HALEP (AA) - ÖMER KOPARAN - Suriye'nin Halep kentinde yaşayan 42 yaşındaki mozaik sanatçısı Esma Mahbak, kurduğu 'Armağan' ekibiyle hem geleneksel mozaik sanatını yaşatıyor hem de genç kadınları meslek sahibi yaparak iş gücüne kazandırıyor.
Mahbak ve ekibi, ithal malzemeler yerine yalnızca Suriye'nin farklı bölgelerinden çıkarılan doğal taşları kullanarak mozaik paneller, aynalar, lambalar, tepsiler, kutular ve dekoratif ürünler üretiyor.
Geleneksel mozaik sanatını el dokuması halılar, metal ve bakır işçiliği gibi diğer el sanatlarıyla birleştiren ekip, kültürel mirası modern tasarımlarla buluşturuyor.
Yapılan tasarımlar Halep Feneri olarak bilinen ve Osmanlı döneminde Vali İbrahim Paşa Kurt Ağası'nın sarayı olarak kullanılan tarihi yapıda sergileniyor.
Tarihi mekan, aynı zamanda gençlerin ve ziyaretçilerin geleneksel zanaatlarla tanıştığı önemli bir kültür merkezi olarak öne çıkıyor.
- 'Mozaik sanatını günlük yaşamın bir parçası haline getirmeyi amaç edindik'
Mozaik sanatıyla 2018 yılında tanıştığını anlatan Mahbak, kadınlara yönelik eğitimler verirken genç kızların da üretim sürecine dahil edilmesi fikrinin ortaya çıktığını söyledi.
'Armağan' ekibinin kuruluş hikayesini anlatan Mahbak, büyük boyutlu mozaik tabloların geniş kitlelere ulaşmasının zor olduğunu fark ettiklerini belirterek, 'Bu nedenle mozaik sanatını günlük yaşamın bir parçası haline getirmeyi hedefledik. Kültürel ve tarihi figürleri taşıyan ürünler geliştirerek hem mirasımızı korumak hem de yeni nesillere tanıtmak istedik.' dedi.
Mahbak, 'Hediyelere bir hikaye katmak istiyoruz. Mozaik sanatını her eve ulaştırmak amacıyla abajurlar, tepsiler, aynalar, kutular ve bardak altlıkları üretiyoruz.' ifadelerini kullandı.
Mozaik sanatını diğer geleneksel zanaatlarla birleştirmeye çalıştıklarını belirten Mahbak, el dokuması halılar, metal ve bakır işçiliğinin mozaikle harmanlandığı yeni çalışmalar üzerinde durduklarını söyledi.
Bu birlikteliğin geleneksel meslekler arasında dayanışma oluşturduğunu ifade eden Mahbak, 'Kültürünü ve mirasını seven herkesin bu değerlere sahip çıkmasını ve onları dünyaya tanıtmasını ümit ediyorum.' diye konuştu.
Artan malzeme çeşitliliğinin portre ve modern dekorasyon ürünleri üretmelerine imkan sağladığını belirten Mahbak, 'Geleneksel olanla modern olanı birleştirerek mozaiği her eve taşımayı başardık.'dedi.
- 'Her taş bizi birbirimize bağlıyor'
Mozaik sanatının yalnızca taşları yan yana dizmekten ibaret olmadığını vurgulayan Mahbak, farklı şehirlerden ve bölgelerden gelen taşların bir araya gelerek ortak bir kültürel bağ oluşturduğunu ifade etti.
Mahbak, 'Bu taşlar bizi birbirimize bağlıyor. Birlikte yaşamayı, değerlerimizi korumayı ve birbirimizi sevmeyi simgeliyor. Kendi ülkemizin taşlarından yüksek değere sahip sanatsal eserler üretmek bizim için çok kıymetli.' ifadelerini kullandı.
- 'Mozaik sadece sanat değil, bir hikayedir'
Armağan ekibinin eğitim programlarına katılarak mozaik sanatını öğrenen Layla Murad da bu zanaatla fuarlar sayesinde tanıştığını anlattı.
Mozaiğin ne olduğunu ve nasıl üretildiğini merak ederek kurslara katıldığını söyleyen Murad, 'Bu sanatın inceliklerini öğrenmek ve daha derinlemesine keşfetmek beni çok mutlu etti.' dedi.
Mozaik sanatının korunması gereken önemli bir kültürel miras olduğunu belirten Murad, geleneksel el sanatlarının gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.
Murad, 'Mozaik benim için yalnızca bir sanat değil, aynı zamanda bir hikaye, ülkemizin ve insanlarımızın hikayesi. Bu eserlerdeki her taş yaşadığımız hayatın bir parçasını anlatıyor.' diye konuştu.
Her taşın bir anıyı ve yaşanmışlığı temsil ettiğini dile getiren Murad, 'Çalıştığımız her taş ve her mekan bize çocukluğumuzu ve güzel hatıralarımızı hatırlatıyor. Bu nedenle bu zanaatın unutulmasına izin vermemeli, onu yaşatmaya devam etmeliyiz.' ifadelerini kullandı.