EKONOMİ

Türkiye'nin yenilenebilir enerji gücü hidrojen üretiminde avantaj sağlıyor

- Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği Başkanı Yusuf Günay: - 'Elektriği katma değerli ürün dediğimiz hidrojene çevirdiğimiz zaman, hem yatırımcımız hem ülke için çok önemli bir finansal girdi sağlanacağını görebiliriz' - 'Türkiye'nin ilk etapta hidrojen regülasyonunu yapması, yasal altyapıyı oluşturması lazım. Bu sağlandığında zaten özel sektör bu konuda yatırıma hazır'

ANTALYA (AA) - GÖKÇE KÜÇÜK TOPBAŞ - Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği (H2DER) Başkanı Yusuf Günay, spot elektrik piyasasında fiyatların sıfıra kadar düştüğü dönemlerin, elektriğin katma değerli bir ürün olan hidrojene dönüştürülmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu dile getirdi.

Günay, Antalya'da düzenlenen 'Enerji Piyasalarında Regülasyon ve Rekabet Zirvesi'nde, AA muhabirine, hidrojen teknolojileri alanında Türkiye'nin stratejik avantajları ve hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Martta İngiltere'ye gerçekleştirdikleri ziyaretteki gözlemlerini paylaşan Günay, sanayi devriminin başladığı bölgelerde artık hidrojen devriminin yükseldiğini ifade etti.

Günay, İngiltere'de stratejik bir rafinerinin hidrojen dönüşüm ihalesini Türk şirketin kazanmasının gurur verici olduğunu belirterek, 'Türkler dünyanın her yerinde enerji alanında faaliyet gösteren bir pozisyona gelmiş durumdalar.' dedi.

- 'Hidrojen, elektriğin etkin kullanılamadığı alanlarda devreye girebilir'

Hidrojenin elektriğe bir alternatif değil, tamamlayıcı bir güç olduğunun altını çizen Günay, düşük karbonlu hidrojen üretiminin özellikle ağır sanayi için kritik olduğunu vurguladı.

Günay, hidrojenin öncelikli kullanım alanlarına ilişkin, 'Hidrojen, demir-çelik, çimento ve cam gibi yüksek ısı gerektiren sanayiler ile havacılık, deniz taşımacılığı ve raylı sistemler gibi elektriğin etkin kullanılamadığı alanlarda kullanılmak üzere harekete geçirilmiş durumda. Bu alanlar hidrojen için en fizibil sahalardır.' ifadelerini kullandı.

Özellikle bahar ve yaz aylarında artan yenilenebilir enerji üretimiyle oluşan arz fazlasının elektrik toptan satış fiyatlarını düşürdüğünü, bunun hidrojen ekonomisi için kilit olduğunu aktaran Günay, 'Hidrojenin gelişimindeki temel engel maliyetiydi. Maliyeti belirleyen ana unsur ise elektrik fiyatlarıdır. Özellikle yağışlı dönemlerde elektrik fiyatları sıfır noktalarına kadar iniyor. Elektriği katma değerli ürün dediğimiz hidrojene çevirdiğimiz zaman, hem yatırımcımız hem ülke için çok önemli bir finansal girdi sağlanacağını görebiliriz. Fiyatların düştüğü bu ortam hidrojen üretimi için inanılmaz bir fırsattır.' değerlendirmesinde bulundu.

- 'Yeşil amonyak üretimi cari açığı azaltabilir'

Günay, Türkiye'de rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesi sayesinde hidrojen potansiyelinin Orta Doğu ülkeleriyle kıyaslanamayacak kadar yüksek olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin önemli bir gübre ithalatçısı olduğuna işaret eden Günay, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla üretilen yeşil hidrojenin azotla birleştirilmesiyle elde edilen yeşil amonyağın bu alanda önemli bir alternatif sunduğunu söyledi.

Günay, 'Yeşil amonyak üretilebilir. Bu da cari açığın azaltılmasında büyük bir fırsattır.' dedi.

Yatırımların önünün açılması için yasal altyapının önemine değinen Günay, 'Türkiye'nin ilk etapta hidrojen regülasyonunu yapması, yasal altyapıyı oluşturması lazım. Bu sağlandığında zaten özel sektör bu konuda yatırıma hazır.' ifadelerini kullandı.

Türkiye, Temiz Hidrojen Eylem Planı kapsamında, 2053 net sıfır emisyon hedeflerine ulaşmak için hidrojen üretim altyapısının geliştirilmesini, yerli teknolojilerin yaygınlaştırılmasını ve ulusal bir pazarın oluşturulmasını hedefliyor.