ERZURUM (AA) - Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, 'Halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışının günümüz Türkiye'sinde ve dünyada hiçbir karşılığı bulunmamaktadır. Üniversitelerimiz toplumla iç içe olmalı, bilgi ve tecrübelerini halkla paylaşmalı ve sahip oldukları tüm imkanları toplumun hizmetine sunmalıdır.' dedi.
Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak'ı ziyaret eden Özvar, daha sonra Senato Toplantı Salonu'nda düzenlenen DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) Toplantısı'na katıldı.
Özvar, burada yaptığı konuşmada, üniversitelerin bilgi üretiminin yanı sıra ekonomik kalkınmanın, toplumsal dönüşümün ve kültürel gelişmenin en önemli aktörlerinden biri haline geldiğini söyledi.
Bir üniversitenin gerçek kıymeti ve muvaffakiyetinin sadece akademik başarı göstergeleriyle değil, bulunduğu şehir ve bölge sorunlarına ne ölçüde çözüm üretebildiğiyle de yakından ilgili olduğunu ifade eden Özvar, 'Bu açıdan tarım, hayvancılık, sanayi, enerji, kültür ve sosyal hayat gibi pek çok alanda üniversitelerimizin aktif rol üstlenmesi artık seçenek değil, zorunluluktur. Halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışının günümüz Türkiye'sinde ve dünyada hiçbir karşılığı bulunmamaktadır. Üniversitelerimiz toplumla iç içe olmalı, bilgi ve tecrübelerini halkla paylaşmalı ve sahip oldukları tüm imkanları toplumun hizmetine sunmalıdır.' diye konuştu.
- 'Sayın Cumhurbaşkanımıza şükran borçluyuz'
Özvar, üniversitelerin laboratuvarlarının, araştırma merkezlerinin, bilgi birikimi ve insan kaynağının yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmamasını, bu imkanların bölgedeki üreticiye, girişimciye, sanayiciye, esnafa, tüm topluma açık olmasını istedi.
Son 20 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde yüksek öğretim alanında meydana gelen en önemli değişikliklerin başında üniversitelerin kapasitelerinin artırılması olduğuna dikkati çeken Özvar, vatandaşlar ve gençler bu sayede yükseköğrenime daha fazla erişme imkanı bulduğu için kendisine şükran borçlu olduklarını kaydetti.
Özvar, üniversitelerin kamu ve özel sektörle kuracakları ilişkilerin önemli olduğunu vurgulayarak, üniversite-sektör işbirliğinin ekonomik kalkınmanın en önemli unsurlarından biri haline geldiğini belirtti.
DAP'ın (Doğu Anadolu Projesi) bölgesel kalkınma anlayışının ülkedeki en somut ve başarılı örneklerinden birini teşkil ettiğini söyleyen Özvar, şöyle devam etti:
'2013-2025 yılları arasında DAP'ın yürüttüğü toplam 2 bin 86 proje hayata geçirilmiş ve güncel değerlemeyle yaklaşık 17,6 milyar TL'lik bir kaynak bölgeye kazandırılmıştır. Projelerin maddi karşılığı 14 milyar TL'yi aşan ve sayısı 1726'ya ulaşan, çok büyük bir kısmı ise tarım ve kırsal kalkınma alanında yoğunlaşmıştır. 2026 yılı için planlanan 49 proje ve ayrılan yaklaşık 458 milyon TL ödenek, bu destek sürecinin kararlılıkla devam ettiğini göstermesi bakımından anlamlı olduğunu ifade edebilirim. 2013-2025 yılları arasında üniversitelerle işbirliği kapsamında toplam 50 proje hayata geçirilmiş ve bu projelere yaklaşık 514 milyon TL destek sağlanmıştır. Bu durum üniversitelerimizin bölgesel kalkınmadaki rolünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu projelerin 16 farklı üniversite tarafından yürütülmüş olması da üniversitelerimizin bu sürece aktif katılımını göstermesi bakımından ayrıca kıymetlidir.'
- 'Bir şey kazandırmayan derslerin müfredattan çıkarılması önemli gündem arasında'
Erol Özvar, birlik üyesi üniversitelerin ön lisans, lisans ve lisansüstü programlardaki eğitim öğretim süreçlerini iyileştirmelerini istedi.
Bu kapsamda üzerinde durulması gereken konuların müfredatlar, zorunlu veya seçilmiş dersler olduğunu belirten Özvar, şunları kaydetti:
'Öğrencisine gerek mevcut şartlar, gerek gelecek bakımından bir şey kazandırmayan derslerin, mutlaka sistemin ve müfredatın dışına çıkarılması, derslerin sadeleştirilmesi, içeriklerin gözden geçirilmesi, en az teorik dersler kadar uygulamalara daha fazla yer ayrılması, yine birlik üyesi üniversitelerimizin önünde duran önemli gündem maddeleri arasında yer alacaktır. Teorik dersler kadar uygulamalara mutlaka daha fazla önem vermemiz gerekmektedir. Uygulamalara daha fazla önem verilmesi, öğrencilerimize bilginin dışında beceri kazandırılmasına vesile olacaktır. Bugün en az bilgi kadar öğrencilerimizin ihtiyaç duyduğu diğer bir hususiyet beceridir. Beceri de ancak uygulamayla gelir. Bu bakımdan üniversitelerde eğitim öğretim süreçlerinin sadece ders anlatımı aktarımının ötesine geçmek durumundadır. Bu açıdan rektörlerimizin cesaretle, kararlılıkla bu konuların üzerine gitmesini kendilerinden beklediğimizi bilhassa vurgulamak istiyorum.'
Özvar, ETÜ'de kendilerini ağırlayan Rektör Çakmak'a ve emeği geçenlere teşekkür ederek, toplantının başarılı ve verimli geçmesini diledi.
Konuşmaların ardından DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Halil İbrahim Güray ve 18 rektörün katıldığı toplantı, basına kapalı devam etti.