yanginda-yikilan-binalarin-beton-atiklari-afete-dayanikli-yapilarda-kullanilacak.jpg" type="image/jpeg" length="24676"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EHSİM elektronik harp kalkanı JINN ve SİS ile SAHA 2026'da yerini aldı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/ehsim-elektronik-harp-kalkani-jinn-ve-sis-ile-saha-2026da-yerini-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/ehsim-elektronik-harp-kalkani-jinn-ve-sis-ile-saha-2026da-yerini-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Elektronik Harp Sistemleri Mühendislik AŞ, SAHA 2026'da hava unsurları için elektronik harp kalkanı olarak geliştirdiği yerli 'JINN' ve 'SİS' ürünleriyle öne çıkıyor - JINN, platforma entegre karıştırma çözümü sunarken, SİS de hedefleri sahte hedef olarak gösterip düşmanı şaşırtıyor - EHSİM Genel Müdürü Fatih Say: - 'Savunma Sanayii Başkanlığımızın öncülük ettiği çalışmalar var. Yakın zamanda sahada elektronik harpte destekleyici unsur olarak yapay zekayı göreceğiz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - ALİ ATAR - Türkiye'nin stratejik kuruluşu Elektronik Harp Sistemleri Mühendislik AŞ (EHSİM), fuarda hava unsurları için elektronik harp kalkanı olarak geliştirdiği yerli 'JINN' ve 'SİS' ürünlerini SAHA 2026'da sergiledi.</p><p>Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul'un organizasyonuyla düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi'nde devam ediyor.</p><p>Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu fuarda, elektronik harp teknolojileri alanında faaliyet gösteren Türkiye'nin stratejik kuruluşu EHSİM, fuarda hava unsurları için elektronik harp kalkanı olarak geliştirdiği yerli 'JINN' ve 'SİS' ürünleriyle öne çıkıyor. JINN, platforma entegre karıştırma çözümü sunarken, SİS de hedefleri sahte hedef olarak gösterip düşmanı şaşırtıyor.</p><p>- TÜBİTAK SAGE ile güç birliği</p><p>EHSİM Genel Müdürü Fatih Say, AA muhabirine, şirketin yeni nesil elektronik harp çözümleri ve SAHA 2026'daki temaslarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Mayıs ayında TÜBİTAK SAGE ile kritik bir işbirliği protokolü imzaladıklarını hatırlatan Say, Hava Kuvvetleri için kritik füze teknolojileri geliştiren SAGE ile EHSİM'in 28 yıllık elektronik harp tecrübesini bir araya getirdiklerini söyledi.</p><p>Say, 'Birlikte aslında bir güç birliğine giderek harekat sahasında Hava Kuvvetlerimizi nasıl bir adım daha öne çıkarabiliriz konusunda bir işbirliğine gittik.' dedi.</p><p>Uçaklara yönelik tehditlerin radarlar tarafından fark edilmeyle başladığına işaret eden Say, şunları kaydetti:</p><p>'SAGE'nin geliştirdiği sistemlere sarf edilebilir, düşük maliyetli elektronik harp çözümü entegre ederek önden bu sistemlerin düşman radarlarını etkisiz hale getirmeyi hedefliyoruz. Ama elektronik harp tehditleriyle yani herhangi bir 'hard kill'den (fiziksel imha) bahsetmiyoruz. Elektronik harp tehditleriyle onların yorulması, kafasının karıştırılması, havada sahte hedefler gösterilerek bir nevi onlarla meşgul edilmesini sağlayarak hava sahasını uçaklarımız için güvenli hale getirme şeklinde bir çözüm için birlikte çalışacağız.'</p><p>- Sızma harekatlarında 'JINN', füzeye karşı 'SİS' devrede</p><p>SAHA 2026'da sergilenen EHSİM'in yerli ürünleri JINN ve SİS'in sahadaki oyun değiştirici özelliklerine değinen Say, JINN sisteminin TÜBİTAK SAGE ile yürütülen projeye benzer bir amaca hizmet ettiğini belirtti.</p><p>Say, JINN ile uç birliklerin ve özel kuvvetlerin sızma harekatlarında dronları kullanarak yakın mesafeden radarları etkisiz hale getirmeyi ve hava savunma operatörlerini aynı anda çok sayıda tehditle uğraştırarak doyuma ulaştırmayı (satüre etmeyi) amaçladıklarını bildirdi.</p><p>SİS sisteminin ise tamamen farklı bir fonksiyona sahip olduğuna dikkati çeken Say, şöyle devam etti:</p><p>'Hiçbir yöntem yüzde 100 etkili değil. Mutlaka bazı alanlarda zafiyetler ya da yenemediğiniz radar çözümleri olabiliyor. Bunlar bir şekilde biz o sistemlerle aşamadığımız noktada, hala uçağımıza bir tehdit olduğunda ve yerden bir hava savunma füzesi fırlatıldığında orada SİS devreye giriyor. Bu defa gerçekten o füzeyi biz meşgul ediyoruz. Ona sahte hedef göstererek yine bizim uçağımıza değil, başka yere yönlendirmeye çalışıyoruz. Yani ilk başta görünmemeye çalışıyoruz. Velev ki göründük, bu defa bizi görenden önce hamle yaparak onu etkisiz hale getirmeye çalışıyoruz. Bu anlamda bütünsel bir çözümle sahadayız diyebiliriz.'</p><p>- Elektronik harpte 'bilişsel zeka' dönemi</p><p>Fatih Say, bugün savaş konseptlerinin teknoloji ve otonom sistemler üzerinden şekillendiğini, sensörlere dayalı bu sistemlerin aldatılmasının ve çalışmaz hale getirilmesinin elektronik harple mümkün olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu alanda sistemler ve karşı tedbirler arasında sürekli rekabetin yaşandığını vurgulayan Say, 'En fazla teknolojiyi, en bilinmeyeni, en yoğun matematiği kullanan ve son dönemlerde de yapay zekanın bir adım daha ötesi gerçekten düşünebilen, cevap verebilen değil, düşünebilen bilişsel zekalı sistemlere doğru gitmemiz gerekiyor. Bu anlamda elektronik harp, mühendisliğin en derin alanlarından biri. İnsan zekasının da ötesine gidip yeni teknikler geliştirmek gerekiyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Elektronik harpte sınırlı istihbarat bilgileriyle çalışıldığı için büyük verilere ihtiyaç duyan klasik yapay zekadan daha farklı bir yaklaşım gerektiğini belirten Say, 'Gündelik hayatta kullandığımız yapay zekadan bambaşka bir yere gidiyor. Bu konuda çalışmalar var. Bizlerin de çalışmaları var. Savunma Sanayii Başkanlığımızın öncülük ettiği çalışmalar var. Yakın zamanda sahada elektronik harpte destekleyici unsur olarak yapay zekayı göreceğiz.' bilgisini paylaştı.</p><p>- 'SAHA 2026 oldukça verimli geçti'</p><p>SAHA 2026 fuarının kendileri açısından son derece verimli ve keyifli geçtiğini anlatan Say, 'Birçok firmayla işbirliğimizi nasıl genişletebileceğimiz konusunda görüşmeler yapma fırsatımız oldu. Yabancı heyetlere ürünleri birebir anlatma, gösterme ve bazı noktalarda deneyimleme fırsatı sunduk.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/ehsim-elektronik-harp-kalkani-jinn-ve-sis-ile-saha-2026da-yerini-aldi</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/ehsim-elektronik-harp-kalkani-jinn-ve-sis-ile-saha-2026da-yerini-aldi.jpg" type="image/jpeg" length="26441"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HTR'den dron tehditlerine karşı sensör füzyonlu yerli sistem]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/htrden-dron-tehditlerine-karsi-sensor-fuzyonlu-yerli-sistem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/htrden-dron-tehditlerine-karsi-sensor-fuzyonlu-yerli-sistem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- HAVELSAN Teknoloji Radar Genel Müdürü Mustafa Özçelik: - 'Dronlar çok ciddi anlamda tehdit olmaya başladı. Sadece dronlar değil, klasik görüntüleme unsurlarıyla görüntülenemeyen çeşitli füzeler ve dronlar, kritik tesisler başta olmak üzere ülkemizin güvenlik unsurları için tehdit oluşturmaya başladı' - 'OLAY Projesi ile sensör füzyonu mantığıyla ve arkada yapay zeka algoritmalarını da kullanarak daha etkili bir mesafeden dronlar başta olmak üzere tehdit unsurlarını tespit etmeyi hedefliyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - FİRDEVS BULUT KARTAL - Türk savunma sanayisinde kritik güvenlik çözümleri geliştiren HAVELSAN Teknoloji Radar (HTR), SAHA 2026 kapsamında SSB ile imzalanan OLAY Projesi ile yeni nesil tehditlere karşı yerli ve milli bir çözüm geliştirmeye hazırlanıyor.</p><p>Özellikle dron ve düşük görünürlüklü hava tehditlerinin tespitine odaklanan OLAY Projesi, sahadaki değişimleri düşük gecikmeyle analiz ederek hızlı ve güvenilir görsel doğrulama sağlamayı hedefliyor. Proje, mevcut algılama ve karar destek sistemleriyle entegre çalışarak daha etkin ve güçlü bir altyapı sunmayı amaçlıyor.</p><p>Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketlerinden HAVELSAN'ın yüzde 100 iştiraki olan HTR, 36 yıllık teknoloji birikimiyle hem güvenlik kuvvetlerine yönelik çözümler geliştiriyor hem de savunma sanayisinin üretim altyapısında önemli rol üstleniyor.</p><p>Ankara'daki üretim tesislerinde kart dizgi, kablaj ve elektromekanik montaj faaliyetleri yürüten şirket, son yıllarda doğrudan ana yüklenici olarak yer aldığı projelerle de öne çıkıyor.</p><p>HTR Genel Müdürü Mustafa Özçelik, AA muhabirine, savunma sanayisinin hem ihracat hem de yurt içindeki kullanıcıya sunulan çözümler bakımından hızla büyüyen bir ekosisteme dönüştüğünü belirtti.</p><p>Özçelik, 'Hem ihracat anlamında hem iç müşterilerimize sunduğumuz çözümler anlamında her geçen gün büyüyen bir ekosistemin parçası olmak ve buna hizmet etmek bizim için gurur verici.' ifadesini kullandı.</p><p>- OLAY Projesi, olay tabanlı görüntüleme teknolojisini üst seviyeye taşıyacak</p><p>Şirketin SAHA 2026 kapsamında en dikkat çeken adımlarından biri ise Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile imzalanan Olay Tabanlı Görüntüleme Özellikli Okuma Devresi ve Görüntüleme Birimi (OLAY) Projesi oldu. HTR, projeyle birlikte olay tabanlı görüntüleme teknolojisini farklı sensörlerle birleştirerek hareketli tehdit unsurlarının daha uzak mesafelerden tespit edilmesini hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Mustafa Özçelik, özellikle son dönemde savaş sahasında dron tehditlerinin belirgin şekilde arttığına işaret ederek, şunları söyledi:</p><p>'Dronlar çok ciddi anlamda tehdit olmaya başladı. Sadece dronlar değil, klasik görüntüleme unsurlarıyla görüntülenemeyen çeşitli füzeler ve dronlar, kritik tesisler başta olmak üzere ülkemizin güvenlik unsurları için tehdit oluşturmaya başladı. HAVELSAN Teknoloji Radar olarak biz 2019 yılında AR-GE merkezi statüsüne de kavuştuk ve o günden bu yana da AR-GE faaliyetlerine yoğun bir şekilde önem veriyoruz. Bir taraftan sahadayız. Sahadaki ihtiyaçlara yönelik doğru analizler yapıp buna ilişkin de teknoloji geliştirme çalışmaları yürütüyoruz.'<br></p><p>Özçelik, projede olay kamerası teknolojisinin yanı sıra çoklu sensör mimarisi ve yapay zeka algoritmalarının kullanılacağını aktararak, 'OLAY Projesi ile sensör füzyonu mantığıyla çalışıyor ve arkada yapay zeka algoritmalarını da kullanarak daha etkili bir mesafeden dronlar başta olmak üzere tehdit unsurlarını tespit etmeyi hedefliyoruz​​​​​​​.' dedi.</p><p>Geliştirilecek sistemin yalnızca askeri alanlarda değil, saldırı riski taşıyan kritik tesislerin korunmasında da kullanılabileceğini vurgulayan Özçelik, önceliğin Türk Silahlı Kuvvetleri ve güvenlik birimlerinin ihtiyaçları olduğunu belirterek, sistemin yüksek ihracat potansiyeline de sahip olduğuna dikkati çekti.</p><p>HTR'nin klasik uzun geliştirme döngüleri yerine hızlı prototipleme yaklaşımını benimsediğini vurgulayan Özçelik, OLAY Projesi'nde ilk kabiliyetlerin kısa sürede ortaya konacağını kaydederek, 'Teknoloji ve dünyada gelişmeler çok hızlandı. AR-GE çalışmalarımıza da bu hıza adapte olacak şekilde yön veriyoruz. Bu minvalde de aslında çok uzun tasarımlar ve onların sonrasında doğrulamalar, klasik yöntemler yerine hızlı prototiplemeyle karşımıza çıkıyor. O yüzden burada sözleşmesini imzaladık ama çok hızlı şekilde, süratle diğer tüm kabiliyetlerimizi olay kamerası özelinde göstermeye devam edeceğiz.' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/htrden-dron-tehditlerine-karsi-sensor-fuzyonlu-yerli-sistem</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/htrden-dron-tehditlerine-karsi-sensor-fuzyonlu-yerli-sistem.jpg" type="image/jpeg" length="23520"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tablet ve telefonları bilim için kullanan öğrenciler, icatlarıyla yarışmalara hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/tablet-ve-telefonlari-bilim-icin-kullanan-ogrenciler-icatlariyla-yarismalara-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/tablet-ve-telefonlari-bilim-icin-kullanan-ogrenciler-icatlariyla-yarismalara-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Yozgat'taki Yerköy Şehit İdris Aydoğdu Fen Lisesi öğrencileri, hazırladıkları farklı projelerle TÜBİTAK ve TEKNOFEST'teki yarışmalarda derece elde etmeyi hedefliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>YOZGAT (AA) - Yozgat'ta fen lisesi öğrencileri, boş vakitlerinde tablet ve telefonlarından da yararlanarak, okul laboratuvarında proje geliştirip TEKNOFEST ve TÜBİTAK yarışmalarına hazırlanıyor. </p><p>Yerköy Şehit İdris Aydoğdu Fen Lisesi öğrencileri, derslerden arta kalan zamanlarını telefon ve tablet başında geçirmek yerine okulun laboratuvarında çalışıyor.</p><p>Öğrenciler, öğretmenlerinin rehberliğinde alkollü araç kullanımını engelleyen cihaz, insansız yangın söndürme aracı, sese duyarlı sistem, araç ve kaldırımlarda oluşan basınçtan elektrik üretimi sağlayan düzenek ile sıcak ve soğuk su etkileşiminden enerji üretmeye yönelik projeler gibi yaklaşık 20 çalışmanın prototipini hazırladı.</p><p>Okul Müdürü Talat Şahin, AA muhabirine, öğrencilerin zamanlarını dışarıda ya da sosyal medyada geçirerek zararlı alışkanlıklar edinmelerini istemediklerini söyledi.</p><p>Öğrencilerin ülkesine ve milletine faydalı bireyler olarak yetişmesini amaçladıklarını belirten Şahin, okul idaresi ve öğretmenler olarak öğrencileri her zaman bilimsel çalışmalara yönlendirmeye gayret ettiklerine dikkati çekti.</p><p>Bu kapsamda öğrencilerin TÜBİTAK 4006-B Bilim Fuarı'na 20 projeyle katıldığını vurgulayan Şahin, 'Bundan sonraki süreçte de özgün ve nitelikli projeler üretmeye devam edecekler. Öğrencilerimiz daha büyük hedefler belirliyor. TEKNOFEST ve TÜBİTAK gibi ülke genelinde düzenlenen yarışmalara katılmak istiyoruz. Bu doğrultuda öğrencilerimizin çalışmaları sürüyor.' diye konuştu.</p><p>Şahin, çağın önemli sorunlarından sosyal medya ve dijital bağımlılıktan uzaklaşarak çocukların laboratuvarlarda vakit geçirip proje üretmelerinin kendilerini memnun ettiğini dile getirdi.</p><p>- Öğrenciler boş zamanlarını laboratuvarda değerlendiriyor</p><p>Araçlara entegre edilebilen ve sürücülerin alkollü araç kullanmasını engellemek amacıyla cihaz tasarlayan 11. sınıf öğrencisi Ecrin Naz Şahin de laboratuvarda çalışmayı ve çeşitli deneyler yapmayı çok sevdiğini belirtti.</p><p>Tasarladığı araca entegre edilebilen cihazla sürücünün, polislerin yaptığı alkol kontrolünde olduğu gibi cihaza nefesini üfleyerek alkol oranını ölçtüğünü anlatan Şahin, 'Eğer alkol tespit edilirse motorun çalışmasına izin verilmiyor. Alkol tespit edilmediğinde ise araç çalışabiliyor. Günümüzde çok sayıda trafik kazası meydana geliyor. Biz de kazaların önüne geçebilmek amacıyla bu sistemi tasarladık.' ifadelerini kullandı.</p><p>11. sınıf öğrencisi Melis Aslanerdem ise arkadaşıyla geliştirdikleri projeyle alkollü araç kullanımından kaynaklanan trafik kazaları ve can kayıplarını önlemeyi hedeflediklerini vurguladı.</p><p>Arkadaşı Hamza Kalkan'la insansız yangın söndürme aracı tasarlayan 11. sınıf öğrencisi Hamza İşler de yangınlara hızlı müdahale sağlayacak, düşük maliyetli otonom bir sistem tasarladıklarını söyledi.</p><p>Boş zamanlarında arkadaşlarıyla laboratuvarda çalıştıklarını ifade eden İşler, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Yangınlara uzaktan müdahale ederek alevlerle yakın teması en aza indirmeyi ve söndürme çalışmalarını daha güvenli hale getirmeyi hedefledik. Projeyle TÜBİTAK ve TEKNOFEST yarışmalarına katılarak derece elde etmeyi amaçlıyoruz. Boş zamanlarımda laboratuvara gelerek arkadaşlarım ve öğretmenlerimle yeni projeler üzerinde çalışıyorum. Türkiye'de eksik olduğunu düşündüğümüz konuları değerlendirip akıllı tahta üzerinde tartışarak çözüm üretmeye çalışıyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bilim, Yozgat</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/tablet-ve-telefonlari-bilim-icin-kullanan-ogrenciler-icatlariyla-yarismalara-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/tablet-ve-telefonlari-bilim-icin-kullanan-ogrenciler-icatlariyla-yarismalara-hazirlaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="58234"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anti-dron sistemi BARAN, SAHA 2026'da görücüye çıktı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/anti-dron-sistemi-baran-saha-2026da-gorucuye-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/anti-dron-sistemi-baran-saha-2026da-gorucuye-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- HAN Sistem Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Melih Han Bilgin: - 'Dünyada özellikle alçak irtifa anti-dron sistemleri konusunda bir teknoloji ve çözüm merkezi olmak somut hedefimiz. Dron savaşlarının olduğu her yer bizim ürünlerimizin pazar alanıdır']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - ALİ ATAR - HAN Sistem tarafından geliştirilen patentli 'BARAN' yakın muharebe anti-dron sistemi ve yeni nesil insansız silah platformları SAHA 2026'da tanıtıldı.</p><p>Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul'un organizasyonuyla düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi'nde devam ediyor.</p><p>Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu fuarda, insansız sistemler, anti-dron çözümleri ve yakın hava desteği konularına odaklanan savunma sanayisi ürünleri geliştiren HAN Sistem, sergilediği stratejik ürünlerle dikkati çekti.</p><p>Fuarda, şirketin sergilediği yeni nesil silah podları, otonom araçlar ve patentli anti-dron sistemi BARAN öne çıktı.</p><p>Yakın muharebe anti-dron sistemi BARAN, operasyonlar için geliştirilen, 6 namlulu ve elektrik tahrikli sistem, dakikada 1000 atım kapasitesine sahip silah, radar ve yapay zeka (AI) destekli hedef tespit sistemiyle 100-200 metre etkili menzil sunuyor.</p><p>Havadan karaya silah podu sistemi KARAHAN da yakın hava desteği operasyonları için tasarlanan, insanlı ve insansız platformlara uyarlanabiliyor. CKR-503 Gatling tipi silah entegreli sistem, 400 adet mühimmat kapasitesi barındırıyor.</p><p>Zorlu arazi şartları için tasarlanan 4x4 otonom taktik kara aracı KANGAL ise insansız hava ve kara araçlarının operasyonlarıyla uyumlu olarak 500 kilometre operasyonel menzil ve 300 kilogram faydalı yük taşıma kapasitesi sunuyor.</p><p>- 'BARAN, anti-dron silah sistemi olarak nihai çözüm'</p><p>HAN Sistem Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Melih Han Bilgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, savunma sektöründe teknoloji ürünleri tasarlamak ve üretmek hedefiyle faaliyet gösterdiklerini söyledi.</p><p>Günümüz savaş alanında dron tehditlerinin yeni bir konsept ortaya çıkardığını ve hedeflerini bu alana yönelttiklerini vurgulayan Bilgin, 'Radara yakalanmayan, alçak irtifada seyreden ve çoklu operasyon yürütebilen dronlara karşı, çok alçak irtifada hava savunma sistemleri, av fişekleri ve her birinin içerisinde 50 çekirdek bulunduran yüksek atış oranına sahip döner namlulu silah sistemleri bizim çözümümüzdür.' dedi.</p><p>Geliştirdikleri sistemlerin uluslararası alanda da tescillendiğine dikkati çeken Bilgin, şunları kaydetti:</p><p>'Tasarladığımız BARAN silah sistemiyle dünya patentini almış durumdayız. BARAN, özellikle bir anti-dron silah sistemi olarak nihai çözümü ortaya getirecek gibi görünüyor. Mekanik testlerini tamamladık, atış testleri aşamasındayız. Henüz Silahlı Kuvvetler envanterine girmiş değil ama atış testlerini tamamladıktan sonra çok dikkat çekici bir ürün olarak piyasaya süreceğiz. Yabancı potansiyel müşterilerin çok ilgisini çeken bir ürün.'</p><p>- 4 saniyelik reaksiyon süresi için yapay zeka devrede</p><p>Melih Han Bilgin, insansız hava araçlarının havada birbirleriyle savaşmasının günümüz muharebe ortamının bir gerçeği olduğunu aktararak, bu kapsamda insan gücüne ihtiyaç duymayan, tamamen elektronik tetikli sistemler tasarladıklarını bildirdi.</p><p>Sistemlerde yapay zekanın kritik bir rol üstlendiğinin altını çizen Bilgin, 'Karar verme mekanizmalarından insanı tamamen çıkartmış değiliz ama yapay zeka daha ağırlıklı karar mekanizmalarına doğru yöneliyor. Çok alçak irtifadan gelen dronlara karşı tespit etme, tanımlama ve önlem almayla ilişkili toplam süremiz 4 saniye kadar. Bu 4 saniye süre içerisinde tanımlamanız, teşhis etmeniz ve önlemi almanız gerekir. 4 saniyede bu işi yapabilmenin tek yolu bilgisayar destekli çözümlemeler üretmektir.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Şirketin AR-GE süreçleri ve hedefleri hakkında da bilgi veren Bilgin, öncelikli odaklarının işin teknik tarafını hızlıca çözümlemek olduğunu vurguladı.</p><p>Bilgin, şirket olarak başardıklarının büyük potansiyelleri gösterdiğini belirterek, 'Dünyada özellikle alçak irtifa anti-dron sistemleri konusunda bir teknoloji ve çözüm merkezi olmak somut hedefimiz. Dron savaşlarının olduğu her yer bizim ürünlerimizin pazar alanıdır.' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/anti-dron-sistemi-baran-saha-2026da-gorucuye-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/anti-dron-sistemi-baran-saha-2026da-gorucuye-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="39494"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk savunma sanayisinin yeni insansız kara aracı 'BARKAN 3', SAHA 2026'da vitrine çıktı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/turk-savunma-sanayisinin-yeni-insansiz-kara-araci-barkan-3-saha-2026da-vitrine-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/turk-savunma-sanayisinin-yeni-insansiz-kara-araci-barkan-3-saha-2026da-vitrine-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar: - 'Envantere girecek olan BARKAN 2'nin seri üretimiyle ilgili sözleşme imzaladık. İnşallah bunun da (BARKAN 3) yakın zamanda seri üretim sözleşmesini imzalarız']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - ALİ ATAR - HAVELSAN'ın geliştirdiği insansız kara aracının yeni versiyonu 'BARKAN 3', SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda ilk kez sergilendi.</p><p>Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul'un organizasyonuyla düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi'nde devam ediyor.</p><p>Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu fuarda HAVELSAN, insansız kara aracı BARKAN 2'yi daha da geliştirerek ürettiği yeni ürünü BARKAN 3'ü ilk kez vitrine çıkardı. 250 kilogram faydalı yükle görev yapabilen 'BARKAN 3', 1 ton ağırlığa, 2,7 metre uzunluğa ve 1,5 metre genişliğe sahip bulunuyor. Araç, artırılmış otonom yetenekleri, 360 derece algılama kapasitesi ve entegre insansız hava aracı (İHA) yönetimiyle dikkati çekiyor.</p><p>HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, AA muhabirine, yeni platformun stratejik yeteneklerine ilişkin bilgi verdi.</p><p>BARKAN 1 ve 2'nin hacim itibarıyla orta sınıf birinci seviye araçlar olduğunu hatırlatan Nacar, BARKAN 3'ün ise ikinci seviye bir platform olarak tasarlandığını söyledi.</p><p>Nacar, aracın taşıyabileceği faydalı yük, sensör ağırlığı ve motor gücü kapasitesinin artırıldığını vurgulayarak, 'Araç, daha uzak mesafelere, daha engebeli arazilerde, daha dik arazilerde hareket edebilecek şekilde tasarlandı. Çünkü yerden yüksekliği de daha fazla. 35 santimetre yüksekliğindeki engeller üzerinden rahatlıkla geçebilecek şekilde tasarlandı.' dedi.</p><p>- Yapay zekayla 'eve dönüş' ve İHA yönetimi</p><p>Aracın çevresel gözetleme sisteminin 4 katına çıkarıldığını bildiren Nacar, BARKAN 3'ün dış dünyayı 360 derece kendi başına algılayabildiğini ve rotasını tespit edebildiğini kaydetti.</p><p>Nacar, sistemin yapay zeka entegrasyonuna da değinerek, 'Gittiği yolu ezberleyip daha sonra 'eve dönüş' gerektiği zaman kendi algoritmasıyla yapay zekasıyla bunu tek başına becerebiliyor. Radar sistemleriyle koordineli çalışıyor. Üzerinde yük olarak İHA taşıyabiliyor. Gerektiğinde o İHA'ları yönetebilir. Yer kontrol istasyonuna bağlı olarak o İHA'lar da yönetilebilir şekilde tasarlandı.' ifadelerini kullandı.</p><p>Aracın üzerinde taşıdığı elektro-optik kameralara ek olarak radar da kullanıldığını belirten Nacar, sistemin tehdidi tespit ve teşhis sonrası silahı angaje edebildiğini ancak otonom sisteme henüz ateşleme yetkisi vermediklerini, son kararın ve silah kontrolünün yer kontrol istasyonundaki insan kullanıcıda olduğunu vurguladı.</p><p>- İhracatta hedef yüzde 50'nin üzerine çıkmak</p><p>Türk savunma sanayisi ürünlerine olan ilgiyi değerlendiren Nacar, HAVELSAN'ın ihracat hedeflerine ilişkin şunları kaydetti:</p><p>'Şu anda ihracatımız yüzde 25-30 arasında. Aldığımız işler yüzde 30, satışlarımız yüzde 25 civarında. Her yıl bu hedefi artırıyoruz. Yüzde 50'lere ve daha yukarılara doğru gitme hedeflerimiz var. Bunun için de yeni ülkelere yeni ürünlerle gidiyoruz. Sürekli yeni projeler geliştirmeye çalışıyor ekip arkadaşlarımız. 30'dan fazla ülkeye ihracatımız var. Şu anda temasta olduğumuz çok farklı bölgeler var. Endonezya'dan Şili'ye kadar dört kıtada çalışan ürünlerimiz, devam eden projelerimiz var. Dolayısıyla biz kısıtlı bir alanda yazılım teknolojileri, komuta kontrol yazılım sistemleri, otonom sistemler ve simülatörler alanında daha çok ihracat yapıyoruz ve bu dar alanda işlerimizi önemli ölçüde gerçekleştirebilecek seviyeye geldik.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- BARKAN 2 seri üretimde, sırada BARKAN 3 var</p><p>Araçların envantere giriş süreciyle ilgili gelişmeleri de paylaşan Nacar, 'Envantere girecek olan BARKAN 2'nin seri üretimiyle ilgili sözleşme imzaladık. İnşallah bunun da (BARKAN 3) yakın zamanda seri üretim sözleşmesini imzalarız. Çünkü zaten birçok saha tecrübesini yaklaşık 5 yıldır elde etti. Birçok konsepti sahada denedi. Tatbikatlarda, saha ortamında, gerçek ortamında denemiş oldu. Aslında işin, yolun çoğunu geçtik zaten. Şimdi bu yeni aracımızda birtakım konfigürasyon değişiklikleri vesaireyle yeni ihtiyaçları tanımlayıp inşallah sahaya teslim ederiz.' değerlendirmesinde bulundu.<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/turk-savunma-sanayisinin-yeni-insansiz-kara-araci-barkan-3-saha-2026da-vitrine-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/turk-savunma-sanayisinin-yeni-insansiz-kara-araci-barkan-3-saha-2026da-vitrine-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="56986"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzay alanında faaliyet gösteren girişim sermayesi yöneticisinden Türkiye'nin Uzay Limanı Projesi'ne övgü]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/uzay-alaninda-faaliyet-gosteren-girisim-sermayesi-yoneticisinden-turkiyenin-uzay-limani-projesine-ovgu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/uzay-alaninda-faaliyet-gosteren-girisim-sermayesi-yoneticisinden-turkiyenin-uzay-limani-projesine-ovgu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Alpine Space Ventures Kurucu Ortağı Bülent Altan: -'(Somali'deki Uzay Limanı Projesi) Dünya üzerinde ciddi bir ekvatoryal fırlatma sahası kurabileceğiniz sadece 4-5 yer var ve Türkiye bunlardan birini güvence altına aldı' - '2026'da bağımsız uzay kabiliyeti kurmaya çalışan çoğu ülke, 1980'lerin Avrupa modelini taklit edecek. Türkiye'nin bunu yapmasına gerek yok']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - ZEYNEP DUYAR - Alpine Space Ventures Kurucu Ortağı Bülent Altan, Türkiye'nin Somali'de kurma çalışmalarına başladığı 'Uzay Limanı Projesi'yle ilgili, 'Dünya üzerinde ciddi bir ekvatoryal fırlatma sahası kurabileceğiniz sadece 4-5 yer var ve Türkiye bunlardan birini güvence altına aldı. 2026'da bağımsız uzay kabiliyeti kurmaya çalışan çoğu ülke, 1980'lerin Avrupa modelini taklit edecek. Türkiye'nin bunu yapmasına gerek yok.' dedi.</p><p>Altan, Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Türkiye'nin son dönemde uzay alanında yaptığı çalışmaları 'olağanüstü' olarak nitelendiren Altan, özel sektörün son 12 ayda yaptıklarının ise hikayenin dikkati çeken kısmı olduğunu söyledi.</p><p>Bu anlamda Fergani Uzay, Plan-S, ASELSAN, ROKETSAN ve Delta V gibi şirketlerin çalışmalarını örnek olarak gösteren Altan, Türk dinamizminin dünyaya gösterilmesi için Avrupa ile büyük ortaklıklar kurulmasının önemine işaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Herhangi bir Avrupa savunma veya uzay girişimi, Türkiye'yi bir alt yüklenici olarak değil, ana mimarlardan biri olarak yansıtmalıdır.' diyen Altan, Türk savunma sanayisinin son 10 yılda bu konumunu hakkıyla kazandığını ve uzay sanayisinin de aynı başarıyı tekrarlamak üzere olduğunu belirtti.</p><p>Türkiye'nin uzay alanında faaliyet gösteren yabancı sermaye için cazip hale getirilmesi gerektiğini anlatan Altan, 'Türk kuruculara daha fazla yatırım yapmak istiyoruz. Bunun için net bir yabancı sermaye rejimi, çift kullanımlı teknolojilerin NATO ve Avrupa Birliği (AB) müşterilerine ulaşmasını sağlayacak bir ihracat kontrol rejimi ve en iyi Türk mühendislerin özel sektörde kalmasını sağlayacak vergi düzenlemeleri gerekiyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>- Somali'deki Uzay Limanı Projesi<br></p><p>Türkiye'nin Somali'de kurma çalışmalarına başladığı 'Uzay Limanı Projesi'ne de değinen Altan, projenin yürütüldüğü bölgenin ekvatora, Fransız Guyana'sındaki ESA tesislerinden bile daha yakın olduğunun altını çizdi.</p><p>Altan, 'Dünya üzerinde ciddi bir ekvatoryal fırlatma sahası kurabileceğiniz sadece 4-5 yer var ve Türkiye bunlardan birini güvence altına aldı. 2026'da bağımsız uzay kabiliyeti kurmaya çalışan çoğu ülke, 1980'lerin Avrupa modelini taklit edecek. Türkiye'nin bunu yapmasına gerek yok.' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/uzay-alaninda-faaliyet-gosteren-girisim-sermayesi-yoneticisinden-turkiyenin-uzay-limani-projesine-ovgu</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/uzay-alaninda-faaliyet-gosteren-girisim-sermayesi-yoneticisinden-turkiyenin-uzay-limani-projesine-ovgu.jpg" type="image/jpeg" length="16444"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Teknopark İstanbul 80 firmayla 'SAHA'da yer aldı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/teknopark-istanbul-80-firmayla-sahada-yer-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/teknopark-istanbul-80-firmayla-sahada-yer-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Teknopark İstanbul Genel Müdürü Abdurrahman Akyol: - 'SAHA 2026'yı Türkiye'nin teknolojik kabiliyetini dünyaya duyurduğu en güzel reklam alanı olarak görüyorum']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - ZEYNEP DUYAR - Teknopark İstanbul Genel Müdürü Abdurrahman Akyol, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'na 80 firmayla katıldıklarını belirterek, etkinliği Türkiye'nin teknolojik kabiliyetlerini dünyaya duyurduğu en güzel reklam alanı olarak gördüğünü söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Akyol, AA muhabirine, Türkiye ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen ve AA'nın da Global İletişim Ortağı olduğu SAHA 2026'ya ilişkin değerlendirmede bulundu.</p><p>Savaşların olduğu ortamda böylesi bir fuarın yapılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Akyol, etkinliğe uluslararası ciddi katılım olmasından dolayı gurur duyduğunu ifade etti.</p><p>Akyol, bu ilginin Türkiye'nin teknolojik olarak kritik eşiği aştığını gösterdiğine işaret ederek şöyle konuştu:</p><p>'SAHA 2026'yı Türkiye'nin artık teknolojik kabiliyetini dünyaya duyurduğu en güzel reklam alanı olarak görüyorum. Bugün buraya 20'si Teknopark İstanbul, 20'si Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ve 40'ı da kendi stantlarında olmak üzere toplam 80 firmamızla adeta çıkarma yaptık. Bu da Teknopark İstanbul'un ekosistemdeki gücünü gösteriyor. Savunma sanayisi bizim ihtisas alanımız ve bizim SSB iştiraki olmamız ve Başkanlığın vizyonu doğrultusunda çözümler üreterek işbirlikleri kurabilmemiz güçlü yönlerimizden biri. SSB daire başkanlarımızın her hafta bizim firmalarımızla toplantısı var ve çok entegre şekilde firmalarımız geliştirdikleri AR-GE teknolojilerini doğrudan kendilerine sunabiliyor.'</p><p>Akyol, fuarda hafif ve rahat giyilebilir çelik zırhlardan siber güvenliğe, yapay zekadan deniz araçlarına kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren firmaların geliştirdikleri ürünleri ilk kez sergilediğini dile getirdi.</p><p>Teknopark İstanbul'un bugün 600'ü AR-GE olmak üzere ön kuluçkalarıyla birlikte 1000'e yakın firmaya ulaştığına ve bu çatı altında 11 bin çalışan bulunduğuna dikkati çeken Akyol, 'ASPİLSAN ile burada bir anlaşma imzaladık. Bizim ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TUSAŞ gibi vakıf şirketlerimizle işbirliğini hızlandırma programlarımız var. Onların ihtiyaçlarına ve problemlerine yönelik yeni girişimcileri hazırlıyoruz ve süreci birlikte yönetiyoruz. ASELSAN'ın veya TUSAŞ'ın mühendisleriyle onların problemlerine adapte olabilecek firmaları hızlandırıyoruz. Şimdi aynısını batarya ve enerji yönetim sistemlerinde ASPİLSAN ile yaptık. Bu da inşallah hem Teknopark İstanbul hem ülkemiz hem de ASPİLSAN için hayırlı olur.' dedi.</p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/teknopark-istanbul-80-firmayla-sahada-yer-aldi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 20:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/teknopark-istanbul-80-firmayla-sahada-yer-aldi.jpg" type="image/jpeg" length="60263"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ASFAT'ın havadan su üretim sistemi günlük 25 tona kadar içme suyu üretiyor]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/asfatin-havadan-su-uretim-sistemi-gunluk-25-tona-kadar-icme-suyu-uretiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/asfatin-havadan-su-uretim-sistemi-gunluk-25-tona-kadar-icme-suyu-uretiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Pazarlama uzmanı Nur Birce Yılmaz: - 'Kendi özel filtreleri sayesinde yüzde 100 sağlıklı şekilde üretim yapıyor. Yüzde 100 Türk mühendisleri dizaynıyla yapılmış, yüzde 100 Türk mühendis üretimiyle sağlanmış bir cihazdır']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Milli Savunma Bakanlığına bağlı Askeri Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketi (ASFAT), havadan su üretim sistemiyle şebekeye bağlı olmadan günlük 25 tona kadar içme suyu üretilebiliyor.</p><p>Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.</p><p>Fuar kapsamında ASFAT tarafından bu yıl ilk kez havadan su üretim sistemi de sergileniyor.</p><p>Havadaki nem kullanılarak üretilen su sayesinde, doğal kaynakların bulunmadığı, altyapının sınırlı olduğu veya lojistik erişimin zorlaştığı operasyon sahalarında kesintisiz ve güvenli su temini sağlanarak askeri birlikler için kritik çözümler sunma amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'Yüzde 100 Türk mühendis üretimiyle sağlanmış bir cihaz'</p><p>ASFAT pazarlama uzmanı Nur Birce Yılmaz, AA muhabirine, ürünün zorlu koşullarda su üretmeye yönelik bir cihaz olduğunu söyledi.</p><p>Cihazın havadaki nemi içilebilir su seviyesine getirdiğini ifade eden Yılmaz, 'Kendi özel filtreleri sayesinde yüzde 100 sağlıklı şekilde bir üretim yapıyor. Gurur verici kısımlarından biri de şu: Yüzde 100 Türk mühendisleri dizaynıyla yapılmış, yüzde 100 Türk mühendis üretimiyle sağlanmış bir cihazdır. Üç farklı kapasiteyle kullanıma sunulmaktadır. 20 litrelik üretimimiz var. Aynı zamanda 150 litrelik üretimimiz var. Bir de 25 tonluk üç farklı kapasiteyle kullanıcılarımız için hazır.' diye konuştu.</p><p>Yılmaz, havadan su üretim sisteminin şirketinin gururla takdim ettiği ürünlerinden biri olduğunu dile getirdi.</p><p>Doğru koşulların maksimum fayda sağladığına dikkati çeken Yılmaz, 'Doğru nemde ve doğru sıcaklıkta maksimum fayda vermektedir ama en zorlu koşullarda bile kullanıma yönelik cihazdır. Kendi kapasitesiyle dengeleme yapmaktadır. Sahrada, zor koşullarda, gemide tüm platformlarda sağlıklı şekilde kullanılabilir. Aktif olarak kullanılabilir, satışa hazır durumdadır. Öncelikle kendi kuvvetlerimiz, Türk ordumuz için, dost ve müttefiklik ülkelerimiz için de satışa hazır durumdadır.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/asfatin-havadan-su-uretim-sistemi-gunluk-25-tona-kadar-icme-suyu-uretiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 19:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/asfatin-havadan-su-uretim-sistemi-gunluk-25-tona-kadar-icme-suyu-uretiyor.jpg" type="image/jpeg" length="19957"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DASAL'ın Nijeryalı NIGUS şirketiyle işbirliği sözleşmesinin imzaları SAHA 2026'da atıldı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/dasalin-nijeryali-nigus-sirketiyle-isbirligi-sozlesmesinin-imzalari-saha-2026da-atildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/dasalin-nijeryali-nigus-sirketiyle-isbirligi-sozlesmesinin-imzalari-saha-2026da-atildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Sözleşme kapsamındaki tedarik paketi, sahadaki operasyonel başarısı kanıtlanmış 100 bin adet DASAL MIKON Kamikaze İHA, 200 adet DASAL FALCON R556 ve 100 adet DASAL PUHU Kargo İHA sisteminden oluşuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Taktik sahada görev yapan çok rotorlu ve bulut altı insansız hava araçları alanında uzmanlaşan DASAL Havacılık Teknolojileri, SAHA 2026 kapsamında Nijerya merkezli NIGUS şirketiyle Çerçeve Tedarik, Yerel Montaj ve Şartlı Teknoloji İşbirliği Sözleşmesi imzaladı.</p><p>SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, Türkiye ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul'un organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştiriliyor.</p><p>Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu SAHA 2026'da Türk savunma sanayisi şirketleri çeşitli anlaşmalar imzalıyor. Fuarda DASAL Havacılık Teknolojileri ve NIGUS arasında imzalanan anlaşma, onaylı resmi son kullanıcılara yönelik stratejik sistem tedarikinin yanı sıra Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) bölgesinde kalıcı bir savunma işbirliği altyapısının temellerini atıyor.</p><p>Sözleşme kapsamındaki tedarik paketi, sahadaki operasyonel başarısı kanıtlanmış 100 bin adet DASAL MIKON Kamikaze İHA, 200 adet DASAL FALCON R556 ve 100 adet DASAL PUHU Kargo İHA sisteminden oluşuyor.</p><p>Anlaşma, salt platform ihracatının ötesine geçerek Nijerya'da yerel savunma sanayi yeteneklerinin inşasını da kapsıyor. NIGUS'un stratejik platform koordinatörü olarak görev alacağı süreçte kademeli olarak hayata geçirilecek yerel montaj, sistem entegrasyonu ve kapsamlı bakım onarım revizyon (MRO) altyapısı, Nijerya Silahlı Kuvvetlerinin kesintisiz döngüsel lojistik desteğe ve en üst düzey harbe hazırlık seviyesine ulaşmasını sağlayacak.</p><p>- 'Amacımız, Nijerya Silahlı Kuvvetlerinin sahadaki kuvvet çarpanı etkisini en üst seviyeye taşımak'</p><p>Şirketin açıklamasında görüşlerine yer verilen DASAL Genel Müdürü Kutay Çağıl Büyüköztürk, NIGUS ile imzaladıkları sözleşmenin, bulut altı operasyonlarda rüştünü ispatlamış sistemlerinin asimetrik harpteki maliyet etkin vurucu gücünün uluslararası tescili olduğunu söyledi.</p><p>Taktik sahada askerin operasyonel hızını artıran kamikaze ve kargo İHA'ları müttefik envanterlerine katarken, Afrika'da egemen bir savunma teknolojileri ve lojistik idame üssü inşa ettiklerini aktaran Büyüköztürk, 'Amacımız, disiplinli bir entegrasyon ve tavizsiz teknik destek stratejisiyle Nijerya Silahlı Kuvvetlerinin sahadaki kuvvet çarpanı etkisini en üst seviyeye taşımaktır.' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>NIGUS International Investment Limited Üst Yöneticisi (CEO) ve İcra Kurulu Başkanı Malik Ado-Ibrahim de uluslarının geleceğini güvence altına almanın vizyoner ortaklıklar ve teknolojik bağımsızlık gerektirdiğini belirterek, 'DASAL ile kurduğumuz bu stratejik koordinasyon, Nijerya ve geniş ECOWAS bölgesinin modern savunma tedarikine yaklaşımında bir paradigma değişimidir. Geleneksel alımların ötesine geçerek, kademeli yerel montaj, entegrasyon yeteneklerine odaklanıyor. Böylece yüksek teknolojiye dayalı bir endüstriyel taban inşa ediyoruz. DASAL'ın çok rotorlu platformlarındaki mühendislik gücünü Nijerya topraklarına taşımak, bölgesel güvenliği ve uzun vadeli operasyonel esnekliği sağlamada atılmış stratejik bir adımdır.' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/dasalin-nijeryali-nigus-sirketiyle-isbirligi-sozlesmesinin-imzalari-saha-2026da-atildi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/dasalin-nijeryali-nigus-sirketiyle-isbirligi-sozlesmesinin-imzalari-saha-2026da-atildi.jpg" type="image/jpeg" length="54375"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni nesil taktik ve iletişim cihazları SAHA 2026'da vitrine çıktı]]></title>
      <link>https://flashhaberlondra.com/yeni-nesil-taktik-ve-iletisim-cihazlari-saha-2026da-vitrine-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://flashhaberlondra.com/yeni-nesil-taktik-ve-iletisim-cihazlari-saha-2026da-vitrine-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Yerli ve yabancı şirketler, savunma sanayisine yönelik geliştirdikleri yeni nesil ürün ve teknolojilerini SAHA 2026 Fuarı'nda tanıttı. </p><p>SAHA 2026, Türkiye ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde devam ediyor.</p><p>Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu SAHA 2026, yerli ve yabancı şirketlerin ürün ve teknoloji tanıtımlarıyla dördüncü gününde de yoğun ilgi gördü.</p><p>Poligon Mühendislik, kompakt yapısı ve yüksek hassasiyetli üç boyutlu tarama kabiliyetiyle öne çıkan SIMSCAN-S Gen2'yi tanıttı. Şirket yetkilileri, hafif ve avuç içi metal gövdeye sahip cihazın, dar motor bölmeleri ve karmaşık iç aksamlar gibi erişimi zor alanlarda tek elle rahat kullanım imkanı sunduğunu belirtti.</p><p>Tron Elektronik de fuarda T/ICAS Girişim Bastırma Sistemi ile dikkati çekti. Savunma ve havacılık alanlarında askeri haberleşmenin güvenliğini sağlamak amacıyla tasarlanan elektronik harp çözümü, yüksek tehdit seviyesinin bulunduğu ortamlarda elektronik karıştırma (jamming) faaliyetlerine karşı haberleşme sinyallerinin korunmasını sağlayarak iletişim sürekliliğini ve operasyonel güvenliği destekliyor.</p><p>3M ise askeri ve kolluk kuvvetleri için geliştirilen taktik iletişim kulaklığı, ComTac (tm) IX Communication Headset'i tanıttı. Üst düzey işitme koruması ve durumsal farkındalığı bir araya getiren yeni nesil taktik iletişim kulaklığı, gürültülü ortamlarda çift yönlü iletişimi kolaylaştırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Shenzhen YooXplore de fuarda, elektronik harp ve sinyal karıştırıcı (jammer) tehditlerine karşı geliştirdiği anti-jamming insansız hava aracı kiti ile ilgi çekti.</p><p>İHA ve kontrol sistemlerine entegre edilen bu çözüm, yoğun elektronik karıştırma ortamlarında dahi sinyal bütünlüğünü koruyarak platformların görev sürekliliğini artırıyor. Sistem, hedefe ulaşım ve operasyonel kontrolün kesintisiz şekilde sürdürülmesine imkan tanıyor.</p><p>Gün boyunca ayrıca, Türkiye'de 13 farklı dalda tüm sektörlere endüstriyel kalibrasyon hizmeti sunan Netes Mühendislik; alüminyum levha, hadde plaka, sac, çeta, rulo ve ekstrüzyon mamullerini de kesip, şekillendirerek başta havacılık olmak üzere pek çok sektöre hizmet veren Altek Metal; savunma ve havacılık sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar açısından kritik öneme sahip denetim ve belgelendirme süreçlerinde öne çıkan akredite kuruluşlardan Inspecco; imalat sektörü için dijital dönüşümü hızlandıran, yapay zeka destekli platformlar ve geniş bulut tabanlı hizmet altyapısı sunan Xometry'den yetkililer, yaptıkları sunumlarda katılımcılara, yeni nesil ürün ve teknolojilerle sektöre nasıl katkı verdiklerini anlattı.<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://flashhaberlondra.com/yeni-nesil-taktik-ve-iletisim-cihazlari-saha-2026da-vitrine-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 17:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/yeni-nesil-taktik-ve-iletisim-cihazlari-saha-2026da-vitrine-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="94704"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
