İstanbul

Sergei Tchoban'ın 'Zaman Katmanları Arasında' sergisi açıldı

- Sergide, Giovanni Battista Piranesi'ye ait üç özgün gravürün yanı sıra farklı kentlerde hayata geçirilen projelerin fotoğrafları da yer alıyor

İSTANBUL (AA) - İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin 30. yıl etkinlikleri kapsamında, çağdaş mimarlığın önde gelen isimlerinden Sergei Tchoban'ın 'Zaman Katmanları Arasında' sergisi İstanbul'da sanatseverlere kapısını açtı.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, 28 Mart'a kadar santralistanbul Kampüsü'ndeki Enerji Müzesi'nde ücretsiz ziyaret edilebilecek sergi, Tchoban'ın eserlerini, eski Silahtarağa Elektrik Santrali'nin çok katmanlı mekansal ve tarihsel bağlamı içinde sanatseverlerle buluşturuyor.

Daha önce Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali 2025 kapsamında sergilenen seçki, tarihsel mimarlık ile çağdaş mimarlık arasındaki karşıtlıkları ve etkileşimleri görünür kılıyor.

Kenti mimari katmanlarıyla okunabilen bir 'tarih kitabı' olarak ele alan Tchoban, çizimleri ve projeleri aracılığıyla geçmiş ile bugün arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmeye davet ediyor.

Sergide, 18. yüzyıl mimarlık düşüncesinin önemli isimlerinden Giovanni Battista Piranesi'ye ait üç özgün gravür de yer alıyor. Gravürlerin üzerine eklenen çağdaş katmanlar, bir başyapıtın dönüşümü ile çağdaş mimarlığın tarihsel mirasla kurduğu ilişkiyi masaya yatırıyor.

Çizimlerin yanı sıra farklı kentlerde hayata geçirilen projelerin fotoğraflarını da içeren sergi, çağdaş mimarlık ile tarihsel çevre arasındaki gerilim ve diyaloğu, ikonik mimari ile arka plan mimarisi arasındaki ilişkiyi sorgulayan proje ve mimari fantezilerden oluşuyor.

- 'Mimar, kamusal alanların yaratıcısı olarak düşünüldüğünde sanatçıdır'

Açıklamada serginin açılış törenindeki konuşmasına yer verilen Tchoban, kentlerin tarihsel katmanlarını korumanın önemine dikkati çekerek, çalışmalarında yoğun şehir dokusu ile heykelsi mimari objeler arasında karşıtlık kurmaya çalıştığını belirtti.

Şehir dokusuna yönelik ilgisine değinen Tchoban, 'Şehir dokusunu seviyorum. Ama aynı zamanda onunla kontrast oluşturan yapılar üretmeyi de seviyorum. Çünkü çağdaş mimarlığın dili zaten böyle bir karşıtlık içeriyor.' değerlendirmesinde bulundu.

Tchoban, mimarlığın geçmişle kurduğu bağın mimari üretim açısından belirleyici olduğunu, bir kentin 30 yılda tamamen değişmesi halinde geçmişinin ve zamanla toplumun kendi tarihinin unutulabileceğini kaydetti.

Farklı dönemlere ait katmanların bir arada kalmasının, kentin tarihini anlamaya ve geleceğe aktarmaya yardımcı olduğunu vurgulayan Tchoban, mimarlık ile sanat arasındaki ilişkiye yönelik şunları kaydetti:

'Mimar, kamusal alanların yaratıcısı olarak düşünüldüğünde, elbette bir ölçüde sanatçıdır. Bu anlamda, bilim insanından çok sanatçıya yakınım. Ama açık olmak gerekirse, sanatçı olmak, anıtsallıkla ilgili bir şey değil. Anıtsallıkta asıl mesele, yapı ile insan arasındaki ölçeği ve ilişkiyi doğru kurabilmek. Eserlerimde 18. yüzyıl ustalarının çizim geleneğiyle ilişki kuruyorum. Sulu boya ve sepya mürekkep kullanarak çağdaş mimarileri çizdiğimde, eski ile yeni arasında ilginç bir karşıtlık ortaya çıkıyor. 18. yüzyıldan biri zaman içinde bir saatliğine günümüze gelse ve bizim inşa ettiklerimizi çizse, ortaya nasıl bir sonuç çıkardı? Çizimlerimi, bu düşünceden yola çıkarak yapıyorum.'