ANKARA (AA) - Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, 'Ortak alfabeyi benimsemek bir emperyal rüya peşinde olmak değil, köklerimizin, kaderimizin ve geleceğimizin bir olduğu Türk dünyasının her yönüyle birbiriyle daha iyi anlaşması, entegrasyonun sağlanması ve ortak refahın daha da yukarılara taşınması için olmazsa olmazımızdır.' dedi.
Başkentte, Bakü Türkoloji Kongresi'nin 100. yılı dolayısıyla 'Ortak Türk Alfabesi-Fırsatlar, Sorunlar ve Öneriler' paneli gerçekleştirildi.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesi'nde, Ahmet Yesevi Üniversitesi ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu işbirliğinde gerçekleştirilen panelde, ortak alfabenin Türk dünyası açısından sunduğu imkanlar ve karşılaşılan sorunlar değerlendirildi.
Burada konuşan Yıldırım, ülkeler arasındaki siyasi sınırların, kültürel sınırların önüne geçmesiyle Türk dünyasında bir iletişim kopukluğu meydana geldiğini belirtti.
Tarihin yazıldığı, medeniyetlerin gelip geçtiği her coğrafyada Türklerin bulunduğunu vurgulayan Yıldırım, 'Diğer ülkelerdeki Türklerin yaşadığı bölgeleri de katarsak 13 milyon kilometrekarelik bir coğrafyadan bahsediyoruz. Yani bağımsız Türk devletlerinin yaşadığı coğrafya, Avrupa kıtasının 1,5 katı.' değerlendirmesinde bulundu.
Yıldırım, Türk devletlerinin sözlü iletişimde anlaşabildiğini, ancak farklı alfabeler nedeniyle yazılı iletişimde sorun yaşandığını belirterek, geçmişte Arap, Latin ve Kiril alfabelerinin kullanılmasının dilde birlik açısından kayıplara yol açtığını, artık bu süreci geride bırakma zamanının geldiğini söyledi.
Ortak alfabenin en büyük hedefinin gelecek kuşaklar olduğunu belirten Yıldırım, 'Ortak alfabeyi benimsemek bir emperyal rüya peşinde olmak değil, köklerimizin, kaderimizin ve geleceğimizin bir olduğu Türk dünyasının her yönüyle birbiriyle daha iyi anlaşması, entegrasyonun sağlanması ve ortak refahın daha da yukarılara taşınması için olmazsa olmazımızdır.' diye konuştu.
Yıldırım, Türk devletleri arasındaki ticarette de dilin önemini vurgulayarak, 'Burada ortak alfabenin önemi çok büyük. Çünkü biz birbirimizle bazı yazılı metinleri anlayabilmek için İngilizceyi kullanıyoruz. Bu Türk dünyasının birliği için kabul edilebilir bir şey değil. Mutlaka ve mutlaka ortak bir dille anlaşabilmemiz lazım.' ifadelerini kullandı.
- 'Tek alfabe, tek dil olarak Türk dünyasında kullanılmaya devam etmelidir'
Binali Yıldırım, akademisyenlerin ortak alfabe ile kitap ve bildiriler hazırlayacağını, üniversitelerin sürece dahil olacağını, ortak kültür ve eğitim projelerine ağırlık verileceğini belirterek, yapay zeka ve dijital içeriklerin genç kuşaklar açısından süreci hızlandırabileceğini kaydetti.
Ortak alfabe çalışmaları kapsamında 34 harften oluşan bir çerçevenin benimsendiğini aktaran Yıldırım, bunun önemli ve uzlaşıyla alınmış bir karar olduğunu ifade etti.
Bundan sonra sürecin siyasi, akademik ve toplumsal bilinçlendirme çalışmalarıyla yürütüleceğini belirten Yıldırım, 'Dilde, fikirde, işte birlik ülküsünü ortak alfabeyle başlatmak, sonrasında bunu destekleyecek eserler ile yazılı ve görsel materyaller ortaya koymak yakınlaşmayı sağlayacaktır. Bunun birçok faydası olacak. Ekonomik getirilerin yanı sıra kültürel zenginliğimizin birbirimizle paylaşılmasını sağlayacak. Türk dünyası bölgesel, hatta küresel bir güç haline gelecektir.' diye konuştu.
Yıldırım, bu yıl Bakü'de Türkoloji Kongresi'nin 100. yılı vesilesiyle ortak dil ve alfabe konusunda çok kapsamlı, etkin bir program düzenleneceğini belirterek, şunları kaydetti:
'Asıl görev siz değerli hocalarımıza düşüyor. Tabii ki siyasilere de düşüyor. Çünkü teknik çalışma, akademik çalışma tamamlanmış vaziyette. Bundan sonrası iradedir. İrade her üye ülkenin devlet ve hükümet başkanları düzeyinde gerçekleşecek bir iştir. Mutlaka ortak alfabe konusu mevcut kullanılan alfabeyle başlangıçta devreye alınmalı. Bir müddet böyle devam etmeli. Sonradan da artık tek alfabe, tek dil olarak bütün Türk dünyasında kullanılmaya devam etmelidir.'
- 'Aracısız ve engelsiz anlaşma sağlanacak'
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, bu sürecin dinamik, girişimci bir ruhla yapılması ve kurumsallaşması gerektiğini söyledi.
Projede emeği bulunanları yürekten kutladıklarını ifade eden Çam, 'Türk dünyası için, İslam coğrafyası için çok önemli bir katma değer oluyor. Aslında bakıldığında yapay zekanın, robotların, yazılımların geliştiği, insanların birtakım kulaklıkları takarak artık dilleri bile öğrenme ihtiyacı hissetmediği, yepyeni bir dünya dönemine girdiğimiz bir noktada Türk dünyasının ortak alfabesinin geliştirilmesi sadece bir okuma-yazma, dil gelişimi değil, aynı zamanda duygudaşlık, ortak kültürün, ortak davanın hissedilmesi, yaşanması, yaşatılması ve gelecek nesillere birlikte aktarılması açısından çok kıymetli olacak.' ifadelerini kullandı.
Çam, ilerleyen süreçte ilkokul öğrencilerine yönelik ortak kelimeler içeren eserlerin hazırlanmasının hedeflendiğini, bu yönde eğitim materyallerinin artırılmasının planlandığını da aktardı.
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs, 'Son 30 yıl içinde Türk dünyasının ortak bir alfabe kullanabilmesine giden yolda emek veren altı ülkemizi, bu hususta emekleri olan bütün saygıdeğer bilim insanlarını, buna irade koyan siyasetçilerimizi tebrik etmek, takdir etmek lazım.' dedi.
Uzun bir sürecin geride bırakıldığını belirten Örs, 'Alfabenin tanınması ve bundan sonraki aşamada yavaş yavaş bu ortak alfabe sayesinde oluşacak olan kültürel ve bilimsel bilgi birikiminin karşılıklı olarak paylaşılması sonucunda meydana gelecek yeni enerjiyi, yeni beklentilerimizi hep birlikte takip ediyoruz.' ifadelerini kullandı.
Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Muhittin Şimşek de Ortak Alfabe Komisyonu'nun 34 harfli ortak alfabe önerisi üzerinde uzlaşmasının tarihsel bir dönüm noktası olduğunu belirtti.
Şimşek, ortak alfabenin sadece harf değişimi anlamına gelmediğini belirterek, 'Bu değişim Kazakistan'daki bir gencin Türkiye'deki bir kitabı ya da Azerbaycan'daki bir iş insanının Özbekistan'daki bir sözleşmeyi aracısız ve engelsiz anlaması demektir.' değerlendirmesinde bulundu.
Farklı ülkelerden büyükelçiler, rektörler ve akademisyenlerin katıldığı panelde, Prof. Dr. Nazım Hikmet Polat başkanlık ederken, Prof. Dr. Osman Mert, Prof. Dr. Öcal Oğuz, Prof. Dr. Bilgehan Atsız Gökdağ ve Prof. Dr. Nurettin Demir, konuşmacı olarak yer aldı.