TEKİRDAĞ (AA) - Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Biyosistem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Konukcu, iklim krizinin sürdürülebilir kalkınmayı ve gıda güvencesini tehdit ettiğini söyledi.
Konukcu, NKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu'nda düzenlenen 'Su Farkındalık' panelinde yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin dünyanın en önemli sorunlarından biri olduğunu belirtti.
İklim değişikliğinin birçok etkisi bulunduğunu ifade eden Konukcu, 'İklim krizi, sürdürülebilir kalkınmayı ve gıda güvencesini ciddi şekilde tehdit ediyor. Türkiye'nin Akdeniz iklim kuşağında yer alması, bu etkileri daha derin hissetmemize neden oluyor.' dedi.
Su kaynakları ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin azaltılması için bireyler ve kurumların sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Konukcu, her yıl yaklaşık 9 milyon insanın açlık nedeniyle hayatını kaybettiğini dile getirdi.
Bu sayının günlük ortalama 10-12 bin kişiye karşılık geldiğini belirten Konukcu, 'Bu rakam birçok savaşın günlük kaybından daha yüksek. Açlık görünmeyen ama çok büyük bir küresel kriz. İklim değişikliği de bu süreci tetikliyor.' diye konuştu.
Gıda güvencesinin, 'insanların gıdaya zamanında, yeterli miktarda, erişilebilir ve istikrarlı şekilde ulaşabilmesi' anlamına geldiğini ifade eden Konukcu, bu 4 koşulun aynı anda sağlanması gerektiğini ancak iklim krizinin bu unsurların tamamını olumsuz etkilediğini söyledi.
Konukcu, araştırmalara göre 2026 itibarıyla dünyada 800 milyondan fazla insanın açlıkla karşı karşıya olduğuna işaret ederek, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, gıda krizinin aşılması için 2050 yılına kadar üretimin yüzde 60 artırılması gerektiğini belirtti.
Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 30'unun, gıda güvencesi olmayan bölgelerde yaşadığını ifade eden Konukcu, bunun başlıca nedenleri arasında savaşlar, çatışmalar, iklim krizi, artan maliyetler ve gübre fiyatlarının yer aldığını dile getirdi.
Gıda israfına da dikkati çeken Konukcu, küresel ölçekte üretilen gıdanın yüzde 14'ünün üretim, yüzde 17'sinin ise tüketim aşamasında kaybedildiğini, toplamda yüzde 31'lik kaybın yaklaşık 1 trilyon dolarlık ekonomik zarara yol açtığını bildirdi.
Panel, akademisyenlerin sunumlarıyla devam ediyor.





