ANKARA (AA) - ŞEYMA GÜVEN - Yeni medya sanatçısı Refik Anadol, üretken yapay zeka (generative AI) ile ortaya koyulan sanat eserlerinin özgün ve değerli olabilmesi için sanatçının kendine ait veri setleri oluşturması ve kendi eğittiği yapay zeka modelini kullanması gerektiğini belirtti.

Anadolu Ajansının (AA) 'Yapay Zekanın Etik Sınavı' başlıklı dosyasının bu haberinde, sanat üretiminde yapay zeka kullanımının özgünlük, veri egemenliği ve etik sınırlar çerçevesinde yarattığı dönüşüm ele alındı.

Anadol, AA muhabirine, yapay zeka sanatında özgünlüğü tehdit eden tekdüzeleşme süreci, sanatçıya özel veri setlerinin oluşturulması, sanatçıların ve teknoloji şirketlerinin üstlenmesi gereken rollere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İşaret dili eğitimi yabancı dil eğitimini kolaylaştırıyor, hafızayı güçlendiriyor
İşaret dili eğitimi yabancı dil eğitimini kolaylaştırıyor, hafızayı güçlendiriyor
İçeriği Görüntüle

Günümüzdeki yapay zeka kullanımıyla, yapay zeka kullanımının yeni başladığı dönem arasında büyük fark olduğunu söyleyen Anadol, 'Bir sanatçının yapay zekayla biricik, özgün, değer kılınabilecek eser üretmesinin tek yöntemi, kendi verisini kullanması ve kendi yapay zeka modelini üretmesiyle olabilir.' dedi.

Eserlerini üretirken, ekibiyle özgün veriler toplayarak kendi yapay zeka modelini geliştirdiğini belirten Anadol, New York'taki Modern Sanat Müzesi (MoMA) ve Guggenheim Müzesi'ndeki sergileri ile 'Büyük Doğa Modeli' projesi için kendi modelini eğittiğini anlattı.

Anadol, 'Veri tabanımızdaki her bir verinin nereden geldiğini, o veriyi bize kimin hediye ettiğini, sahada kimlerin nereden ses kayıtları aldığını, hangi kamerayla, hangi dronla, hangi milli parklar tarandı biliyorum. Bunun bir sanatçının yapay zekayla çalışma örneği olarak gidebileceği en iyi nokta olduğunu düşünüyorum.' diye konuştu.

- 'Yapay zeka insanlıktan ilham alabilir mi?'

Sanatçının özgün olabilmesi için kullandığı sistemin de özgün olması gerektiğini vurgulayan Anadol, 'Yapay zeka modellerinde 'multimodel' denen, içinde metin, görsel ve ses olan modellere girdiği zaman bir sanatçı, yazdığı şeyler, karşısına çıkacak imajlar, videoların 'slop' (özensiz) denen nitelikte olduğu bir dönemdeyiz. Yani artık hepsi birbirine benzemeye başladı, dolayısıyla birbirinin türevi olan, tekrar eden deneyimlere dönüşmeye başladı.' açıklamasında bulundu.

Anadol, büyük dil modellerinin (LLM) insanın dilinin yazılıma dönüşmesi anlamına geldiğini ifade ederek, 'Aynı dili konuşan insanlar, aynı şeyi görmeye çalışırlar. Dolayısıyla gittikleri yer de aynı yer olmaya başlar.' dedi.

Kullanılan sistemi farklılaştırmanın önemine dikkati çeken Anadol, 'Tabii bu milyarlarca dolara mal olan sistemleri değiştirme izni verilmiyor. Tam tersine, teknoloji devleri sistemleri olabildiğince sabit bırakıp, insanların yenilikçi yaklaşımlarını sistemin kendisine müdahale etmeden bulmasını sağlıyor. Dolayısıyla sanatçılar da orada sıkışıp kalabiliyor.' ifadesini kullandı.

Anadol, yapay zeka modellerinin eğitilmesinde sanat eserlerinin kullanılması ve yapay zekanın insandan ilham alıp alamayacağı konusunun etik, hukuki ve felsefi açılardan karmaşık bir konu olduğunu belirterek, kendi eserinin model içinde yer almasını istemeyen sanatçıların, eserlerinin yapay zeka şirketlerince kullanımını engelletebileceğinin altını çizdi.

Yapay zekayla üretim yapmak isteyen bir sanatçının, kendi tasarımları, eskizleri, hayalleri ve fikirleri doğrultusunda eğitebildiği izole yapay zeka modellerine ihtiyaç duyduğunu dile getiren Anadol, şunları kaydetti:

'Yapay zeka insanlıktan ilham alabilir mi? Bu sorunun cevabı hayırsa yapay zekaya karşı çok ciddi bir problem var. Bir insan yapay zeka benden ilham almasın diyebilir mi? Evet. O insanın ilgisini dinleyen sistemler olabilir mi? Olmalı. O sistemler o insanın sorununu çözebilir mi? Çözmeli. Böyle gittiğimiz zaman aslında adım adım etik kaygılarımızı, doğaya olan verdiği zararı ve daha birçok problemi çözebiliyoruz. Henüz yapay zekanın ne yaptığını uzun vadede görmüş değiliz. Sadece ilk refleksimiz kaybolan işler, doğaya olan zarar, etik kaygılarımız, bunlar çok değerli. Bunları sordukça çok daha iyi şekil alacağımıza inanıyorum.'

- 'Sanatçının tarihe iz bırakma şansı daha fazla'

Refik Anadol, sanat dünyasında yapay zeka standartlarının oluşması için sanatçıların daha fazla söz sahibi olabilmesi, özellikle Google, OpenAI, NVIDIA gibi büyük şirketlerin sanatçılara söz hakkı vermesi gerektiğini ifade etti.

Mevcut çağın Rönesans dönemiyle benzerlik gösterdiğini söyleyen Anadol, 'Sanatçıların bu alanda çok değerli bir konumu var. Sanatçının şu anda yeni söylemleri sayesinde tarihe iz bırakma şansı 10 sene öncesine göre daha fazla.' dedi.

Anadol, sanatçıların yeniliklere reaksiyon vermenin yanı sıra, üretim biçimleriyle de aksiyon almaları gerektiğine işaret ederek, 'Yapay zekaya karşı bir sanatçı varsa ona karşı ne üretmek istiyor? O karşı duruşu nasıl bir şekilde hayal ediyor aklının gözünde, o göz bize gerçekten göremediğimiz ne gösteriyor?' ifadelerini kullandı.

Kendi gösterdiği reaksiyonun, modelini eğitmek olduğunu belirten Anadol, sanatta değişim ve dönüşümün verdiği değerin de ölçülmesi gerektiğini dile getirdi.

Gelecekte insan ve makine arasındaki farkların buğulu hale geleceği, makine ve insan zekasının birleşeceği değerlendirmesinde bulunan Anadol, 'İnsan ve makine arasındaki ilişkiyi yarı yarıya tutabilmemiz gerekiyor. Aksi takdirde eşitsizlikler, zorluklar yaratabilir. En önemlisi doğayı koruyan biçimde, ne olursa olsun doğayı mahvetmeden yapay zeka ve insanlık yolculuğunu bulmamız gerekiyor.' diye konuştu.

Kaynak: AA