İSTANBUL (AA) - Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir, bugün Türkiye'nin yalnızca bölgesel bir pazar değil Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu arasında üretim, lojistik, enerji, teknoloji ve güvenlik eksenlerini birbirine bağlayan stratejik bir merkez olduğunu söyledi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın katılımıyla, Bakanlığın işbirliği ve Albayrak Medya'nın ev sahipliğinde düzenlenen 'Ticarette Türkiye Yüzyılı Zirvesi', sektör paydaşlarını bir araya getirdi.
Zirvenin açılışında konuşan Burhan Özdemir, Türkiye Yüzyılı'nın yalnızca büyüme rakamlarından, ihracat verilerinden ya da yatırım tablolarından ibaret olmadığını belirterek, 'Bize göre Türkiye Yüzyılı, yeniden ayağa kalkmış, üretim gücünü yeniden keşfetmiş, öz güvenini yeniden kazanmış bir milletin hikayesidir.' dedi.
Dünyanın kritik bir dönüşüm sürecinden geçtiğini söyleyen Özdemir, güç dengelerinin yer değiştirdiğini, uluslararası ticari ilişkilerin yeniden şekillendiğini ve neredeyse tüm coğrafyalarda safların yeniden belirlendiğini dile getirdi.
Özdemir, Türkiye Yüzyılı vizyonunun, ülkenin sadece var olan coğrafi sınırlarından, nüfusundan veya ekonomik verilerinden ibaret olmadığını belirterek, Türkiye'nin Türkiye'den daha büyük olduğunu anlatan güçlü vizyona sahip bulunduğunu vurguladı.
Özdemir, şunları ifade etti:
'Ülkemiz, tüm bölgeyi geçmişte defalarca tekrarlanan ithal çözümlere mecbur bırakmayacak, çözümü üretebilecek tarihi bir fırsat penceresini yakalamış durumdadır. Önümüzde beliren tarihi fırsat penceresini değerlendirebilecek jeopolitik konuma, sanayi altyapısına, genç ve dinamik insan gücüne fazlasıyla sahip olduğumuzu düşünüyoruz. Bugün Türkiye, yalnızca bölgesel bir pazar değil Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu arasında üretim, lojistik, enerji, teknoloji ve güvenlik eksenlerini birbirine bağlayan stratejik bir merkezdir. Bunun yanında ülkemizin organize sanayi altyapısı, tersaneleri, limanları, enerji yatırımları, ulaştırma koridorları gibi kabiliyetleri küresel ekonomide yaşanan yeni kırılmalar karşısında önemli avantajlar sunmaktadır.'
Atıl kaynak dönüşümü ve erken sanayisizleşmenin önüne geçecek insan kaynağı dönüşümüne yönelik çalışmalara ihtiyaç duyulduğuna işaret eden Özdemir, 'Bu iki dönüşümü hızlı ve proaktif biçimde ve özellikle devlet eliyle gerçekleştirmezsek önümüzdeki yıllarda tekrar orta gelir tuzağına düşmemiz olasıdır.' diye konuştu.
- 'Sektörümüz, üretim ve ticaretin devamı için kritik bir rol üstlendi'
Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil de küresel ekonominin, jeopolitik gerilimlerin küresel tedarik zinciri üzerinde meydana getirdiği aksaklıklara bağlı olarak çok zorlu bir sınavdan geçtiğini söyledi.
Özdil, çok kutuplu yeni dünya düzeni ve güç mücadelelerinin küresel ticarette korumacı eğilimlerin artmasına ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesine neden olduğunu ifade etti.
Küresel ticaret dinamiklerindeki değişimin, ticaretin geleceğine yönelik belirsizlikleri artırarak küresel ekonomide aşağı yönlü riskleri açığa çıkardığını belirten Özdil, 'Ayrıca önemli bir enerji geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı etrafında düğümlenen politik çıkmazlar, enflasyon görünümünü bozarak küresel finansal piyasalara olumsuz yansıyor.' diye konuştu.
Özdil, ülkenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde uygulanan başarılı ekonomi programı sayesinde risklere karşı korunaklı yapısını muhafaza ettiğini dile getirerek, 'Alınan proaktif tedbirlerle piyasalarımızın düzenli işleyişini sürdürmesi sağlanarak enflasyonist baskılar sınırlandırılmaya çalışılıyor. Bu dönemde Merkez Bankamızın rezervleri, finansal istikrarı korumada önemli bir tampon görevi görerek dış şokları yönetebilme kabiliyetimizi artırıyor. Dezenflasyon süreciyle eş güdüm içerisinde reel sektörün finansmana erişimi için de gerekli tedbirler alınıyor.' ifadelerini kullandı.
Nisan ayı başında Hazine ve Maliye Bakanlığının turizm ve ihracat odaklı sektörlere yönelik devreye aldığı 120 milyar lira tutarındaki ilave kredi paketinin de jeopolitik gelişimlerin etkisini azaltmak için önemli bir adım olduğunu vurgulayan Özdil, şunları kaydetti:
'Son açıklanan ihracat verilerindeki olumlu görünüm de bu yaklaşımı destekler niteliktedir. Ayrıca yatırımcı dostu politikalarla ülkemizin küresel cazibe merkezi olma hedefi de güçlenmektedir. Bu doğrultuda Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı İstanbul Finans Merkezi odaklı düzenlemeler, transit ticaret ve finansal hizmetler alanında rekabet gücümüzü en üst seviyeye taşıyacaktır. Ekonomi yönetimimizin inşa ettiği bu istikrarlı zeminde sektörümüz, etkin aktif pasif yönetimi, sağlam sermaye yapısı, yüksek likidite yeterliliğiyle, teknolojik altyapısıyla her türlü riske karşı hazırlıklı olduğumuzu kanıtladı.'
Özdil, 2025'te ortaya konulan bu performansın yılın ilk çeyreğinde de sürdürüldüğünü vurgulayarak, 'İçinde bulunduğumuz zorlu küresel ortamda sektörümüz, üretim ve ticaretin devamı için kritik bir rol üstlendi. Uygulanan selektif kredi politikalarıyla kaynaklar verimli alanlara yönlendirilerek ticaretin sürdürülebilirliğine güçlü bir katkı sağlanmaktadır.' şeklinde konuştu.
Ticaretin rotasının yeniden çizildiği bu süreçte Halkbank olarak üretimi, yatırımı ve ihracatı desteklemeye devam ettiklerini vurgulayan Özdil, kamu bankası misyonlarıyla ticaretin gelişimi için güvenli ve güçlü finansal zemin oluşturduklarını söyledi.
- 'KOBİ kredi hacmimiz 960 milyar liraya ulaştı'
Özdil, 'İhracatçılarımızdan, esnaf ve KOBİ'lerimize kadar geniş bir yelpazede ticaretin sürdürülebilirliği için finansman desteği sağladık. KOBİ kredi hacmimiz 960 milyar liraya ulaşırken nakdi kredilerimiz içinde KOBİ kredilerinin payı yüzde 48 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde esnaf kredi bakiyemiz 320 milyar liraya, kredili esnaf sayımız ise 774 bine yükselmiş durumdadır.' ifadelerini kullandı.
Girişimcilik ekosistemine katkı sağlamayı öncelikleri arasında gördüklerini vurgulayan Özdil, 'Bu amaçla son 4 yılda 210 bin girişimci müşterimize toplam 44 milyar lira kredi kullandırdık. 2021'den bu yana ise 271 bin kadın girişimciye 129 milyar lira, 35 yaş altı yaklaşık 100 bin genç girişimcimize 21 milyar lira kaynak aktardık. Bu desteklerimizi 2026 yılında daha da artırmayı hedefliyoruz.' dedi.
Albayrak Medya Genel Müdürü Abdullah Hanönü, bugün dünyanın konuştuğu en önemli başlıklardan birisinin ticaret olduğuna işaret ederek, 'Dünya, ülkeler sarsılıyor, Hürmüz'den yükselen gerilim küresel ekonomiyi yakın tarihinin en derin şoklarından biriyle yüzleştiriyor. Ticaret, ekonomi, sanayi, tarım ve teknoloji, hiçbir sektör bu sarsıntıdan azade değil. Türkiye, bu tablonun ortasında bir istikrar adası olarak yükselişine devam ediyor.' diye konuştu.
Her zorlukla beraber bir kolaylığın olduğuna inandıklarını belirten Hanönü, 'Hem dünyamız hem de ülkemiz bugün bu zor dönemden de geçecek ve istikrarlı bir şekilde yoluna devam edecektir. Karar vericilerimizin yıllarca icra ettiği stratejik aklın meyvelerini topluyoruz.' ifadelerini kullandı.