İSTANBUL (AA) - Yapımcılığını Tülay Gökçimen'in, yönetmenliğini Dihat Kaya'nın üstlendiği 'Surreal (Gerçeküstü) Suriye' belgeselinin gösterimi, Şam Milli Kütüphanesi'nde gerçekleştirildi.

Herkese açık ve ücretsiz olarak düzenlenen gösterimde, Human Movie Team, Nida Yapım, Yedi Başak Derneği ve Vesika Yapım işbirliğiyle hazırlanan belgesel, Türkçe ve Arapça dil seçenekleri ile altyazılı olarak izleyiciye sunuldu.

Programda konuşan Yedi Başak İnsani Yardım Derneği Başkanı ve avukat İsmet Yıldırım, tarihin ortaya koyduğu gerçeklerle yüzleşmenin önemli olduğunu söyledi.

Yıldırım, etkinlikte yalnızca bir belgesel izlemek için değil, aynı zamanda tarihin sunduğu büyük hakikatleri yeniden hatırlamak amacıyla bir araya geldiklerini belirterek, 'Çünkü tarih bize açıkça göstermiştir ki iyiler yürüdükleri yolda adaleti, birliği, hafızayı ve ibreti unuttuklarında dağılmış, parçalanmış ve zayıf düşmüşlerdir. Eğer bizler de çıktığımız bu kutlu yürüyüşte geçmişin derslerini göz ardı edersek, aynı akıbetle karşı karşıya kalmamız kaçınılmaz olur.' dedi.

İstanbul'da trafik kazasında şehit olan polis Seçkin Yalçın için tören düzenlendi
İstanbul'da trafik kazasında şehit olan polis Seçkin Yalçın için tören düzenlendi
İçeriği Görüntüle

Dünyada yaşanan insan hakları ihlallerine de değinen Yıldırım, şunları kaydetti:

'Artık dünya halkları, zalimin karşısında saf tutmanın insanlık borcu olduğunu daha güçlü biçimde kavrıyor. Suriye'de katledilen masumları, cezaevlerinde işkence gören insanları, Gazze'de, Filistin'de, Arakan'da, Bosna'da ve Yemen'de yaşanan ağır insan hakları ihlallerini dünya daha net görüyor. Çünkü savaşın bile bir hukuku vardır. Fakat bugün karşımızdaki zulüm zihniyeti kadınları, çocukları, bebekleri hedef alacak kadar insanlıktan çıkmıştır.'

Yıldırım, insanlığın adil ve vicdan temelli bir hukuk düzenine ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak, dernek olarak insan onurunu esas alan bir anlayışla sahada ve hukuk alanında çalışmalarını sürdürdüklerini aktardı.

- 'Hafıza kaybolursa acılar unutulur'

Belgeselin yönetmeni Dihat Kaya da belgeselciliğin özünün 'şahitlik' olduğunun altını çizerek, bir dönemin acılarına ve hakikatine tanıklık etmenin büyük bir sorumluluk gerektirdiğini söyledi.

Belgeselin bu bilinçle hazırlandığını dile getiren Kaya, hafızanın canlı tutulmasının önemine işaret ederek, 'Hafıza kaybolursa acılar unutulur, acılar unutulursa zulüm kendine yeniden zemin bulur.' diye konuştu.

Uzun yıllardır insani yardım çalışmaları kapsamında Suriye halkının yanında olmaya gayret ettiklerini belirten Kaya, sahada edindikleri izlenimleri filme yansıtmaya çalıştıklarını ifade etti.

Kaya, belgeseli hayatını kaybedenlere ithaf ettiğini ve ileride Filistin ve Mescid-i Aksa'nın özgürlüğünü konu alan yapımlar çekmeyi temenni ettiğini sözlerine ekledi.

- 'Bu şahitliği kaldırmak çok zordu'

Belgeselin yapımcısı Tülay Gökçimen ise 14 yıldır Suriye halkının yaşadığı acıları dünyaya anlatmaya çalıştıklarını söyleyerek, 'Bu topraklarda çalışırken çok fazla şey gördüm. Hep onlar için, onların yaşadıkları zorluğu dünyaya anlatmaya çalıştım. Bu şahitliği kaldırmak çok zordu.' dedi.

Suriye ile ilgili 'Haykırış Belgesi', 'Savaşın Çocukları', 'Suriye Zindanlarında 24 Saat' ve 'Savaşın Güçlü Kadınları' adlı belgesellere de imza attıklarını aktaran Gökçimen, 'Akdeniz'de ve Ege'de mültecilerin başına gelenleri anlatmak için 'Numbers' adlı animasyon filmi yaptık ve 25 ülkeden ödül aldı. Ama eksik çalıştığımızı söylemek istiyorum. Suriye'de 1 milyondan fazla insan hayatını kaybetti, öldürüldü. 1 milyon belgesel yapsak az gelirdi.' şeklinde konuştu.

Belgesel gösterimi sonrasında yapım ekibi ayrıca kısa bir konuşma yaptı.

Programa, Suriye Sağlık Bakanı Musab Nizal el-Ali ile Suriye devlet kurumlarından üst düzey temsilcilerin yanı sıra akademi dünyasından, dini eğitim kurumlarından ve sivil toplum kuruluşlarından önemli isimler katıldı.

Ayrıca Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yunus Emre Enstitüsü, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Genç İHH'dan birçok temsilci davetliler arasında yer aldı.

- 'Surreal Suriye' belgeseli hakkında

Yapım, Sednaya, Adra ve Mezze başta olmak üzere Suriye'deki cezaevlerinde yıllarca suçsuz yere tutulan insanların yaşadıklarını gözler önüne seriyor.

Aynı zamanda 1963 yılında iktidara gelen Baas Partisi'nin 61 yıl süren baskıcı yönetiminin izlerini, 2011'de özgürlük talepleriyle başlayan halk hareketlerine karşı Esed rejiminin gerçekleştirdiği katliamları ve rejim hapishanelerinden sağ çıkanların cezaevlerinde maruz kaldıkları işkence ve insanlık dışı koşulları kendi tanıklıklarıyla anlattıkları süreci konu alıyor.​​​​​​​

Kaynak: AA