İngiltere Merkez Bankası politika faizini yüzde 3,75'te sabit tuttu. Ancak karar, faiz indirimlerinden çok, Orta Doğu'daki savaşın İngiltere ekonomisine etkisine odaklandı.
Banka, enerji fiyatlarındaki yeni bir yükselişin enflasyonu yeniden hızlandırması halinde faiz artışının yeniden gündeme gelebileceği mesajını verdi.
Dokuz üyeli Para Politikası Kurulu (MPC) kararı 6'ya karşı 3 oyla aldı. Üç üye faizin 0,25 puan artırılmasını savunurken çoğunluk, mevcut faiz seviyesinin korunmasını tercih etti.
Haziran ayında tüketici enflasyonu yüzde 2,6'ya inse de Bank of England, enerji fiyatlarındaki oynaklık ve küresel jeopolitik risklerin enflasyonu yeniden yukarı taşıyabileceği uyarısında bulundu.
Banka'nın yayımladığı Para Politikası Raporu, enflasyonun yılın son çeyreğinde yeniden yükselmesini beklediğini ortaya koyuyor.
Mortgage sahipleri neden bu kararı yakından izliyor?
Politika faizinin sabit tutulması, değişken faizli (tracker ve standard variable rate) mortgage kullanan haneler için aylık ödemelerde şimdilik bir değişiklik olmayacağı anlamına geliyor.
Ancak daha önemlisi, faiz indirimi bekleyen milyonlarca kişinin umut ettiği hızlı finansman maliyetleri düşüşünün ertelenmiş olması.
Sabit faizli mortgage sözleşmeleri devam eden haneler ise mevcut anlaşmaları sona erene kadar bu karardan doğrudan etkilenmeyecek.
Buna karşın önümüzdeki aylarda yeni mortgage kullanacak kişiler için kredi maliyetlerinin kısa vadede belirgin şekilde gerilemesi beklenmiyor.
Reuters'ın görüştüğü ekonomistler de piyasanın faiz indirimi beklentisini ötelediğini, mortgage faizlerinde hızlı bir düşüş senaryosunun zayıfladığını belirtiyor.
Borçlanma maliyetleri yüksek kalmaya devam edebilir
Merkez bankasının politika faizi, bankaların fonlama maliyetini etkileyen temel gösterge olduğu için kredi kartları, kişisel krediler ve ticari krediler üzerinde de dolaylı etki yaratıyor.
Faiz oranının değiştirilmemesi, yeni kredi kullanacak tüketiciler açısından borçlanma maliyetlerinin kısa vadede yüksek seyretmeye devam edebileceğine işaret ediyor.
Bank of England ise para politikasının hâlen ekonomiyi soğutacak ölçüde sıkı olduğunu ve bunun enflasyonun kalıcı hale gelmesini önlemek için gerekli görüldüğünü vurguluyor.
Ücret artışları Merkez Bankası'nın radarında
Kararın dikkat çeken yönlerinden biri de ücret artışlarına yapılan vurgu oldu.
Banka, iş gücü piyasasında gevşeme işaretleri görülmesine rağmen ücret baskılarının tamamen ortadan kalkmadığını belirtiyor.
Merkez bankaları açısından ücretlerde güçlü artışların sürmesi, şirketlerin yükselen iş gücü maliyetlerini fiyatlara yansıtması halinde enflasyonun yeniden hızlanması riskini taşıyor.
Bu nedenle Kurul, gelecekteki faiz kararlarında yalnızca enflasyonu değil ücretler, istihdam ve hizmet sektörü fiyatlarını da yakından izleyeceğini açıkladı.
Piyasalar şimdi neyi bekliyor?
Bank of England, gelecekte faiz indirimi ya da artırımı konusunda herhangi bir taahhütte bulunmadı. Bunun yerine kararların "veriye bağlı" alınacağını yineledi.
Reuters'ın aktardığına göre finans piyasaları yıl sonuna kadar ilave bir faiz artışı beklentisini karar sonrası azaltırken, yatırımcılar bundan sonraki enflasyon, ücret ve büyüme verilerini yakından takip edecek.
Bu nedenle önümüzdeki aylarda açıklanacak ekonomik veriler, hem mortgage faizlerinin yönünü hem de İngiltere'de borçlanma maliyetlerinin ne zaman düşmeye başlayacağını belirleyecek en önemli unsur olacak.




