İSTANBUL (AA) - Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, doğal afetlerin artık dünyada 'yeni normal' olarak tanımlandığını ancak Türkiye'de sigortalılık oranlarının halen istenilen seviyeye ulaşamadığını belirterek, 'TARSİM (Devlet Destekli Tarım Sigortalarında) don teminatında yüzde 67,5 prim desteği vermesine rağmen, maalesef bitkisel ürün sigortalarında yüzde 29'luk bir sigortalılık oranına sahibiz.' dedi.

Yaşar, İstanbul Finans Merkezinin katkısıyla hazırlanan Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak soruları yanıtladı.

Sadece depremlerin değil, sellerden orman yangınlarına, don olaylarından heyelanlara kadar birçok doğal afet riskinin arttığına dikkati çeken Yaşar, şöyle konuştu:

'Doğal afetler artık yeni normal diye adlandırılıyor ve yeni normalde sel ve yer kaymaları gibi birçok afet türü var. Bütün dünyada artık doğal afetler denince deprem arka planda kaldı. Hatta siber riskleri de işin içine kattığımızda deprem dünyadaki riskler arasında 4 veya 5'inci sıralara geriler duruma geldi. Allah göstermesin yaz yaklaşıyor. Orman yangınları, geçtiğimiz yıllarda şehir yangınlarına döndü. İzmir'de, Çanakkale'de, Antalya'da yaşadıklarımızı biliyorsunuz. Allah tekrarını göstermesin. Ama sonuçta bu riskler değişerek artıyor ve dünya bunu artık 'yeni normal' diye adlandırılıyor.'

Artan risklere rağmen Türkiye'de sigortalılık oranlarının istenilen seviyelere ulaşamadığını ifade eden Yaşar, şöyle devam etti:

'Geçtiğimiz yıl çok ciddi bir don olayıyla karşılaştık, bu da gıda enflasyonuna yol açtı. Bunların hepsi de cari hesapta açık problemleri yaratıyor. Ancak tarımda yüzde 67,5'lik bir sübvansiyonu olmasına rağmen, TARSİM (Devlet Destekli Tarım Sigortalarında) don teminatında yüzde 67,5 prim desteği vermesine rağmen, maalesef bitkisel ürün sigortalarında yüzde 29'luk bir sigortalılık oranına sahibiz.'

- 'DASK hala yüzde 58'lik bir sigortalılık oranına sahip'

Ahmet Yaşar, düşük sigortalılık oranlarının, deprem ülkesi olarak tanımlanan ve yakın dönemde çok sayıda yıkıcı afet yaşayan Türkiye'de halen istenilen seviyeye ulaşamamasının düşündürücü olduğunu vurgulayarak, 'Bugün doğal afetlerin bu kadar yoğun olduğu ülkemizde DASK hala yüzde 58'lik bir sigortalılık oranına sahip.' diye konuştu.

Sorunun çözümünün sadece sigorta yaptırmaktan geçmediğini belirten Yaşar, aynı zamanda kentsel dönüşümle dayanıklı yapıların inşa edilmesi gerektiğini vurgulayarak, bu dönüşümün önündeki bariyerleri kaldırmak istediklerini ifade etti. Yaşar, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Bu kadar doğal afet konuştuğumuzda kentsel dönüşümden ve dirençli yapılardan bahsetmezsek olmaz. Sadece İstanbul'da 1,5 milyondan fazla konutun dönüşmesi gerekiyor. Tüm Türkiye'de çok sayıda konutun dönüşmesi gerekiyor. Yapılara erişmemiz gerekiyor. Ama tabii ki Ayşe teyzemiz, Ali amcamız güvenli evlere erişmek istiyorlar ama güvenle erişmek istiyorlar. Yani Anadolu'da bir laf vardır biliyorsunuz, 'Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak' istemiyorlar, endişe ediyorlar. Bu endişelerinde son derece haklılar. Kentsel dönüşümün önündeki en önemli bariyeri, bina tamamlama sigortasıyla biz Türk sigorta sektörü olarak kaldırmak istiyoruz. Bu konuda Dünya Bankasıyla da birtakım çalışmalar yürütülüyor. Hem SEDDK'mizin öncülüğünde hem Türkiye Sigorta Birliğimizin rehberliğinde hem de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın önderliğinde bu çalışmalar yürütülüyor. Dolayısıyla tüm bu süreçlerde sektörümüz kendine düşen görevi layıkıyla yerine getirecektir ve ülkemizin korunma açıklarının kapanması konusunda elinden geleni yapacaktır.'

Bu kapsamda bazı düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu belirten Yaşar, SEDDK ve Hazine ve Maliye Bakanlığı ile gerekli temasların kurulduğunu, sektör olarak da süreci yakından takip ederek üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getireceklerini söyledi.

- 'Maalesef ülkemizde bilinç eksiklikleri var'

TSB Başkanı Yaşar, Türkiye'de doğal afetlere karşı hazırlık ve önleyici tedbirler konusunda toplumsal bilincin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, devletin yürüttüğü çalışmalara vatandaşların ve yerel yöneticilerin daha bilinçli katkı sunmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.

Dere yatakları gibi doğal afet riski taşıyan alanlarda geçmişte yapılan kontrolsüz yapılaşmanın günümüzde önemli sorunlara yol açtığına dikkati çeken Yaşar, şunları dile getirdi:

'Ülkemizdeki tek risk deprem değil. Antakya geçtiğimiz haftalarda yine sel içerisinde kaldı. Devletimizin bu kadar yatırımları, bu kadar harcamaları yeniden sular altında kaldı ve yeniden oralara kaynak ayrıldı. Geçtiğimiz hafta Havza'da biliyorsunuz bir doğal afet yaşandı ve biz de Türkiye Sigorta Birliği olarak hemen bir ziyaret gerçekleştirdik sahada. Tespitler ve ziyaretler yaptık. Maalesef ülkemizde bilinç eksiklikleri var. Yerel yönetimlerimizin bazı bilinç eksiklikleri var. Dere yataklarını kapatmışız, üzerine iş yerleri, evler, konutlar yapmışız.'

Tüm olumsuzluklara rağmen, devletin afet sonrası sahada hızlı ve etkin bir çalışma ortaya koyduğunu belirten Yaşar, sigorta güvencesinin de vatandaşların toparlanma sürecini hızlandırdığını, bu güven ortamını Türkiye genelinde yaygınlaştırmayı hedeflediklerini ifade etti.

- 'Koruma açıklarımızı kapatabileceğimiz ve sürdürülebilirliği yeniden temin edebileceğimiz tek bir unsurumuz var, o da sigorta'

Ahmet Yaşar, Türk sigortacılığının gelecek dönemde daha kapsayıcı ve güçlü bir yapıya kavuşmasını hedeflediklerini belirterek, 'Tüm bunlara baktığımız zaman bizim bütün bu koruma açıklarımızı kapatabileceğimiz ve sürdürülebilirliği yeniden temin edebileceğimiz tek bir unsurumuz var, o da sigorta.' dedi.

Sigortacılığı devletin en temel unsuru haline getirerek problemler ortaya çıktığında çözüm üretmenin bakış açısı olması için çaba göstereceklerini ifade eden Yaşar, üzerlerine düşen başlıca görevin bu olduğunu söyledi.

Sivas merkezli yasa dışı bahis operasyonunda 4 şüpheli tutuklandı
Sivas merkezli yasa dışı bahis operasyonunda 4 şüpheli tutuklandı
İçeriği Görüntüle

Yaşar, sektörde gelecek döneme dair yapacaklarına ilişkin değerlendirmesinde, 'Birliğimizin, sektörümüzün, paydaşlarımızın, acentelerimizin, brokerlarımızın, anlaşmalı hastanelerimizin, tamirhanelerimizin her birinin sorunları var, gündelik dertleri var. Bunları çözmek için de biz SEDDK'mizle zaten birebir ilişkilerle, temaslarla bu işleri halledeceğiz.' şeklinde konuştu.

(Bitti)

Kaynak: AA