Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Kadıoğlu, Mısır'da mevkidaşı Tümgeneral Saqr ile görüştü
Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Kadıoğlu, Mısır'da mevkidaşı Tümgeneral Saqr ile görüştü
İçeriği Görüntüle

ANKARA (AA) - SEDA TOLMAÇ - Reçetesiz ilaçlar, probiyotikler, ağız-diş sağlığı gibi geniş bir alanı içeren tüketici sağlığı ürünlerine talep küresel çapta artarken bu alandaki yatırımlar da önem kazanıyor.

Son yıllarda, özellikle gelişmiş ülkelerde bireyler sağlığı korumaya yönelik ürünlere daha çok başvuruyor, bu da söz konusu pazarın çeşitliliğini ve erişilebilirliğini artırıyor.

Bu doğrultuda, gerek dünyada gerekse Türkiye'de tüketici sağlığı ürünleri pazar büyüklüğü, hızla genişliyor. Pazar büyüklüğünü tetikleyen faktörlerin başında ise sosyal medya kullanımıyla birlikte, bireylerin özbakım bilincinin yükselmesi ve kendi sağlıklarının sorumluluğunu üstlenmeye başlamaları geliyor.

- 'Tüketici sağlığı ürünleri yaklaşık 338 milyar dolarlık pazara sahip'

Tüketici Sağlığı Ürünleri Derneği (TÜKSA) Başkanı Süleyman Kara, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, tüketici sağlığı ürünlerinin reçetesiz ilaçlar, probiyotikler ve ağız-diş sağlığı gibi geniş bir alanı kapsadığını söyledi. Pazar araştırma şirketi Euromonitor International'ın geçen yılki verilerine işaret eden Kara, bu ürünlerin yaklaşık 338 milyar dolarlık bir pazara sahip olduğunu bildirdi.

Kara, sektörün hızla geliştiğini belirterek, 'Şu anda ilacın içinde değerlendirilen yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık bir pazar var. Bunun 338 milyar dolarlık hatırı sayılır bir kısmı, tüketici sağlığı ürünlerinde.' dedi.

Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bu pazarın gün geçtikçe büyüdüğünün altını çizen Kara, özbakım bilincinin artması, insanların koruyucu ve önleyici sağlık uygulamalarına olan bakışının değişmesi, dijitalleşme sonrası bilgiye daha kolay erişilmesi gibi sebeplerle tüketici sağlığı ürünlerine yönelik ilginin arttığını aktardı. Kovid-19 salgını sonrasında, insanların sağlıklı yaşam anlayışına daha fazla yöneldiğini dile getiren Kara, bunların yanında dünya nüfusunun yaşlanmasıyla ortaya çıkan sağlık sorunlarının, çevresel ve sosyal faktörlerin etkisiyle uzayan alerjilerin, bu ürünlere talebi artırdığını vurguladı.

- 'Özbakım ürünleri, sağlık sistemi üzerinden yıllık 120 milyar dolarlık yükü alabilir'

Yapılan araştırma ve çalışmalarla, özbakım ürünlerine olan talebin artması, özbakım ürünlerinin doğru yönlendirmeyle ve doğru şekilde kullanılmasıyla, sağlık sistemi üzerinden yıllık 120 milyar dolarlık yükün alınacağının öngörüldüğüne dikkati çeken Kara, şu değerlendirmelerde bulundu:

'Özellikle ABD özelinde yapılan bir araştırmada, özbakım ürünlerine, yıllık yapılan her 1 dolarlık yatırımın, sağlık sistemi üzerinden yaklaşık 7 dolarlık bir yükü aldığı görülüyor. Tabii bu, çalışma hayatına da etki ediyor. Semptom sürelerinin kısalması, daha ağır hastalıklara geçmeden önleyici ve koruyucu sağlık uygulamalarıyla doğru ürünün kullanılabilmesi, bunların da hekim yönlendirmesi ya da etkin eczacı danışmanlığıyla birlikte yapılması, üretken günden (insanların daha az iş gücü kaybına uğradığı gün) büyük oranda tasarruf sağlıyor. 2030 yılına kadar özbakım uygulamalarının düzgün bir şekilde ilerlemesi durumunda, düşük ve orta gelirli ülkelerde 230 milyar dolarlık bir ek kaynak üretilmesi söz konusu.'

Kara, bu noktada sağlık okuryazarlığının geliştirilmesinin, bunun için de kamu ve özel sektör işbirliğinin gerekliliğinin önemli olduğunu kaydetti.

Kaynak: AA