BERLİN (AA) - ERBİL BAŞAY - Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Berlin Araştırma Direktörü M. Erkut Ayvaz, Almanya'da bir yıl önce Hristiyan Birlik (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasında kurulan koalisyon hükümetine yönelik kamuoyunda ciddi bir rahatsızlık olduğunu söyledi.
Almanya'da 6 Mayıs 2025'te Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Friedrich Merz liderliğinde, CDU/CSU partileri ile SPD arasında hükümet kuruldu.
Bir yıl önce göreve başlayan CDU/CSU-SPD hükümeti, 2021'de kurulan, renklerinden dolayı 'trafik ışığı' diye nitelendirilen ve Kasım 2024'te dağılan bir önceki SPD, Yeşiller ve Hür Demokrat Parti (FDP) koalisyon hükümetinde olduğu gibi kendi içindeki görüş ayrılıklarını anlaşmazlığa dönüştürmeme hedefiyle yola çıktı.
Ancak Başbakan Merz liderliğindeki hükümet içinde çeşitli konularda yaşanan görüş ayrılıklarının kamuoyuna yansıması ve verilen sözlerin yerine getirilememesi halkta memnuniyetsizliğe yol açtı.
- Anketler: Hükümete ve Merz'e duyulan memnuniyetsizlik arttı
Ülkede yapılan anketler, Alman hükümetine ve Başbakan Merz'e duyulan memnuniyetsizliğin arttığını ortaya koydu.
Forsa şirketinin RTL/NTV televizyon kanalı için 2002 kişinin katılımıyla, 28 Nisan-4 Mayıs'ta yaptığı seçim anketine göre, Almanya için Alternatif (AfD) Partisi yüzde 27 oy oranıyla birinci sırada yer alırken, CDU/CSU'nun oy oranı yüzde 22'ye geriledi.
Hükümetin diğer ortağı SPD'nin oy oranı ise yüzde 12'de kaldı.
Almanya Başbakanı Merz'in çalışmalarından memnun olanların oranı da bir yıl içinde 25 puan gerileyerek yüzde 13'e düşerken, memnun olmayanların oranı 33 puan artarak yüzde 85'e yükseldi.
Alman hükümetine duyulan memnuniyet de Temmuz 2025'e göre 27 puan gerileyerek yüzde 11'e düştü, memnun olmayanların oranı ise 29 puan artarak yüzde 87'ye çıktı.
- Hükümetteki partilerin oy oranı düşüyor, uçtaki partilerin oy oranı yükseliyor
SETA Berlin Araştırma Direktörü Ayvaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Almanya'da bir yılını dolduran CDU/CSU-SPD hükümetinin performansını ve halkın mevcut hükümetten duyduğu memnuniyetsizliği değerlendirdi.
Ayvaz, ülkede CDU/CSU-SPD hükümetinin göreve gelmesinin ardından hem iç hem de dış politikada Alman siyasetini etkileyebilecek gelişmelerin yaşandığına işaret etti.
Bu dönemde ülkede merkezdeki partilere olan toplumsal güvenin gerilemesine tanık olunduğunu belirten Ayvaz, anketlerde başta CDU/CSU ve SPD'nin puan kaybı yaşadığını, buna karşın hem sağ, hem de sol uçlardaki partilerin yükselişinin görüldüğünü söyledi.
Ayvaz, '(Merkezdeki) Partilerin toplum nezdindeki güveninin neden gerilediğine baktığımızda başta Şansölye Merz'in özellikle seçim sürecindeki vaatlerinin seçim sonrasında girilen koalisyonda hayata geçirilememesiyle ilgili olduğu öne çıkıyor.' dedi.
Burada bütün bu olumsuzlukları sadece bir kişiye indirgememek gerektiğini vurgulayan Ayvaz, 'Alman kamuoyunda genel olarak koalisyon hükümetine yönelik ciddi bir olumsuzluk söz konusu. Yani insanlar özellikle ekonomi alanında yaşanan gerilemeyi çok farklı şekillerde hissediyor. Hem 2025'te gerçekleşen Orta Doğu'daki savaşlar hem de son olarak ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı saldırının Almanya'ya ekonomik anlamdaki yansımaları toplumda ciddi bir endişeye neden oluyor.' diye konuştu.
Ayvaz, koalisyon içinde bazı bakanlıkların da kendi aralarında rekabet içinde olduğuna dair işaretlerin olduğunu belirterek, son olarak Ekonomi Bakanı Katherina Reiche ile Maliye Bakanı Lars Klingbeil arasında yaşanan tartışmaya bizzat Merz'in arka planda müdahale ederek iki bakan arasındaki anlaşmazlığın sükunet içerisinde çözülmesi gerektiğini belirttiğini aktardı.
- Merz'e yönelik güven, selefi Scholz'un gerisinde
Ayvaz, ''Şu an seçimler olsa' şeklinde yapılan anketlere bakıldığında (mevcut) Alman hükümetinin meclisteki yasama çoğunluğunu dahi elde edemeyeceği sonuçları ortaya çıkıyor.' dedi.
Merz'e yönelik güvenin bir önceki Şansölye Olaf Scholz'un dahi gerisine düştüğünün görüldüğünü kaydeden Ayvaz, bunun bir önceki dönemde muhalefet koltuğunda oturan Merz için 'oldukça acı bir tablo' olduğunu belirtti.
Ayvaz, önceki dönemde ana muhalefet lideri olan Merz'in, Scholz'a toplum kendisine güven duymadığı için hükümeti bırakması ve seçimlere gidilmesi gerektiği yönünde çağrılarda bulunduğunu anımsattı.
Anket sonuçlarına işaret eden Ayvaz, Merz'in Almanya tarihinde 'en az güven duyulan şansölyelerden biri' olarak öne çıktığını dile getirdi.
Ayvaz, bunun nedenleri arasında, iç siyasetteki konuların yanı sıra Alman hükümetinin dış politikadaki tutumunun da gösterilebileceğini söyledi.
Merz'in ve hükümetin halk nezdinde yeniden güven kazanıp kazamayacağına ilişkin olarak Ayvaz, hükümetin başta sağlık olmak üzere emeklilik ve vergi gibi alanlarda reformları hayata geçirerek güven kaybını aşmak istediğini belirtti.
Ayvaz, hükümetin, bu ciddi güven kaybını aşamaması ve hükümetteki partilerin eyalet seçimlerinde ciddi bir başarısızlık alması durumunda, bir sonraki seçimlere kadar olan dönemi tamamlamasının pek olası görünmediğini kaydetti.
- Federal düzeyde AfD'nin oy oranını artırması durumunda hükümete baskı artar
Ancak bir sonraki seçime kadar hayli vakit olduğuna işaret eden Ayvaz, 'Hükümetin geçtiğimiz günlerde başlattığı sağlık reformu ile birlikte diğer hedeflenen emeklilik reformu ve vergi reformu gibi kapsamlı reformu hayata geçirmesi söz konusu. Buralardaki başarılar öne çıkarsa hükümetin 3 yıllık bir süreci tamamlama ihtimali öne çıkabilir.' ifadesini kullandı.
Ayvaz tartışmaların devam etmesi, hükümetin sürekli kendini revize etme ihtiyacı duyması ve AfD'nin eyaletlerde yapılacak seçimlerde ciddi başarı sağlayarak, federal düzeyde diğer partilerle oy farkını açması durumunda hükümete yönelik baskıların artabileceğini kaydederek 'Böyle durumlarda koalisyon içerisindeki farklı görüşler daha da artabilir. Bu da hükümetin kalan 3 yılı arzu edildiği bir çerçevede bitirmemesine yol açabilir.' dedi.




